Geleneksel toplumlarda din, toplumsal gerçekliğin tek ve sarsılmaz meşruiyet kaynağıyken; modernleşme süreçleriyle birlikte farklı inanç sistemlerinin ve dünya görüşlerinin aynı toplumsal alanda bir arada var olması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bireyin hangi inanca bağlanacağı konusunda bir 'tercih' yapmak durumunda kalması, dinsel inancın 'verili' (taken-for-granted) olma niteliğini aşındırmıştır.
Peter Berger'e göre, dinsel tekellerin kırıldığı ve inancın bir tercih meselesine dönüştüğü bu sosyolojik durum aşağıdakilerden hangisidir?
- ASivil Din
- ÇoğulculukCevap
- CSekülerleşme
- DBüyünün Bozulması
- EYabancılaşma
Cevap
Peter Berger'in dinsel tekellerin kırılmasını ve inancın bir tercih meselesine dönüşmesini tanımlamak için kullandığı kavram 'çoğulculuk'tur.
Peter Berger'in analizinde modernleşme, toplumsal dünyayı anlamlı kılan dinsel 'tekel' yapılarını yıkar. Geleneksel dünyada din, bireyin içine doğduğu ve sorgulamadığı 'verili' bir gerçekliktir. Ancak modern toplumlarda çok sayıda din ve dünya görüşü aynı alanda rekabet eder. Bu durum, bireyi 'seçim' yapmaya zorlar (heretik zorunluluk) ve sosyolojik olarak 'çoğulculuk' kavramıyla ifade edilir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Dinsel Çoğulculuk
İpuçları
1
Dinin bir 'kader' olmaktan çıkıp 'seçenek' haline geldiği ortamı düşünün.
Daha Fazla Pratik
Berger'in 'Kutsal Şemsiye' ve 'Heretik Zorunluluk' kavramlarını inceleyerek dinin modern dünyadaki konumunu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s