Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi
108 soru
İngiltere kamu yönetimi sisteminde, bakanlıkların en üst düzey kariyer memuru olan "Kalıcı Sekreter" (Permanent Secretary), aynı zamanda "Muhasebe Yetkilisi" (Accounting Officer) sıfatıyla kamu kaynaklarının kullanımından parlamentonun Kamu Hesapları Komisyonuna (PAC) karşı doğrudan sorumludur. Bir bakanın, Kalıcı Sekreterin "kamu kaynaklarının verimli ve hukuka uygun kullanımı" ilkelerine aykırı bulduğu bir harcama veya politika ısrarı karşısında; İngiliz yönetim geleneği ve anayasal teamülleri uyarınca izlenmesi gereken hukuki ve idari prosedür aşağıdakilerden hangisidir?
Fred W. Riggs tarafından geliştirilen Prizmatik Toplum Modeli'nde; geleneksel (bütünleşmiş) toplumlardaki "oda" (chamber) ile gelişmiş (kırılmış) toplumlardaki "büro" (bureau) kavramlarının karşılığı olarak, geçiş toplumlarındaki idari yapıyı tanımlamak için kullanılan terim aşağıdakilerden hangisidir?
İngiltere kamu yönetimi hukukunda ve uygulamasında, Parlamento tarafından yasalarla doğrudan bakanlara (Secretary of State) verilen geniş yetkilerin; bakanın her bir idari işlemde bizzat imzasına veya resmi bir yetki devri (delegation) belgesine gerek duyulmaksızın, bakanlık hiyerarşisi içindeki memurlar tarafından bakan adına kullanılabilmesini meşrulaştıran hukuk doktrini aşağıdakilerden hangisidir?
Fred W. Riggs tarafından geliştirilen Prizmatik Toplum Modeli’nde idari yapıyı temsil eden 'Sala' (Büro) yapısının temel özelliklerinden biri; modern ve rasyonel örgüt yapıları hukuki olarak var olsa da, bu yapıların yerine getirmesi gereken işlevlerin aslında aile, dini cemaatler veya klanlar gibi idari olmayan geleneksel yapılar tarafından üstlenilmesidir.
Riggs’e göre, idari sistemin sınırlarının belirsizleştiği ve idari olmayan faktörlerin idari kararları doğrudan etkilediği bu durum aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanmaktadır?
Karşılaştırmalı kamu yönetimi çalışmalarında; idari sistemleri sadece anayasa, yasa ve resmi örgüt şemaları üzerinden değil; yönetimin içindeki insan faktörünü, birey ve grup davranışlarını merkeze alarak inceleyen yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Fred W. Riggs, Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi (KKY) çalışmalarının tarihsel gelişimini metodolojik bir perspektifle değerlendirirken; disiplinin "normatif" (kuralcı) nitelikten uzaklaşıp "ampirik" (görgül) bir nitelik kazanması gerektiğini savunmuştur. Bu metodolojik değişim süreci dikkate alındığında, KKY çalışmalarında ampirik yaklaşıma yönelmek aşağıdakilerden hangisini öncelikli kılmıştır?
Karşılaştırmalı kamu yönetimi çalışmalarında, idari sistemleri sadece anayasa ve yasalarla belirlenen resmi örgüt şemaları üzerinden değil; bu yapıların toplum içindeki 'fonksiyonel zorunlulukları' (işlevleri) üzerinden analiz eden yaklaşım, her toplumun kendine özgü yapılarıyla benzer yönetsel amaçlara ulaşabileceğini savunur. Bu bağlamda, 'aynı işlevin farklı yapılarca, aynı yapının ise farklı işlevlerce' yerine getirilebileceği varsayımıyla hareket eden temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Fred W. Riggs'in "Prizmatik Toplum" modeline göre; gelişmekte olan ülkelerde batılı anlamda modern idari yapılar (bürolar) kurulmuş olsa dahi, bu yapıların işleyişinde geleneksel dayanışma gruplarının (cemaat, aşiret vb.) aktif rol oynaması ve modern kurumun geleneksel işlevlerle birlikte yürümesi durumu aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanır?
Karşılaştırmalı kamu yönetimi (KKY) disiplininde, geleneksel kurumsal yaklaşımın 'biçimselcilik' ve 'batı-merkezcilik' (etnosantrizm) gibi sınırlılıklarını aşmak amacıyla geliştirilen yapısal-fonksiyonel yaklaşım; idari sistemleri incelerken 'yapı' ve 'işlev' kavramları arasında dinamik bir ilişki kurar. Bu yaklaşımın temel metodolojik önermesi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yapısal-fonksiyonel analizin idari sistemlere bakışını en doğru şekilde yansıtır?
1960'lı yıllarda Ford Vakfı'nın mali desteğiyle kurulan ve Fred W. Riggs başkanlığında faaliyet gösteren Karşılaştırmalı Yönetim Grubu (CAG), geleneksel kamu yönetimi disiplininin Batı merkezli (etnosantrik) ve kuralcı (normatif) yapısını eleştirerek yeni bir metodolojik çerçeve önermiştir. Bu gelişim süreci ve Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi (KKY) disiplininin temel yönelimleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu dönemde yaşanan bilimsel dönüşümün temel özelliklerinden biri değildir?
İngiltere kamu yönetimi sisteminin anayasal çerçevesi ve yönetim geleneği dikkate alındığında, bu sistemin üzerine inşa edildiği en temel yapısal özellik aşağıdakilerden hangisidir?
II. Dünya Savaşı'nı takip eden yıllarda Batılı uzmanların gelişmekte olan ülkelere yönelik teknik yardım programları, mevcut yönetim kuramlarının bu ülkelerin sosyal ve kültürel dokusuyla uyum sağlamadığını göstermiştir. Bu süreçte Ford Vakfı'nın desteğiyle kurulan Karşılaştırmalı Yönetim Grubu (CAG), Fred W. Riggs liderliğinde çalışmalarını bu sorunu aşmak üzerine kurgulamıştır. Buna göre, Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi (KKY) disiplininin kurumsallaşma evresinde savunduğu temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Karşılaştırmalı kamu yönetimi (KKY) disiplininin ilk evresini temsil eden "Geleneksel Kurumsal Yaklaşım", idari sistemleri sadece anayasal ve yasal metinler üzerinden incelemekle kalmamış; aynı zamanda "iyi bir yönetimin nasıl olması gerektiğine" dair idealize edilmiş standartlar ve değer yargıları belirlemiştir.
Bu yaklaşımın, gerçekliği olduğu gibi saptamak (olan) yerine, idealize edilmiş standartları (olması gereken) esas alan bu niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
1960'lı yıllarda Amerikan Kamu Yönetimi Cemiyeti (ASPA) bünyesinde kurulan, Ford Vakfı'ndan sağlanan mali destekle karşılaştırmalı kamu yönetimi çalışmalarının kurumsallaşmasında ve gelişiminde merkezi bir rol oynayan oluşum aşağıdakilerden hangisidir?
Fransa'da 1982 yılında yürürlüğe giren "Merkeziyetçilikten Uzaklaşma" (Desantralizasyon) reformları, Napolyon döneminden bu yana süregelen katı merkeziyetçi idari yapıda önemli bir kırılma noktası oluşturmuştur. Bu reformlarla yerel yönetimlerin özerkliği artırılırken merkezi yönetimin denetim araçları da yeniden şekillendirilmiştir.
Buna göre, 1982 reformları sonrası Fransız kamu yönetimi sisteminde merkezi idarenin (devletin) yerel yönetimler üzerindeki denetim yetkisinin niteliği hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Gelişmekte olan ülkelerin idari yapılarını modernize etmek amacıyla 20. yüzyılın ortalarında başlatılan teknik yardım programlarının yerel koşullarla uyum sağlayamaması, kamu yönetimi disiplininde yeni bir araştırma alanının önünü açmıştır. Bu başarısızlık tecrübesinin ardından, Fred W. Riggs ve Karşılaştırmalı Yönetim Grubu (CAG) tarafından savunulan ve disiplinin 'ekolojik yaklaşım'a kaymasına neden olan temel farkındalık aşağıdakilerden hangisidir?
Karşılaştırmalı kamu yönetimi disiplininin gelişim sürecinde; idari sistemlerin sadece ideal ilkelerini ve "olması gereken" standartlarını tartışan geleneksel bakış açısından; mevcut idari olguları, verileri ve gerçek uygulamaları sistematik olarak analiz eden bilimsel bir yönteme yönelme eğilimi aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?
Karşılaştırmalı kamu yönetimi disiplininde, tüm idari sistemleri ve süreçleri açıklayabilecek evrensel bir "büyük kuram" (grand theory) oluşturmanın metodolojik güçlükleri karşısında; araştırmanın kapsamını daraltarak belirli idari kurumlar, memuriyet sistemleri veya yerel yönetimler gibi somut alanlarda test edilebilir genellemelere ulaşmayı savunan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
Bir gelişmekte olan ülkede, kamu yönetimi reformları kapsamında 'Performans Esaslı Bütçeleme' sistemi yasal olarak yürürlüğe konulmuş; ancak bütçe ödeneklerinin dağıtımında hala geleneksel akrabalık ve hemşerilik ağlarının (asabiyye) belirleyici olduğu, resmi performans raporlarının ise kağıt üzerinde kusursuz görünmesine rağmen gerçek durumu yansıtmadığı gözlemlenmiştir.
Fred W. Riggs'in 'Ekolojik Yaklaşımı' ve 'Prizmatik Toplum' modeli çerçevesinde, bu idari manzara ile ilgili yapılabilecek en kapsamlı değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?
Fred W. Riggs'in kamu yönetimini çevresel faktörlerle açıklayan kuramında; modernleşme sürecindeki toplumlarda kurulan uzmanlaşmış idari birimlerin, sadece teknik ve rasyonel idari kurallara göre değil, aynı zamanda kabile bağları, dini cemaatler veya siyasi klikler gibi geleneksel yapılarla iç içe geçerek ve bu yapıların etkisinde kalarak işlev görmesi durumu aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmektedir?