Kamu Politikası

172 soru

Soru 141Soru

Bir Bölgesel Kalkınma Ajansı; bölgenin 10 yıllık ana stratejik vizyonunu ve yatırım önceliklerini belirlerken rasyonel-kapsamlı bir veri analizi yöntemini kullanmıştır. Bununla birlikte, bu ana stratejinin uygulama aşamasındaki yıllık faaliyet planlarını hazırlarken mevcut projelerden köklü bir kopuş yaşamak yerine küçük ve kontrollü değişikliklerle ilerlemeyi tercih etmiştir.

Bu kurumun karar alma sürecinde uyguladığı, 'temel kararlar' ile 'rutin kararlar' arasında ayrım yapan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karma Tarama (Mixed Scanning) Modeli

Cevap

Karma Tarama (Mixed Scanning) Modeli
Karma Tarama (Mixed Scanning) Modeli, Amitai Etzioni tarafından rasyonel ve artırımcı modellerin bir sentezi olarak geliştirilmiştir. Bu modelde karar vericiler, temel yönelimleri belirlemek için rasyonel bir bakış açısıyla geniş bir tarama yaparken, bu temel çerçeve içindeki detay kararlarda zaman ve maliyet tasarrufu sağlamak için artırımcı yöntemi kullanırlar. Senaryoda ajansın 10 yıllık vizyonu rasyonel, yıllık planları artırımcı şekilde ele alması bu modelin doğrudan bir uygulamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Karar verme sürecindeki aşamaları analiz edin.
Stratejik vizyon (temel karar) ve yıllık planlar (rutin karar) şeklinde iki farklı düzey tespit edilmiştir.
Modele karar verebilmek için kararların kapsamı ve niteliği ayrıştırılmalıdır.
2
Kullanılan yöntemleri eşleştirin.
Temel kararlarda rasyonel-kapsamlı analiz, rutin kararlarda ise artırımcı (incremental) yöntem kullanılmaktadır.
Mixed scanning modelinin en belirgin özelliği bu iki yöntemi hiyerarşik bir yapıda birleştirmesidir.
3
Amitai Etzioni'nin teorik çerçevesiyle karşılaştırın.
Senaryodaki yaklaşım, Etzioni'nin 'karma tarama' kuramının temel önermesi olan 'iki kademeli tarama' ile tam olarak örtüşmektedir.
Karma tarama, rasyonel modelin ütopik kapsamlılık talebi ile artırımcı modelin muhafazakâr yapısı arasında bir orta yol sunar.

Anahtar Kavram

Karma Tarama Modeli (Mixed Scanning)

İpuçları

1
Karar verme sürecinin iki farklı katmanda (stratejik ve operasyonel) farklı yöntemlerle yürütüldüğüne dikkat edin.
2
Bu model, rasyonel modelin çok fazla bilgi gerektirmesi ile artırımcı modelin yeniliğe kapalı olması sorunlarını aynı anda çözmeyi hedefler.
3
Geniş açılı bir kamerayla genel manzaraya bakıp (rasyonel), sorunlu alanlara zum yaparak detayları inceleyen (artırımcı) bir gözlemci metaforuyla açıklanan modeli hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Graham Allison'ın modelleri ile Etzioni'nin karma tarama modelini aktör sayıları ve analiz birimleri açısından karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 142Soru

Kamu politikası literatüründe Jeremy Richardson tarafından geliştirilen "politika stilleri" (policy styles) tipolojisinde; bir siyasal sistemin toplumsal sorunları henüz krize dönüşmeden tespit etme eğilimi ile politika tasarım sürecinde diğer aktörlerle kurduğu ilişkinin niteliği temel alınmaktadır.

Buna göre, hükümetin sorunları önceden tahmin ederek proaktif bir tutum sergilediği ve kararların meşruiyetini artırmak için ilgili kesimlerle fikir birliği aradığı stil aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Öngörülü - Uzlaşmacı Stil

Cevap

Hükümetin sorunları proaktif bir şekilde tahmin ederek proaktif davrandığı ve çözüm sürecinde ilgili paydaşlarla konsensüs aradığı stil Öngörülü - Uzlaşmacı Stil'dir.
Doğru cevap olan 'Öngörülü - Uzlaşmacı Stil', kamu yönetimi literatüründe devletin toplumsal talepleri henüz bir krize dönüşmeden proaktif bir şekilde gündeme alıp formüle ettiği ve bu tasarım sürecinde sivil toplum, çıkar grupları ve uzmanlarla geniş çaplı bir konsensüs kurmaya çalıştığı ideal modeli temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Richardson'ın politika stilleri matrisindeki boyutları belirle.
Matris, 'soruna yaklaşım' (öngörülü/tepkisel) ve 'aktörlerle ilişki' (uzlaşmacı/dayatmacı) olmak üzere iki boyuttan oluşur.
Soruda istenen stilin hangi bileşenlerden oluştuğunu anlamak için temel çerçeveyi kurmak gerekir.
2
Sorudaki 'proaktif tutum' ve 'sorunları önceden tahmin etme' ifadelerini analiz et.
Bu özellikler 'Öngörülü' (Anticipatory) boyuta karşılık gelir.
Hükümetin zamanlama konusundaki yaklaşımını sınıflandırmak için kullanılır.
3
Sorudaki 'fikir birliği arama' ve 'meşruiyet artırma' çabalarını analiz et.
Bu özellikler 'Uzlaşmacı' (Consensus) boyuta karşılık gelir.
Hükümetin toplumdaki diğer güç odakları ve paydaşlarla kurduğu ilişkinin niteliğini belirlemek için kullanılır.

Anahtar Kavram

Richardson'ın Politika Stilleri Tipolojisi

Daha Fazla Pratik

Richardson'ın bu matrisini kullanarak farklı ülkelerin (örneğin İngiltere vs. Fransa) geleneksel politika stillerini karşılaştırmak kavramın kalıcılığını artıracaktır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 143Soru

Kamu yönetiminde karar verme sürecini açıklayan yaklaşımlardan biri olan 'Sınırlı Rasyonellik' (Bounded Rationality) modelinde; rasyonel-kapsamlı modelin varsaydığı 'ekonomik insan' (homo economicus) yerine 'yönetimsel insan' (administrative man) kavramı merkezdedir.

Buna göre, Herbert Simon tarafından geliştirilen bu modelde, yönetimsel insanın karar verme sürecinde 'en iyiyi' (optimal) aramak yerine kendi beklentilerini karşılayan ilk 'yeterli' seçeneği tercih etmesini ifade eden temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tatmin edicilik

Cevap

Tatmin edicilik (Satisficing) kavramıdır.
Doğru seçenek 'tatmin edicilik' (satisficing) ifadesidir. Herbert Simon'un sınırlı rasyonellik kuramına göre, karar vericiler (yönetimsel insan) tüm alternatifleri değerlendirecek kapasiteye sahip olmadıkları için, karşılarına çıkan ve minimum başarı kriterlerini sağlayan ilk uygun seçenekte karar kılarlar.

Adım Adım Çözüm

1
Karar verme kuramcısının ve temel yaklaşımının belirlenmesi
Soru Herbert Simon ve sınırlı rasyonellik yaklaşımına odaklanmaktadır.
Simon, klasik rasyonel modelin insan zihninin kapasitesini aştığını savunur.
2
Rasyonel model ile sınırlı rasyonellik modelinin karşılaştırılması
Rasyonel model 'en iyileme' (optimizasyon) peşindeyken, sınırlı rasyonellik 'yeterli olan' peşindedir.
Karar vericinin bilgi, zaman ve bilişsel kapasitesi tüm alternatifleri analiz etmeye yetmez.
3
Yönetimsel insanın tercih kriterinin tanımlanması
Beklentileri karşılayan ilk uygun seçeneğin kabul edilmesi 'tatmin edicilik' (satisficing) olarak adlandırılır.
Bu kavram, ideal rasyonelliğin pratik sınırlarını ifade eder.

Anahtar Kavram

Sınırlı Rasyonellik ve Tatmin Edici Karar (Satisficing)

İpuçları

1
Herbert Simon'un 'yönetimsel insan' modelini hatırlayın; bu insan rasyonel bir makine gibi her şeyi analiz edebilir mi?
2
İngilizcesi 'satisficing' olan bu kavram, 'satisfy' (tatmin etmek) ve 'suffice' (yeterli olmak) kelimelerinin birleşimidir.

Daha Fazla Pratik

Lindblom'un 'Dal Yöntemi' (Branch Method) olarak adlandırdığı modelin özelliklerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 144Soru

Kamu politikası disiplininde, bir kararın veya eylemler dizisinin 'kamu politikası' kimliği kazanabilmesi için belirli kriterleri karşılaması gerekmektedir. Kamu politikası sadece teknik bir idari işlem değil, aynı zamanda siyasi ve hukuki bir süreçtir.

Buna göre, kamu politikasının kavramsal çerçevesi ve özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meşruiyetini devletin egemenlik gücünden alır ve bu yönüyle toplumun tamamı için bağlayıcı nitelik taşır.

Cevap

Kamu politikası, meşruiyetini devletin egemenlik gücünden aldığı için toplum genelinde bağlayıcı bir güce sahiptir.
Kamu politikası, meşruiyetini devletin egemenlik gücünden ve yasal otoritesinden aldığı için toplum genelinde bağlayıcı bir güce sahiptir. Bu özellik, onu özel sektör kararlarından veya bağlayıcılığı olmayan siyasi söylemlerden ayıran en temel farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu politikası kavramının ayırıcı unsurlarını belirlemek.
Kamu politikasını diğer karar türlerinden ayıran temel özellik, bir 'kamu otoritesi' tarafından alınması ve devletin 'zorlama gücü' ile desteklenmesidir.
Özel sektör veya sivil toplum kararları sadece ilgili tarafları bağlarken, kamu politikası toplumun tamamı için geçerlidir.
2
Eylem ve eylemsizlik ayrımını değerlendirmek.
Hükümetlerin bir soruna müdahale etmemeyi tercih etmesi de 'eylemsizlik' (inaction) olarak bir politika kararıdır.
Bir durumun olduğu gibi bırakılması, mevcut statükonun korunması yönünde bilinçli bir tercihtir.
3
Seçeneklerdeki kavramsal hataları ayıklamak.
Özel sektörle aynılık, sadece resmi aktörler ve sadece aktif eylem gibi kısıtlamaların hatalı olduğu tespit edilmiştir.
Kamu politikası çok aktörlüdür, kamu yararı odaklıdır ve hem eylemi hem de bilinçli eylemsizliği kapsar.

Anahtar Kavram

Kamu Politikasının Meşruiyeti ve Bağlayıcılığı

Daha Fazla Pratik

Kamu politikasının türlerini (dağıtıcı, düzenleyici vb.) inceleyerek Lowi'nin sınıflandırmasına çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 145Soru

Sabatier ve Mazmanian tarafından geliştirilen 'Yukarıdan Aşağıya' (Top-Down) uygulama modelinde, bir kamu politikasının başarıyla hayata geçirilebilmesi için yasal metinlerin ve hiyerarşik yapının belirli özellikler taşıması gerektiği savunulmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi söz konusu model çerçevesinde başarılı bir uygulama için öngörülen temel koşullardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Politikanın başarısının, sahadaki personelin yerel koşullara göre kullandığı geniş takdir yetkisine bağlı olduğunun kabul edilmesi

Cevap

Politikanın başarısının sahadaki personelin (sokak düzeyi bürokratların) geniş takdir yetkisine dayandırılması, Sabatier ve Mazmanian'ın savunduğu Yukarıdan Aşağıya (Top-Down) modelinin değil, Aşağıdan Yukarıya (Bottom-Up) yaklaşımının bir özelliğidir.
Doğru cevap olan ifade, kamu politikası literatüründe Lipsky gibi isimlerin temsil ettiği 'Aşağıdan Yukarıya' (Bottom-Up) yaklaşımına aittir. Sabatier ve Mazmanian'ın geliştirdiği Yukarıdan Aşağıya modelinde ise politikanın başarısı merkezi otorite tarafından belirlenen yasal metinlerin netliğine, hiyerarşik kontrole ve uygulayıcıların merkezin amaçlarına olan sadakatine dayanır. Bu modelde alt kademe personelinin takdir yetkisini kullanarak politikayı değiştirmesi başarı değil, 'uygulama sapması' olarak nitelendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Sabatier ve Mazmanian'ın uygulama modelinin temel felsefesini analiz etme
Bu yazarların 'Yukarıdan Aşağıya' yaklaşımının savunucuları olduğu ve merkezi kontrolü önemsedikleri saptanır.
Sorunun hangi kuramsal çerçeveye dayandığını belirlemek için bu adım gereklidir.
2
Başarılı uygulama için öne sürülen altı temel koşulu (net hedefler, kuramsal temel, yeterli kaynak, hiyerarşik bütünleşme, kararlı uygulayıcılar, sosyo-ekonomik istikrar) seçeneklerle karşılaştırma
İlk dört seçeneğin ve son seçeneğin bu koşullarla örtüştüğü görülür.
Seçeneklerin kuramsal doğruluk kontrolü yapılır.
3
Takdir yetkisi kavramının bu modeldeki yerini sorgulama
Takdir yetkisinin genişletilmesinin hiyerarşik kontrolü zayıflatacağı ve politikanın merkezden sapmasına yol açacağı sonucuna ulaşılır.
Çelişkili olan unsuru belirleyerek doğru cevabı netleştirmek için bu analiz yapılır.

Anahtar Kavram

Sabatier ve Mazmanian'ın Yukarıdan Aşağıya Uygulama Koşulları

Daha Fazla Pratik

Uygulama sürecindeki bu modelleri pekiştirmek için Richard Matland'ın 'Belirsizlik ve Çatışma' modelini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 146Soru

Theodore Lowi tarafından geliştirilen ve kamu politikalarının içeriğinin siyasal süreçleri (siyaset tarzını) belirlediğini savunan tipolojide; devletin zorlama (coercion) gücünün dolaylı (uzak) olduğu ve bu gücün doğrudan bireyler yerine davranış ortamı (sistemin geneli) üzerinde etkili olduğu, devletin kendi iç işleyişini veya 'oyunun kurallarını' (rules for rules) belirlemeye yönelik yürüttüğü politika türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurucu politikalar

Cevap

Kurucu politikalar; devletin zorlama gücünün dolaylı olarak sistemin geneline (davranış ortamına) uygulandığı politika türüdür.
Lowi'nin matrisinde kurucu politikalar, zorlama gücünün bireyler üzerinde değil, sistemin genel yapısı üzerinde dolaylı olarak kullanıldığı alanı temsil eder. Yeni bakanlıkların kurulması, idari reformlar ve seçim kanunu değişiklikleri gibi devletin kendi kurallarını belirlediği uygulamalar bu kategoriye girer.

Adım Adım Çözüm

1
Lowi'nin matrisindeki zorlama gücünün olasılığını belirleyin.
Zorlama gücü 'dolaylı/uzak' (remote) olarak tanımlanmıştır.
Soruda zorlamanın dolaylı olduğu belirtilerek ilk boyut netleştirilir.
2
Zorlamanın uygulanabilirlik düzeyini (hedefini) analiz edin.
Etki alanı 'davranış ortamı/sistemin geneli' (environment of conduct) olarak belirlenmiştir.
Soruda 'kurallar için kural' ifadesi, odak noktasının bireysel davranış değil, sistemin yapısı olduğunu gösterir.
3
İki boyutu Lowi'nin 2×22 \times 2 matrisinde eşleştirin.
Dolaylı Zorlama + Sistemsel Etki = Kurucu (Constituent) Politika.
Lowi'nin kuramsal çerçevesine göre bu koordinatlar kurucu politikaları tanımlar.

Anahtar Kavram

Lowi'nin Kamu Politikası Matrisi (Zorlamanın Olasılığı ve Uygulanabilirliği)
Soru 147Soru

Kamu politikası literatüründe aktörler; anayasal dayanakları, hukuki meşruiyetleri ve politika çıktısı üretme yetkileri bakımından 'resmi' ve 'gayri resmi' olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Bu ayrımda temel kriter, aktörün devlet erkini (kamu gücünü) doğrudan kullanma yetkisine sahip olup olmamasıdır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kamu politikası sürecinde 'gayri resmi aktörler' (resmi olmayan aktörler) kategorisinde yer almaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi Partiler

Cevap

Siyasi partiler, kamu politikası sürecinde gayri resmi (resmi olmayan) aktörler arasında yer almaktadır.
Siyasi partiler, kamu politikası literatüründe çıkar grupları, medya ve düşünce kuruluşları ile birlikte 'gayri resmi' aktörler sınıfında değerlendirilir. Bunun temel nedeni, partilerin politika sürecindeki rollerinin 'etkileme', 'temsil' ve 'aracılık' ile sınırlı olması; doğrudan devlet egemenliğini temsil eden yasal kararları imzalama yetkilerinin bulunmamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Aktör Sınıflandırma Kriterini Belirle
Resmi aktörler, yetkisini anayasa ve yasalardan alan, kamu gücü kullanan devlet birimleridir.
Resmi ve gayri resmi ayrımının temelinde 'devlet yetkisinin doğrudan kullanımı' yatar.
2
Seçeneklerdeki Aktörlerin Statülerini İncele
Yasama, Yürütme, Bürokrasi ve Bağımsız İdari Otoriteler devlet aygıtının doğrudan parçasıdır.
Bu birimler aldıkları kararlarla hukuk düzeninde doğrudan değişiklik yapma yetkisine sahiptir.
3
Siyasi Partilerin Konumunu Analiz Et
Siyasi partiler toplumsal talepleri sisteme taşır ancak 'parti tüzel kişiliği' olarak yasal bir politika çıktısı (kararname, kanun vb.) üretemezler.
Karar verici mevkiine gelen parti üyeleri (bakanlar, vekiller) 'resmi' kapasitede hareket ederken, partinin kendisi bir sivil toplum/siyasal katılım aracı olarak gayri resmi aktördür.

Anahtar Kavram

Resmi ve Gayri Resmi Aktör Ayrımı
Soru 148Soru

Kamu politikası analizi literatüründe Peter Hall tarafından geliştirilen değişim tipolojisine göre; politikanın temel hedefleri ve kullanılan araçların (enstrümanların) türü sabit kalırken, sadece mevcut araçların uygulama düzeylerinde veya teknik ayarlarında (örneğin vergi dilimi oranlarının veya faiz katsayılarının güncellenmesi) gerçekleştirilen rutin ve kademeli düzenlemeler aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birinci derece değişim

Cevap

Birinci derece değişim, Peter Hall'un tipolojisinde amaçların ve araçların sabit kaldığı, sadece mevcut araçların 'ayarlarında' (settings) yapılan rutin değişiklikleri tanımlar.
Birinci derece değişim, Peter Hall'un üçlü hiyerarşisinde en alt basamağı temsil eder. Bu düzeyde politika yapıcılar temel amaçları veya kullandıkları araçları sorgulamazlar; sadece geçmiş deneyimlere dayanarak mevcut araçların miktar, oran veya teknik detaylarını (ayarlarını) rutin bir şekilde revize ederler. Bu durum genellikle 'artırımcı' (incremental) değişim mantığına uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Politika değişiminin kapsamını analiz etme
Soruda hedeflerin ve araç türlerinin sabit kaldığı, sadece uygulama düzeylerinin (teknik ayarların) değiştiği belirtilmiştir.
Peter Hall'un hiyerarşik modelinde değişimin hangi katmanda gerçekleştiğini belirlemek için bu ayrım kritiktir.
2
Hall'un üçlü değişim tipolojisini uygulama
Araç ayarlarındaki (instrument settings) değişikliklerin 'Birinci Derece' (First-order) kapsamında olduğu sonucuna varılır.
Birinci derece değişim, politika yapımının normal ve rutin seyrini temsil eder.

Anahtar Kavram

Peter Hall'un Politika Değişimi Hiyerarşisi

Daha Fazla Pratik

Peter Hall'un üçüncü derece değişim (paradigma kayması) kavramı ile Thomas Kuhn'un bilimsel devrimler teorisi arasındaki benzerlikleri inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 149Soru

Kamu politikası sürecinde aktörler; anayasal/yasal statülerine ve kamu gücünü kullanma yetkilerine göre resmi ve gayri resmi olarak ikiye ayrılmaktadır. Bazı aktörler, demokratik sistemin işleyişi açısından Anayasa'da açıkça düzenlenmiş olmalarına ve "siyasal hayatın vazgeçilmez unsurları" olarak tanımlanmalarına rağmen; kamu gücünü doğrudan kullanan devlet aygıtının (yasama, yürütme, yargı) hiyerarşik bir parçası olmadıkları ve nihai politika kararı alma yetkisine sahip olmadıkları için kamu politikası literatüründe "gayri resmi aktör" kategorisinde değerlendirilirler.

Buna göre, sözü edilen bu özelliklere sahip kamu politikası aktörü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi Partiler

Cevap

Siyasi Partiler
Siyasi partiler, kamu politikası literatüründe gayri resmi aktörler arasında yer alır. Her ne kadar Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olarak tanımlansalar da, politika yapım sürecinde 'resmi karar alıcı' (yasama veya yürütme organı) statüsünde değildirler. Onlar, toplumsal talepleri bir araya getiren, formüle eden ve resmi makamlara ileten birer 'kanal' işlevi görürler. Resmi aktör niteliği, ancak partili üyelerin TBMM veya Cumhurbaşkanlığı gibi resmi makamlara seçilmesiyle o makamlar üzerinden kazanılır; partinin tüzel kişiliği gayri resmidir.

Adım Adım Çözüm

1
Aktör ayrım kriterinin belirlenmesi
Resmi ve gayri resmi aktör ayrımında temel kriter, aktörün yetkisini doğrudan kamu gücünden alıp almaması ve politika üzerinde hukuki olarak zorlayıcı karar üretip üretememesidir.
Bir aktörün resmi sayılabilmesi için devlet aygıtının (yasama, yürütme, yargı, bürokrasi) bir parçası olması gerekir.
2
Seçeneklerin anayasal/yasal konumunun analizi
Bağımsız İdari Otoriteler, Sayıştay, Cumhurbaşkanlığı birimleri ve Bürokrasi devlet mekanizmasının içindeki resmi yapılardır.
Bu yapılar kamu hukukuna tabi olup doğrudan devlet otoritesini temsil ederler.
3
Siyasi partilerin özel konumunun saptanması
Siyasi partiler, Anayasa'nın 68. maddesinde düzenlenmiş olsalar da, birer sivil toplum örgütlenmesi niteliğindedirler.
Partiler kamu gücünü doğrudan 'kullanan' değil, bu gücü kullanacak kadroları yetiştiren ve talepleri gündeme taşıyan 'köprü' aktörler oldukları için gayri resmi kabul edilirler.

Anahtar Kavram

Siyasi partilerin kamu politikası analizindeki gayri resmi statüsü
Soru 150Soru

Kamu politikası formülasyonu ve tasarımı aşamasında, geliştirilen politika alternatiflerinin değerlendirilmesi sürecinde; önerilen çözümün toplumsal aktörler, baskı grupları ve siyasal karar alıcılar tarafından kabul görme derecesi, bu aktörlerin desteğinin alınabilmesi ve çözümün meşruiyet düzeyi gibi unsurların analiz edilmesi aşağıdaki değerlendirme kriterlerinden hangisinin kapsamına girmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasal uygulanabilirlik

Cevap

Siyasal uygulanabilirlik; önerilen çözümün aktörler, baskı grupları ve kamuoyu tarafından kabul edilebilirliğini, meşruiyetini ve siyasal destek bulma şansını ifade eden kriterdir.
Siyasal uygulanabilirlik, bir politika önerisinin yasama organı, çıkar grupları, medya ve genel kamuoyu gibi aktörler tarafından ne ölçüde destekleneceği ve meşru kabul edileceği ile ilgilidir. Soruda vurgulanan 'aktör desteği' ve 'meşruiyet düzeyi' doğrudan bu kavramın tanımlayıcı unsurlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Politika formülasyonu sürecindeki değerlendirme aşamasını analiz etme
Bu aşamada alternatiflerin çeşitli kriterlere göre test edildiği saptanır.
Soruda bahsedilen unsurların (meşruiyet, aktör desteği) hangi değerlendirme çerçevesine girdiğini belirlemek için gereklidir.
2
Siyasal aktörlerin ve baskı gruplarının rolünü tanımlama
Meşruiyet ve destek unsurları, çözümün siyasal alandaki yaşayabilirliğini gösterir.
Teknik veya ekonomik rasyonalite ile siyasal rasyonalite arasındaki farkı ortaya koymak için kullanılır.
3
Doğru kavramla eşleştirme
Aktör kabulü ve siyasal destek analizi 'siyasal uygulanabilirlik' kriterine karşılık gelir.
Kamu yönetimi literatüründe uygulanabilirlik analizinin alt başlıklarını ayrıştırmak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Siyasal Uygulanabilirlik Kriteri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 151Soru

Bir kamu kurumu, ülkenin enerji politikasında köklü bir değişikliğe gitmeye karar vermiştir. Kurum yetkilileri, stratejik ana hedefleri belirlerken mevcut tüm verileri ve teknolojik alternatifleri derinlemesine analiz ederek rasyonel bir yol haritası çizmekte; ancak bu hedeflere ulaşmak için yapılacak yıllık uygulama ve bütçe düzenlemelerinde mevcut durumdan küçük sapmalarla, deneme-yanılma yöntemini kullanarak ilerlemeyi tercih etmektedir. Bu kurumun politika formülasyonu ve tasarımı sürecinde benimsediği yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karma Tarama Modeli

Cevap

Karma Tarama Modeli, stratejik ana kararlarda kapsamlı rasyonel incelemeyi, bu kararların uygulanmasına yönelik rutin işlemlerde ise artırımcı adımları sentezleyen bir yaklaşımdır.
Doğru seçenek olan Karma Tarama Modeli, Amitai Etzioni tarafından 'iki aşamalı bir inceleme' olarak sunulmuştur. İlk aşamada, geniş bir perspektifle temel sorunlar ve stratejik hedefler 'rasyonel' bir şekilde taranır. İkinci aşamada ise seçilen bu geniş alanın içindeki ayrıntılar ve rutin işlemler 'artırımcı' adımlarla şekillendirilir. Senaryoda enerji politikasındaki köklü değişim için yapılan derinlemesine analiz rasyonel aşamayı, yıllık bütçe ve uygulama düzenlemelerindeki küçük sapmalar ise artırımcı aşamayı temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki karar düzeylerini ayrıştırın.
Stratejik hedefler için 'derinlemesine analiz/rasyonel yol haritası', yıllık düzenlemeler için 'küçük sapmalar' kullanıldığı görülmektedir.
Politika modelleri, bilginin nasıl kullanıldığı ve değişimin hızı bakımından birbirinden ayrılır.
2
Ayrıştırılan bu iki stili literatürdeki modellerle eşleştirin.
Kapsamlı analiz Rasyonel-Kapsamlı Model'e, küçük sapmalar ise Artırımcı Model'e aittir.
Bu iki zıt yaklaşımın bir arada kullanılması özel bir modelin tanımıdır.
3
Sentezleyici modeli tanımlayın.
Karma Tarama (Mixed Scanning) Modeli, her iki yöntemi farklı ölçeklerde birleştirerek rasyonalitenin maliyetini düşürmeyi ve artırımcılığın muhafazakârlığını aşmayı amaçlar.
Amitai Etzioni tarafından geliştirilen bu sentez, modern kamu yönetimi uygulamalarında sıkça karşımıza çıkar.

Anahtar Kavram

Karma Tarama Modeli (Mixed Scanning)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 152Soru

Kamu politikası analizi literatüründe; sosyal sistemlerin ve kamu kurumlarının, mevcut yapılarını ve işleyişlerini korumak amacıyla dışarıdan gelen değişim baskılarına karşı sergiledikleri aktif ve enerjik direnç sürecini ifade eden, Donald Schon tarafından geliştirilen kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dinamik muhafazakârlık

Cevap

Dinamik muhafazakârlık
Dinamik muhafazakârlık kavramı, Donald Schon tarafından sosyal sistemlerin değişime karşı gösterdiği 'aktif direnci' açıklamak için kullanılmıştır. Sistemlerin sadece hareketsiz kaldıkları için değil, mevcut yapılarını korumak için yoğun çaba sarf ettikleri için değişmediğini savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Politika değişimi ve sonlanmasının önündeki direnç mekanizmalarını incele.
Sosyal sistemlerin değişime karşı pasif değil, aktif bir direnç gösterdiği fark edilir.
Değişim sadece bir boşluk değil, mevcut yapının aktif savunulmasıyla engellenir.
2
Donald Schon'un bu konudaki temel kavramını hatırla.
Schon, bu durumu 'dinamik muhafazakârlık' (dynamic conservatism) olarak adlandırmıştır.
Bu kavram, muhafazakâr tutumun sistemin bekası için dinamik bir enerjiyle uygulandığını vurgular.

Anahtar Kavram

Politika Değişimine Direnç ve Dinamik Muhafazakârlık
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 153Soru

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesindeki iki farklı bölge müdürlüğü, "Sıfır Atık" projesi kapsamında ambalaj atıklarının geri kazanımı için farklı bütçe ve yöntemlerle çalışmaktadır. Bir yıllık uygulama sonuçları aşağıdaki tabloda verilmiştir:

Bölge MüdürlüğüYıllık Bütçe (TL)Geri Kazanılan Atık (Ton)
A Bölge Müdürlüğü2.000.0002.000.000500500
B Bölge Müdürlüğü1.200.0001.200.000400400

William Dunn tarafından geliştirilen kamu politikası değerlendirme kriterleri çerçevesinde, bu iki müdürlüğün performansı karşılaştırıldığında aşağıdaki analizlerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: B Bölge Müdürlüğü, birim çıktı başına düşen maliyet açısından A Bölge Müdürlüğü'nden daha etkindir.

Cevap

B Bölge Müdürlüğü, birim çıktı başına düşen maliyet açısından A Bölge Müdürlüğü'nden daha etkindir.
Bölge müdürlüklerinin verileri incelendiğinde, B Bölge Müdürlüğü'nün birim ton başına harcadığı kaynak (3.0003.000 TL), A Bölge Müdürlüğü'nün harcadığı kaynaktan (4.0004.000 TL) daha azdır. William Dunn'ın kriterlerine göre, birim çıktı başına harcanan çabanın veya maliyetin azlığı 'etkinlik' (efficiency) olarak tanımlanır. Bu nedenle B müdürlüğü, kaynak kullanımında daha verimli/etkin bir performans sergilemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Bölge müdürlüklerinin etkililik (effectiveness) düzeylerini toplam çıktı üzerinden karşılaştırın.
A Bölge Müdürlüğü (500500 ton) > B Bölge Müdürlüğü (400400 ton). Dolayısıyla A müdürlüğü daha etkilidir.
Etkililik, politikanın belirlenen hedeflere veya çıktılara ne ölçüde ulaştığını ölçer.
2
Bölge müdürlüklerinin etkinlik (efficiency) düzeylerini birim maliyet (Girdi/Çıktı) üzerinden hesaplayın.
A için: 2.000.000/500=4.0002.000.000 / 500 = 4.000 TL/ton. B için: 1.200.000/400=3.0001.200.000 / 400 = 3.000 TL/ton.
Etkinlik, bir birim çıktı elde etmek için harcanan kaynak miktarını veya girdi-çıktı oranını ifade eder.
3
Elde edilen sonuçları Dunn'ın kriterlerine göre yorumlayın.
B Bölge Müdürlüğü, 1 ton atığı daha düşük maliyetle geri kazandığı için daha etkindir.
Kamuda etkinlik, kısıtlı kaynakların en verimli şekilde kullanılması prensibine dayanır.

Anahtar Kavram

William Dunn'ın Politika Değerlendirme Kriterleri: Etkinlik vs. Etkililik

Alternatif Yöntem

Verimlilik (Etkinlik) oranını 'TL başına ton' olarak da hesaplayabilirsiniz. A için 1.000.0001.000.000 TL başına 250250 ton, B için ise 333333 ton düşmektedir. B müdürlüğü aynı para ile daha fazla iş yaptığı için daha etkindir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 154Soru

Bir kamu politikası sürecinde; ilgili bakanlık personeli teknik taslakları hazırlamakta, bir sendika üyelerinin çıkarlarını korumak amacıyla lobi faaliyeti yürütmekte, medya ise konuyu haberleştirerek toplumsal bir tartışma zemini oluşturmaktadır. Bu süreçte yer alan aktörlerin kurumsal nitelikleri ve rolleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bakanlık personeli (bürokrasi), yetkisini yasal düzenlemelerden aldığı ve kamu gücü kullandığı için resmi aktör statüsündedir.

Cevap

Bakanlık personelinin (bürokrasinin), yetkisini yasal düzenlemelerden alması ve kamu gücü kullanması nedeniyle resmi aktör olarak kabul edildiği ifade doğrudur.
Kamu politikası sürecinde resmi aktörler (yasama, yürütme, yargı ve bürokrasi), yetkilerini doğrudan anayasa ve kanunlardan alan, aldıkları kararlar hukuken bağlayıcı olan ve devletin kamu gücünü temsil eden yapılardır. Bakanlık bürokrasisi, politika taslaklarının hazırlanmasında teknik uzmanlık sunan ve uygulama sürecini yöneten birincil resmi aktördür.

Adım Adım Çözüm

1
Aktörlerin meşruiyet kaynağını belirleyin.
Bakanlık personeli yetkisini hukuktan (mevzuattan) alırken, sendika ve medya sivil toplumun bir parçasıdır.
Resmi ve gayri resmi aktör ayrımının temel kriteri anayasal/yasal yetki ve kamu gücü kullanımıdır.
2
Seçeneklerdeki aktör-statü eşleşmelerini analiz edin.
Bürokrasi resmi, sendika (baskı grubu) ve medya ise gayri resmi aktör sınıfına girer.
Kamu politikası literatüründe karar alma yetkisi olanlar resmi, etkileme gücü olanlar gayri resmi olarak tanımlanır.

Anahtar Kavram

Kamu Politikası Aktörlerinin Sınıflandırılması
Soru 155Soru

Kamu politikası uygulama literatüründe Richard Elmore tarafından geliştirilen; analizin en üstteki karar vericilerin amaçlarından başlamak yerine, politikanın nihai olarak etkilediği hedef kitlenin davranışlarından ve hizmetin sunulduğu en uç noktadaki uygulama kapasitesinden başlatılması gerektiğini savunan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geriye doğru haritalama

Cevap

Geriye doğru haritalama (Backward Mapping) yaklaşımı, uygulama analizinin en alt birimden yukarıya doğru kurgulanmasını savunur.
Geriye doğru haritalama yaklaşımı, merkezi politika yapıcıların niyetlerinden ziyade, yerel düzeydeki aktörlerin sorun çözme kapasitesine ve hedef kitlenin ihtiyaçlarına odaklanır. Analiz, hizmetin vatandaşla temas ettiği noktadan başlayarak yukarıya doğru, merkezi kararların bu kapasiteyle ne kadar uyumlu olduğunu sorgular.

Adım Adım Çözüm

1
Politika uygulama yaklaşımlarının başlangıç noktalarını analiz etme
Yukarıdan aşağıya yaklaşımlar karardan, aşağıdan yukarıya yaklaşımlar ise uygulama noktasından başlar.
Soruda analizin 'en uç noktadan' ve 'hedef kitleden' başlatıldığı belirtilmektedir.
2
Richard Elmore'un literatüre kazandırdığı spesifik kavramı belirleme
Elmore, 'İleriye Doğru Haritalama' (Forward Mapping) ile 'Geriye Doğru Haritalama' (Backward Mapping) ayrımını yapmıştır.
Aşağıdan yukarıya (bottom-up) mantığını en net şekilde temsil eden Elmore kavramı 'Geriye Doğru Haritalama'dır.

Anahtar Kavram

Richard Elmore - Geriye Doğru Haritalama (Backward Mapping)

Daha Fazla Pratik

Richard Matland'ın Belirsizlik-Çatışma Modeli'ndeki dört uygulama tipini (Yönetsel, Siyasal, Deneysel, Sembolik) inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 156Soru

Bir bakanlık, taşra teşkilatına gönderdiği genelgeyle yeni bir denetim politikasının uygulama adımlarını, bütçe sınırlarını ve performans göstergelerini kesin çizgilerle belirlemiştir. Merkez teşkilatı, politikanın başarısını sahadaki personelin bu kurallara hiyerarşik bir zincir içinde kayıtsız şartsız uymasına bağlamaktadır. Ancak sahada görev yapan denetmenler; karşılaştıkları yerel dinamiklerin çeşitliliği, zaman baskısı ve personel yetersizliği gibi nedenlerle genelgedeki standart kuralları kendi tecrübelerine göre esnetmiş ve denetim önceliklerini yeniden belirlemiştir. Bunun sonucunda, fiili olarak uygulanan politika merkezin tasarladığından oldukça farklı bir şekle bürünmüştür.

Bu senaryoda merkezin başlangıçtaki beklentisi ile sahadaki fiili durumu açıklayan uygulama yaklaşımları, sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yukarıdan Aşağıya (Top-Down) yaklaşımın hiyerarşik uyum varsayımı – Aşağıdan Yukarıya (Bottom-Up) yaklaşımın sokak düzeyi bürokratlarının takdir yetkisi tezi

Cevap

Doğru eşleştirme, merkezin beklentisini Yukarıdan Aşağıya (Top-Down) yaklaşım ile, sahanın fiili durumunu ise Aşağıdan Yukarıya (Bottom-Up) yaklaşım ile tanımlayan seçenektir.
Doğru yanıt, merkezin katı kural ve hiyerarşi beklentisini 'Yukarıdan Aşağıya (Top-Down)' modelle; sahadaki personelin yerel koşullar ve kaynak kısıtları altında takdir yetkisini kullanarak politikayı fiilen değiştirmesini ise Michael Lipsky'nin 'Sokak Düzeyi Bürokratları' vurgusunu içeren 'Aşağıdan Yukarıya (Bottom-Up)' modelle doğru bir şekilde eşleştiren seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki merkezin beklentisini analiz etme
Merkez, politikanın adım adım uygulanmasını, bütçe ve hedeflere kesin uyulmasını, hiyerarşik bir itaat beklemektedir.
Bu özellikler, uygulamanın merkezden taşraya doğru sorunsuz akacağını varsayan 'Yukarıdan Aşağıya' (Top-Down) yaklaşımın temel yapısal kontrol özelliğidir.
2
Senaryodaki sahanın fiili durumunu analiz etme
Sahadaki denetmenler (sokak düzeyi bürokratlar), kaynak kısıtları ve yerel dinamikler nedeniyle kuralları esnetmiş ve kendi takdir yetkilerini kullanmışlardır.
Uygulamanın sahadaki görevlilerin eylemleriyle şekillendiğini ve onların takdir yetkisinin asıl politikayı oluşturduğunu savunan görüş, Michael Lipsky'nin öne çıktığı 'Aşağıdan Yukarıya' (Bottom-Up) yaklaşımdır.
3
Bulguları eşleştirme
İlk durum Top-Down, ikinci durum Bottom-Up yaklaşımını temsil etmektedir.
Soru kökü 'sırasıyla' ifadesini kullandığı için doğru sıralama Yukarıdan Aşağıya - Aşağıdan Yukarıya şeklinde olmalıdır.

Anahtar Kavram

Yukarıdan Aşağıya ve Aşağıdan Yukarıya Politika Uygulama Modellerinin Karşılaştırması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 157Soru

Bir ülkede kişisel verilerin korunması ve dijital mahremiyet ihlalleri, sivil toplum kuruluşları, barolar ve teknoloji dernekleri tarafından yoğun bir şekilde eleştirilmekte; vatandaşların büyük bir kısmı bu konuda yasal düzenleme yapılması beklentisi içerisindedir. Ancak konu, henüz yasama organının komisyonlarında veya ilgili bakanlıkların çalışma programlarında resmi bir gündem maddesi olarak yer bulmamıştır. Cobb ve Elder’ın gündem belirleme yaklaşımına göre, bu durum aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sorunun sistematik gündemde bulunması, fakat kurumsal gündeme henüz intikal etmemiş olması

Cevap

Sorunun sistematik gündemde bulunması, fakat kurumsal gündeme henüz intikal etmemiş olması
Sistematik gündem, toplumun geniş kesimleri tarafından bir sorun olarak kabul edilen ve siyasal sistemin müdahalesini gerektiren tüm konuları içeren 'kamuoyu gündemi'dir. Kurumsal (resmi) gündem ise yetkili kamu otoritelerinin üzerinde çalışmaya ve karar vermeye başladığı maddelerdir. Senaryoda dijital mahremiyet konusunun toplumda tartışılması sistematik gündemi, ancak Meclis veya bakanlıklarda ele alınmaması kurumsal gündeme henüz taşınmadığını teyit eder.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki aktörlerin konumunu belirleyin.
Sivil toplum, medya ve vatandaşlar konuyu tartışmaktadır; bu durum Cobb ve Elder modelinde 'Sistematik Gündem' (Toplumsal Gündem) aşamasına karşılık gelir.
Sistematik gündem, toplumun genelinde bir sorun olarak algılanan ve siyasal sistemin yetki alanına giren konuları kapsar.
2
Resmi makamların (yasama/yürütme) durumunu analiz edin.
Konu Meclis komisyonlarında veya bakanlık programlarında yer almamaktadır; bu, 'Kurumsal Gündem'e (Resmi/Formal Gündem) henüz geçilmediğini gösterir.
Kurumsal gündem, karar vericilerin aktif ve ciddi bir şekilde ele almaya karar verdiği maddelerden oluşur.
3
Politika döngüsündeki aşamayı netleştirin.
Gündem belirleme aşamasındaki 'sistematik'ten 'kurumsal'a geçiş sürecindeki eksiklik tespit edilmiştir.
Gündem belirleme, politika döngüsünün ilk aşamasıdır ve diğer seçeneklerdeki uygulama, değerlendirme ve formülasyon aşamalarından önce gelir.

Anahtar Kavram

Cobb ve Elder'ın Gündem Türleri (Sistematik vs. Kurumsal Gündem)

İpuçları

1
Cobb ve Elder'ın modelinde halkın tartıştığı gündem ile devletin tartıştığı gündem arasındaki ayrımı hatırlayın.
2
Toplumsal tartışmalar 'Sistematik Gündem' olarak adlandırılırken, resmi makamların listesine giren konular 'Kurumsal Gündem'dir.

Daha Fazla Pratik

Cobb ve Ross'un dışarıdan başlatma, içeriden başlatma ve seferberlik modellerini inceleyerek bir sorunun kurumsal gündeme nasıl taşındığını pekiştirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 158Soru

Charles Lindblom tarafından geliştirilen artırımcı (incremental) modelde; kamu politikası sürecinde merkezi bir planlayıcı veya koordinatörün bulunmadığı bir ortamda, çok sayıda aktörün birbirlerinin tercihlerini, değerlerini ve olası tepkilerini dikkate alarak kendi kararlarını esnetmesi sonucunda ortaya çıkan "kendiliğinden eşgüdüm" mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karşılıklı uyum

Cevap

Artırımcı modelde aktörlerin birbirlerini gözlemleyerek sağladıkları kendiliğinden eşgüdüm mekanizması 'Karşılıklı Uyum' (Partisan Mutual Adjustment) olarak tanımlanır.
Charles Lindblom'un artırımcı modelinde, kamu politikası sürecindeki eşgüdüm merkezi bir koordinatör (merkezi planlayıcı) tarafından değil, 'Karşılıklı Uyum' (Partisan Mutual Adjustment) süreciyle sağlanır. Bu süreçte aktörler, kendi hedeflerine ulaşmaya çalışırken diğer aktörlerin tepkilerini ve güçlerini dikkate alarak pozisyonlarını sürekli olarak esnetir ve değiştirirler; böylece hiyerarşik bir müdahale olmaksızın politik bir denge ve eşgüdüm oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Artırımcı modelin temel varsayımını analiz etme
Bu modelde kararların merkezi bir otorite tarafından değil, çok sayıda aktörün etkileşimiyle alındığı saptanır.
Lindblom, rasyonel modelin aksine politikanın bir 'mühendislik' değil, bir 'uzlaşı' süreci olduğunu savunur.
2
Koordinasyon mekanizmasını tanımlama
Koordinasyonun hiyerarşik bir emirle değil, tarafların birbirine 'uyum' sağlamasıyla (mutual adjustment) gerçekleştiği görülür.
Aktörler, diğerlerinin ne yapacağını hesaba katarak kendi taleplerini modifiye ederler.
3
Teknik kavramı belirleme
Bu sürece literatürde 'Karşılıklı Uyum' adı verildiği doğrulanır.
Kavram, Lindblom'un 'The Science of Muddling Through' ve sonrasındaki çalışmalarının merkezinde yer alır.

Anahtar Kavram

Karşılıklı Uyum (Partisan Mutual Adjustment)

İpuçları

1
Lindblom, merkezi bir otoritenin yokluğunda bile sistemin nasıl düzenli işlediğini bu kavramla açıklar.
2
Bu kavram, aktörlerin birbirlerinden bağımsız hareket etmelerine rağmen sürekli olarak birbirlerine 'ayarlanmaları' (adjustment) fikrine dayanır.
3
İngilizcesi 'Partisan Mutual Adjustment' olan bu terim, artırımcı modelin politik uzlaşı boyutunu temsil eder.

Daha Fazla Pratik

Lindblom'un rasyonel modeli 'kök' (root) ve artırımcı modeli 'dal' (branch) olarak adlandırmasının nedenlerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 159Soru

Bir kamu kurumu, orman yangınlarının erken tespiti için bir İHA (İnsansız Hava Aracı) gözetleme sistemi kurmuştur. Politika sonucunda yangın tespit süresi hedeflenen seviyeye indirilmiş ve teknik anlamda başarı sağlanmıştır. Ancak sonradan yapılan bir değerlendirmede, İHA'ların yaydığı gürültünün bölgedeki nadir kuş türlerinin üreme alışkanlıklarını bozduğu saptanmıştır. Bu durum, politikanın temelinde yatan "doğayı koruma" felsefesi ve etik değerler ile ne derece örtüştüğü konusunda tartışmalara yol açmıştır.

William Dunn'ın kamu politikası değerlendirme kriterlerine göre; bir politikanın teknik hedeflerine ulaşsa dahi, o politikanın dayandığı temel değerler, etik normlar ve toplumsal önceliklerle ne derece uyumlu olduğunu sorgulayan kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uygunluk

Cevap

Uygunluk kriteri, politikanın hedeflerinin ve sonuçlarının toplumsal değerler ve etik ilkelerle ne derece bağdaştığını sorgulayan temel değerlendirme kriteridir.
Uygunluk (Appropriateness) kriteri, bir politikanın temelinde yatan varsayımların, amaçların ve ulaşılan sonuçların toplumsal değerler, etik normlar ve kamu yararı felsefesiyle ne derece örtüştüğünü sorgular. Senaryoda İHA kullanımının kuş türlerine zarar vermesi, politikanın teknik başarısına (etkililiğine) rağmen 'doğayı koruma' şeklindeki üst değerle çeliştiğini göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Politika sonucunu ve ortaya çıkan çatışmayı analiz etme
Politika teknik hedefine ulaşmıştır (%90 başarı), ancak çevresel ve etik değerlerle (kuş türlerinin korunması) çelişmektedir.
Değerlendirme kriterini seçmek için sorunun odağının 'teknik başarı' mı yoksa 'değer uyumu' mu olduğunu belirlemek gerekir.
2
William Dunn'ın kriterlerini karşılaştırma
Uygunluk (Appropriateness) kriterinin tanımı, politikanın toplumsal değerlerle örtüşmesini içerir.
Senaryoda vurgulanan 'felsefe ve etik değerler' kavramı doğrudan uygunluk kriterine işaret etmektedir.

Anahtar Kavram

William Dunn'ın Politika Değerlendirme Kriterleri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 160Soru

Kamu yönetimi literatüründe "kamu politikası" kavramı; sadece münferit bir hükümet kararı olmanın ötesinde, belirli bir toplumsal soruna yönelik geliştirilen ve kamu otoritesine dayanan stratejik bir süreci ifade eder. Buna göre, kamu politikasının temel özelliklerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu politikaları, kâr amacı güden özel kuruluşların stratejik planlarıyla aynı temel amaçlara ve operasyonel mantığa sahiptir.

Cevap

Kamu politikalarının özel kuruluşların stratejik planlarıyla aynı amaç ve mantığa sahip olduğu ifadesi yanlıştır; çünkü kamu politikası kamu yararını ve kamu otoritesini esas alır.
Kamu politikası, doğası gereği kamu otoritesine dayanır ve meşruiyetini anayasal/yasal çerçeveden alır. Temel amacı kamu yararını sağlamaktır. Oysa özel kuruluşların politikaları kâr amacı güder, özel hukuk sözleşmelerine dayanır ve sadece ilgili kuruluşu bağlar. Bu nedenle kamu politikasının özel işletme mantığıyla aynı olduğunu savunan ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu politikası kavramının temel tanımlarını analiz et.
Thomas Dye'a göre 'yapılan veya yapılmayan her şey', Anderson'a göre ise 'amaçlı eylem dizisi' olduğu saptanır.
Kavramın kapsamını (eylemsizlik ve amaçlılık) belirlemek için gereklidir.
2
Kamu politikası ile özel politikalar arasındaki farkları değerlendir.
Kamu politikasının meşru siyasal otoriteye dayandığı ve toplumsal faydayı (kamu yararı) hedeflediği görülür.
Özel sektörün kâr odaklı ve sözleşmeye dayalı yapısıyla olan farkını ortaya koymak için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu kıyasla.
Özel sektör mantığının kamu politikasıyla özdeşleştirildiği seçeneğin yanlış olduğu sonucuna ulaşılır.
Yanlış olan önermeyi tespit ederek soruyu çözümlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Kamu politikasının meşru otoriteye dayanması ve kamu yararı odaklı olması onu özel sektör politikalarından ayıran temel farktır.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'Kamu politikası kimin için ve neyle yapılır?' sorusunu sorun. Eğer yanıt 'Herkes için ve kamu gücüyle' ise bu kamu politikasıdır; 'Sadece bizim için ve para kazanmak için' ise özel politikadır.
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 8 / 9Sonraki
Kamu Politikası Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 8 | Examkin