Soru

Zorluk: Zorİdari Yargılama Usulü ve İspat

Bir belediye tarafından, mülkiyetindeki arazinin imar planında 'yeşil alan' olarak ayrılması işlemine karşı, arazinin yapılaşmaya uygun olduğu ve civar parsellerle eşitsizlik yaratıldığı iddiasıyla bir inşaat şirketi tarafından iptal davası açılmıştır. Dava dilekçesinde iddiaları destekleyici herhangi bir teknik rapor sunulmamış, yalnızca genel ifadelere yer verilmiştir. İdare ise savunmasında idari işlemlerin hukuka uygunluk karinesinden yararlandığını ve ispat yükünün davacıda olduğunu ileri sürmüştür.

İdari yargılama usulünde geçerli olan delillerin toplanması, ispat yükü ve re'sen araştırma ilkesi dikkate alındığında, bu uyuşmazlık kapsamında aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?

  1. İdari yargıda kural olarak re'sen araştırma ilkesi geçerli olmakla birlikte, bu durum davacının iddialarını temellendirecek asgari delilleri veya emareleri mahkemeye sunma külfetini tamamen ortadan kaldırmaz.Cevap
  2. B
    İdari yargıda re'sen araştırma ilkesi mutlak olarak yalnızca iptal davalarında uygulanır; tam yargı davalarında tazminat talepleri söz konusu olduğundan mahkeme HMK'daki taraflarca getirilme ilkesiyle bağlıdır.
  3. C
    Taraflar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki (HMK) sürelere kıyasen uyuşmazlığa ilişkin tüm delillerini en geç ön inceleme aşamasına kadar sunmak zorundadır; mahkeme bu aşamadan sonra re'sen araştırma yetkisine dayanarak yeni delil isteyemez.
  4. D
    Mahkemenin re'sen araştırma yetkisi kapsamında uyuşmazlığın esasına yönelik bilirkişi incelemesi yaptırması, idari işlemin yürütmesinin durdurulması için aranan 'açıkça hukuka aykırılık' şartının gerçekleştiğine kesin karine oluşturur.
  5. E
    İdari işlemlerin hukuka uygunluk karinesinden yararlanması sebebiyle, işlemin sebep unsurundaki sakatlığı ispatlama yükü münhasıran davacıya ait olup, idari yargıda bu husus HMK'ya kıyasen yemin veya ikrar gibi kesin delillerle ispatlanmak zorundadır.

Cevap

İdari yargıda re'sen araştırma ilkesi kural olmakla birlikte, bu durum davacının uyuşmazlığa dair iddialarını temellendirecek asgari delil veya emareleri mahkemeye sunma yükümlülüğünü (ispat külfetini) tamamen ortadan kaldırmamaktadır.
İdari yargıda geçerli olan re'sen araştırma ilkesi, davacının hiçbir delil sunmaksızın sadece iddiada bulunmasının yeterli olduğu anlamına gelmez. Davacı, iddiasının doğruluğuna dair başlangıç niteliğinde emare ve asgari delilleri sunmakla yükümlüdür. Aksi takdirde, mahkemenin davacının yerine geçerek uyuşmazlığı baştan yaratması ve taraf gibi davranması söz konusu olur ki bu durum yargısal tarafsızlıkla bağdaşmaz.

Adım Adım Çözüm

1
İdari yargılamaya hakim olan 're'sen araştırma ilkesi'nin kapsamını ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndan (HMK) farkını belirle.
İdari yargıda mahkeme, maddi gerçeği bulmak için tarafların sunduğu delillerle bağlı olmaksızın yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceleme yapar (İYUK m. 20).
Uyuşmazlığın çözümünde idari yargıcın aktif rolünü ve HMK'daki ön inceleme gibi katı delil sunma sürelerinin idari yargıda uygulanmadığını anlamak.
2
Re'sen araştırma ilkesi ile davacının ispat yükü arasındaki ilişkiyi Danıştay içtihatları çerçevesinde analiz et.
Hakimin kendiliğinden araştırma yetkisi, davacının dava açarken haklılığını gösterecek asgari delil ve emareleri sunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Davacı tamamen pasif kalarak tüm ispatı mahkemeden bekleyemez.
Re'sen araştırma ilkesinin sınırlarını ve davacının hukuki sorumluluğunu kavramak.
3
Seçeneklerdeki delil türleri (yemin, ikrar) ve dava türleri kısıtlamalarını idari yargı prensipleriyle karşılaştırarak ele.
İdari yargıda yemin delili kabul edilmez, idarenin ikrarı hakimi bağlamaz. Ayrıca re'sen araştırma ilkesi hem iptal hem de tam yargı davalarında geçerlidir.
İdari yargılama usulünün adli yargıdan ayrılan temel ispat kurallarını tespit ederek yanlış seçenekleri çürütmek.

Anahtar Kavram

İdari Yargılama Usulünde Re'sen Araştırma ve İspat Yükü
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla