Ekim tarihinde Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nda gerçekleştirilen düzenlemelerle "Türkiye Devleti'nin hükümet şekli Cumhuriyettir" hükmü anayasal güvence altına alınmıştır. Bu anayasal revizyonun, yürütme organının kurumsal kimliği ve meclis içindeki temsil düzeyi üzerindeki en temel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
- Devlet başkanlığı makamının Meclis başkanlığından ayrıştırılarak müstakil bir statüye kavuşturulması ve yürütme sorumluluğunun bir Başbakana devredilmesiCevap
- BMeclis hükümeti sisteminin kuramsal özü korunarak sadece bakanların meclis dışından atanacak teknokratlar arasından seçilmesine olanak tanınması
- CKuvvetler birliği ilkesinin tamamen terk edilerek 'Sert Kuvvetler Ayrılığı' prensibine dayalı tam parlamenter bir rejime geçilmesi
- DBirinci TBMM'nin 'Savaş Meclisi' niteliğinden kaynaklanan yürütme üzerindeki mutlak denetim yetkisinin tamamen yargı organına devredilmesi
- ECumhurbaşkanına meclis çalışmalarını süresiz durdurma ve yasama kararlarını tek taraflı olarak feshetme yetkisinin tanınması
Cevap
Devlet başkanlığı makamının meclis başkanlığından ayrılması ve müstakil bir kurumsal yapıya kavuşması
Doğru yanıt olan devlet başkanlığının ayrıştırılması ifadesi, düzenlemelerinin en temel kurumsal devrimini açıklar. Meclis hükümeti sisteminde bir 'Devlet Başkanı' yoktu; Meclis Başkanı bu görevi fiilen ve kısıtlı bir hukuki zeminde yürütüyordu. Ekim değişikliğiyle 'Türkiye Cumhurbaşkanı' makamı oluşturulmuş, bu makamın Başbakanı ataması ve Başbakanın kabinesini kurması esası getirilerek yürütme organı meclisin doğrudan vesayetinden çıkarılıp kurumsal bir kimliğe kavuşturulmuştur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Meclis Hükümeti Sisteminden Kabine Sistemine Geçişte Devlet Başkanlığı Makamının Rolü
Daha Fazla Pratik
Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte değişen Başbakanlık ve Bakanlar Kurulu seçilme usulünü (1921 vs 1923 metinleri) detaylıca incelemek bu tür soruların çözümünü kolaylaştıracaktır.
Tahmini Süre:2m 0s