Modern demokrasi teorileri içerisinde 'müzakereci' (deliberatif) yaklaşım, siyasal meşruiyetin zeminini geleneksel modellerden farklı bir noktaya taşır. Bu yaklaşıma göre, demokratik bir kararın meşru kabul edilebilmesi için o kararın sadece oylama sonucunda çıkması yeterli değildir; kararın öncesinde katılımcıların birbirlerinin görüşlerini rasyonel bir çerçevede tartıştığı bir 'kamusal akıl yürütme' sürecinin varlığı şarttır.
Buna göre, müzakereci demokrasi modelinde oylama öncesindeki bu sürecin katılımcılar üzerinde yaratması beklenen temel etki aşağıdakilerden hangisidir?
- AKatılımcıların kendi öz çıkarlarını korumak adına stratejik pazarlıklar ve ittifaklar geliştirmesi
- Sunulan rasyonel argümanlar ve kanıtlar ışığında bireylerin başlangıçtaki sabit tercihlerinin dönüşüme uğrayabilmesiCevap
- CSayısal olarak daha güçlü olan grubun görüşlerine, azınlıkta kalanların sorgusuz sualsiz boyun eğmesi
- DSiyasal meşruiyetin sadece yürürlükteki yasalara ve hukuki prosedürlere uygunlukla sınırlı kalması
- EKarar alma sürecine katılımın sadece sandık başında oy verme eylemiyle kısıtlı olduğunun kabul edilmesi
Cevap
Sunulan rasyonel argümanlar ve kanıtlar ışığında bireylerin başlangıçtaki sabit tercihlerinin dönüşüme uğrayabilmesi
Müzakereci demokrasi kuramı, bireylerin siyasal süreçlere girmeden önce sahip oldukları tercihlerin kamusal alandaki rasyonel tartışmalar (müzakere) yoluyla değişebileceğini savunur. Bu kurama göre demokratik sürecin amacı, sadece önceden var olan tercihleri toplamak (aggregative) değil, rasyonel argümanlar ışığında bu tercihleri dönüştürerek ortak bir akla ulaşmaktır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Tercihlerin Dönüşümü (Preference Transformation)
Daha Fazla Pratik
Jürgen Habermas'ın 'iletişimsel eylem kuramı' ile müzakereci demokrasi arasındaki bağı inceleyerek kamusal alanın işlevini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s