Kamu Politikası

172 soru

Soru 21Soru

Kamu politikası disiplininde, Thomas Dye’ın "hükümetlerin yapmayı veya yapmamayı seçtiği her şey" şeklindeki geniş kapsamlı tanımı ile James Anderson’ın "bir sorunla ilgili olarak bir aktör veya aktörler grubu tarafından izlenen amaca yönelik eylem dizisi" şeklindeki tanımı, kavramın sınırlarını belirleyen temel referans noktalarıdır.

Kamu politikasının kavramsal çerçevesi ve temel özellikleri dikkate alındığında, bu disiplinin doğasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu politikası, meşru bir otorite tarafından yürütülen ve sadece somut eylemleri değil, belirli bir toplumsal talep karşısında bilinçli olarak eylemsiz kalma tercihini de içeren amaca yönelik bir süreçtir.

Cevap

Kamu politikası, meşru bir otorite tarafından yürütülen, hem somut müdahaleleri hem de bilinçli eylemsizliği kapsayan, amaca yönelik bir süreçtir.
Kamu politikası disiplininde kabul gören en güçlü tespit, politikanın meşru bir kamu otoritesi tarafından yürütülmesi ve sadece somut icraatları değil, belirli bir durum karşısında hükümetin müdahale etmeme yönündeki bilinçli tercihini (eylemsizlik) de kapsamasıdır. Bu durum Thomas Dye ve James Anderson gibi temel kuramcıların tanımlarının sentezidir.

Adım Adım Çözüm

1
Thomas Dye'ın tanımını analiz et.
Dye, 'hükümetin yapmamayı seçtiği' şeylerin de politika olduğunu vurgular (eylemsizlik).
Bir soruna müdahale etmeme kararı da siyasal bir tercihtir.
2
James Anderson'ın tanımını değerlendir.
Politikanın 'amaca yönelik' ve 'eylem dizisi' (süreç) olduğu sonucuna ulaşılır.
Politika anlık bir karardan ziyade süreklilik arz eden bir rotadır.
3
Kamu politikasının ayırt edici özelliklerini (meşruiyet ve otorite) belirle.
Politika, devletin kamu gücünü (kudretini) kullanma yetkisine dayanır.
Özel sektör kararlarından farklı olarak kamu politikası toplumun tamamı için bağlayıcıdır.
4
Seçenekleri bu kriterlere göre karşılaştır.
Bilinçli eylemsizliği ve amaca yönelik süreci vurgulayan tanım sentezlenir.
En kapsamlı ve akademik literatüre en uygun tespiti bulmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Kamu politikasının tanımı gereği hem 'eylem' hem de 'bilinçli eylemsizlik' içermesi ve meşru bir otoriteye (kamu gücüne) dayanmasıdır.
Soru 22Soru

Kamu politikası sürecinde gündem belirleme modellerini inceleyen Cobb, Ross ve Ross'a göre; karar alıcıların halihazırda çözüm üretmeye karar verdikleri ve resmiyet kazandırdıkları bir meseleyi, toplumun genelinde farkındalık yaratarak politikanın ilerleyen aşamalarında ortaya çıkabilecek olası dirençleri kırmak ve demokratik meşruiyet zemini oluşturmak amacıyla bilinçli olarak 'kurumsal gündem'den 'sistematik gündem'e taşıma stratejisi aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurumsal gündemde yer alan bir konunun meşruiyet sağlamak amacıyla kamuoyuna taşındığı mobilizasyon modeli

Cevap

Kurumsal gündemde yer alan bir konunun meşruiyet sağlamak amacıyla kamuoyuna taşındığı mobilizasyon modeli
Mobilizasyon modeli, kamu politikası sürecinde bir konunun önce kurumsal gündemde (karar alıcıların gündeminde) yer aldığı, ardından bu konunun halkın desteğini almak ve politikanın uygulanmasını kolaylaştırmak amacıyla sistematik gündeme (kamuoyunun gündemine) taşındığı yukarıdan aşağıya bir süreçtir. Soru kökündeki 'meşruiyet zemini oluşturma' ve 'dirençleri kırma' ifadeleri bu modelin temel karakteristikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Politika konusunun kaynağının tespit edilmesi
Sorun karar alıcılar (devlet) tarafından başlatılmıştır.
Cobb ve Ross modellerinde sürecin kimin tarafından tetiklendiği, modelin adlandırılmasında temel kriterdir.
2
Gündemler arası hareket yönünün analiz edilmesi
Konu 'Kurumsal Gündem'den (resmi) 'Sistematik Gündem'e (toplumsal) doğru hareket etmektedir.
Karar alıcıların toplumsal destek arayışı, konunun genel kamuoyuna yayılmasını gerektirir.
3
Amaca yönelik model eşleştirmesinin yapılması
Süreç 'Mobilizasyon Modeli' olarak tanımlanır.
Mobilizasyon modelinde amaç, devletin öncelik verdiği bir konuyu topluma mal ederek meşruiyet kazanmaktır.

Anahtar Kavram

Cobb, Ross ve Ross'un Gündem Belirleme Modelleri (Mobilizasyon Modeli)
Soru 23Soru

Kamu politikası sürecinde, resmi veya gayri resmi aktörler tarafından gündeme taşınmış olan bir sorunun çözümüne yönelik olarak çeşitli alternatif hareket tarzlarının (plan, program veya strateji) geliştirilmesi, bu alternatiflerin olası maliyet ve yararlarının analiz edilmesi ve nihai karar organına sunulacak bir öneri setinin oluşturulması aşaması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Politika Formülasyonu

Cevap

Politika formülasyonu, bir kamu sorununun çözümüne yönelik alternatiflerin geliştirilmesi ve analiz edilmesi sürecini ifade eder.
Politika formülasyonu aşamasında, politika yapıcılar ve bürokrasi, gündemdeki bir sorunu çözmek için rasyonel veya artırımcı yöntemlerle çeşitli seçenekler üretir ve bu seçeneklerin teknik olarak uygulanabilirliğini ve siyasi olarak kabul edilebilirliğini analiz eder. Bu süreç, karar vericilere somut bir tercih yapma imkanı sunan bir hazırlık safhasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar kavramları belirle.
Alternatiflerin geliştirilmesi, maliyet-yarar analizi ve karar organına sunulacak öneri seti kavramları tespit edildi.
Bu kavramlar politika döngüsünün tasarım ve hazırlık aşamasını işaret etmektedir.
2
Alternatif üretiminin hangi aşamada gerçekleştiğini hatırla.
Gündem belirlendikten sonra, soruna nasıl müdahale edileceğinin planlandığı aşamanın formülasyon olduğu belirlendi.
Gündem belirleme sorunu seçer, formülasyon ise çözümleri tasarlar.

Anahtar Kavram

Kamu Politikası Döngüsü ve Formülasyon Aşaması
Soru 24Soru

Kamu politikası sürecinde gündem belirleme, bir sorunun kamusal bir nitelik kazanarak çözüm bekleyen konular arasına girmesini ifade eden kritik bir aşamadır. Cobb ve Elder'a göre, siyasal topluluğun tüm üyeleri tarafından kamu otoritelerinin dikkatini çekmesi gerektiği üzerinde uzlaşılan geniş kapsamlı sorunlar kümesine 'sistematik gündem' adı verilir.

Buna göre; sistematik gündemde yer alan bir konunun, yetkili kamu otoriteleri tarafından somut olarak ele alınmak, tartışılmak ve üzerinde karar verilmek üzere resmi görüşme listelerine dahil edilmesiyle ulaşılan gündem türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurumsal gündem

Cevap

Karar alıcıların resmi olarak ele aldıkları konuları içeren gündem türü kurumsal gündemdir.
Kurumsal gündem (resmi gündem), kamu politikası sürecinde karar alıcı organların (yasama, yürütme vb.) üzerinde aktif ve ciddi bir biçimde durmaya, müzakere etmeye ve çözüm üretmeye karar verdikleri sınırlı sayıdaki resmi konular listesini ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Gündem türleri arasındaki ayrımı belirle.
Cobb ve Elder'a göre gündem; sistematik (toplumsal/genel) ve kurumsal (resmi/özel) olarak ikiye ayrılır.
Sorunun hangi aşamada olduğunu anlamak için kavramsal tanımların yapılması gerekir.
2
Sistematik gündemden kurumsal gündeme geçişi analiz et.
Toplumun genelinde tartışılan bir konunun resmi makamların (meclis, bakanlık vb.) çalışma listesine girmesi kurumsal gündeme geçişi temsil eder.
Resmi listeye dahil edilme kriteri kurumsal gündemin temel özelliğidir.

Anahtar Kavram

Cobb ve Elder'ın Gündem Sınıflandırması

Daha Fazla Pratik

Cobb ve Elder'ın 'Dışsal Girişim', 'Seferberlik' ve 'İçsel Erişim' modellerini inceleyerek gündemin nasıl oluştuğunu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 25Soru

Kamu politikası uygulama sürecinde; politikanın başarısını merkezi otoritelerin hiyerarşik denetiminden ziyade, vatandaşla yüz yüze gelen ve uygulama aşamasında önemli bir takdir yetkisine (discretion) sahip olan "sokak düzeyi bürokratların" tutum ve davranışlarına dayandıran yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aşağıdan yukarıya yaklaşım

Cevap

Aşağıdan yukarıya yaklaşım, kamu politikası uygulama sürecinde hiyerarşinin en alt basamağında yer alan uygulayıcıların (sokak düzeyi bürokratlar) takdir yetkisini ve rollerini politikanın merkezine koyan yaklaşımdır.
Aşağıdan yukarıya yaklaşım, politika uygulama sürecinin karmaşıklığını ve yerel düzeydeki aktörlerin önemini vurgular. Michael Lipsky'nin 'Sokak Düzeyi Bürokratlar' tezi, polisler, öğretmenler ve sosyal hizmet uzmanları gibi kamu görevlilerinin, sınırlı kaynaklar ve belirsiz hedefler altında kullandıkları takdir yetkisinin politikanın nihai sonucunu belirlediğini savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen temel anahtar kavramları (sokak düzeyi bürokratlar, takdir yetkisi, merkezi hiyerarşi yerine yerel uygulama) analiz et.
Bu kavramların Michael Lipsky ve 'Bottom-up' (Aşağıdan yukarıya) modelle doğrudan ilişkili olduğu tespit edildi.
Bu modelin temel varsayımı, politikanın yukarıda yazılan metinlerden değil, aşağıda uygulanan eylemlerden ibaret olmasıdır.
2
Diğer seçeneklerdeki modellerin odak noktalarını karşılaştır.
Yukarıdan aşağıya modelin merkeziyetçi, rasyonel ve artırımcı modellerin ise daha çok karar verme süreciyle ilgili olduğu görüldü.
Uygulama yaklaşımları arasındaki temel fark, 'gücün ve etkinin kaynağı'nın neresi olduğu sorusunda yatar.

Anahtar Kavram

Sokak Düzeyi Bürokrasisi (Street-Level Bureaucracy)

Daha Fazla Pratik

Michael Lipsky'nin sokak düzeyi bürokratlar için belirttiği 'sınırlı kaynaklar' ve 'iş yükü' kavramlarının politika sapmalarına (policy drift) nasıl neden olduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 26Soru

Kamu politikası sürecinde yer alan aktörler, politika belirleme ve uygulama aşamalarında kullandıkları yetkinin kaynağına göre resmi ve gayri resmi aktörler olarak sınıflandırılmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kamu politikası sürecinde "resmi aktör" kategorisinde yer alan aktörlerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bürokrasi

Cevap

Bürokrasi, kamu politikası sürecindeki resmi aktörlerden biridir.
Bürokrasi, kamu politikası döngüsünün özellikle uygulama aşamasında merkezi bir rol oynayan, yetkisini doğrudan yasal mevzuattan alan ve devlet hiyerarşisi içinde yer alan resmi bir aktördür. Yasama, yürütme ve yargı ile birlikte kamu politikasının anayasal/yasal temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörlerin yetki kaynağını tanımla.
Resmi aktörler yetkilerini Anayasa ve yasalardan alırken, gayri resmi aktörler gönüllülük veya toplumsal etkileşim yoluyla sürece katılırlar.
Sınıflandırmanın temel kriteri hukuksal statüdür.
2
Resmi aktörleri listele.
Yasama (Meclis), Yürütme (Cumhurbaşkanı/Bakanlar), Yargı ve Bürokrasi resmi aktörlerdir.
Bu yapılar devletin temel organlarıdır ve karar alma/uygulama yetkisine sahiptirler.
3
Seçenekleri karşılaştır.
Bürokrasi seçeneği devlet yapısı içerisinde yer alan resmi bir kurumdur; diğerleri sivil toplum veya medya kökenlidir.
Bürokrasi, kamu hizmetlerinin yürütülmesinden sorumlu olan liyakate dayalı resmi devlet görevlilerinden oluşur.

Anahtar Kavram

Resmi ve Gayri Resmi Aktör Ayrımı
Tahmini Süre:45s
Soru 27Soru

Kamu politikası sürecinde yer alan aktörlerin 'resmi' (anayasal ve yasal yetkili) ve 'gayri resmi' (toplumsal ve siyasal etki sahibi) olarak sınıflandırılmasında, aktörün yetki kaynağı, kararlarının hukuki bağlayıcılığı ve devlet yapısı içindeki konumu temel ölçüttür. Türk kamu yönetimi sistemi ve kamu politikası kuramları ışığında, aktörlerin rolleri ve meşruiyet çerçeveleri ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yargı organları, idari eylem ve işlemlerin hukukilik denetimini gerçekleştirerek mevcut politikaları iptal etme veya sınırlandırma yetkisiyle, sürecin işleyişini ve içeriğini doğrudan belirleyen resmi bir aktör konumundadır.

Cevap

Yargı organlarının, idari işlemlerin hukukilik denetimi yoluyla politikaların içeriğini ve yönünü belirleyen resmi bir aktör olduğu ifadesi doğrudur.
Doğru seçenek, yargı organlarının kamu politikası döngüsündeki kritik ve resmi rolünü tanımlamaktadır. Kamu politikası sadece yasama ve yürütme organlarının kararlarından ibaret değildir; yargı, bu kararların hukuki çerçevesini denetleyerek mevcut politikaları değiştirebilir, durdurabilir veya anayasal yorumlarla yeni bir yön verebilir. Bu yetki doğrudan anayasadan kaynaklandığı için yargı, sürecin temel 'resmi' aktörlerinden biri olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörlerin sınıflandırma ölçütlerini belirleme
Resmi aktörler yetkisini anayasa ve yasalardan alan (Yasama, Yürütme, Yargı, Bürokrasi) birimlerdir.
Soruda aktörlerin meşruiyet zemini ve yasal statüleri sorgulanmaktadır.
2
Yargının kamu politikası sürecindeki konumunu analiz etme
Yargı, iptal kararları ve yürütmeyi durdurma yetkisiyle politikanın sınırlarını çizer.
Resmi aktörlerin sadece karar alıcılar değil, aynı zamanda denetleyiciler de olduğunu anlamak gerekir.
3
Gayri resmi aktörlerin sınırlarını ayırt etme
Siyasi partiler, baskı grupları ve medya; karar alma yetkisine sahip olmayan ancak etki yaratan aktörlerdir.
Hukuki bağlayıcılık ile siyasal etkinin farkını ortaya koymak çözüm için kritiktir.

Anahtar Kavram

Kamu Politikası Aktörlerinin Kurumsal ve Fonksiyonel Tasnifi

Daha Fazla Pratik

Bürokrasinin politika sürecindeki rolünü 'teknokratik güç' ve 'karar alma' ilişkisi üzerinden inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 28Soru

Kamu politikası analizinde, karar vericilerin tüm alternatifleri ve sonuçlarını kapsamlı bir şekilde incelemek yerine; mevcut politikaları temel alarak bunlar üzerinde sadece küçük, kademeli ve sınırlı değişiklikler yapmalarını öngören karar verme modeli aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Artırımcı (İnkremental) Model

Cevap

Artırımcı (İnkremental) Model
Artırımcı (İnkremental) Model, Charles Lindblom tarafından ortaya atılmıştır. Bu modele göre kamu politikası süreci, geçmişte alınan kararların üzerine küçük eklemeler (artırımlar) yapılarak ilerler. Karar vericiler, büyük riskler almak yerine mevcut durumu küçük adımlarla değiştirmeyi tercih ederler.

Adım Adım Çözüm

1
Karar verme sürecindeki temel kısıtları ve yöntemi analiz etme
Soruda belirtilen 'geçmiş kararları temel alma' ve 'küçük/kademeli değişiklikler' ifadeleri, statükoyu koruyan bir yaklaşıma işaret etmektedir.
Artırımcı modelin temel varsayımı, karar vericilerin zaman ve bilgi kısıtı nedeniyle köklü değişikliklerden kaçınmasıdır.
2
Kavramı literatürdeki karşılığı ile eşleştirme
Charles Lindblom'un 'idare-i maslahat' (muddling through) olarak kavramsallaştırdığı yapı, tam olarak bu süreci tarif eder.
Literatürde kademeli ilerleyişi savunan tek ana model artırımcı modeldir.

Anahtar Kavram

Artırımcı Karar Verme Modeli (Lindblom)

İpuçları

1
Bu model, köklü devrimsel değişiklikler yerine mevcut durumun üzerine inşa edilen küçük adımları savunur.
2
Modelin kurucusu Charles Lindblom, bu süreci 'el yordamıyla ilerleme' olarak adlandırmıştır.

Daha Fazla Pratik

Etzioni'nin bu modeli artırımcı modelle birleştiren 'Karma Tarama' (Mixed Scanning) yaklaşımına göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 29Soru

Kamu politikası sürecinde gündem belirleme aşamasını "sistematik gündem" ve "kurumsal gündem" ayrımı üzerinden inceleyen Cobb ve Elder'ın yaklaşımına göre; bir toplumsal sorunun geniş kitleler tarafından fark edilip tartışılmasına rağmen, henüz yetkili karar alıcıların resmi görüşme programına veya çalışma listesine girememiş olması durumunu en iyi açıklayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorunun sistematik gündemde yer almasına karşın, kurumsal gündeme geçişi engelleyen siyasi bariyerler veya kapı tutucular nedeniyle henüz resmi bir nitelik kazanmamış olmasıdır.

Cevap

Sorunun sistematik gündemde yer almasına karşın, kurumsal gündeme geçişi engelleyen siyasi bariyerler veya kapı tutucular nedeniyle henüz resmi bir nitelik kazanmamış olmasıdır.
Cobb ve Elder'a göre sistematik gündem, toplumun geniş bir kesimi tarafından hissedilen ve kamusal bir müdahale gerektirdiği düşünülen tüm konuları kapsar. Kurumsal gündem ise bu konular arasından karar alıcıların (hükümet, meclis vb.) gerçekten ele almayı ve üzerinde çalışmayı kabul ettiği daha dar bir listedir. Bir konunun toplumda konuşulup resmi programa girmemesi, onun sistematik gündemde takılı kaldığını ve kurumsal gündeme geçişini sağlayan 'kapı tutucular' (medya, siyasi partiler, bürokrasi liderleri vb.) tarafından henüz onaylanmadığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Cobb ve Elder'ın gündem türlerini tanımla.
Sistematik gündem toplumsal farkındalığı, kurumsal gündem ise resmi karar alma listesini ifade eder.
Teorik çerçevenin doğru kurulması analizin temelidir.
2
Soruda verilen senaryoyu analiz et.
Soruda konunun toplumda tartışıldığı (sistematik gündem) ancak resmi listeye girmediği (kurumsal gündem eksikliği) belirtilmiştir.
Toplumsal tartışma ile resmi program arasındaki boşluk, iki gündem türü arasındaki geçiş sürecini işaret eder.
3
Geçiş sürecindeki engelleri belirle.
Sistematik gündemden kurumsal gündeme geçişte 'kapı tutucular' (gatekeepers) ve siyasi öncelikler belirleyicidir.
Her toplumsal sorun otomatik olarak resmi gündeme girmez; bu süzgeçten geçmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Sistematik Gündem vs. Kurumsal Gündem Ayrımı (Cobb & Elder)
Soru 30Soru

Kamu politikası oluşturma sürecinde, karar vericinin tüm alternatifleri ve sonuçlarını değerlendirmesini öngören geleneksel bütüncül yaklaşımın yarattığı bilgi yükü ile mevcut politikaların yalnızca küçük eklemelerle sürdürülmesini savunan kademeli yaklaşımın vizyonsuzluğu arasında bir orta yol arayan; stratejik nitelikteki temel kararlar için geniş bir gözlem alanı, bu kararların uygulanmasına dönük operasyonel süreçler için ise derinlemesine inceleme yapılmasını öngören model aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karma Tarama (Mixed Scanning) Modeli

Cevap

Karma Tarama (Mixed Scanning) Modeli
Doğru yanıt olan Karma Tarama Modeli, Amitai Etzioni tarafından geliştirilmiştir. Bu model, rasyonel-kapsamlı modelin rasyonellik öncesi varsayımlarını (tüm bilgiye sahip olma) gerçekçi bulmazken; artırımcı modelin de köklü değişiklikleri engelleyen statükocu yapısını eleştirir. Çözüm olarak, büyük ölçekli 'temel kararlar' için geniş bir radar taraması yapılmasını, bu çerçevede kalan 'ayrıntılı kararlar' için ise artırımcı bir derinleşme uygulanmasını savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel problemi tanımlama
Rasyonel modelin ütopik bilgi ihtiyacı ile artırımcı modelin muhafazakâr yapısı arasında bir çatışma olduğu tespit edildi.
Sorunun hangi kuramsal boşluğu doldurmaya çalıştığını anlamak için gereklidir.
2
Önerilen çözüm mekanizmasını analiz etme
Kararların 'temel kararlar' (stratejik) ve 'artırımcı kararlar' (uygulama) olarak ikiye ayrıldığı görüldü.
Modelin ayırt edici metodolojisini belirlemek için gereklidir.
3
Kuramsal eşleştirme yapma
Bu sentezci yaklaşımın Amitai Etzioni'ye ait Karma Tarama modeli olduğu saptandı.
Akademik literatürdeki karşılığını doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Karma Tarama Modeli (Amitai Etzioni)

İpuçları

1
Bu model, rasyonel modelin 'her şeyi görme' çabası ile artırımcı modelin 'önünü görememe' riskini dengelemeye çalışır.
2
Amitai Etzioni tarafından geliştirilen bu yaklaşımda, geniş bir alan taranırken sadece kritik görülen noktalarda derinlemesine analiz yapılır.
3
Karar vericinin elinde hem geniş açılı bir kamera (genel tarama) hem de güçlü bir mikroskop (derinlemesine inceleme) olduğunu hayal edin.

Daha Fazla Pratik

Karar verme modellerinin siyasi ve teknik rasyonellik arasındaki dengesini anlamak için Lindblom'un 'Muddling Through' makalesini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 31Soru

Theodore Lowi tarafından geliştirilen kamu politikası tipolojisinde; devletin zorlama (coercion) gücünün doğrudan bireylerin veya spesifik birimlerin davranışlarını hedef aldığı ve bu zorlama ihtimalinin "dolaysız/yakın" (immediate) bir nitelik taşıdığı politika türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düzenleyici politikalar

Cevap

Düzenleyici politikalar
Theodore Lowi, kamu politikalarını devletin zorlama (coercion) gücünü kullanma biçimine göre dörtlü bir matriste sınıflandırmıştır. Bu matrise göre; eğer devletin zorlama ihtimali 'dolaysız/yakın' (immediate) ise ve bu zorlama doğrudan 'bireysel/tikel' (individual) davranışlara odaklanıyorsa, bu politika türü 'düzenleyici' (regulatory) politikadır. Bu politikalar genellikle belirli kuralların çiğnenmesi durumunda yaptırım uygulanmasını içerir.

Adım Adım Çözüm

1
Lowi'nin kamu politikası matrisini (zorlama matrisi) gözden geçir.
Zorlama ihtimali (uzak/yakın) ve zorlamanın uygulama alanı (bireysel/sistemik) olmak üzere iki boyut belirlendi.
Politika türlerini birbirinden ayıran temel teorik dayanağı saptamak.
2
Soru kökündeki 'dolaysız/yakın' (immediate) ve 'bireysel' kriterlerini eşleştir.
Bu iki kriterin kesişim noktasında düzenleyici politikaların bulunduğu saptandı.
Belirtilen zorlama niteliğine sahip spesifik kategoriyi bulmak.
3
Diğer seçeneklerdeki politika türlerinin zorlama niteliklerini kontrol et.
Dağıtıcı (uzak/bireysel), Yeniden Dağıtıcı (yakın/sistemik) ve Kurucu (uzak/sistemik) politikaların soru köküyle uyuşmadığı doğrulandı.
Yanlış seçenekleri teorik olarak elemek.

Anahtar Kavram

Lowi'nin Zorlama Matrisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 32Soru

Kamu politikası uygulama sürecinde; politika amaçlarının merkezi düzeydeki karar alıcılar tarafından net bir şekilde belirlenmesini, uygulamanın ise bu amaçlara hiyerarşik bir denetim ve disiplin altında sadık kalınarak gerçekleştirilmesini temel alan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yukarıdan aşağıya yaklaşım

Cevap

Yukarıdan aşağıya yaklaşım
Yukarıdan aşağıya yaklaşım, kamu politikası sürecini merkezi hükümetin veya üst düzey bürokratların belirlediği hedeflerden başlatan ve bu hedeflerin alt kademelerce hiyerarşik bir disiplin içinde yerine getirilmesini temel alan klasik yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Odak noktasını tespit etme
Politika hedeflerinin merkezi otoritelerce belirlendiği görülmektedir.
Soru kökünde karar alıcıların merkezi düzeyde olduğu vurgulanmıştır.
2
Uygulama yöntemini analiz etme
Süreçte hiyerarşik denetim ve disiplinin esas alındığı anlaşılmaktadır.
Bu özellikler klasik rasyonel modelin uygulama safhasındaki yansımasıdır.
3
Kuramsal eşleştirme yapma
Merkeziyetçilik ve hiyerarşi özellikleri 'Yukarıdan Aşağıya' yaklaşımı ile örtüşmektedir.
Sabatier ve Mazmanian gibi kuramcılar tarafından savunulan bu modelde yukarıdan aşağıya doğru bir emir-komuta zinciri esastır.

Anahtar Kavram

Yukarıdan Aşağıya (Top-down) Uygulama Yaklaşımı
Tahmini Süre:45s
Soru 33Soru

Kamu politikası formülasyonu ve tasarımı sürecinde rasyonel-kapsamlı modelin (rational-comprehensive model) temelini oluşturan ve politika yapıcının tüm alternatifleri teknik olarak analiz edip en yüksek faydayı sağlayan seçeneği bulabileceğini öngören 'tam bilgi' varsayımı, aşağıdaki kavramlardan hangisiyle doğrudan çelişmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınırlı Rasyonellik

Cevap

Sınırlı rasyonellik yaklaşımı, karar vericilerin tüm verilere ve sonuçlara dair tam bilgiye sahip olamayacağını vurguladığı için rasyonel modelin varsayımlarıyla çelişir.
Sınırlı rasyonellik kavramı, karar vericilerin bilişsel yeteneklerinin, zamanının ve bilgiye erişiminin sınırlı olduğunu savunur. Bu durum, rasyonel-kapsamlı modelin 'her şeyin bilindiği' ve 'en iyi seçeneğin matematiksel olarak hesaplanabileceği' yönündeki 'tam bilgi' (perfect information) önermesini geçersiz kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Rasyonel-kapsamlı modelin temel varsayımını belirle.
Model, politika yapıcıların tüm alternatifleri ve sonuçlarını eksiksiz bildiğini (tam bilgi) varsayar.
Rasyonel analiz, tüm seçeneklerin maliyet-fayda dengesinin kurulabilmesine dayanır.
2
Seçeneklerdeki kavramların bu varsayımla ilişkisini analiz et.
Sınırlı rasyonellik, bilgi ve zaman kısıtları nedeniyle tam bilginin imkansız olduğunu savunur.
Herbert Simon tarafından geliştirilen bu kavram, insan bilişsel kapasitesinin karmaşık sorunları tüm boyutlarıyla kavramaya yetmeyeceğini açıklar.

Anahtar Kavram

Sınırlı Rasyonellik (Bounded Rationality)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 34Soru

Peter Hall tarafından geliştirilen kamu politikası değişim sınıflamasına göre; politikanın temel hedeflerinde, dayandığı felsefede ve genel paradigmasında meydana gelen, yalnızca araçların veya araç ayarlarının değişmesinin ötesine geçen köklü dönüşüm türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üçüncü derece değişim

Cevap

Üçüncü derece değişim
Peter Hall'un kamu politikası değişim modelinde 'Üçüncü Derece Değişim', politikanın sadece teknik araçlarını değil, o politikanın varlık sebebini oluşturan temel inanç sistemini, amaçlarını ve paradigmasını hedef alan radikal dönüşümdür. Örneğin, bir ülkenin ekonomi yönetiminde Keynesyen yaklaşımdan Monetarist yaklaşıma geçmesi bir paradigma değişimi olduğu için bu kapsama girer.

Adım Adım Çözüm

1
Kuramsal çerçeveyi belirle
Soruda Peter Hall'un kamu politikası değişim hiyerarşisi sorgulanmaktadır.
Değişimin kapsamını belirlemek için Hall'un üçlü sınıflamasını hatırlamak gerekir.
2
Değişim düzeylerini analiz et
Birinci derece araç ayarlarına, ikinci derece araç seçimine, üçüncü derece ise amaç ve paradigmalara odaklanır.
Soruda 'temel hedefler' ve 'paradigma' vurgusu yapıldığı için en üst düzey değişim aranmaktadır.
3
Doğru kavramı seç
Paradigma değişimini karşılayan terim üçüncü derece değişimdir.
Tanım gereği köklü ve felsefi dönüşümler bu kategoride yer alır.

Anahtar Kavram

Peter Hall'un Politika Değişimi Hiyerarşisi
Soru 35Soru

Peter Hall tarafından geliştirilen politika değişimi kuramına göre; bir kamu politikasının temel amaçları ve kullanılan araç türleri değişmeden kalırken, sadece mevcut araçların uygulanma seviyelerinde (örneğin bir vergi oranının %18'den %20'ye çıkarılması gibi) yapılan küçük çaplı ayarlamalar aşağıdaki değişim türlerinden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birinci derece değişim

Cevap

Birinci derece değişim, politikanın amaçları ve araçları sabitken sadece araç seviyelerindeki ayarlamaları ifade eder.
Doğru yanıt olan seçenek, Peter Hall'un modelindeki en temel ve rutin değişim düzeyini tanımlar. Bu düzeyde politikanın genel paradigması veya kullanılan teknik araçlar değişmez; sadece bu araçların uygulama miktarları veya oranları üzerinde küçük düzeltmeler yapılır.

Adım Adım Çözüm

1
Politika değişiminin kapsamını analiz edin.
Soruda amaçların ve araç türlerinin değişmediği, sadece seviyelerin değiştiği belirtilmiştir.
Peter Hall'un hiyerarşik modelinde değişimin derinliğini belirlemek gerekir.
2
Değişimi Peter Hall'un hiyerarşisi ile eşleştirin.
Araç seviyelerindeki rutin ayarlamalar (kalibrasyon) birinci derece değişime karşılık gelir.
En düşük düzeydeki, rutin ve artırımcı değişimler bu kategoridedir.

Anahtar Kavram

Peter Hall'un Üç Dereceli Politika Değişimi Modeli
Soru 36Soru

Kamu politikası; sadece hükümetlerin somut eylemlerini değil, aynı zamanda belirli bir soruna müdahale etmemeyi seçmesini de kapsayan, meşru kamu gücüne dayanan amaçlı bir süreçtir. Kamu politikasının bu karakteristik yapısı dikkate alındığında, onu özel bir kurumun stratejik planlamasından veya genel bir siyasi vaatten ayıran en temel ayırt edici özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kararların, toplumun tamamı üzerinde bağlayıcı olan ve gerektiğinde meşru zorlama (kamu kudreti) kullanma yetkisine sahip bir otorite tarafından alınması

Cevap

Kararların toplumun tamamı üzerinde bağlayıcı olan meşru bir kamu otoritesi (kamu kudreti) tarafından alınması, kamu politikasını diğer tüm politika türlerinden ayıran temel özelliktir.
Kamu politikası, özel sektörün veya sivil toplumun politikalarından farklı olarak, meşru bir otorite tarafından yürütülür ve bu otorite toplum üzerinde bağlayıcı kararlar alma, bu kararları zorlayıcı güçle uygulama (kamu kudreti) yetkisine sahiptir. Bu nitelik, politikanın 'kamusal' olmasının temel dayanağıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu ve özel politika ayrımını analiz etme
Her iki tür de amaçlıdır ve rasyonel süreçler izleyebilir; ancak otoritenin kaynağı farklıdır.
Soruda ayırt edici temel özellik sorulduğu için ortak noktalar elenmelidir.
2
Meşruiyet ve zorlama gücü kavramlarını değerlendirme
Sadece kamu otoritesi, aldığı kararları toplumun bütününe zorla (hukuki yaptırımlarla) dayatma yetkisine sahiptir.
Bu durum David Easton'ın 'değerlerin yetkili dağıtımı' tanımının özünü oluşturur.
3
Seçenekleri karşılaştırma
Meşru otorite vurgusu yapan ifade en kapsamlı ve ayırt edici tanımı sağlar.
Kamu politikası, devletin 'kamu kudreti' kullanma yetkisinin bir sonucudur.

Anahtar Kavram

Meşru Kamu Otoritesi ve Yetkili Dağıtım

Daha Fazla Pratik

Kamu politikası aktörleri arasındaki resmi ve gayri resmi ayrımını inceleyerek, bürokrasinin uygulama aşamasındaki gücünü araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 37Soru

Kamu politikası literatüründe uygulama sürecine dair geliştirilen kuramsal yaklaşımlardan biri; politika metninin statik bir talimatlar bütünü olmadığını, aksine uygulama aşamasında karşılaşılan kısıtlar ve çevresel dinamiklerle sürekli yeniden şekillendiğini savunur. Bu yaklaşıma göre politika süreci, başlangıçtaki varsayımların (hipotezlerin) gerçek hayatla temas etmesi sonucu geçirdiği bir 'öğrenme' ve 'adaptasyon' sürecidir. Uygulama esnasında hedeflerin ve araçların birbirini etkileyerek dönüşmesini, politikanın başarıya ulaşması için zorunlu bir mekanizma olarak gören ve bu süreci bir 'evrim' (evolution) olarak nitelendiren yaklaşım/yazarlar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Politikayı bir hipotez olarak görüp uygulama sürecini bu hipotezin test edilmesi ve geliştirilmesi olarak tanımlayan Giandomenico Majone ve Aaron Wildavsky

Cevap

Uygulama sürecini bir 'evrim' (evolution) olarak nitelendiren, politikayı bir 'öğrenme süreci' ve 'hipotez' olarak gören Giandomenico Majone ve Aaron Wildavsky'nin yaklaşımıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, kamu politikası literatüründe 'Implementation as Evolution' (Evrim Olarak Uygulama) makalesiyle tanınan Majone ve Wildavsky'nin görüşlerini yansıtır. Bu yazarlar, politikanın uygulama aşamasında hedeflerin sabit kalmadığını, uygulayıcıların çevresel kısıtlarla karşılaştıkça politikayı bir hipotez gibi test edip yeniden tanımladıklarını (adaptasyon) savunurlar. Bu bakış açısı, başarısızlığı 'planlanan ile gerçekleşen arasındaki fark' olarak gören klasik anlayışı reddeder ve bu farkı bir 'öğrenme süreci' olarak değerlendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel anahtar kavramları (evrim, hipotez, öğrenme süreci, hedeflerin revizyonu) analiz et.
Bu kavramların geleneksel doğrusal uygulama modellerine karşı bir 'uyumlanma' (adaptation) modelini işaret ettiği görülür.
Yönetim biliminde bu spesifik terminoloji, politikanın uygulama aşamasında yeniden keşfedildiğini savunur.
2
Literatürdeki yazarların temel iddialarını eşleştir.
Majone ve Wildavsky'nin 1978 tarihli çalışmaları, 'Implementation as Evolution' başlığıyla bu görüşün öncüsüdür.
Sabatier ve Mazmanian statik hedeflere (Top-down), Lipsky ise bireysel takdir yetkisine (Bottom-up) odaklanır; evrimsel bakış ise kurumsal bir öğrenme sürecidir.
3
Diğer seçeneklerdeki kuramsal yaklaşımların odak noktalarını eleyerek teyit et.
Üçüncü kuşak (Goggin) ampirik verilere, Savunucu Koalisyonlar (Sabatier) ise inanç sistemlerine odaklandığı için elenir.
Doğru tanım sadece Majone ve Wildavsky'nin 'politika bir hipotezdir' önermesiyle tam olarak örtüşür.

Anahtar Kavram

Evrimsel Uygulama Yaklaşımı (Implementation as Evolution)

Daha Fazla Pratik

Sabatier'in 'Yukarıdan Aşağıya' ve 'Aşağıdan Yukarıya' tartışmalarına yanıt olarak geliştirdiği sentez modellerini incelemek bu konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 38Soru

Theodore Lowi tarafından geliştirilen kamu politikası tipolojisine göre; bir ülkede gelir dağılımındaki adaletsizliği gidermek amacıyla yüksek gelirli kesimlerden artan oranlı vergi toplanarak, bu kaynağın düşük gelirli vatandaşlara yönelik sosyal yardım ve burs hizmetlerine aktarılması aşağıdaki politika türlerinden hangisinin kapsamında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeniden dağıtıcı politikalar

Cevap

Yeniden dağıtıcı politikalar
Yeniden dağıtıcı politikalar, toplumdaki kaynakların büyük sosyal sınıflar arasında transfer edilmesini amaçlar. Soruda belirtilen artan oranlı vergi sistemi ve bu kaynağın düşük gelirli kesimlere sosyal yardım olarak sunulması, bir sınıftan diğerine kaynak aktarımı olduğu için bu kategorinin klasik bir örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Politikanın hedefini analiz edin.
Politika, gelir adaletsizliğini gidermek için sınıflar arası kaynak transferi (vergiden sosyal yardıma) yapmaktadır.
Yeniden dağıtıcı politikaların en temel özelliği, kaynakların toplumun bir kesiminden diğerine aktarılmasıdır.
2
Theodore Lowi'nin tipolojisindeki tanımlarla karşılaştırın.
Lowi, sınıflar arası çatışma potansiyeli yüksek ve geniş çevresel etkileri olan bu tür transferleri 'Yeniden Dağıtıcı' olarak tanımlar.
Dağıtıcı politikalar spesifik gruplara odaklanırken, yeniden dağıtıcı politikalar sınıfsal veya makro grupsal transferlere odaklanır.

Anahtar Kavram

Theodore Lowi'nin Kamu Politikası Tipolojisi (Yeniden Dağıtıcı Politikalar)
Soru 39Soru

Kamu politikası sürecinde yer alan aktörler, sahip oldukları yetkinin kaynağına göre 'resmi' ve 'gayri resmi' olarak ikiye ayrılır. Resmi aktörler, yetkilerini doğrudan anayasa ve kanunlardan alan 'kamu otoritesini' temsil eden birimlerdir. Gayri resmi aktörler ise yasal bir karar alma yetkisine sahip olmamakla birlikte, toplumsal talepleri organize ederek veya kamuoyu oluşturarak süreci etkileyen yapılardır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kamu politikası sürecinde yer alan gayri resmi aktörlerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Baskı Grupları

Cevap

Baskı grupları, kamu politikası sürecinde yasal bir yetkisi bulunmayan gayri resmi aktörlerden biridir.
Baskı grupları, yasal veya anayasal bir karar alma yetkisine sahip olmayan, ancak belirli bir çıkarı savunmak veya kamuoyu oluşturmak amacıyla politika sürecine dışarıdan müdahil olan gayri resmi aktörlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Aktör ayrımının temel kriterini belirle.
Aktörler; yetki kaynağı yasal olanlar (resmi) ve toplumsal/siyasal olanlar (gayri resmi) şeklinde ayrılır.
Resmi ve gayri resmi ayrımı, anayasal/yasal dayanağa göre yapılır.
2
Seçeneklerdeki kurumların yasal statüsünü kontrol et.
Yasama, yürütme, yargı ve bürokrasi devlet aygıtının parçasıdır.
Bu yapılar güçlerini doğrudan hukuksal metinlerden (Anayasa, kanunlar) alırlar.
3
Toplumsal etki gücüyle sürece dahil olan aktörü seç.
Baskı grupları, devlet hiyerarşisi dışında kalan ve yasal karar alma yetkisi olmayan yapılardır.
Baskı grupları, sivil toplum örgütleri ve medya ile birlikte gayri resmi aktörler kategorisindedir.

Anahtar Kavram

Resmi ve Gayri Resmi Kamu Politikası Aktörleri

İpuçları

1
Resmi aktörler devlet teşkilatı içerisinde yer alan ve anayasal dayanağı olan kurumlardır.
Tahmini Süre:45s
Soru 40Soru

Üniversiteler ve araştırma kurumları gibi hedeflerin muğlak olduğu, üretim teknolojisinin tam olarak anlaşılamadığı ve üyelerin sürece katılımının akışkanlık gösterdiği 'örgütlü anarşi' yapılarındaki karar süreçlerini açıklayan; kararların sorunlar, çözümler, katılımcılar ve seçim fırsatlarından oluşan dört bağımsız akışın rastlantısal bir şekilde bir araya gelmesiyle oluştuğunu savunan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çöp Kutusu Modeli

Cevap

Örgütlü anarşi yapılarında kararların sorunlar, çözümler, katılımcılar ve seçim fırsatlarının rastlantısal birleşimiyle oluştuğunu savunan Çöp Kutusu Modeli'dir.
Çöp Kutusu Modeli, özellikle üniversiteler gibi hedeflerin net olmadığı ve üyelerin katılımının değişken olduğu yapılarda (örgütlü anarşi), kararların sorunlar, çözümler, katılımcılar ve seçim fırsatlarının bir 'kap' (çöp kutusu) içinde rastlantısal olarak buluşması sonucunda ortaya çıktığını açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki örgütsel bağlamı tanımlayın.
Yapının 'örgütlü anarşi' (hedeflerin muğlaklığı, belirsiz teknoloji, akışkan katılım) olduğu belirlenir.
Bu özellikler literatürde Michael Cohen, James March ve Johan Olsen'in teorik çerçevesine işaret eder.
2
Karar verme mekanizmasının bileşenlerini analiz edin.
Karar sürecinin dört bağımsız akıştan (sorunlar, çözümler, katılımcılar, seçim fırsatları) oluştuğu saptanır.
Bu modelde kararlar rasyonel bir sıra izlemek yerine, bir çözümün uygun bir sorunla tesadüfen karşılaşmasıyla alınır.
3
Tanımlanan özellikleri modellerle eşleştirin.
Sürecin 'Çöp Kutusu Modeli' (Garbage Can Model) olduğu sonucuna varılır.
Artırımcı veya Rasyonel modeller belirli bir mantıksal süreklilik ararken, Çöp Kutusu Modeli belirsizlik ve rastlantısallığı merkeze alır.

Anahtar Kavram

Çöp Kutusu Modeli (Garbage Can Model) ve Örgütlü Anarşi

İpuçları

1
Bu model, karar verme sürecini 'bir çözüm bekleyen sorunlar' ile 'bir sorun bekleyen çözümlerin' karşılaşması olarak görür.
2
Modelin geliştiricileri Michael Cohen, James March ve Johan Olsen'dir.
3
Özellikle üniversiteler ve bazı kamu kurumları gibi 'örgütlü anarşi' özelliği gösteren yapılardaki kararları açıklar.

Daha Fazla Pratik

Lindblom'un Artırımcı Modeli ile bu model arasındaki 'karar verme mantığı' farkını incelemek faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 2 / 9Sonraki
Kamu Politikası Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 2 | Examkin