Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen yol yapım çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen hatalı bir dinamit patlatması sonucunda, bölgedeki bir mermer ocağına ulaşımı sağlayan tek köprü ağır hasar alarak kullanılamaz hale gelmiştir. Mermer ocağını işleten firma; ruhsat süresinin dolmasına rağmen üretime fiilen devam ettiğini ancak bu olay nedeniyle sevkiyatlarının durduğunu belirterek idareden tazminat talebinde bulunmuştur. Yapılan teknik incelemede, patlatma sırasında bölgeden geçen ve tonaj sınırına uymayan bir üçüncü kişiye ait kamyonun da köprüdeki sarsıntıyı artırarak çökmede payı olduğu tespit edilmiştir.
İdarenin mali sorumluluğunun kurucu unsurları ve illiyet bağı ilkeleri çerçevesinde, söz konusu uyuşmazlığın çözümüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- İşletmenin ruhsatsız faaliyetinden kaynaklanan kazanç kaybı "meşru zarar" niteliği taşımadığından tazmin edilmez; üçüncü kişinin kusuru ise idarenin hizmet kusuru ile oluşan illiyet bağını kesebilir veya kusur oranına göre tazminattan indirim sebebi olabilir.Cevap
- BPatlatma faaliyeti "tehlike ilkesi" kapsamında kusursuz sorumluluk doğurduğu için, zararın meşruiyeti veya üçüncü kişinin eylemi idarenin tam tazminat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
- CDinamit patlatılması eylemi bir "idari işlem" niteliği taşıdığından, zarar görenin tam yargı davası açmadan önce bu işlemin hukuka aykırılığı nedeniyle iptal davası açmış olması zorunludur.
- Dİdarenin ağır hizmet kusuru sergilediği durumlarda, zararın kesinlik ve şahsilik gibi kurucu unsurları aranmaksızın "sosyal risk" ilkesi uyarınca tüm zararlar karşılanmalıdır.
- EÜçüncü kişinin kusuru ancak "mücbir sebep" seviyesine ulaştığında illiyet bağını kesebilir; bu olayda idarenin asli kusuru bulunduğu için tazminat miktarında herhangi bir indirime gidilemez.