Döngüsel Değişme Kuramları

22 soru

Soru 21Soru

Toplumsal değişmeyi açıklayan bazı düşünürler, değişimin temel nedenini savaşlar, doğal afetler veya teknolojik icatlar gibi dışsal faktörlerde aramak yerine sosyo-kültürel sistemin kendi doğasında bulurlar. Bu yaklaşıma göre, hiçbir sistem sonsuza dek aynı yönde gelişemez. Bir sistem, kendi temel değerlerini ve varsayımlarını nihai sınırına kadar zorladığında yaratıcılığını yitirir ve kaçınılmaz olarak kendisine zıt olan diğer kültürel sisteme doğru bir salınım başlatır. Toplumların tarihi, tek bir yöne doğru sürekli ilerleyen doğrusal bir süreç değil; inanç merkezli bir yapıdan madde ve duyu merkezli bir yapıya doğru gerçekleşen, sistemin kendi kendini tüketmesiyle tetiklenen bu ritmik gidiş gelişlerden ibarettir.

Bu parçada ifade edilen toplumsal değişme dinamiği, aşağıdaki düşünür ve kavram eşleştirmelerinden hangisiyle en doğru şekilde açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pitirim Sorokin – İçkin Değişme

Cevap

Pitirim Sorokin'in 'İçkin Değişme' kavramı, toplumların değişimi kendi iç dinamikleriyle yaşadığını ve farklı kültürel zihniyetler (idesel ve duyusal) arasında sürekli bir salınım olduğunu ifade eder.
Doğru cevap olan seçenek, Pitirim Sorokin'in kuramını yansıtmaktadır. Sorokin'e göre sosyokültürel sistemler, İdesel (inanç/din merkezli) ve Duyusal (madde/duyu merkezli) olmak üzere ana zihniyetler etrafında şekillenir. Bir kültür bu zihniyetlerden birini uç noktaya kadar yaşadığında 'sınırlar ilkesi' gereği tıkanır ve 'içkin değişme' (immanent change) prensibiyle dışarıdan bir müdahale olmaksızın kendi iç dinamiğiyle karşıt zihniyete doğru evrilir. Parçadaki tanım bu süreci birebir anlatmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel argümanı ve reddedilen görüşü tespit et.
Değişimin doğrusal bir ilerleme olmadığı, aksine 'ritmik bir gidiş geliş' (döngüsel) olduğu vurgulanmıştır. Bu durum Comte ve Spencer gibi evrimci düşünürleri eler.
Evrimci ve döngüsel kuramların temel ayrım noktasını belirlemek, seçenekleri daraltmak için gereklidir.
2
Döngüsel kuramcılar (Sorokin, Toynbee, Pareto) arasındaki kavramsal farkları incele.
Parçada değişimin dışsal faktörlerden değil 'sistemin kendi doğasından' kaynaklandığı ve 'inanç merkezli' ile 'madde merkezli' yapılar arasında salındığı belirtilmiştir.
Döngüsel değişme kuramcılarının kendi içindeki özgül mekanizmalarını ayırt etmek.
3
Anahtar kavramları düşünürlerle eşleştir.
İnanç (idesel) ve madde (duyusal) kültürleri arasında dış baskı olmadan, sistemin kendini tüketmesiyle (sınırlar ilkesi) gerçekleşen bu değişime 'İçkin Değişme' diyen düşünür Pitirim Sorokin'dir.
Kavramsal bilginin doğru kuramcıyla ilişkilendirilerek sonuca ulaşılması.

Anahtar Kavram

Pitirim Sorokin'in Döngüsel Değişme ve İçkin Değişme Kuramı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 22Soru

Evrimci kuramların toplumsal değişmeyi doğrusal bir ilerleme olarak görmesine karşın döngüsel kuramcılar, medeniyetlerin belirli aşamalardan geçerek nihayetinde kendi iç dinamikleriyle çözüldüğünü savunur. Ancak çöküşün mahiyeti ve 'kaçınılmazlığı' konusunda kendi içlerinde ayrışırlar.

Bu bağlamda bir düşünür; her kültürün tıpkı bir canlı organizma gibi değişmez bir biyolojik yazgıya sahip olduğunu, doğup olgunlaştıktan sonra katılaşıp 'medeniyet' formuna dönüştüğünde ölümünün kesinleştiğini iddia eder. Diğer bir düşünür ise bu kaderci (fatalist) yaklaşımı açıkça reddeder; ona göre medeniyetlerin yıkılışı biyolojik bir zorunluluk değil, karşılaşılan yeni krizlere uygun çözüm üretebilecek nitelikli insan kaynağının (yaratıcılığın) tükenmesinin bir sonucudur.

Bu parçada toplumsal değişme yaklaşımları sırasıyla karşılaştırılan iki döngüsel kuramcı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oswald Spengler – Arnold Toynbee

Cevap

Parçada ilk olarak organizmacı ve kaderci görüşüyle Oswald Spengler, ardından bu görüşe karşı çıkarak yaratıcılığın tükenişini vurgulayan Arnold Toynbee anlatılmaktadır.
Verilen parçada birinci düşünür, toplumu canlı bir organizmaya benzeterek kültürün katılaşıp medeniyete dönüşmesini ve ölmesini biyolojik bir kader olarak gören Oswald Spengler'dir. İkinci düşünür ise medeniyetlerin çöküşünü biyolojik bir kader olarak değil, 'yaratıcı azınlığın' karşılaşılan yeni krizlere (meydan okumalara) uygun yanıtlar (tepkiler) üretememesi ve egemen bir azınlığa dönüşmesi olarak açıklayan Arnold Toynbee'dir. Bu sebeple sırasıyla Spengler ve Toynbee doğru eşleşmedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki birinci görüşün temel kavramlarını analiz etme.
Kültürün canlı bir organizma gibi biyolojik bir yazgıya sahip olduğu ve medeniyete dönüşerek kesin bir ölüme yaklaştığı fikri tespit edilir.
Bu fatalist (kaderci) ve organizmacı yaklaşım, 'Batı'nın Çöküşü' eserinde kültür-medeniyet ayrımını yapan Oswald Spengler'in temel tezidir.
2
Parçadaki ikinci görüşün temel kavramlarını analiz etme.
Biyolojik kaderciliğin reddedildiği ve medeniyetlerin çöküşünün, krizlere yanıt verecek yaratıcı insan kaynağının tükenmesine bağlandığı tespit edilir.
Bu yaklaşım, 'meydan okuma ve tepki' kavramlarıyla medeniyetleri inceleyen ve 'yaratıcı azınlığın' önemini vurgulayan Arnold Toynbee'ye aittir.
3
Elde edilen düşünürleri istenen sıraya göre eşleştirme.
Doğru sıralamanın Oswald Spengler ve Arnold Toynbee olduğuna ulaşılır.
Soru kökü yaklaşımların sırasıyla eşleştirilmesini istemektedir.

Anahtar Kavram

Spengler ve Toynbee'nin Döngüsel Değişme Modelleri Karşılaştırması
ÖncekiSayfa 2 / 2
Döngüsel Değişme Kuramları Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 2 | Examkin