Türkiye'de siyasal sistemin işleyişinde önemli rol oynayan siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, baskı grupları ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının yapısal nitelikleri ile anayasal statüleri birbirinden farklıdır. Bu aktörlerin siyasal alanla kurdukları ilişkiler, 1982 Anayasası ve ilgili mevzuat çerçevesinde şekillenmiştir.
Buna göre, söz konusu kurumların hukuki statüleri ve işlevsel özellikleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Siyasi partiler devlet kudretini doğrudan kullanmaya talip olurken, baskı grupları siyasal karar alma mekanizmalarını dışarıdan yönlendirmeyi hedefler; kanunla kurulan ve zorunlu üyelik barındırabilen kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları da tamamen gönüllü sivil toplum kuruluşlarından ayrılsalar da meşru birer baskı grubu işlevi görürler.Cevap
- BSivil toplum kuruluşları ile siyasi partiler arasındaki en temel yapısal ortaklık, her iki örgütlenme modelinin de seçimlere aday listeleriyle katılarak yasama organında temsil edilmeyi ve bu yolla kamu politikalarını doğrudan parlamentodan belirlemeyi ana hedef olarak benimsemeleridir.
- CDemokratik katılımı güvence altına almak amacıyla dernekler ve vakıflar anayasal olarak 'kamu tüzel kişisi' statüsünde kabul edilmiş olup, kuruluşları idarenin önceden iznine tabi tutulmuş ve yöneticilerinin atanması doğrudan idari vesayet makamlarına bırakılmıştır.
- D1982 Anayasası'nda yapılan demokratikleşme reformlarına rağmen günümüzde sendikaların, vakıfların ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının siyasi partilerle bağ kurması, ortak eylem yapması veya siyasi amaçlı faaliyetlerde bulunması anayasal olarak mutlak surette yasaktır.
- ETürkiye'de baskı gruplarının merkezî idare ile ilişkilerindeki anayasal temel kural, bu grupların sadece ekonomik ve ticari çıkarlar etrafında örgütlenebilmeleri; ideolojik, kültürel veya çevresel amaçlarla siyasal iktidarı etkileme faaliyetlerinin yasal meşruiyetten yoksun olmasıdır.
Cevap
Siyasi partilerin devlet kudretini doğrudan kullanmaya talip olurken, baskı gruplarının karar alma mekanizmalarını dışarıdan yönlendirmeyi hedeflediğini ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının da meşru birer baskı grubu işlevi gördüğünü belirten seçenektir.
Doğru ifade, siyaset biliminin ve anayasa hukukunun temel ayrımlarını kusursuz biçimde yansıtmaktadır. Siyasi partiler devlet yönetimine doğrudan talip olan mekanizmalar iken; baskı grupları (çıkar grupları) dışarıdan lobi, eylem ve kamuoyu oluşturma gibi yollarla iktidarı etkilerler. Türkiye'de ticaret ve sanayi odaları, barolar, tabipler birliği gibi kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları; Anayasa'nın 135. maddesi uyarınca kanunla kurulmaları, kamu gücü ayrıcalıkları kullanmaları ve zorunlu üyelik gibi özellikleriyle klasik derneklerden ayrışsalar da, üyelerinin müşterek ihtiyaçlarını karşılamak ve iktidar nezdinde menfaatlerini korumak bakımından siyasal sistemin en organize baskı grupları arasında yer alırlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Sivil Toplum, Baskı Grupları ve Siyasi Partilerin İşlevsel-Hukuki Farklılıkları