Talcott Parsons'ın sistem yaklaşımına göre toplumsal değişme, dış çevreden gelen teknolojik yenilikler veya sistemin kendi içindeki eşitsizliklerden doğan yapısal gerilimlerle tetiklenebilir. Bu gerilimler, mevcut kurumların artan iş yükünü karşılayamaması sonucunda 'yapısal farklılaşmaya' yol açar. Örneğin, geleneksel yapılarda aile kurumunun üstlendiği eğitim ve ekonomi gibi karmaşık işlevler, zamanla okul ve fabrika gibi bağımsız kurumlara devredilir. Bu durum sistemin çevresine uyum kapasitesini artırsa da, yeni özerk birimlerin birbiriyle nasıl koordine olacağı (AGIL şemasındaki 'I' işlevi ekseninde) hayati bir kriz olarak ortaya çıkar.
Parsons’ın kuramına göre, sistemin bu koordinasyon krizini aşıp yeniden istikrarlı bir yapıya kavuşması aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesine bağlıdır?
- Birbirinden bağımsız hale gelen alt sistemleri ortak bir normatif çerçevede buluşturacak yasal ve düzenleyici mekanizmaların geliştirilmesineCevap
- BEgemen grupların, kendi ekonomik çıkarlarını korumak amacıyla yeni ortaya çıkan kurumlar üzerinde ideolojik tahakküm kurmasına
- CArtan işbölümünün yarattığı karmaşa karşısında organik dayanışma örüntülerinin terk edilerek geleneksel mekanik dayanışmaya dönülmesine
- DOrtaya çıkan yeni kurumların gizli işlevlerinin baskılanıp yalnızca açık işlevlerinin ön plana çıkarılmasıyla sistemin sadeleştirilmesine
- EToplumun tek çizgili bir evrim rotasını terk edip, büyüme ve çöküş aşamalarından oluşan döngüsel bir tarihsel döneme geçmesine