Soru

Zorluk: Çok zorKatılımcı Demokrasi

Katılımcı demokrasi kuramcıları, Schumpeter ve Berelson gibi "gerçekçi" kuramcıların seçmen ilgisizliğini (siyasal apati) sistemin istikrarı için bir "emniyet supabı" olarak görmelerine karşı çıkarlar. Carole Pateman ve C.B. Macpherson'a göre bu ilgisizlik, bireyin doğuştan gelen bir yetersizliği değil, aksine mevcut kurumsal yapıların katılımı kısıtlamasının bir sonucudur.

Buna göre, katılımcı demokrasi kuramının "katılımın kendi kendini besleyen ve geliştiren (self-sustaining) yapısı"na dair temel tezi aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Katılımın, bireyde 'siyasal etkinlik' (political efficacy) duygusunu ve demokratik becerileri geliştirmesi sayesinde, katıldıkça daha yetkin ve daha katılımcı bir yurttaş tipi inşa etmesi.Cevap
  2. B
    Katılımın sadece kriz veya tıkanıklık dönemlerinde başvurulması gereken bir yöntem olduğu ve toplumsal uzlaşı sağlandığında yerini uzman bürokrasiye bırakması gerektiği.
  3. C
    Bireysel katılımın rasyonellikten uzak ve etkisiz olması nedeniyle, demokrasinin ancak birbiriyle rekabet eden örgütlü çıkar grupları üzerinden bir denge kurabileceği.
  4. D
    Katılımın asıl amacının sayısal bir çoğunluk oluşturmak değil, kamusal alanda yapılan rasyonel müzakereler sonucunda 'genel irade'ye en yakın konsensüse ulaşmak olması.
  5. E
    Siyasal katılımın temel işlevinin, devletin bireysel haklara müdahalesini engellemek için seçilmiş temsilciler üzerinde etkili bir denetim ve 'fren-denge' mekanizması kurmak olması.

Cevap

Katılımın, bireyde 'siyasal etkinlik' (political efficacy) duygusunu ve demokratik becerileri geliştirmesi sayesinde, katıldıkça daha yetkin ve daha katılımcı bir yurttaş tipi inşa etmesi.
Katılımcı demokrasi kuramının (özellikle Carole Pateman'ın) temel tezi, katılımın birey üzerinde psikolojik ve eğitsel bir etkisi olduğudur. Birey karar alma süreçlerine dahil oldukça, hem kendi çıkarlarını daha iyi savunmayı öğrenir hem de sisteme etki edebileceğine dair 'siyasal etkinlik' (political efficacy) duygusu kazanır. Bu duygu, bireyin apatiyi (ilgisizliği) kırmasını ve daha yetkin bir demokratik özne olarak kendini sürekli yeniden inşa etmesini sağlar. Dolayısıyla katılım, bir kez başladığında kendi kendini besleyen ve büyüten pozitif bir döngü yaratır.

Adım Adım Çözüm

1
Kuramsal Karşılaştırma
Schumpeterci elitist modelin 'apati'yi istikrar unsuru görmesine karşın katılımcı modelin bunu bir sistem hatası olarak gördüğü tespit edilir.
Sorunun kökünde yatan ontolojik farkı anlamak için elitist ve katılımcı modeller arasındaki çatışma noktası belirlenmelidir.
2
Eğitsel İşlev Analizi
Carole Pateman'ın 'eğitsel işlev' kavramı üzerinden katılımın sadece bir karar alma yöntemi değil, bireyin karakterini dönüştüren bir süreç olduğu anlaşılır.
Katılımcı demokrasinin en ayırt edici özelliği olan yurttaşın gelişim sürecini kuramsal temele oturtmak gerekir.
3
Psikolojik Geri Besleme (Siyasal Etkinlik) Kavramsallaştırması
Katılımın 'kendi kendini beslemesi', bireyin karar alma süreçlerinde söz sahibi olduğunu görmesiyle kazandığı 'siyasal etkinlik' (political efficacy) hissinin onu daha fazla katılıma itmesi sonucuna ulaşılır.
Teorinin 'self-sustaining' (kendi kendini besleyen) yapısının mekanizması, siyaset bilimindeki psikolojik çıktılarla (etkinlik duygusu) açıklanmalıdır.

Anahtar Kavram

Carole Pateman'ın 'Eğitsel İşlev' ve 'Siyasal Etkinlik' (Political Efficacy) İlişkisi
Bu soruyu puanla