Kamu Politikası

172 soru

Soru 41Soru

Kamu politikası analizi literatüründe, politikaların neden uzun süre değişmediğini ve değişim gerçekleştiğinde bunun neden köklü ve ani olduğunu açıklayan 'Kesintili Denge' (Punctuated Equilibrium) modeline göre; mevcut 'politika tekellerinin' (policy monopolies) sarsılarak köklü bir değişimin (punctuation) tetiklenmesini sağlayan temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Politika sorununun, farklı kuralların, aktörlerin ve tanımlamaların egemen olduğu yeni bir 'politika mecrasına' (policy venue) taşınması

Cevap

Politika sorununun yeni bir 'politika mecrasına' (policy venue) taşınması
Kesintili Denge modelinde köklü değişimin anahtarı 'mecra alışverişi' (venue shopping) veya mecra değişimidir. Bir politika sorunu, mevcut statükoyu koruyan sınırlı aktörlerin kontrolünden çıkıp yeni bir kurumsal alana (yargı, medya, uluslararası kuruluşlar vb.) taşındığında, yeni aktörler ve yeni tanımlamalar sürece dahil olur, bu da mevcut politika tekelini yıkarak köklü değişimi tetikler.

Adım Adım Çözüm

1
Kesintili Denge (Punctuated Equilibrium) modelinin temel varsayımlarını analiz etme
Modelin, politikaların uzun süre artırımcı (incremental) bir çizgide gittiğini ancak 'mecra değişimi' ile aniden köklü değişimler yaşadığını savunduğu belirlenir.
Kuramsal çerçeveyi netleştirmek için.
2
Politika tekeli (policy monopoly) kavramını değerlendirme
Politika tekellerinin, konuyu sadece belirli uzmanların ve aktörlerin sınırlı bir bakış açısıyla (frame) yönettiği yapılar olduğu anlaşılır.
Dengeyi sağlayan gücü tanımlamak için.
3
Değişimi tetikleyen 'mecra (venue) değişikliği' mekanizmasını tahlil etme
Sorun yeni bir meclise, mahkemeye veya kamuoyu gündemine taşındığında mevcut tekelin kırıldığı ve köklü değişimin (punctuation) başladığı saptanır.
Baumgartner ve Jones'un özgün katkısını bulmak için.
4
Peter Hall'un değişim dereceleri ile kavramsal ayrım yapma
Birinci, ikinci ve üçüncü derece değişimlerin Hall'un modeline; mecra ve tekel kavramlarının ise Kesintili Denge modeline ait olduğu teyit edilir.
Çeldiricileri elemek ve doğruluğu kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Kesintili Denge (Punctuated Equilibrium) ve Politika Mecraları (Policy Venues)

Daha Fazla Pratik

Peter Hall'un 1, 2 ve 3. derece değişimleri ile Sabatier'in Savunucu Koalisyonlar Çerçevesi (ACF) arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 42Soru

Cobb ve Elder tarafından geliştirilen kamu politikası gündem belirleme yaklaşımına göre; toplumdaki bireylerin genelini ilgilendiren, kamu otoritelerinin müdahale alanında olduğu kabul edilen ancak henüz resmi makamların çalışma programına girmemiş konular bütünü ile karar alıcıların üzerinde ciddi ve resmi olarak durmayı kabul ettiği konuların ayrımı yapılmaktadır. Buna göre, bir sorunun kamu otoritelerince resmi olarak işleme alınması ve çözüm seçeneklerinin tartışılmaya başlanması aşağıdaki gündem türlerinden hangisinin kapsamına girer?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurumsal Gündem

Cevap

Kurumsal Gündem
Cobb ve Elder'a göre kurumsal gündem (hükümet gündemi), kamu otoritelerinin üzerinde ciddi ve resmi olarak işlem yapmaya karar verdikleri konular listesidir. Sistematik gündemden farklı olarak daha dar ve resmi bir nitelik taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Cobb ve Elder'ın gündem sınıflamasını hatırla.
Sistematik gündem (genel/toplumsal) ve Kurumsal gündem (resmi/hükümet) ayrımı yapılır.
Sorunun hangi kuramsal çerçeveye dayandığını belirlemek için gereklidir.
2
Soru kökündeki 'resmi olarak işleme alınma' ifadesini analiz et.
Resmiyet ve karar alıcıların ajandasına giriş 'Kurumsal Gündem'i işaret eder.
İki gündem türü arasındaki temel ayrım noktası resmiyettir.

Anahtar Kavram

Cobb ve Elder Gündem Belirleme Türleri

İpuçları

1
Cobb ve Elder'ın sınıflamasında iki ana gündem türü vardır: biri toplumsal, diğeri resmidir.

Daha Fazla Pratik

Cobb, Ross ve Ross'un dış girişim, mobilizasyon ve iç erişim modellerini inceleyerek gündem belirleme modelleri arasındaki farklara çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 43Soru

Kamu politikası sürecinde toplumsal sorunların görünürlük kazanmasını sağlayarak gündem oluşturmada kritik bir rol üstlenen, ancak gücünü anayasal veya yasal bir yetkiden almayan gayri resmi (informal) aktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Medya

Cevap

Medya, kamu politikası sürecinde sorunların kamuoyuna duyurulması ve gündeme taşınmasında etkili olan gayri resmi bir aktördür.
Medya, kamu politikası sürecinde toplumsal talepleri görünür kılarak gündem belirleme aşamasında çok etkili bir rol oynar. Ancak medyanın bu gücü anayasal bir kamu kudretine değil, toplumsal etkiye dayandığı için 'gayri resmi aktör' olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörlerin yetki kaynağını sınıflandır.
Aktörler, yetkilerini anayasa ve yasalardan alıyorsa 'resmi', toplumsal etkiden alıyorsa 'gayri resmi' olarak ayrılır.
Soruda 'yasal bir yetkiden almayan' ve 'gayri resmi' ifadeleri temel ayrımı yapmamızı sağlar.
2
Seçeneklerdeki aktörlerin statüsünü incele.
Yasama, yürütme, yargı ve bürokrasi devletin resmi organlarıdır; medya ise sivil alandadır.
Resmi aktörler kamu gücü kullanırken, gayri resmi aktörler sadece etki (nüfuz) kullanırlar.
3
Gündem belirleme rolünü doğrula.
Medya, haberler ve tartışmalar yoluyla hangi konunun 'sorun' olarak görüleceğini belirleyerek gündem oluşturur.
Tanım ve işlev özellikleri medyanın bu kategoriye tam uyduğunu gösterir.

Anahtar Kavram

Gayri Resmi Aktörler ve Gündem Belirleme
Tahmini Süre:45s
Soru 44Soru

Kamu politikası, toplumsal sorunların çözümü veya belirli kamu hedeflerine ulaşılması amacıyla kamu otoriteleri tarafından yürütülen planlı faaliyetler bütünüdür. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kamu politikasının, özel sektördeki karar alma ve politika oluşturma süreçlerinden ayrılan en temel özelliğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meşru bir kamu gücüne ve yasal yaptırım yetkisine dayanması

Cevap

Meşru bir kamu gücüne ve yasal yaptırım yetkisine dayanması
Meşru bir kamu gücüne ve yasal yaptırım yetkisine dayanması kamu politikasının en belirgin özelliğidir. Kamu politikaları, devletin egemenlik yetkisine dayanarak oluşturulur ve bu politikaların uygulanmasında kamu gücü (kudreti) kullanılır. Bu durum, toplumsal değerlerin bağlayıcı bir şekilde dağıtılmasını sağlar ve kamu politikalarını sadece gönüllülük veya sözleşme hukukuna dayanan özel sektör kararlarından ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu politikasının temel tanımı ve kapsamı hatırlanır.
Kamu politikasının kamu otoriteleri tarafından toplumsal sorunları çözmek amacıyla oluşturulan eylemler olduğu belirlenir.
Sorunun kökünde kamu ve özel sektör ayrımı sorulmaktadır.
2
Kamu yönetimi ile özel yönetim arasındaki ayırt edici özellikler karşılaştırılır.
Planlama, hiyerarşi ve verimlilik gibi özelliklerin her iki sektör için ortak olduğu, ancak meşru otorite kullanımının farklılaştığı tespit edilir.
Yönetim biliminin temel kavramlarındaki benzerlikler ve farklılıklar analiz edilmelidir.
3
Meşruiyet ve yaptırım gücü kavramları değerlendirilir.
David Easton'ın tanımında yer alan 'değerlerin otoriteye dayalı olarak dağıtımı' ilkesiyle uyumlu olarak kamu gücünün belirleyici olduğu sonucuna varılır.
Özel sektörün aksine kamu otoritesinin aldığı kararlar tüm toplum üzerinde bağlayıcı ve yasal zorlayıcılığa sahiptir.

Anahtar Kavram

Meşru Kamu Otoritesi ve Değerlerin Dağıtımı
Tahmini Süre:45s
Soru 45Soru

Kamu politikası analisti William Dunn'a göre politika değerlendirme süreci; etkililik, verimlilik, yeterlilik, hakkaniyet, duyarlılık ve uygunluk olmak üzere altı temel kriter üzerinden yürütülür. Bir kamu kurumunun 'Dijital Dönüşüm ve Kağıtsız Ofis' projesi değerlendirilirken şu tespitler yapılmıştır:

I. Proje kapsamında hedeflenen tüm birimlerde dijital altyapı kurulumu tamamlanmış ve tüm personelin eğitim süreçleri başarıyla bitirilmiştir.
II. Dijital sistemin arayüz tasarımı ve işlem hızı, personelin günlük iş akışındaki somut ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmış ve kullanıcıların teknik destek taleplerine beklenen hızda yanıt verilememiştir.
III. Kurum genelinde dijitalleşme tam olarak sağlanmasına rağmen, toplam kağıt tüketimindeki azalma oranı; başlangıçta tanımlanan çevre kirliliğini önleme ve işletme maliyetlerini düşürme hedefleri dikkate alındığında, ana sorunun çözümüne beklenen büyüklükte bir katkı sunmamıştır.

Bu tespitlerin sırasıyla William Dunn'ın hangi değerlendirme kriterlerindeki eksikliğe veya başarıya karşılık geldiği söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etkililik - Duyarlılık - Yeterlilik

Cevap

Sırasıyla etkililik, duyarlılık ve yeterlilik kriterlerinin eşleştirildiği seçenek doğrudur.
Metindeki ilk bulgu, politikanın operasyonel hedeflerinin (altyapı ve eğitim) gerçekleştiğini belirterek 'etkililik' kriterine işaret eder. İkinci bulgu, sistemin kullanıcıların ihtiyaç ve memnuniyet düzeyini karşılayamadığını belirterek 'duyarlılık' kriterindeki eksikliği vurgular. Üçüncü bulgu ise, elde edilen başarının (dijitalleşme) asıl çözülmek istenen problemin (çevre ve maliyet) büyüklüğü karşısında ne kadar 'yeterli' veya 'etkili bir çözüm payına' sahip olduğuna odaklandığı için 'yeterlilik' kriterini temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci tespiti analiz et
Etkililik (Effectiveness)
Altyapı kurulumu ve eğitimlerin tamamlanması, politikanın başlangıçta belirlenen hedeflerine ulaştığını gösterir.
2
İkinci tespiti analiz et
Duyarlılık (Responsiveness)
Sistemin kullanıcı (personel) ihtiyaçlarını karşılamaması ve taleplere yanıt verememesi, hedef kitlenin değer ve tercihlerine olan duyarlılığın düşük olduğunu gösterir.
3
Üçüncü tespiti analiz et
Yeterlilik (Adequacy)
Hedeflere ulaşılmasına rağmen (kağıtsız ofis), bu durumun ana sorunu (çevre/maliyet) çözme derecesinin düşük kalması, ulaşılan sonucun problem ölçeğinde yetersiz olduğunu gösterir.
4
Sıralamayı kontrol et ve seçeneği belirle
Etkililik - Duyarlılık - Yeterlilik
Dunn'ın tanımlarına göre yapılan teknik ve mantıksal eşleştirme bu dizilimi gerektirir.

Anahtar Kavram

William Dunn'ın Politika Değerlendirme Kriterleri
Soru 46Soru

Bir ülkede artan çevre kirliliği sorunu sivil toplum kuruluşları, medya ve halk tarafından yoğun bir şekilde tartışılmakta; sorunun çözümü için kamu otoritelerinin adım atması gerektiği yönünde toplumda genel bir uzlaşı bulunmaktadır. Ancak ilgili bakanlık veya parlamento bu konuyu henüz resmi toplantı gündemine almamış ve somut bir çözüm önerisi üzerinde çalışmaya başlamamıştır.

Cobb ve Elder'ın gündem belirleme yaklaşımına göre, bu sorunun içinde bulunduğu gündem türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sistematik Gündem

Cevap

Sistematik Gündem
Sistematik gündem, toplumda geniş bir kitlenin dikkatini çeken, kamusal bir otoritenin yetki alanında olduğu kabul edilen ancak henüz karar alıcıların (hükümet, meclis vb.) resmi çalışma listesine girmemiş sorunların toplamıdır. Senaryoda çevre kirliliğinin halk ve medya tarafından tartışılması bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorunun toplumsal düzeyini analiz etme
Sorunun halk, medya ve sivil toplum tarafından fark edildiği ve tartışıldığı belirlenmiştir.
Cobb ve Elder'a göre sistematik gündem, toplumun geniş kesimleri tarafından paylaşılan ve kamusal bir müdahale gerektirdiği düşünülen konuları içerir.
2
Resmi makamların katılımını kontrol etme
Hükümet veya parlamentonun konuyu henüz resmi çalışma gündemine almadığı tespit edilmiştir.
Bir konunun 'Kurumsal Gündem' sayılabilmesi için karar alıcıların o konuyu aktif olarak değerlendirmeye başlamış olması gerekir.
3
Kavramsal eşleştirme yapma
Geniş toplumsal tartışma alanı 'Sistematik Gündem' ile örtüşmektedir.
Resmi makamların henüz somut bir adım atmadığı 'tartışma' aşaması sistematik gündemin temel özelliğidir.

Anahtar Kavram

Cobb ve Elder'ın Gündem Sınıflandırması (Sistematik vs. Kurumsal)

İpuçları

1
Cobb ve Elder'ın ikili ayrımını düşünün: Halkın konuştuğu yer ile devletin çalıştığı yer farklıdır.
2
Eğer bir konu sadece tartışılıyor ancak resmi bir teklife dönüşmemişse, o konu henüz 'kurumsallaşmamış' demektir.

Daha Fazla Pratik

Sistematik gündemden kurumsal gündeme geçişte etkili olan 'Tetileyici Olaylar' ve 'Kapı Tutucular' kavramlarını inceleyin.
Tahmini Süre:50s
Soru 47Soru

Theodore Lowi’nin "Politika Siyaseti Belirler" (Policy Determines Politics) önermesine dayalı kamu politikası tipolojisinde; devletin zorlama (coercion) kapasitesinin uygulama olasılığının "uzak" (remote) olduğu, ancak zorlamanın hedefinin doğrudan bireysel davranışlar yerine "çevresel veya yapısal" (environment) koşullar olduğu politika türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurucu Politikalar

Cevap

Kurucu politikalar, Theodore Lowi'nin zorlama matrisinde zorlama olasılığının uzak olduğu ve zorlamanın bireylerden ziyade çevresel yapılar üzerinden işlediği kategoridir.
Kurucu (Constituent) politikalar, Theodore Lowi'nin tipolojisinde devletin zorlama kapasitesinin uygulama olasılığının uzak (remote) olduğu, uygulama alanının ise doğrudan bireysel davranışlar değil, çevresel veya yapısal (environment) bir bağlam olduğu alanı ifade eder. Bu politikalar genellikle devlet organlarının kurulması, idari reformlar veya seçim sistemine ilişkin düzenlemeler gibi yapısal kuralları içerir.

Adım Adım Çözüm

1
Lowi'nin zorlama (coercion) matrisini analiz et.
Matris iki eksenden oluşur: Zorlamanın olasılığı (Yakın/Uzak) ve Zorlamanın uygulama alanı (Bireysel Davranış/Çevresel Yapı).
Politika türlerini birbirinden ayıran temel yapısal özellikler bu iki değişkendir.
2
Zorlama olasılığının 'uzak' olduğu durumları filtrele.
Olasılık uzak olduğunda seçenekler 'Dağıtıcı' ve 'Kurucu' politikalar olarak ikiye iner.
Zorlamanın doğrudan değil, dolaylı yollardan hissedildiği politikaları tespit etmek gerekir.
3
Zorlamanın uygulama alanının 'çevresel/yapısal' (environment) olduğu durumu belirle.
Eğer zorlama bireysel davranışa yönelikse 'Dağıtıcı', çevresel yapıya yönelikse 'Kurucu' politikadır.
Soruda verilen 'bireysel davranış yerine çevresel koşullar' vurgusu bizi doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Lowi'nin Zorlama Matrisi ve Kurucu Politikalar

Daha Fazla Pratik

Lowi'nin matrisini James Wilson'ın 'Maliyet-Fayda' dağılımı matrisi ile karşılaştırarak analiz etmeniz konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 48Soru

Cobb ve Elder'ın kamu politikası gündem belirleme kuramına göre, bir konunun toplumsal tartışma alanından (sistematik gündem) karar alıcıların resmi listesine (kurumsal gündem) geçebilmesi için "sorun genişlemesi" (issue expansion) stratejisi hayati önem taşır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bir toplumsal sorunun sorun genişlemesi kapasitesini zayıflatarak kurumsal gündeme girişini güçleştiren bir durumdur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorunun son derece teknik ve spesifik bir dille tanımlanarak kamusal tartışmanın uzmanlık alanına hapsedilmesi

Cevap

Sorunun teknik ve spesifik bir dille tanımlanarak uzmanlık alanına hapsedilmesi, toplumun geneli tarafından anlaşılmasını ve sahiplenilmesini zorlaştırdığı için kurumsal gündeme geçişi engeller.
Doğru yanıt olan sorunun teknik bir dille daraltılması, Cobb ve Elder'ın kuramında sorun genişlemesini (issue expansion) engelleyen bir durumdur. Bir sorunun kurumsal gündeme girebilmesi için belirsizliğinin giderilmesi, somutlaştırılması ve geniş halk kitleleri tarafından anlaşılabilir (popülerleştirilebilir) olması gerekir. Teknik dil, konuyu sadece uzmanların anlayabileceği bir çerçeveye hapsederek toplumsal baskı oluşmasını engeller.

Adım Adım Çözüm

1
Gündem türlerinin ayrımını yapın.
Sistematik gündem toplumun genel tartışma alanını, kurumsal gündem ise resmi karar organlarının listesini ifade eder.
Cobb ve Elder'ın kuramsal çerçevesini anlamak için bu temel ayrım gereklidir.
2
"Sorun Genişlemesi" kavramını analiz edin.
Bir sorun ne kadar basit, somut ve toplumsal değerlerle uyumlu tanımlanırsa o kadar geniş kitlelere ulaşır ve karar alıcılar üzerinde baskı kurar.
Kurumsal gündeme geçişin motor gücü sorun genişlemesidir.
3
Seçenekleri bu kuramsal çerçeveye göre değerlendirin.
Teknik ve spesifik bir dil kullanımı, sorunun "genişlemesini" engelleyerek onu sadece uzmanların konusu haline getirir.
Kurumsal gündeme girişi zorlaştıran faktörü tespit etmek için engelleyici unsura odaklanılmalıdır.

Anahtar Kavram

Cobb ve Elder'ın Gündem Belirleme ve Sorun Genişlemesi Yaklaşımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 49Soru

Peter Hall tarafından geliştirilen 'politika değişimi' ve 'toplumsal öğrenme' kuramına göre; bir kamu politikasının sadece araçlarında değil, bu araçların hizmet ettiği temel hedeflerde ve politikanın altında yatan kuramsal paradigma çerçevesinde gerçekleşen köklü değişimler 'üçüncü derece değişim' olarak adlandırılır. Hall'un modelinde, üçüncü derece değişimi, uzmanların ve bürokrasinin belirleyici olduğu birinci ve ikinci derece değişimlerden ayıran en temel karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karar alma otoritesinin (locus of authority) teknik uzmanlardan siyasi aktörlere ve daha geniş toplumsal kesimlere kayması

Cevap

Karar alma otoritesinin (locus of authority) teknik uzmanlardan siyasi aktörlere ve kamuoyuna kayması
Peter Hall'un kuramında üçüncü derece değişimler (paradigma değişimleri), toplumsal bir öğrenme süreci olmasının yanı sıra yoğun bir siyasi rekabet içerir. Birinci ve ikinci derece değişimler uzmanların kendi aralarında yürüttüğü teknik bir süreçken (insider process), üçüncü derece değişimde otorite odağı uzmanlardan siyasetçilere ve kamuoyuna kayar (locus of authority shift). Bu durum, sürecin artık bir teknik 'ayar' meselesi değil, bir 'temel değer ve hedef' mücadelesi haline gelmesinden kaynaklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Peter Hall'un politika değişimi hiyerarşisini analiz etmek
Hall; birinci (ayarlar), ikinci (araçlar) ve üçüncü (paradigma/hedefler) derece değişimler şeklinde üçlü bir yapı kurmuştur.
Değişimin derinliğini anlamak için bu hiyerarşik ayrım gereklidir.
2
Birinci ve ikinci derece değişimlerin aktör yapısını belirlemek
Bu değişimler 'normal politika' dönemlerinde, devlet içindeki uzmanların ve bürokratların teknik bilgisiyle şekillenir.
Teknik değişimler uzmanlık alanı içinde kalır.
3
Üçüncü derece değişimin (paradigma değişimi) tetikleyicilerini incelemek
Mevcut paradigmanın açıklayamadığı 'anomaliler' arttığında uzmanlık sorgulanır ve süreç siyasallaşır.
Paradigma iflas ettiğinde uzmanların meşruiyeti sarsılır.
4
Karar alma otoritesinin yer değiştirmesini (locus of authority) saptamak
Otorite odağı uzmanlardan siyasetçilere, medya ve baskı grupları gibi daha geniş bir alana kayar; bu üçüncü derece değişimin ayırt edici özelliğidir.
Hall'a göre paradigma değişimleri doğası gereği siyasi bir mücadeledir.

Anahtar Kavram

Üçüncü Derece Değişim ve Otorite Kayması

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'kim karar veriyor?' sorusuna odaklanın. Teknik konular (1. ve 2. derece) uzman işidir, hedeflerin ve değerlerin değişimi (3. derece) ise siyasetin ve halkın işidir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 50Soru

Kamu politikası analizi çerçevesinde, işlevini yitirmiş veya başarısızlığı kanıtlanmış bir politikanın tamamen ortadan kaldırılması süreci 'politika sonlanması' (policy termination) olarak adlandırılır. Bir kamu kurumunun, kendi personel yapısını, bütçesini ve kurumsal otoritesini koruma güdüsüyle bir programın sonlandırılmasına direnmesi, politika sonlanmasının önündeki hangi engel türüne örnek teşkil eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurumsal ve örgütsel engeller

Cevap

Kurumsal ve örgütsel engeller
Kurumsal ve örgütsel engeller, kamu bürokrasisinin kendi kaynaklarını (bütçe, personel) ve yetki alanını koruma eğilimini, kurumsal alışkanlıkları ve değişime karşı gösterilen içsel direnci kapsar. Soruda belirtilen kamu kurumunun kendi yapısını koruma çabası bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen direnç kaynağını analiz etme
Direnç, kamu kurumunun kendi personelini, bütçesini ve otoritesini (statükoyu) koruma isteğinden kaynaklanmaktadır.
Politika sonlanması sürecinde engelleri sınıflandırmak için kaynağın kurum içi mi yoksa kurum dışı mı olduğunu belirlemek gerekir.
2
Tanımlanan direnci literatürdeki kavramlarla eşleştirme
Kurumların kendi varlık nedenlerini koruma çabası, 'kurumsal atalet' ve 'bürokratik direnç' başlıkları altında kurumsal engeller kategorisinde incelenir.
Örgütsel yapının kendi çıkarlarını politikanın başarısının önüne koyması kurumsal bir engeldir.

Anahtar Kavram

Politika Sonlanmasının Önündeki Kurumsal Engeller

İpuçları

1
Engelin kaynağının politikanın içeriği mi yoksa onu uygulayan yapının kendisi mi olduğuna odaklanın.
2
Kamu kurumlarının bütçe ve personel sayılarını maksimize etme eğilimi (bürokratik maksimizasyon) hangi engel türüne girer?

Daha Fazla Pratik

Peter Hall'un 3. düzey değişim (paradigma değişimi) kavramı ile politika sonlanması arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 51Soru

Kamu politikası literatüründe Cobb ve Elder tarafından geliştirilen sınıflamaya göre; toplumun genelini ilgilendiren, kamusal bir ilgi ve dikkatin konusu olan, mevcut kamu otoritelerinin yetki alanına girdiği ve müdahale gerektirdiği düşünülen tüm sorunların oluşturduğu geniş yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sistematik gündem

Cevap

Sistematik gündem
Sistematik gündem, bir toplumu oluşturan bireylerin genel olarak paylaştığı ve siyasal otoritenin çözüm bulması gerektiğini düşündüğü tüm meseleleri kapsayan en geniş gündem türüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Tanımdaki anahtar kavramları (toplumun geneli, kamusal ilgi, otorite müdahalesi beklentisi) analiz edin.
Sorunun henüz resmi bir karar listesine girmediğini, ancak toplumsal bir beklenti haline geldiğini belirleyin.
Cobb ve Elder'ın iki aşamalı gündem modelindeki ayrımı yapmak için.
2
Cobb ve Elder'ın sınıflamasındaki seçenekleri karşılaştırın.
Toplumun tartıştığı geniş çerçeve 'sistematik', resmi makamların listesi ise 'kurumsal' gündemdir.
Doğru terminolojiyi seçmek için.

Anahtar Kavram

Cobb ve Elder'ın Gündem Sınıflandırması
Tahmini Süre:45s
Soru 52Soru

Bir kamu kurumu, ülkenin enerji politikasını yeniden yapılandırırken iki aşamalı bir yöntem izlemektedir. İlk aşamada, temel yatırım alanlarını (nükleer, güneş, rüzgar vb.) belirlemek için geniş çaplı bir stratejik analiz yaparak genel yönelimleri saptamakta; ikinci aşamada ise seçilen bu alanlardaki mevcut tesislerin kapasite artırımı gibi rutin işlemlerde geçmiş verileri temel alan küçük düzeltmelerle yetinmektedir.

Amitai Etzioni tarafından rasyonel-kapsamlı modelin ütopik yapısı ile artırımcı modelin muhafazakar yapısını dengelemek amacıyla geliştirilen bu karar verme modeli aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karma Tarama Modeli

Cevap

Karma Tarama Modeli, stratejik ve rutin kararların farklı derinlikte incelenmesini öngören Etzioni'nin modelidir.
Doğru cevap olan yaklaşım, Amitai Etzioni tarafından geliştirilen Karma Tarama Modeli'dir. Bu model, karar vericilerin sınırlı kaynaklarını ve zamanlarını verimli kullanabilmeleri için süreci ikiye ayırır: Temel (stratejik) kararlar için 'yüksek çözünürlüklü' geniş bir tarama yapılırken, ikincil (rutin) kararlar için mevcut durumun üzerine eklemeler yapılan 'düşük çözünürlüklü' artırımcı bir yöntem izlenir. Senaryodaki enerji yatırımlarının belirlenmesi stratejik taramaya, mevcut tesislerdeki küçük düzeltmeler ise artırımcı sürece karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Karar verme sürecindeki aşamaları analiz et
Senaryoda iki farklı analiz düzeyi saptanmıştır: Geniş kapsamlı stratejik analiz ve dar kapsamlı rutin düzeltmeler.
Karar verme modelleri arasındaki temel fark, bilginin toplanma ve işlenme derinliğidir.
2
Düzeyleri kuramsal karşılıklarıyla eşleştir
Geniş analiz rasyonel modelin, küçük düzeltmeler ise artırımcı modelin özelliğidir.
Modele ait temel varsayımları ayırt etmek doğru sonuca götürür.
3
İki düzeyi birleştiren sentez modeli belirle
Amitai Etzioni'nin 'Karma Tarama' (Mixed Scanning) yaklaşımı bu iki düzeyi sentezler.
Etzioni, rasyonel modelin bilgi yükü ile artırımcı modelin vizyonsuzluğunu bu yolla aşmayı hedeflemiştir.

Anahtar Kavram

Karma Tarama Modeli (Mixed Scanning)

İpuçları

1
Karar vericinin bir 'geniş açılı lens' (strateji için) bir de 'büyüteç' (detaylar için) kullandığını düşünün.
2
Bu model, Charles Lindblom'un artırımcılığı ile klasik rasyonalizm arasında bir köprü kurmaya çalışır.
3
Amitai Etzioni'nin geliştirdiği bu model, kaynakların stratejik olanlara odaklanmasını savunur.

Daha Fazla Pratik

Lindblom'un 'Muddling Through' kavramı ile rasyonel model arasındaki temel varsayım farklarını incelemek bu konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 53Soru

Kamu politikası aktörleri; yetki kaynakları, anayasal statüleri ve karar alma süreçlerindeki doğrudan hiyerarşik güçleri bakımından 'resmi' ve 'gayri resmi' olarak sınıflandırılmaktadır. Aşağıdaki tabloda bazı aktörler, bu aktörlerin süreçteki temel işlevleri ve literatürdeki sınıflandırmaları verilmiştir:

AktörTemel İşlevSınıflandırma
I. YasamaPolitikanın yasallaştırılması ve bütçe onayıResmi Aktör
II. BürokrasiTeknik uzmanlık sağlama ve uygulama (icra)Resmi Aktör
III. Siyasi PartilerToplumsal taleplerin eklemlenmesi ve iletimiResmi Aktör
IV. MedyaGündem belirleme ve geri bildirim sağlamaGayri Resmi Aktör
V. YargıHukuki denetim ve meşruiyet kontrolüResmi Aktör

Buna göre, yukarıdaki tabloda yer alan eşleştirmelerden hangisi kamu politikası literatüründeki genel kabul görmüş 'resmi ve gayri resmi aktör' ayrımı bakımından hatalıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Siyasi partilerin 'resmi aktör' olarak sınıflandırıldığı III numaralı eşleştirme hatalıdır; çünkü siyasi partiler kamu politikası literatüründe 'gayri resmi' aktörler kategorisinde yer almaktadır.
Kamu politikası analizinde 'resmi aktörler' yalnızca devletin anayasal erki olan yasama, yürütme ve yargı ile bu erklerin uygulama kolu olan bürokrasiden oluşur. Siyasi partiler, demokratik hayatın vazgeçilmez bir parçası ve anayasal kuruluşlar olmalarına rağmen, kararları devlet adına doğrudan bağlayıcı hiyerarşik bir hüküm içermediği için 'gayri resmi' (veya sivil-siyasal) aktör olarak sınıflandırılırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörlerin yetki kaynaklarını belirle.
Yasama, bürokrasi ve yargı gücünü doğrudan anayasa ve yasalardan alan devlet organlarıdır. Medya ve siyasi partiler ise sosyo-politik meşruiyete dayanır.
Resmi aktör olmanın temel ölçütü, devletin emretme gücünü (imperium) doğrudan kullanma yetkisidir.
2
Siyasi partilerin statüsünü analiz et.
Siyasi partiler anayasal koruma altında olsalar da doğrudan kamu yönetimi hiyerarşisi içinde yer almazlar.
Partiler, toplum ile devlet arasında bir köprü vazifesi gören, seçimler yoluyla sistemi etkileyen ancak devletin kendisi olmayan 'gayri resmi' yapılardır.
3
Tablodaki sınıflandırmaları karşılaştır.
I, II, IV ve V numaralı eşleştirmeler literatüre uygundur; III numaralı satırda ise bir kategori hatası mevcuttur.
Siyasi partiler 'gayri resmi aktör' olarak tanımlanmalıdır.

Anahtar Kavram

Resmi aktörler (Yasama, Yürütme, Yargı, Bürokrasi) doğrudan kamu otoritesine dayanırken; gayri resmi aktörler (Partiler, Baskı Grupları, Medya, STK) siyasal ve toplumsal etkiyle sürece katılırlar.

Daha Fazla Pratik

Bürokrasi ve yargı organlarının politika döngüsünün hangi aşamalarında (uygulama vs. denetim) daha baskın olduğunu inceleyerek bilgilerinizi pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 54Soru

Kamu politikası döngüsünde, siyasal gündeme giren bir problemin çözümü için teknik ve siyasi açıdan kabul edilebilir seçeneklerin belirlenmesi, bu seçeneklerin olası maliyet-fayda analizlerinin yapılması ve uygulanabilir bir taslağa dönüştürülmesi sürecini ifade eden aşama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Politika formülasyonu

Cevap

Politika formülasyonu
Politika formülasyonu, kamu politikası sürecinde gündeme alınan bir sorunun nasıl çözüleceğine dair teknik çalışmaların yürütüldüğü aşamadır. Bu evrede farklı çözüm yolları (alternatifler) geliştirilir, bu yolların olası ekonomik ve sosyal maliyetleri ile beklenen faydaları analiz edilir ve sonunda karar vericilere sunulmak üzere somut politika taslakları hazırlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu politikası döngüsündeki temel aşamalar hatırlanır.
Gündem belirleme, formülasyon, karar verme (meşrulaştırma), uygulama ve değerlendirme aşamaları tanımlanır.
Soruda hangi aşamanın sorulduğunu bulmak için sürecin bütünü bilinmelidir.
2
Soruda verilen 'alternatiflerin belirlenmesi', 'maliyet-fayda analizi' ve 'taslak oluşturma' anahtar kavramları analiz edilir.
Bu kavramların politikanın 'tasarım' ve 'şekillendirme' boyutuyla ilgili olduğu görülür.
Formülasyon aşaması, soruna çözüm aranan teknik hazırlık evresidir.
3
Seçenekler arasında bu tanıma en uygun olan terim belirlenir.
Politika formülasyonu aşamasının teknik bir tasarım süreci olduğu teyit edilir.
Karar verme seçme işidir, formülasyon ise seçenek üretme işidir.

Anahtar Kavram

Kamu Politikası Formülasyonu (Tasarımı)

Daha Fazla Pratik

Politika formülasyonunda kullanılan 'Rasyonel-Kapsamlı Model' ve 'Artırımcı Model' arasındaki farkları incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:50s
Soru 55Soru

Kamu politikası analizi literatüründe; rasyonel-kapsamlı modelin aşırı bilgi ve rasyonalite talebi ile artırımcı modelin mevcut statükoyu korumaya yönelik muhafazakâr yapısını eleştiren; karar verme sürecine sezgi, deneyim ve yaratıcılık gibi "akıl dışı" (extra-rational) unsurları entegre eden ve özellikle "politika yapımı üzerine politika yapımı" (meta-policy making) kavramını geliştiren yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Normatif-Optimal Model

Cevap

Karar verme sürecine sezgi ve deneyim gibi unsurları dahil eden ve meta-politika yapımını vurgulayan yaklaşım Normatif-Optimal Modeldir.
Normatif-Optimal Model, Yehezkel Dror tarafından kamu yönetimi ve politika analizindeki rasyonel-kapsamlı modelin katılığı ile artırımcı modelin muhafazakâr (statükocu) eğilimlerini dengelemek amacıyla geliştirilmiştir. Bu modelin en ayırt edici özellikleri, rasyonel unsurların yanına sezgi, deneyim ve yaratıcılık gibi 'akıl dışı' (extra-rational) faktörleri eklemesi ve politika yapma sürecinin nasıl olması gerektiğine dair kurallar bütününü ifade eden 'meta-politika yapımı' (meta-policy making) kavramını merkezine almasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki anahtar kavramları analiz etme
"Akıl dışı (extra-rational) unsurlar", "sezgi", "yaratıcılık" ve "meta-politika yapımı" kavramları belirlendi.
Her karar verme modelinin kendine has teknik terimleri ve odak noktaları vardır.
2
Rasyonel ve Artırımcı modellerin eleştirisini değerlendirme
Soruda her iki modelin de kısıtlarını aşmayı hedefleyen bir sentez arandığı görüldü.
Karma Tarama ve Optimal modeller, bu iki uç modelin sentezi niteliğindedir.
3
Düşünür ve model eşleştirmesi yapma
Meta-politika yapımı (politikayı belirleyen kuralların tasarımı) ve sezgiselliği bilimsel bir çerçeveye oturtan ismin Yehezkel Dror ve modelinin Normatif-Optimal Model olduğu saptandı.
Dror, rasyonalitenin sınırlarını sezgiyle aşmayı öneren temel teorisyendir.

Anahtar Kavram

Yehezkel Dror'un Normatif-Optimal Karar Verme Modeli

İpuçları

1
Bu model, rasyonel ve artırımcı modellerin bir sentezidir ancak Karma Tarama'dan farklı bir ismi vardır.
2
Modelin teorisyeni Yehezkel Dror'dur ve karar verme sürecine 'sezgi' gibi faktörleri dahil eder.
3
"Meta-politika yapımı" ifadesi doğrudan Normatif-Optimal modele işaret eder.

Daha Fazla Pratik

Karar verme modellerini teorisyenleri (Simon, Lindblom, Etzioni, Dror, Cohen) ile eşleştirerek bir tablo oluşturmanız konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.

Alternatif Yöntem

Eğer soruda 'meta-politika' veya 'akıl dışı/sezgisel unsurlar' ifadeleri geçiyorsa, bu doğrudan Yehezkel Dror'un Optimal modelini işaret eder. Şıklarda Dror ile özdeşleşen tek kavram budur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 56Soru

Siyasal sistemde, toplumun farklı kesimlerinden gelen taleplerin kristalleşerek hükümet programlarına ve politika metinlerine aktarılmasında köprü vazifesi gören; ancak politika döngüsünün karar alma aşamasında tek başına nihai ve hukuken bağlayıcı bir kamu iradesi beyan etme yetkisi bulunmayan aktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi Partiler

Cevap

Siyasi partiler, kamu politikası sürecinde toplumsal talepleri organize eden ve karar alıcıları etkilemeye çalışan gayri resmi aktörlerdir.
Siyasi partiler, kamu politikası literatüründe gayri resmi aktörler kategorisinde değerlendirilir. Bunun temel nedeni, partilerin toplumsal talepleri (input/girdi) siyasal sisteme taşıyan kanallar olmalarıdır. İktidarda veya muhalefette olmalarından bağımsız olarak, bir siyasi parti tek başına hukuki bir kamu otoritesi değil, o otoriteyi kullanmak üzere organize olmuş bir toplumsal gruptur.

Adım Adım Çözüm

1
Aktör Sınıflandırmasını Hatırla
Kamu politikası aktörleri; yetki kaynaklarına göre 'resmi' (yasama, yürütme, yargı, bürokrasi) ve 'gayri resmi' (siyasi partiler, baskı grupları, medya, STK'lar) olarak ikiye ayrılır.
Soruda istenen 'gayri resmi' aktör kategorisini belirlemek için temel kuramsal çerçeveyi kurmak gerekir.
2
Yetki Kaynağını Analiz Et
Seçeneklerde yer alan Sayıştay, DDK, MGK ve Kamu Denetçiliği Kurumu yetkilerini doğrudan anayasa ve yasalardan alan devlet organlarıdır.
Resmi aktörleri, devletin egemenlik gücünü temsil etme kapasitelerine göre ayırt etmek gerekir.
3
Siyasi Partilerin Statüsünü Değerlendir
Siyasi partiler anayasal bir güvenceye sahip olsalar da, devlet hiyerarşisi dışında kalan, gönüllü katılıma dayalı toplumsal yapılardır ve gayri resmi aktör sayılırlar.
Siyasi partilerin hükümet kurma veya meclis içinde yer alma potansiyelleri, onları devletin kendisi (resmi aktör) yapmaz; sadece resmi aktörleri yönetmeye talip olan toplumsal birer yapı kılar.

Anahtar Kavram

Resmi ve Gayri Resmi Kamu Politikası Aktörleri Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Baskı grupları ve siyasi partiler arasındaki 'iktidar hedefleri' farkını inceleyen bir soru çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 57Soru

Kamu politikası sürecinde aktörler; yetkilerinin kaynağına, anayasal statülerine ve karar alma mekanizmalarındaki hiyerarşik konumlarına göre 'resmi' veya 'gayri resmi' olarak sınıflandırılmaktadır. Bu teorik çerçeve ışığında; kamu politikası yazınında belirli bir politika alanında istikrarlı, kapalı ve karşılıklı çıkar birliğine dayalı bir ilişki ağını tanımlayan 'Demir Üçgen' (Iron Triangle) modelinin bileşenleri ve bu bileşenlerin aktör statüleri ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meclis Komisyonları (Resmi) - Kamu Bürokrasisi (Resmi) - Çıkar Grupları (Gayri Resmi)

Cevap

Meclis Komisyonları (Resmi), Kamu Bürokrasisi (Resmi) ve Çıkar Grupları (Gayri Resmi) eşleşmesi, Demir Üçgen modelinin bileşenlerini ve statülerini doğru yansıtmaktadır.
Demir Üçgen modeli, kamu politikası sürecindeki üç temel odağın (yasama komisyonları, bürokrasi ve çıkar grupları) birbirini besleyen kapalı ilişkisini ifade eder. Bu yapıda Meclis Komisyonları yasama gücünün bir parçası olarak, Kamu Bürokrasisi ise yürütme/idari gücün bir parçası olarak 'resmi' aktördür. Süreçten menfaat bekleyen Çıkar Grupları ise toplumsal aktörler oldukları için 'gayri resmi' statüsündedir.

Adım Adım Çözüm

1
Demir Üçgen (Iron Triangle) modelinin bileşenlerini tanımlayın.
Model; yasama organının uzmanlaşmış alt komisyonları, politika alanındaki idari birimler (bürokrasi) ve o alandan fayda sağlayan çıkar/baskı gruplarından oluşur.
Modelin teorik altyapısını kurmak için bileşenleri bilmek gerekir.
2
Bileşenlerin yetki kaynaklarına göre statülerini belirleyin.
Meclis komisyonları ve bürokrasi güçlerini yasadan aldıkları için 'resmi'; çıkar grupları ise toplumsal kökenli oldukları için 'gayri resmi' aktördür.
Resmiyet, devlet erki ve yasal yetki kullanımı ile doğrudan ilişkilidir.
3
Siyasi partilerin konumunu analiz edin.
Siyasi partiler devlet mekanizması dışında örgütlendikleri için 'gayri resmi' aktör sınıfındadır.
Bu ayrım, kamu politikası analizinde en yaygın yapılan hatayı (partileri resmi sanmak) elemeyi sağlar.
4
Verilen seçenekler arasından doğru kombinasyonu seçin.
Hem model bileşenlerini hem de statülerini doğru veren seçenek belirlenmiştir.
Sentez aşamasında tüm veriler tek bir seçenekte birleştirilir.

Anahtar Kavram

Demir Üçgen Modeli ve Aktörlerin Sınıflandırılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 58Soru

Bir kamu yönetimi uygulamasında, bölgedeki genç işsizliğini azaltmak amacıyla 10.00010.000 gence teknik eğitim verilmesi hedeflenmiş ve yıl sonunda bu hedefe tam olarak ulaşılmıştır. Ancak uygulama sonrası yapılan saha araştırmaları, verilen eğitimin piyasa talepleriyle örtüşmemesi nedeniyle bölgedeki işsizlik oranlarında herhangi bir iyileşme sağlanamadığını ortaya koymuştur. William Dunn'ın kamu politikası değerlendirme kriterleri çerçevesinde, hedeflere ulaşılmış olmasına rağmen bu başarının "asıl sorunu çözme kapasitesini" sorgulayan kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeterlilik

Cevap

Politika hedeflerinin gerçekleşmesinin asıl sorunu çözme kapasitesini sorgulayan kriter 'Yeterlilik' (Adequacy) kriteridir.
William Dunn'a göre Yeterlilik (Adequacy), bir politikanın belirlenen hedeflerine ulaşmasının, politikanın temelini oluşturan problemi çözmede ne kadar başarılı olduğunu ifade eder. Senaryoda hedeflenen sayıya ulaşılması 'etkililiği' gösterse de sorunun çözülememesi politikanın 'yeterli' olmadığını ortaya koyar.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryo Analizi
Senaryoda 10.00010.000 gence eğitim verme hedefinin gerçekleştiği (etkililik sağlandığı) ancak işsizlik sorununun çözülmediği saptanmıştır.
Politikanın çıktısı (eğitim) ile sonucu (işsizlik oranında düşüş) arasındaki farkı belirlemek gerekir.
2
Kriter Eşleştirme
William Dunn'ın modelinde 'Etkililik' sadece hedefe ulaşmayı ölçerken, 'Yeterlilik' bu hedefe ulaşmanın asıl sorunu çözüp çözmediğini ölçer.
Yeterlilik kriteri, hedeflenen düzeyin problem üzerindeki etkisini sorgulayan daha üst düzey bir analiz sunar.
3
Sonuç Belirleme
Hedefe ulaşılmasına rağmen sorunun baki kalması 'yeterlilik' eksikliğini gösterdiğinden doğru cevap belirlenmiş olur.
Eğitim verilmiş olması (çıktı) işsizliği bitirmeye (etki) yetmemiştir.

Anahtar Kavram

William Dunn'ın Politika Değerlendirme Kriterleri (Etkililik vs. Yeterlilik)
Soru 59Soru

Kamu politikası analizinde 'Artırımcı Model' (İnkrementalizm) ile özdeşleşen Charles E. Lindblom, karar verme sürecinin aslında rasyonel bir mühendislik çalışması olmadığını; aksine toplumdaki farklı çıkar gruplarının ve siyasi aktörlerin birbirleriyle olan pazarlıkları, ikna çabaları ve karşılıklı tavizleri sonucunda şekillendiğini savunur. Lindblom'un, merkezî bir planlayıcının yokluğunda aktörlerin birbirlerinin çıkarlarını ve olası tepkilerini gözeterek ulaştıkları bu 'kendiliğinden koordinasyon' sürecini tanımlamak için kullandığı temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Partizanların Karşılıklı Uyumu

Cevap

Partizanların Karşılıklı Uyumu
Partizanların Karşılıklı Uyumu kavramı, Charles E. Lindblom tarafından Artırımcı Model'in (İnkrementalizm) siyasal işleyişini açıklamak için geliştirilmiştir. Lindblom, merkezî bir otoritenin veya rasyonel bir planlamanın yokluğunda bile, toplumdaki aktörlerin (partizanların) birbirlerinin stratejilerini ve çıkarlarını dikkate alarak, pazarlık ve ikna yoluyla bir uzlaşıya vardıklarını savunur. Bu 'kendiliğinden' gelişen koordinasyon süreci, artırımcı kararların temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Artırımcı Model'in (Lindblom) siyasal arka planını analiz et.
Artırımcı model, kararların küçük adımlarla (marjinal değişimlerle) alındığını savunur.
Modelin temelinde kapsamlı analiz yerine pratik ve siyasi gerçeklikler yatar.
2
Koordinasyonun nasıl sağlandığını incele.
Merkezi bir koordinatör (merkezi rasyonalite) yerine aktörlerin birbirini dengelemesi söz konusudur.
Demokratik sistemlerde çok sayıda aktörün çıkarlarının pazarlıkla uzlaştırılması gerekir.
3
Kavramı literatürdeki karşılığıyla eşleştir.
Lindblom bu süreci 'Partizanların Karşılıklı Uyumu' (Partisan Mutual Adjustment) olarak adlandırır.
Bu kavram, modelin siyasi meşruiyetini ve işleyiş mekanizmasını açıklar.

Anahtar Kavram

Partizanların Karşılıklı Uyumu (Partisan Mutual Adjustment)

İpuçları

1
Bu kavram, 'bocalayarak ilerleme' (muddling through) makalesinin yazarı ile ilişkilidir.
2
Merkezi bir otorite olmadan aktörlerin birbirine nasıl ayak uydurduğunu açıklar.
3
Artırımcı modelde, kararların rasyonel analizden çok siyasi pazarlıklarla oluştuğunu ifade eden 'Partizanların ...' ile başlayan kavramdır.

Daha Fazla Pratik

Bu modelin 'statükoyu korumacı' yönüne karşı çıkan Yehezkel Dror'un Optimal Modelini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 60Soru

Kamu politikası analizinde değerlendirme süreci, politikanın başarısını ölçmek için çeşitli kriterler kullanır. William Dunn'ın sınıflandırmasına göre; bir kamu politikasının başlangıçta belirlenen amaçlarına ve hedeflerine ne ölçüde ulaştığını, amaçlanan somut sonuçların gerçekleşip gerçekleşmediğini ölçen kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Etkililik

Cevap

Etkililik kriteri, bir politikanın belirlenen hedeflere ulaşma düzeyini ölçer.
Etkililik (Effectiveness) kriteri, kamu politikası değerlendirme sürecinde temel bir ölçüttür. Bu kriter, politikanın tasarlanırken önüne koyduğu somut amaçlara ve hedeflere uygulama sonucunda ne kadar yaklaşıldığını analiz eder. Eğer bir politika, trafik kazalarını %20 azaltmayı hedeflemiş ve bu hedefe ulaşmışsa, o politika 'etkili' kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda istenen kriterin odağını belirle.
Odak noktası: Amaç ve hedeflere ulaşma derecesi.
William Dunn'ın kriterleri arasında bu tanım 'Etkililik' kavramına karşılık gelir.
2
Diğer kriterleri eleyerek doğrula.
Verimlilik girdi/çıktı oranına, hakkaniyet adalete, duyarlılık memnuniyete odaklanır.
Tanım doğrudan etkililik ile örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

William Dunn'ın Politika Değerlendirme Kriterleri: Etkililik (Effectiveness)

Daha Fazla Pratik

William Dunn'ın 'Verimlilik' ve 'Yeterlilik' kriterleri arasındaki farkları inceleyerek bilgilerini pekiştirebilirsin.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 3 / 9Sonraki
Kamu Politikası Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 3 | Examkin