Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kurulan bir pazar yerinde, özel idari kolluk olan belediye zabıtası, ruhsatsız gıda satışı yapan seyyar satıcılara müdahale etmektedir. Ancak satıcıların direnmesi üzerine olay büyümüş ve genel kamu düzenini, güvenlik ve dirliği ciddi şekilde tehdit eden geniş çaplı bir arbedeye dönüşmüştür. Bunun üzerine olay yerine intikal eden genel idari kolluk makamları (polis) duruma el koymuştur. Ancak polis ekipleri, kalabalığı dağıtmak amacıyla, direnmeyen satıcıların da mallarına zarar verecek ve bedensel bütünlüklerini orantısız şekilde zedeleyecek seviyede aşırı güç kullanmıştır.
İdare hukukunda yer alan 'kolluk yetkilerinin yarışması' kuralları ve kolluk yetkisinin anayasal sınırları dikkate alındığında, bu olayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- APazar yerlerinin denetimi münhasıran belediye zabıtasına ait olduğundan, polis ekiplerinin olaya el koyması idare hukukunda doğrudan yetki gaspı niteliği taşır.
- BGenel kolluk ile belediye zabıtası arasında idari vesayet ilişkisi bulunduğundan, polisin müdahalesi ancak ilgili yerel yönetim biriminin talep ve onayıyla hukuka uygun hale gelir.
- Genel idari kolluk, özel kolluğun görev alanında kamu düzeni ciddi şekilde bozulduğunda olaya el koyma yetkisine sahip olmakla birlikte; uygulanan müdahale zorunluluk ve ölçülülük ilkelerini ihlal ettiğinden kolluk faaliyetinin sınırları aşılmıştır.Cevap
- DKolluk yetkilerinin yarışması durumunda genel kolluk her zaman özel kolluğun hiyerarşik amiri statüsüne geçtiğinden, polis ekiplerinin olay yerindeki müdahale biçimi ve takdir yetkisi mutlak ve sınırsızdır.
- EGenel kolluğun temel amacı kamu düzenini sağlamak olsa da, direnmeyen kişilere zarar verilmesi işlemin maksat unsurunu bozarak faaliyeti doğrudan yetki saptırmasına dönüştürür.