Soru

Zorluk: ZorEgemenlik Kavramı ve Kuramları

X ülkesinde parlamento, kamu düzenini gerekçe göstererek temel bir insan hakkını süresiz kısıtlayan bir kanun çıkarmıştır. Anayasa Mahkemesi ise bu kanunu, evrensel insan hakları normlarına ve anayasanın özüne aykırı bularak iptal etmiştir. Bu karara tepki gösteren hükümet sözcüsü, 'Egemenlik milletindir ve milletin yegâne temsilcisi olan parlamentonun iradesi hiçbir ulusal yargı organı veya uluslararası sözleşme ile sınırlandırılamaz.' açıklamasını yapmıştır.

Modern siyaset bilimi kuramları çerçevesinde, hükümet sözcüsünün bu yaklaşımı aşağıdaki kavramsal yanılgılardan hangisine dayanmaktadır?

  1. A
    Meşruiyeti sadece meclisin çıkardığı yasalara uygunluk olarak görüp, kavramın toplumsal kabul boyutunu dışlamasına
  2. Modern devlette egemenliğin, evrensel hukuk ve insan hakları gibi faktörlerle sınırlandırılamayacak mutlak bir güç olduğunu varsaymasınaCevap
  3. C
    Çoğulcu demokrasi anlayışını, salt sandıktan çıkan sayısal çoğunluğun sınırsız yönetim hakkı olarak yorumlamasına
  4. D
    İktidarın sahip olduğu fiili yaptırım gücünü, anayasal sınırları olan meşru otorite kavramı ile birbirine karıştırmasına
  5. E
    Toplumsal iradeyi ve kamuoyunu, farklı çıkarları barındıran dinamik bir yapı yerine yekpare ve statik bir bütün olarak kabul etmesine

Cevap

Doğru cevap, modern devlette egemenliğin evrensel hukuk ve insan hakları gibi faktörlerle sınırlandırılamayacak mutlak bir güç olduğunun varsayıldığını belirten seçenektir.
Hükümet sözcüsünün temel argümanı, parlamentonun egemenlik yetkisinin yargısal veya uluslararası hiçbir normla sınırlandırılamayacağıdır. Bu yaklaşım, Jean Bodin gibi düşünürlerin geliştirdiği klasik egemenlik anlayışının 'mutlaklık ve sınırsızlık' ilkesini yansıtır. Ancak modern anayasal demokratik devletlerde egemenlik; kuvvetler ayrılığı ilkesi, anayasa yargısı denetimi ve evrensel insan hakları gibi çerçevelerle kesin olarak sınırlandırılmıştır. Dolayısıyla sözcü, modern egemenliğin hala mutlak ve sınırsız olduğunu zannederek kavramsal bir yanılgıya düşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hükümet sözcüsünün temel argümanını tespit etmek.
Sözcü, parlamentonun iradesinin (egemenlik yetkisinin) yargı organları ve uluslararası sözleşmelerle sınırlandırılamayacağını, yani mutlak ve üstün olduğunu savunmaktadır.
Soruda aranan kavramsal hatayı bulmak için, vakanın ardındaki siyaset felsefesi ana fikrinin izole edilmesi gerekir.
2
Tespit edilen argümanı, egemenlik kuramlarının tarihsel gelişimiyle karşılaştırmak.
Jean Bodin'in klasik kuramında egemenlik mutlak ve sınırsızken; modern anayasal devlette egemenlik evrensel hukuk, temel insan hakları ve anayasa yargısı (kuvvetler ayrılığı) ile sınırlandırılmış bir yapıdadır.
Modern siyaset biliminde egemenliğin sınırsızlık niteliğinin anayasal devlet modelinde nasıl dönüştüğünü hatırlamak zorunludur.
3
Bu teorik farkı seçeneklerdeki yanılgılarla eşleştirmek.
Sözcü, klasik (mutlak) egemenlik anlayışını modern anayasal devlete uygulayarak 'egemenliğin sınırlandırılamaz' olduğu yanılgısına düşmektedir.
Vakadaki Anayasa Mahkemesi müdahalesinin reddedilmesi, doğrudan egemenliğin sınırları kavramıyla ilgilidir.

Anahtar Kavram

Modern devlette egemenliğin sınırlılığı ve anayasal meşruiyet
Tahmini Süre:1m 15s
Bu soruyu puanla