Soru

Zorluk: ZorKişi Hakları: Düşünce, İfade ve İnanç Hürriyetleri

19821982 Anayasası'nda temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılması rejimi, 20012001 yılında yapılan anayasa değişikliği ile köklü bir biçimde yeniden yapılandırılmıştır. Bu yapısal dönüşüm ve Anayasa'nın ilgili hükümleri dikkate alındığında; düşünce, kanaat, ifade ve inanç hürriyetlerinin hukuki statüsüne ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  1. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti, demokratik toplum düzeninin korunması amacıyla "genel ahlak" ve "kamu yararı" gibi Anayasa'da öngörülen genel sınırlama sebepleri uyarınca kanunla sınırlandırılabilir.Cevap
  2. B
    Düşünce ve kanaat hürriyeti ile din ve vicdan hürriyetinin inanç boyutu, savaş veya olağanüstü hâl dönemlerinde dahi dokunulamayan ve kişilerin açıklamaya zorlanamayacağı mutlak çekirdek alan içerisinde yer alır.
  3. C
    Bireylerin dinî inançlarının bir gereği olan ibadet, ayin ve törenler mutlak bir korumaya sahip olmayıp, Anayasa'nın temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılması yasağına aykırı olmamak şartıyla serbesttir.
  4. D
    Bir kimsenin her ne sebep ve amaçla olursa olsun düşünce ve kanaatlerinden dolayı kınanamayacağı ve suçlanamayacağı ilkesi, hiçbir özel sınırlama sebebine tabi tutulamayan mutlak bir anayasal hürriyettir.
  5. E
    Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetine getirilecek kanuni sınırlamalar, hakkın özüne dokunamayacağı gibi yalnızca Anayasa'nın 26.26. maddesinde tek tek sayılmış olan özel sınırlama sebeplerine dayanmak zorundadır.

Cevap

Yanlış olan ifade, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin Anayasa'daki "genel sınırlama sebepleri" ve "genel ahlak" gibi gerekçelerle sınırlandırılabileceğini belirten seçenektir.
Verilen iddia hukuken iki açıdan yanlıştır. Birincisi, 20012001 yılında Anayasa'nın 13.13. maddesinde yapılan değişiklikle temel hak ve hürriyetlerin kısıtlanmasında uygulanan "genel sınırlama sebepleri" (genel ahlak, kamu yararı vb.) sistemi tamamen kaldırılmış ve sadece hakkın kendi maddesinde belirtilen "özel sınırlama sebepleri" ile kısıtlama yapılabileceği ilkesi getirilmiştir. İkincisi, 26.26. maddede düzenlenen düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin anayasada sayılan özel sınırlama nedenleri (milli güvenlik, kamu düzeni, suçun önlenmesi vb.) arasında "genel ahlak" veya "kamu yararı" kesinlikle bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
19821982 Anayasası'nın 13.13. maddesindeki 20012001 yılı değişikliğini analiz et.
20012001 yılında tüm haklar için geçerli olan "genel sınırlama sebepleri" (genel ahlak, kamu düzeni vb.) anayasadan çıkarılmış, sadece ilgili maddede yazan "özel sınırlama sebepleri" sistemine geçilmiştir.
Sınırlama rejiminin temel kuralını belirlemek sorunun çözümü için ilk adımdır.
2
Anayasa'nın 26.26. maddesindeki "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"nin özel sınırlama sebeplerini kontrol et.
26.26. maddedeki özel sınırlama sebepleri arasında milli güvenlik, kamu düzeni, suçların önlenmesi gibi gerekçeler sayılmış olup, "genel ahlak" ve "kamu yararı" bu maddede yer almaz.
Genel ahlak kavramının ifade hürriyeti için bir kısıtlama nedeni olup olmadığını doğrulamak gereklidir.
3
Diğer seçeneklerdeki mutlak hak, çekirdek alan ve inanç/ibadet ayrımlarını Anayasa'nın 15.15., 24.24. ve 25.25. maddelerine göre değerlendir.
Düşünce ve inanç hürriyetinin mutlak çekirdek alan olduğu, ibadetin ise 14.14. maddedeki sınırlara tabi olduğu bilgileri anayasa metniyle birebir uyuşmaktadır.
Yanlış olan tek ifadenin kesin olarak tespit edilmesi için diğer iddiaların doğrulanması şarttır.

Anahtar Kavram

Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması Rejimi ve Özel Sınırlama Sebepleri
Bu soruyu puanla