Kamu Politikası

172 soru

Soru 121Soru

Amitai Etzioni tarafından geliştirilen "Karma Tarama Modeli" (Mixed-Scanning), rasyonel-kapsamlı modelin bilgi ve zaman kısıtları nedeniyle uygulanamaz olduğu, artırımcı modelin ise temel bir vizyondan yoksun şekilde "amaçsız sürüklenmeye" (drifting) yol açtığı eleştirisi üzerine inşa edilmiştir. Bu modelin temel mantığı çerçevesinde, makro (temel) ve mikro (artırımcı) kararlar arasındaki etkileşim süreci aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temel kararlar, örgütün genel stratejik yönünü ve vizyonunu belirleyerek rasyonel bir çerçeve sunar; artırımcı kararlar ise bu çerçeve içinde kalarak detayları ve uygulamayı şekillendirir.

Cevap

Temel kararların, artırımcı kararlar için stratejik bir çerçeve ve vizyon oluşturduğu, artırımcı kararların ise bu çerçeve dahilinde detayları belirlediği seçenek doğrudur.
Karma Tarama Modeli, kamu politikası analizinde 'üçüncü bir yol' olarak önerilmiştir. Amitai Etzioni, geniş açılı bir tarama ile temel (fundamental) kararların alınmasını ve bu kararların, daha sonraki küçük (artırımcı) kararlar için bir 'çerçeve' ve 'pusula' vazifesi görmesini öngörür. Bu sayede hem aşırı bilgi yükünden (rasyonel modelin sorunu) kaçınılır hem de sistemin nereye gittiğini bilmeden hareket etmesi (artırımcı modelin sorunu) engellenmiş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Karma Tarama Modelinin temel ayrımını belirle.
Etzioni, kararları 'temel kararlar' (fundamental) ve 'artırımcı kararlar' (incremental) olarak ikiye ayırır.
Rasyonel ve artırımcı modellerin eksikliklerini sentezlemek için bu ayrım gereklidir.
2
Temel kararların işlevini analiz et.
Temel kararlar, geniş bir açıyla (uydu görüntüsü gibi) bakarak örgütün vizyonunu ve genel rotasını çizer.
Bu düzey, artırımcı modelin eleştirilen 'amaçsız sürüklenme' riskini ortadan kaldıran rehberlik işlevini görür.
3
Artırımcı kararların temel kararlar içindeki konumunu belirle.
Artırımcı kararlar, temel kararların belirlediği ana çerçeve içinde kalan, uygulama detaylarını ve küçük iyileştirmeleri içeren süreçlerdir.
Bu hiyerarşik ilişki, rasyonel kapasitenin verimli kullanılmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Karma Tarama (Mixed-Scanning) Modeli Hiyerarşisi

İpuçları

1
Amitai Etzioni'nin bu modeli rasyonel ve artırımcı modellerin bir sentezidir.
2
Modelde kullanılan 'kamera' veya 'uydu' analojisini hatırlayın: geniş açılı bakış (makro) ve yakın çekim bakış (mikro).
3
Temel kararların, alt düzey kararların sınırlarını çizdiği bir hiyerarşi söz konusudur.

Daha Fazla Pratik

Yehezkel Dror'un 'Optimal Modeli' ile Etzioni'nin 'Karma Tarama Modeli' arasındaki rasyonellik düzeyi farklarını inceleyin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 122Soru

Kamu politikası disiplininde, bir kararın veya eylem planının 'kamu politikası' kimliği kazanması; onun sadece teknik bir idari çıktı olmasının ötesinde, belirli bir meşruiyet zeminine ve siyasal bir niteliğe sahip olmasını gerektirir. Thomas Dye, James Anderson ve David Easton gibi kuramcıların yaklaşımları göz önüne alındığında, kamu politikasının kavramsal çerçevesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu politikası süreçleri, siyasal karar alıcıların değer yargılarından ve ideolojik tercihlerinden bütünüyle arındırılmış, yalnızca rasyonel-teknik verilerle yürütülen tarafsız bir idari işlemler bütünüdür.

Cevap

Kamu politikası süreçlerinin siyasal değerlerden tamamen arındırılmış ve yalnızca teknik bir idari işlem olduğunu savunan ifade yanlıştır.
Kamu politikası, özü itibarıyla siyasal bir sürecin ürünüdür ve David Easton'ın belirttiği üzere toplum için 'değerlerin otoriteyle dağıtımı' sürecidir. Bu süreç, sadece teknik bir idari uygulama değil, kıt kaynakların kimin lehine kullanılacağına dair ideolojik ve siyasal seçimleri de içerir. Dolayısıyla, politikaların değer yargılarından bütünüyle arındırılmış olduğunu savunmak, kavramın doğasıyla çelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu politikasının kuramsal tanımlarını analiz et.
Thomas Dye politikayı 'eylem/eylemsizlik', James Anderson 'amaçlılık', David Easton ise 'değerlerin otoriteyle tahsisi' olarak tanımlar.
Politikanın sadece teknik değil, siyasal ve amaçlı bir yapı olduğunu anlamak için kuramsal temel gereklidir.
2
Siyaset ve yönetim arasındaki ilişkiyi değerlendir.
Kamu politikası, siyasal kararların (değerler) yönetsel araçlarla (teknik) hayata geçirilmesidir; dolayısıyla değerlerden bağımsız değildir.
Siyaset-yönetim ayrımının mutlak olmadığını ve politikanın ideolojik tercihler barındırdığını saptamak için bu analiz kritiktir.

Anahtar Kavram

Kamu politikasının siyasal ve değer odaklı doğası
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 123Soru

Kamu politikası analizi literatüründe politikanın sonlandırılması (termination); bir politikanın, programın veya birimin tamamen ortadan kaldırılmasını ifade eder. Ancak uygulamada, politikaların başarısızlığına dair somut kanıtlar bulunsa dahi sonlandırma süreçleri çeşitli engellerle karşılaşmaktadır. Bu engellerden biri olan 'ideolojik engeller', politikanın teknik verimliliğinden ziyade dayandığı felsefi temellerin ve toplumsal değerlerin, karar alıcılar üzerindeki etkisine odaklanır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kamu politikası sonlandırma sürecinde karşılaşılan 'ideolojik engel' kategorisine doğrudan bir örnek teşkil eder?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir tarımsal destek programının, verimsizliği raporlanmış olsa da 'çiftçinin korunması ve toprağa bağlılığın milli bir değer olduğu' anlayışıyla savunularak sürdürülmesi

Cevap

Tarımsal destek programının 'çiftçinin korunması ve toprağa bağlılığın milli bir değer olduğu' inancıyla sürdürülmesi, politika sonlanmasının önündeki ideolojik engele en net örnektir.
Doğru yanıt olan tarımsal destek senaryosu, politikanın verimsizliği somut olarak kanıtlansa bile, toplumsal ve siyasal düzeyde kök salmış olan 'milli değer' ve 'çiftçinin korunması felsefesi' gibi ideolojik unsurların sonlandırma çabalarını engellediğini göstermektedir. Bu, tam olarak Peter deLeon ve diğer kuramcıların tanımladığı ideolojik engel tanımına uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Politika sonlanması önündeki engelleri sınıflandır
Engeller; ideolojik, ekonomik (batık maliyetler), kurumsal (kazanılmış haklar, bürokratik direnç) ve yasal olarak ayrılır.
Sorunun hangi kategoriyi sorduğunu anlamak için genel çerçeveyi çizmek gerekir.
2
İdeolojik engelin ayırt edici özelliğini belirle
İdeolojik engeller; rasyonel/teknik verilerin ötesinde, inançlar, değerler ve dünya görüşleriyle ilgilidir.
Yanlış seçenekleri elemek için kriter oluşturulur.
3
Seçeneklerdeki senaryoları analiz et
B şıkkında ekonomik rasyonalite (kaynaklar boşa gitmesin), C ve E şıklarında kurumsal çıkar, D şıkkında ise yasal zorunluluk ön plandadır. A şıkkında ise 'milli değer' vurgusu ideolojik bir savunmadır.
Her seçeneğin hangi engel türüne girdiğini belirleyerek doğruluğu teyit edilir.

Anahtar Kavram

Politika Sonlanması Engelleri ve İdeolojik Direnç

Daha Fazla Pratik

Politika sonlanması sürecinde Herbert Kaufman tarafından ortaya atılan 'organizasyonel ölümsüzlük' (organizational immortality) kavramını ve bu direncin kaynaklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 124Soru

Kamu politikası uygulama literatüründe 'Üçüncü Kuşak' (Third Generation) araştırmaların öncüsü kabul edilen Malcolm Goggin ve çalışma arkadaşları tarafından geliştirilen 'İletişim Modeli'ne (Communications Model) göre; merkezi hükümetin kararlarının yerel düzeyde başarıyla hayata geçirilmesi aşağıdakilerden hangisine merkezi bir önem atfedilerek açıklanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hükümetler arası düzeyler arasında iletilen mesajların (teşvik ve kısıtlamalar) netliği, tutarlılığı ve sıklığına

Cevap

Hükümetler arası düzeyler arasında iletilen mesajların (teşvik ve kısıtlamalar) netliği, tutarlılığı ve sıklığı
Üçüncü Kuşak uygulama çalışmaları, uygulama sürecindeki karmaşıklığı daha bilimsel ve ampirik yöntemlerle açıklamaya çalışır. Goggin, Bowman, Lester ve O'Toole tarafından geliştirilen İletişim Modeli, merkezi hükümetin kararlarının yerel düzeyde nasıl performansa dönüştüğünü; 'iletim', 'mesaj içeriği', 'mesajın netliği' ve 'mesajın sıklığı' gibi iletişim değişkenleriyle açıklar. Bu modelde federal/merkezi otoritenin gönderdiği teşvik ve kısıtlamaların tutarlılığı, yerel uygulayıcıların tepkisini belirleyen en kritik unsurdur.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda belirtilen kuramsal çerçeveyi tanımlayın.
Goggin ve arkadaşlarının İletişim Modeli, 'Üçüncü Kuşak' uygulama araştırması olarak bilinir.
Üçüncü kuşak çalışmalar, yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya yaklaşımları sentezlemeye çalışır.
2
Modelin temel değişkenini analiz edin.
Model, merkezi hükümetten eyalet veya yerel düzeydeki uygulayıcılara giden 'mesajları' (inducements and constraints) temel analiz birimi olarak görür.
Uygulama başarısı, bu mesajların ne kadar net iletildiğine ve ne kadar sık tekrarlandığına bağlıdır.
3
Seçenekler arasında modelin özgün vurgusunu bulun.
Hükümetler arası iletişim ve mesaj yapısına vurgu yapan seçenek doğru cevap olarak belirlenir.
Diğer seçenekler ya saf hiyerarşiye (Yukarıdan Aşağıya) ya da saf takdir yetkisine (Aşağıdan Yukarıya) odaklanmaktadır.

Anahtar Kavram

Üçüncü Kuşak (Third Generation) Uygulama Çalışmaları ve İletişim Modeli

Daha Fazla Pratik

Üçüncü kuşak araştırmaların diğer modelleri olan Soren Winter'ın 'Entegre Modeli'ni inceleyerek sentez yaklaşımların farklarını karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 125Soru

Modern devlet yapısında kamu politikalarının belirlenmesi ve denetlenmesi süreci, geleneksel bürokratik hiyerarşinin ötesine geçen karmaşık bir aktörler ağı tarafından yürütülmektedir. Özellikle 1980 sonrası dönemde 'düzenleyici devlet' modelinin yükselişiyle birlikte, kamu gücünü kullanma yetkisiyle donatılmış ancak siyasal yürütmenin doğrudan hiyerarşik müdahalesinden (emir-komuta zinciri) arındırılmış yeni yapılar önem kazanmıştır.

Sahip oldukları özerk statü ve uzmanlık bilgisiyle belirli bir alanda (enerji, haberleşme, finans vb.) kural koyma ve denetleme yetkisine sahip olan bu resmi aktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bağımsız İdari Otoriteler (Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar)

Cevap

Bağımsız İdari Otoriteler (Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar)
Bağımsız İdari Otoriteler (Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar), kamu politikası sürecinde yetkilerini doğrudan yasalardan alan, kamu gücü (regülasyon ve yaptırım yetkisi) kullanan ancak klasik bakanlık hiyerarşisinin (emir-komuta zinciri) dışında konumlandırılmış resmi aktörlerdir. Bu kurumlar, teknik uzmanlık gerektiren hassas sektörlerde siyasal müdahalelerden uzak, tarafsız ve rasyonel politikalar üretmek amacıyla kurulmuşlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörün niteliğini belirle
Soru kökünde 'kamu gücü kullanma' ve 'resmi aktör' vurgusu yapıldığı için seçeneklerde devlet yapısı içindeki bir kurum aranmalıdır.
Resmi aktörler, yetkilerini anayasa veya yasalardan alan yapılardır.
2
Hiyerarşik konumu analiz et
Siyasal yürütmenin (Bakanlıklar gibi) emir-komuta zinciri dışında, özerk bir yapıda olduğu belirtilmektedir.
Bu özellik, klasik bürokrasi ile Bağımsız İdari Otoriteleri birbirinden ayıran temel kriterdir.
3
Uzmanlık ve sektörel odaklılığı değerlendir
Enerji, finans ve haberleşme gibi teknik alanlarda kural koyma (regülasyon) yetkisiyle donatılmış yapının Bağımsız İdari Otoriteler (BİO) olduğu sonucuna ulaşılır.
BİO'lar, modern kamu yönetiminde 'düzenleyici devlet' modelinin temel taşlarıdır.

Anahtar Kavram

Resmi Aktörler ve İdari Özerklik
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 126Soru

Kamu politikası, kamu yönetiminin dinamik ve eylem odaklı yüzünü temsil eden; toplumsal ihtiyaçları karşılamak veya krizleri yönetmek üzere kamu otoriteleri tarafından meşruiyet çerçevesinde geliştirilen stratejik bir çerçevedir. Buna göre, kamu politikasının kavramsal çerçevesi ve temel özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karar alma süreçlerinde kâr maksimizasyonunu temel alması ve özel sektör yönetim tekniklerinin her durumda aynen uygulanması

Cevap

Kamu politikasının karar alma süreçlerinde kâr maksimizasyonunu temel alması ve özel sektör yönetim tekniklerinin her durumda kamuya aynen aktarılabilir olması ifadesi yanlıştır.
Kamu politikası, özel sektör kuruluşlarının aksine kâr maksimizasyonunu değil, kamu yararını (public interest) hedefler. Ayrıca, özel sektör yönetim teknikleri (NPM gibi yaklaşımlarla popülerleşse de) kamu hizmetinin kendine özgü hukuksal ve siyasal yapısı nedeniyle her zaman aynen uygulanamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu politikasının temel tanımlarını hatırla.
Thomas Dye'ın 'eylemsizlik' vurgusu ve Anderson'ın 'amaçlılık' vurgusu hatırlandı.
Kavramsal sınırları belirlemek için gereklidir.
2
Kamu yönetimini özel yönetimden ayıran temel farkı analiz et.
Kamu yönetiminin temel amacının kâr değil, kamu yararı olduğu saptandı.
Özel sektör ile kamu yönetimi arasındaki temel yapısal farkı ortaya koymak için.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri bu kriterlere göre ele.
Kâr odaklılık ifadesinin kamu politikasının doğasıyla çeliştiği görüldü.
Yanlış olan özelliği tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Kamu Politikasının Kamu Yararı ve Kamu Gücü Odaklı Olması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 127Soru

Eugene Bardach'a göre bir kamu politikasının uygulama süreci; merkezi otoritelerin kontrolü dışında gelişen, çeşitli aktörlerin bütçe, yetki ve personel gibi kısıtlı kaynakları kendi kurumsal veya kişisel çıkarları doğrultusunda kontrol etmeye çalıştığı stratejik bir etkileşim alanıdır. Bu süreçte aktörler, politikanın gidişatını saptırmak veya sorumluluktan kaçınmak amacıyla çeşitli direnç mekanizmalarına başvururlar.

Buna göre, Bardach'ın uygulama sürecindeki bu karmaşık, pazarlığa dayalı ve politikanın rayından çıkmasına neden olabilen stratejik manevraları tanımlamak için kullandığı temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uygulama Oyunları

Cevap

Uygulama Oyunları (Implementation Games)
Uygulama Oyunları (Implementation Games) kavramı, Eugene Bardach tarafından geliştirilmiştir. Bardach'a göre uygulama süreci, merkezi hükümetin emirlerinin harfiyen yerine getirildiği teknik bir süreç değil; aksine aktörlerin kendi siyasi ve kurumsal amaçları doğrultusunda kaynakları kontrol etmeye, sorumluluktan kaçmaya veya yetkilerini genişletmeye çalıştıkları bir 'oyun' alanıdır. Bu stratejik oyunlar, politikanın asıl hedeflerinden sapmasına ve uygulama başarısızlıklarına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar ifadeler (Eugene Bardach, stratejik etkileşim, kaynak kontrolü ve direnç mekanizmaları) belirlenir.
Sorunun Bardach'ın uygulama literatüründeki özgün katkısına odaklandığı anlaşılır.
Bardach, uygulamayı doğrusal bir hiyerarşik süreç değil, bir 'pazarlık alanı' olarak görür.
2
Bardach'ın 1977 tarihli 'The Implementation Game' (Uygulama Oyunu) çalışmasındaki temel tezi hatırlanır.
Aktörlerin politikanın amaçlarını kendi çıkarları (bütçe artırma, özerklik koruma vb.) için saptırdıkları 'oyunlar' kavramına ulaşılır.
Bu oyunlar, politikanın 'uygulama açığı' (implementation gap) vermesinin temel nedenidir.
3
Seçenekler arasında Bardach'ın bu metaforik yaklaşımını temsil eden terim seçilir.
Uygulama Oyunları seçeneği işaretlenir.
Diğer seçenekler farklı kuramcıların (Hjern, Elmore, Hogwood/Gunn) yaklaşımlarını temsil etmektedir.

Anahtar Kavram

Bardach'ın Uygulama Oyunları Yaklaşımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 128Soru

Bir bölgedeki yeraltı su kaynaklarının tükenmesini önlemek amacıyla yürürlüğe konulan "Tarımda Modern Sulama Tekniklerine Geçiş" politikasının değerlendirme raporunda; hedeflenen teknolojik dönüşümün %95 oranında tamamlandığı ve birim alan başına su kullanımının planlandığı gibi ciddi oranda azaldığı belirtilmiştir. Ancak, tasarruf edilen suyun yeni tarım alanlarının sulanmasına aktarılması nedeniyle toplam su çekiminin artmaya devam ettiği ve yeraltı su seviyesindeki kritik düşüşün engellenemediği saptanmıştır.

William Dunn’ın kamu politikası değerlendirme çerçevesi dikkate alındığında, politikanın teknolojik hedeflerine ulaşmasına rağmen asıl sorunu çözememesi öncelikle hangi kriter bakımından bir sorun olduğunu göstermektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeterlilik (Adequacy)

Cevap

Politikanın hedeflerine ulaşmasına rağmen asıl toplumsal sorunu çözememesi, William Dunn'ın kriterleri arasında 'Yeterlilik (Adequacy)' kavramı ile ifade edilir.
Yeterlilik kriteri, bir kamu politikasının başarısının (etkililiğinin) toplumsal sorunu ortadan kaldırmaya ne ölçüde 'kafi geldiğini' sorgular. Senaryoda damla sulama sistemi hedeflendiği gibi kurulmuş (etkililik sağlanmış) ancak tasarruf edilen suyun başka alanlara kaydırılması asıl problemin (su kaybı) devam etmesine yol açmıştır. Bu durum, politikanın etkililik düzeyinin problemi çözmekte 'yetersiz' kaldığını ispatlar.

Adım Adım Çözüm

1
Politikanın teknik hedeflerini analiz etme.
%95 dönüşüm oranı ve birim alan başına tasarruf sağlanmış, yani 'Etkililik' yüksektir.
William Dunn'a göre etkililik, birimin kendi koyduğu hedeflere varma kapasitesidir.
2
Politikanın asıl problemini analiz etme.
Yeraltı su seviyesindeki düşüş durmamıştır, yani problem çözülememiştir.
Değerlendirme süreci, çıktıların ötesine geçerek nihai toplumsal durumu incelemelidir.
3
Hedef başarısı ile problem çözümü arasındaki ilişkiyi kurma.
Başarı (etkililik) sağlanmış ancak problem (yeterlilik) çözülmemiştir.
Yeterlilik, 'Herhangi bir etkililik düzeyinin, sorunu doğuran ihtiyaçları veya fırsatları ne ölçüde tatmin ettiğini' ölçer.

Anahtar Kavram

Yeterlilik (Adequacy)
Soru 129Soru

Kamu politikası sürecinin başlangıç aşamasını oluşturan gündem belirleme (agenda-setting), toplumsal sorunların hangilerinin devletin müdahale alanına gireceğinin kararlaştırıldığı dinamik bir süreçtir. Cobb ve Elder'ın bu süreci açıklamak için kullandığı 'sistematik gündem' ve 'kurumsal gündem' ayrımı, literatürde temel bir referans noktasıdır.

Buna göre, Cobb ve Elder'ın kurumsal gündem (resmi gündem) kavramsallaştırması dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi bu gündem türünün belirleyici bir özelliğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yetkili siyasal karar alıcıların, kendi yetki ve sorumluluk alanlarındaki belirli sorunları aktif ve ciddi bir biçimde ele alıp resmi tartışma listelerine dahil etmiş olmaları

Cevap

Kurumsal gündem, yetkili karar alıcıların belirli sorunları kendi tartışma listelerine resmen, aktif ve ciddi bir biçimde dahil etmeleridir.
Cobb ve Elder'a göre kurumsal gündem, yetkili makamların (örneğin TBMM, Bakanlıklar veya Belediye Meclisleri) kendi yetki alanları içindeki sorunları resmen ele aldıkları, aktif ve ciddi bir şekilde çözüm seçeneklerini tartıştıkları sınırlı bir listedir. Bu, bir konunun genel bir tartışma alanından (sistematik gündem) çıkarak resmi devlet mekanizmalarının işlem hacmine dahil olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Gündem belirleme aşamasındaki gündem türlerini ayrıştırın.
Cobb ve Elder'a göre gündem; Sistematik (toplumsal) ve Kurumsal (resmi) olarak ikiye ayrılır.
Sorunun hangi gündem türünün özelliğini sorduğunu belirlemek için bu ayrım temeldir.
2
Kurumsal gündemin (Institutional Agenda) akademik tanımını hatırlayın.
Bu gündem, karar alıcıların 'aktif ve ciddi' (active and serious) bir şekilde ilgilendiği konulardan oluşur.
Sistematik gündemdeki her konu kurumsal gündeme geçemez; siyasal otoritenin seçiciliği esastır.
3
Seçenekleri kamu politikası döngüsünün diğer aşamalarıyla kıyaslayarak eleyin.
Uygulama, karar alma ve değerlendirme aşamaları gündem belirlemeden sonraki süreçlerdir.
Gündem belirleme sadece 'neyin tartışılacağının' seçilmesidir; çözümün icrası veya sonuçların ölçülmesi değildir.

Anahtar Kavram

Cobb ve Elder'ın Gündem Türleri Ayrımı

Alternatif Yöntem

Cobb ve Elder modelini bir 'süzgeç' gibi düşünün. En üstteki geniş hazne Sistematik Gündem'dir (toplumun konuştuğu her şey). Süzgeçten aşağı inen ve karar alıcıların masasına ulaşan kısıtlı miktar ise Kurumsal Gündem'dir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 130Soru

Bir büyükşehir belediyesi, kent merkezindeki karbon salınımını azaltmak amacıyla 'Düşük Emisyon Bölgesi' uygulamasını başlatmıştır. Uygulamanın ikinci yılı sonunda yapılan teknik incelemelerde, hava kalitesinde %20 iyileşme sağlandığı (hedeflere ulaşıldığı) ve projenin işletme maliyetlerinin kamu bütçesi üzerinde aşırı bir yük oluşturmadığı görülmüştür. Ancak bağımsız bir etik kurul tarafından hazırlanan değerlendirme raporunda; uygulamanın kentteki dezavantajlı grupların hareket serbestisini kısıtladığı, bireysel özgürlükler ile kamu müdahalesi arasındaki dengede etik bir kaymaya neden olduğu ve ulaşılan sonucun kentin 'sosyal kapsayıcılık' vizyonu gibi üst düzey normatif değerleriyle çeliştiği ifade edilmiştir. William Dunn tarafından geliştirilen değerlendirme çerçevesine göre, ulaşılan sonuçların ve hedeflerin toplumun temel değerleri, etik ilkeleri ve normatif amaçlarıyla ne ölçüde örtüştüğünü sorgulayan bu kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uygunluk (Appropriateness)

Cevap

Politikanın sonuçlarının toplumsal değerler, etik ilkeler ve kentin vizyonu gibi üst düzey normatif unsurlarla örtüşmesini sorgulayan kriter 'Uygunluk' (Appropriateness) kriteridir.
Doğru cevap Uygunluk kriteridir çünkü bu kriter; politikanın ulaştığı sonuçların toplumun değer yargıları, etik ilkeleri ve arzu edilen nihai durumlarla ne ölçüde örtüştüğünü sorgular. Senaryoda politikanın teknik (hava kalitesi) ve mali (bütçe) başarısına rağmen 'sosyal kapsayıcılık vizyonu' gibi temel değerlerle çelişmesi, politikanın uygunluk açısından sorunlu olduğunu göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Politika sonuçlarının hedeflerle uyumunu analiz etme
Hava kalitesindeki iyileşme 'Etkililik' kriterinin karşılandığını gösterir.
Etkililik, somut hedeflere ulaşma derecesidir.
2
Maliyet ve kaynak kullanımını değerlendirme
Bütçe sınırları içinde kalınması 'Etkinlik' kriterinin sağlandığına işaret eder.
Etkinlik, çıktıların maliyet/girdi verimliliği ile ilgilidir.
3
Politika sonuçlarının toplumsal değerler ve etik ilkelerle ilişkisini belirleme
Ekolojik sonuçların sosyal kapsayıcılık ve bireysel özgürlük gibi 'değerlerle' çeliştiği tespit edilmiştir.
Bu çelişki, teknik başarının ötesinde felsefi ve normatif bir sorgulama gerektirir.
4
Tespit edilen çelişkiyi William Dunn'ın kriterleriyle eşleştirme
Bu durum doğrudan 'Uygunluk' (Appropriateness) kriteri kapsamına girer.
Uygunluk, politikanın dayandığı değer yargılarının ve ulaştığı sonuçların ahlaki/normatif geçerliliğini test eder.

Anahtar Kavram

William Dunn'ın Politika Değerlendirme Kriterleri: Uygunluk (Appropriateness)

Daha Fazla Pratik

William Dunn'ın değerlendirme kriterlerini bir tablo halinde özetleyerek; hangisinin 'sonuç-hedef', hangisinin 'maliyet-çıktı', hangisinin 'çıktı-sorun çözme' ilişkisine odaklandığını karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 131Soru

Siyasal sistemin yetki alanındaki sorunların, yetkili karar organları (parlamento, hükümet vb.) tarafından ele alınmaya başlandığı ve resmi bir işlem sırasına konulduğu liste, Cobb ve Elder'ın sınıflandırmasında hangi isimle anılmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurumsal gündem

Cevap

Cobb ve Elder'ın sınıflandırmasına göre, yetkili organların resmi çalışma programlarına aldıkları maddeler listesine kurumsal gündem adı verilir.
Cobb ve Elder'ın kuramsal çerçevesinde, kurumsal gündem (institutional agenda), karar vericilerin sınırlı zaman ve kaynaklarını ayırarak üzerinde çalışmaya karar verdikleri somut meseleleri ifade eder. Bu gündem türü, sistematik gündeme göre daha dar kapsamlı, daha spesifik ve resmi bir nitelik taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorunun niteliğini analiz etme
Soruda 'resmi karar organları' ve 'işlem sırasına konulmuş liste' ifadeleri vurgulanmaktadır.
Bu ifadeler, gündemin toplumsal bir tartışma aşamasından resmi bir kurumun çalışma alanına geçtiğini gösterir.
2
Cobb ve Elder'ın modelini uygulama
Resmi otoritelerin gündemi 'kurumsal gündem' (veya resmi gündem) olarak tanımlanır.
Cobb ve Elder'a göre sistematik gündem kamuoyunun farkındalığını, kurumsal gündem ise devletin somut eylem listesini temsil eder.

Anahtar Kavram

Kurumsal (Resmi) Gündem Kavramı

İpuçları

1
Cobb ve Elder'ın gündem türlerini 'toplumsal/genel' ve 'resmi/dar' olarak iki ana gruba ayırdığını hatırlayın.
2
Yetkili makamların (parlamento, hükümet vb.) resmi ajandasına odaklanın.
3
Soruda kastedilen gündem, sistematik gündemden süzülerek gelen ve 'resmi gündem' olarak da bilinen kavramdır.

Daha Fazla Pratik

Cobb, Ross ve Ross'un 'Dışarıdan Başlatma' (Outside Initiative) ve 'İçeriden Erişim' (Inside Access) modelleri arasındaki farklara göz atarak gündem belirleme sürecini derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 132Soru

Kamu politikası tasarımı sürecinde, politika yapıcıların toplumsal bir soruna doğrudan mal veya hizmet sunarak müdahale etmek yerine; politika ağlarını düzenlemek, yeni kurumsal yapılar inşa etmek veya aktörler arasındaki bilgi akışını yönetmek amacıyla kullandıkları yöntemler bütünü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Usule ilişkin (procedural) araçlar

Cevap

Kamu politikası tasarımında aktörler arası ilişkileri ve süreci düzenleyen araçlar 'Usule ilişkin (procedural) araçlar' olarak adlandırılır.
Doğru cevap, usule ilişkin araçlardır; çünkü bu araçlar hükümetin sorunla doğrudan ilgilenmesi yerine, politika sürecindeki aktörlerin davranışlarını ve aralarındaki ilişki ağlarını (danışma kurulları, yeni kurumlar, veri paylaşımı vb.) düzenleme işlevini görür.

Adım Adım Çözüm

1
Politika tasarımı araçlarının temel ayrımını belirlemek.
Araçlar genellikle 'asli' (soruna yönelik) ve 'usule ilişkin' (sürece yönelik) olarak ikiye ayrılır.
Soruda sorunun özüne değil, aktörlerin etkileşimine ve kurumsal yapıya odaklanıldığı belirtilmiştir.
2
Seçeneklerdeki diğer sınıflandırmaları elemek.
Düzenleyici, dağıtıcı ve yeniden dağıtıcı araçlar Lowi'nin 'politika türleri' sınıflandırmasına aittir.
Bu seçenekler tasarım mantığındaki araç ayrımından ziyade politikanın genel karakterini ifade eder.

Anahtar Kavram

Usule İlişkin Politika Araçları (Procedural Policy Instruments)

İpuçları

1
Politikanın 'ne' yapıldığından ziyade 'nasıl' ve 'kimlerle' yapıldığına odaklanan araç türünü düşünün.
2
Michael Howlett ve M. Ramesh'in politika araçları literatüründeki temel ayrımını hatırlayın.
3
Yeni kurumsal yapılar inşa etmek ve bilgi akışını yönetmek, sürecin (usulün) yönetilmesiyle ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

Howlett ve Ramesh'in politika araçları sınıflandırmasındaki 'bilgi, otorite, hazine ve organizasyon' (NATO) modelini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 133Soru

Kamu politikası sürecinde aktörler, yetkilerinin kaynağına ve anayasal statülerine göre resmi ve gayri resmi olarak ikiye ayrılırlar. Resmi aktörler meşruiyetlerini doğrudan hukuksal metinlerden alırken ve kamu gücünü kullanma yetkisine sahipken; gayri resmi aktörler ise daha çok toplumsal talepleri sisteme iletme ve kamuoyu oluşturma işlevi görürler.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kamu politikası sürecinde yer alan "gayri resmi" aktörlerden biri olarak kabul edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Baskı ve Çıkar Grupları

Cevap

Baskı ve Çıkar Grupları
Kamu politikası aktörleri sınıflandırılırken temel ölçüt 'kamu gücü kullanma yetkisi' ve 'anayasal/yasal dayanak'tır. Baskı ve çıkar grupları (sendikalar, odalar, dernekler), sivil toplumun bir parçası olarak politika sürecine dışarıdan etki ederler. Karar alıcı (resmi) bir statüleri yoktur, dolayısıyla gayri resmi aktör olarak kabul edilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörlerin yetki kaynağını analiz etme
Seçeneklerdeki kurumların yetkisini anayasadan/yasadan mı yoksa toplumsal dayanaktan mı aldığı belirlenir.
Resmi ve gayri resmi ayrımının temel kriteri hukuksal dayanaktır.
2
Kamu gücü (kudreti) kullanımını kontrol etme
Baskı gruplarının karar alma yetkisine değil, etkileme yetkisine sahip olduğu saptanır.
Gayri resmi aktörler karar verici değil, girdi sağlayıcıdır.
3
Sınıflandırmayı netleştirme
Sayıştay, Anayasa Mahkemesi, Bürokrasi ve Bağımsız İdari Otoriteler devlet aygıtının parçasıyken; Baskı Grupları sivil toplumun parçasıdır.
Resmi aktörler devlet hiyerarşisi içindedir.

Anahtar Kavram

Kamu Politikası Aktörlerinin Sınıflandırılması
Soru 134Soru

Kamu yönetimi literatüründe kamu politikası kavramı; bir toplumsal sorunu çözmek, belirli bir hedefe ulaşmak veya kamu yararını sağlamak amacıyla meşru otorite tarafından belirlenen stratejik bir çerçeveyi ifade eder. Kamu politikalarının doğasını diğer kolektif karar türlerinden (özel sektör veya sivil toplum kararları gibi) ayıran temel karakteristik özellikler bulunmaktadır. Buna göre, kamu politikasının temel özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hükümetlerin bir toplumsal sorun karşısında bilinçli olarak müdahale etmemeyi (eylemsizliği) tercih etmesi de bir kamu politikası biçimi olarak kabul edilir.

Cevap

Hükümetlerin bir toplumsal sorun karşısında bilinçli olarak müdahale etmemeyi (eylemsizliği) tercih etmesi de bir kamu politikası biçimi olarak kabul edilir.
Kamu politikası literatüründe, özellikle Thomas Dye tarafından yapılan 'hükümetlerin yapmayı veya yapmamayı seçtiği her şey' tanımı gereği, bir soruna müdahale etmemek (bilinçli eylemsizlik) de bir politika tercihi olarak kabul edilir. Bu durum, statükonun korunması veya belirli bir dengenin sürdürülmesi amacıyla yapılan bilinçli bir otorite tercihidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu politikasının kapsamını tanımlama
Kamu politikası, meşru bir otoritenin toplumsal bir sorun karşısındaki eylemlerini veya bilinçli eylemsizliğini kapsar.
Thomas Dye gibi düşünürlerin vurguladığı 'eylemsizlik' (inaction) unsuru, kavramın sınırlarını belirleyen kritik bir özelliktir.
2
Kamu politikasını diğer kararlardan ayırt etme
Özel sektör kararlarından farklı olarak kamu politikası kamu gücüne (meşru zorlamaya) dayanır ve kamu yararı odaklıdır.
Meşruiyet ve otorite, kamu politikasını sivil toplum veya piyasa kararlarından ayıran temel 'kamusal' özelliktir.

Anahtar Kavram

Kamu Politikasının Eylem ve Eylemsizlik Niteliği

Daha Fazla Pratik

Kamu politikası türlerini (Lowi'nin sınıflaması gibi) inceleyerek kavramın uygulama alanlarını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 135Soru

Kamu politikası literatüründe Cobb ve Elder tarafından geliştirilen gündem belirleme yaklaşımı çerçevesinde, bir sorunun 'kurumsal (resmi) gündem'e dahil edildiğini gösteren temel gösterge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yetkili karar alıcıların, sorunu çözüme kavuşturmak üzere aktif ve ciddi bir şekilde inceleme listelerine almaları

Cevap

Yetkili karar alıcıların, sorunu çözüme kavuşturmak üzere aktif ve ciddi bir şekilde inceleme listelerine almaları
Cobb ve Elder'a göre kurumsal gündem, yetkili karar vericilerin aktif ve ciddi bir şekilde incelemeye aldığı maddelerin listesidir. Bu, sorunun genel kamuoyu tartışmasından çıkıp resmi bir prosedürün parçası haline geldiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Cobb ve Elder'ın gündem türlerini ayrıştırın.
Sistematik gündem toplumsal farkındalığı, kurumsal gündem ise resmi otoritenin müdahale niyetini temsil eder.
Sorunun hangi gündem türünün özelliğini sorduğunu belirlemek için temel ayrımı yapmak gerekir.
2
Kurumsal gündemin ayırt edici kriterini belirleyin.
Bir konunun kurumsal gündemde olması için 'aktif ve ciddi inceleme listesinde' (formal agenda) olması şarttır.
Sistematik gündemdeki her konu kurumsal gündeme taşınmaz; sadece resmi makamlarca kabul edilenler taşınır.

Anahtar Kavram

Kurumsal (Resmi) Gündem
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 136Soru

Bir kamu politikasının uygulanmasında temel amaçların ve hedeflerin sabit kalmasına rağmen, bu amaçlara ulaşmak için kullanılan politika araçlarının (enstrümanlarının) türünde köklü bir değişikliğe gidilmesi durumu Peter Hall'un değişim hiyerarşisinde aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İkinci derece değişim

Cevap

İkinci derece değişim seçeneği doğrudur; çünkü bu düzeyde politika hedefleri aynı kalırken, kullanılan teknik ve araçlar değiştirilir.
İkinci derece değişim, bir politikanın temel felsefesi veya nihai hedefleri (amaçları) korunurken, bu hedeflere ulaşmak için kullanılan yöntemlerin veya araç setlerinin değiştirilmesini ifade eder. Bu değişim düzeyi, rutin uygulamaların dışına çıkıldığını ancak henüz paradigmatik bir 'sosyal öğrenme' (üçüncü derece) aşamasına geçilmediğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Peter Hall'un politika değişimi hiyerarşisindeki düzeyleri hatırla.
Değişim; birinci, ikinci ve üçüncü derece olmak üzere üç aşamadan oluşur.
Soruda istenen spesifik değişim türünü bu hiyerarşi içinde konumlandırmak gerekir.
2
Soruda verilen 'araçların değişmesi ama amaçların sabit kalması' koşulunu analiz et.
Bu durum, rutin ayarlamaların ötesine geçen ancak paradigmatik bir dönüşüm (amaç değişimi) içermeyen bir ara kademedir.
Birinci derece değişim sadece araç ayarlarını, üçüncü derece ise amaçları da kapsar.
3
Tanımlanan durumun karşılığını belirle.
Amaçlar sabitken araçların değiştirilmesi 'İkinci Derece Değişim' (Second-order change) olarak adlandırılır.
Hall'un modelinde araç seçimi ve değişimi bu düzeyin temel karakteristiğidir.

Anahtar Kavram

Peter Hall'un Politika Değişim Hiyerarşisi

İpuçları

1
Peter Hall'un hiyerarşisinde üç temel basamak olduğunu ve her basamağın neyin değiştiğine göre farklılaştığını düşünün.
2
Eğer sadece araçların 'ayarları' değişseydi bu en düşük düzey olurdu; oysa burada araçların 'türü' değişiyor ancak amaçlar korunuyor.

Daha Fazla Pratik

Peter Hall'un üçüncü derece değişim (sosyal öğrenme) kavramı ile Peter May'in araçsal ve siyasal öğrenme türlerini karşılaştırarak çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 137Soru

Bir ülkede artan konut kiraları toplumun büyük bir kesimi tarafından öncelikli bir sorun olarak görülmekte, medya ve sivil toplum kuruluşları konuyu sürekli tartışarak hükümetin müdahale etmesi gerektiğini savunmaktadır. Ancak yetkili karar organları konuyu henüz resmi toplantı gündemlerine almamış ve bu konuda bir yasa taslağı hazırlığına başlamamıştır.

Cobb ve Elder'ın gündem belirleme yaklaşımı çerçevesinde, bu durumdaki konut kirası sorunu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorun sistematik gündemde yer almakla birlikte henüz kurumsal gündeme taşınmamıştır.

Cevap

Sorun sistematik gündemde yer almakla birlikte henüz kurumsal gündeme taşınmamıştır.
Cobb ve Elder'ın modeline göre, toplumun genel ilgisini çeken ve siyasal sistemin müdahale etmesi gereken alanlar 'Sistematik Gündem' (Toplumsal Gündem) olarak tanımlanır. Ancak bir konunun 'Kurumsal Gündem'e (Resmi Gündem) girmesi için yasama veya yürütme gibi yetkili organların bu konuyu resmi olarak ele almayı kabul etmesi gerekir. Senaryoda sorunun toplumca tartışılması sistematik gündemde olduğunu, ancak resmi makamların henüz adım atmaması kurumsal gündeme geçmediğini doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Toplumsal algı ve tartışma düzeyini analiz etmek
Sorun toplumca tartışılıyor ve hükümetten çözüm bekleniyor; bu durum 'Sistematik Gündem'e tekabül eder.
Cobb ve Elder'a göre toplumun genelini ilgilendiren ve siyasal sistemin yetki alanında görülen konular sistematik gündemdedir.
2
Karar alıcıların ve resmi makamların tutumunu incelemek
Yetkili organlar konuyu resmen gündemlerine almamıştır; bu durum konunun henüz 'Kurumsal Gündem'de olmadığını gösterir.
Kurumsal gündem, yetkili makamların aktif ve ciddi bir biçimde üzerinde çalışmayı kabul ettiği sınırlı sayıdaki maddeden oluşur.
3
İki gündem türü arasındaki ilişkiyi kurmak
Konu sistematik gündemden kurumsal gündeme geçiş (transfer) sürecindedir ancak henüz geçiş tamamlanmamıştır.
Sistematik gündemdeki her konu mutlaka kurumsal gündeme girmez; bu geçiş siyasal irade ve önceliklerle ilgilidir.

Anahtar Kavram

Sistematik Gündem vs. Kurumsal Gündem

Daha Fazla Pratik

Cobb, Ross ve Ross'un dışarıdan girişim (outside initiative) ve seferberlik (mobilization) modellerini inceleyerek gündemler arası geçiş yollarını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 138Soru

Bir ülkede sanayi tesislerinin atık sularının nehirleri kirletmesi konusu; sivil toplum kuruluşları, medya ve halk arasında yoğun bir şekilde tartışılmaya başlanmış, toplumun geniş bir kesimi tarafından devletin bu konuda acil bir adım atması gerektiği görüşü benimsenmiştir. Ancak bu konu henüz TBMM gündemine gelmemiş veya ilgili bakanlıkların çalışma programına resmi bir madde olarak dâhil edilmemiştir.

Cobb ve Elder’ın gündem belirleme yaklaşımı çerçevesinde, söz konusu çevre sorununun içinde bulunduğu bu aşama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sistematik Gündem

Cevap

Toplumsal tartışma aşamasında olan ancak resmi makamların ajandasına girmemiş sorunları ifade eden Sistematik Gündem seçeneğidir.
Sistematik gündem (toplumsal gündem), bir siyasal sistemin yetki alanında bulunan, toplumun büyük bir kesimince fark edilen ve kamusal bir müdahale gerektirdiği düşünülen tüm sorunları kapsar. Soruda çevre kirliliğinin halk ve medya tarafından tartışılması bu tanıma tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorunun toplumsal düzeydeki yaygınlığını analiz et.
Çevre kirliliği halk, medya ve STK'larca tartışılmaktadır.
Sistematik gündemin temel şartı toplumsal farkındalık ve tartışmadır.
2
Resmi makamların (TBMM, Bakanlıklar) tutumunu kontrol et.
Konu henüz resmi programlara veya yasal süreçlere dâhil edilmemiştir.
Kurumsal gündeme geçişin gerçekleşmediğini teyit etmek gerekir.
3
Cobb ve Elder'ın sınıflandırmasını uygula.
Resmi olmayan yaygın tartışma süreci 'Sistematik Gündem' olarak adlandırılır.
Kavramsal ayrım, 'tartışma' ile 'karar alma' arasındaki sınıra dayanır.

Anahtar Kavram

Cobb ve Elder'ın Gündem Türleri Ayrımı

İpuçları

1
Cobb ve Elder'a göre gündem; 'tartışılan' ve 'karar verilen' olarak ikiye ayrılır.
2
Eğer sorun sadece halk arasında konuşuluyorsa toplumsal (sistematik), resmi makamlara geçtiyse kurumsaldır.

Daha Fazla Pratik

Sistematik gündemden kurumsal gündeme geçişi sağlayan 'politika girişimcileri' ve 'tetikleyici olaylar' kavramlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 139Soru

Bir kamu kurumu, yükseköğretim öğrencilerinin barınma sorununu çözmek amacıyla yeni bir destek programı tasarlamaktadır. Tasarım sürecinde politika yapıcılar, desteğin 'üstün akademik başarıyı ödüllendirmek' mi yoksa 'fırsat eşitliğini sağlamak amacıyla dar gelirli ailelere odaklanmak' mı gerektiği konusunda temel bir ikilem yaşamaktadırlar. Bu ikilem, kamu politikası tasarımı sürecinde kullanılan aşağıdaki değerlendirme kriterlerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hakkaniyet

Cevap

Hakkaniyet
Hakkaniyet (equity) kriteri, kamu politikalarının tasarlanması aşamasında, politikanın getireceği maliyetlerin ve faydaların toplumun farklı grupları arasında nasıl dağıtılacağı ile ilgilenir. Senaryoda belirtilen 'akademik başarı' ile 'maddi ihtiyaç' arasındaki tercih, dağıtımcı adaletin hangi prensibine (liyakat mi yoksa sosyal ihtiyaç mı) öncelik verileceğine dair normatif bir karardır ve doğrudan hakkaniyet kriteri kapsamındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki temel çatışmayı analiz edin.
Politikanın 'başarı' (liyakat) mı yoksa 'ihtiyaç' (sosyal adalet) temelinde mi kurgulanacağı tartışılmaktadır.
Bu, kamu kaynaklarının kimlere ve hangi değerler doğrultusunda dağıtılacağı sorusudur.
2
Politika tasarımı değerlendirme kriterlerini gözden geçirin.
Hakkaniyet kriterinin sosyal adalet ve kaynak dağıtımıyla ilgili olduğu tespit edilir.
Verimlilik veya teknik kapasite gibi kriterler politikanın 'kim için' olduğu sorusuna normatif bir cevap sunmaz.

Anahtar Kavram

Politika Tasarımı Değerlendirme Kriterleri
Soru 140Soru

Kamu politikası analizi çalışmalarında politika değişiminin önündeki engelleri ve politikaların sürekliliğini açıklamak amacıyla kullanılan; geçmişte benimsenmiş olan politika tercihlerinin zamanla kurumsallaşarak alternatif seçeneklerin maliyetini artırması ve politika yapıcıları mevcut doğrultuda ilerlemeye zorlaması durumu aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yol bağımlılığı

Cevap

Politika tercihlerinin zamanla kurumsallaşarak alternatiflerin maliyetini artırması ve sistemi mevcut rotaya mahkûm etmesi süreci 'yol bağımlılığı' (path dependency) kavramı ile açıklanır.
Yol bağımlılığı (path dependency), kamu politikası analizinde tarihsel kurumsalcılık yaklaşımının temel bir kavramıdır. Bu kavrama göre, bir politikanın başlangıcında yapılan seçimler, zamanla o yönde büyük kurumsal yatırımlar, uzmanlaşma ve siyasi beklentiler yaratır. Bu durum, başka bir politikaya geçmenin maliyetini (switching costs) aşırı derecede artırır ve sistemin başlangıçtaki rotada devam etmesini neredeyse zorunlu kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Soru metnindeki anahtar ifadeleri analiz et.
Metinde 'geçmişteki tercihler', 'alternatiflerin maliyetinin artması' ve 'mevcut doğrultuda ilerlemeye zorlama' ifadeleri öne çıkmaktadır.
Bu ifadeler, değişimin önündeki tarihsel ve kurumsal engelleri tanımlamaktadır.
2
Kavramsal eşleştirme yap.
Tarihsel kurumsalcılık bağlamında, bir kez girilen yolun geri dönüşünün (reversing) çok maliyetli olması 'yol bağımlılığı' olarak tanımlanır.
Diğer seçenekler değişimin hızı (artırımcılık), zamanlaması (kesintili denge) veya transferi (yayılma) ile ilgilidir.

Anahtar Kavram

Yol Bağımlılığı (Path Dependency)

Daha Fazla Pratik

Politika sonlanmasının önündeki 'batık maliyetler' (sunk costs) ve 'yoğunlaşmış faydalar' kavramlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 7 / 9Sonraki
Kamu Politikası Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 7 | Examkin