Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi

108 soru

Soru 41Soru

İngiltere kamu yönetimi sisteminde, bakanlıkların en üst düzey kariyer memuru olan "Kalıcı Sekreter" (Permanent Secretary), aynı zamanda "Muhasebe Yetkilisi" (Accounting Officer) sıfatıyla kamu kaynaklarının kullanımından parlamentonun Kamu Hesapları Komisyonuna (PAC) karşı doğrudan sorumludur. Bir bakanın, Kalıcı Sekreterin "kamu kaynaklarının verimli ve hukuka uygun kullanımı" ilkelerine aykırı bulduğu bir harcama veya politika ısrarı karşısında; İngiliz yönetim geleneği ve anayasal teamülleri uyarınca izlenmesi gereken hukuki ve idari prosedür aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bakanın yazılı bir talimat (ministerial direction) vermesini talep eder; talimat gelirse işlemi yürütür ancak durumu derhal Sayıştaya (National Audit Office) ve Hazineye bildirerek mali sorumluluğu bakana devreder.

Cevap

İngiliz kamu yönetiminde Kalıcı Sekreterin mali uyuşmazlık durumunda bakandan yazılı bir talimat (ministerial direction) isteyerek sorumluluğu bakana devretmesi ve durumu Sayıştaya bildirmesi gerekir.
İngiliz idari sisteminde, bakan ile kalıcı sekreter arasındaki mali görüş ayrılıklarını çözmek için 'Yazılı Talimat' (Ministerial Direction) prosedürü kullanılır. Bu prosedür uyarınca, eğer müsteşar harcamayı uygun bulmazsa bunu bakana bildirir; bakan ısrar ederse yazılı talimat verir ve bu durumda tüm mali sorumluluk bakana geçer. Müsteşar ise bu talimatı Ulusal Denetim Ofisi (NAO) ve Kamu Hesapları Komisyonuna bildirerek kendini koruma altına alır.

Adım Adım Çözüm

1
Kalıcı Sekreterin (Permanent Secretary) rolünü tanımla.
Bakanlığın en kıdemli memuru olup aynı zamanda bütçeden sorumlu 'Muhasebe Yetkilisi'dir.
Bu dual yapı, memura sadece idari değil, aynı zamanda parlamentoya karşı mali bir sorumluluk yükler.
2
Mali uyuşmazlık (Value for Money - VFM) durumunu analiz et.
Bakanın bir politikası verimlilik, etkinlik veya tutumluluk ilkelerine aykırıysa, Muhasebe Yetkilisi bunu sorgulamak zorundadır.
Aksi takdirde memur, parlamentonun Kamu Hesapları Komisyonu önünde şahsen sorumlu tutulur.
3
Yazılı Talimat (Ministerial Direction) mekanizmasını açıkla.
Bakan ısrar ederse, yazılı bir talimat verir.
Bu belge, harcamanın siyasi bir karar olduğunu tescil eder ve memurun mali sorumluluğunu ortadan kaldırır.
4
Bildirim sürecini belirle.
Yazılı talimat alındığında durum derhal Ulusal Denetim Ofisine (Sayıştay/NAO) ve Hazineye bildirilir.
Şeffaflık sağlanarak denetim mekanizmasının çalıştırılması amaçlanır.

Anahtar Kavram

İngiltere'de Bakan-Bürokrat İlişkisi ve Mali Hesap Verilebilirlik (Ministerial Direction)

İpuçları

1
İngiltere'de müsteşarların (Kalıcı Sekreter) sadece bakana değil, bütçe kullanımı konusunda parlamentoya karşı da bir sorumluluğu vardır.
2
Bu sorumluluğun adı 'Muhasebe Yetkilisi' (Accounting Officer) sıfatıdır ve mali uyuşmazlıklarda 'yazılı emir' mekanizması devreye girer.
3
Bakanın yazılı talimatı gelince memur işlemi yapar ama durumu Sayıştaya (NAO) bildirerek kendi yakasını kurtarır.

Daha Fazla Pratik

İngiltere'deki 'Next Steps' ajanslarının yönetimi ile bakanlıklar arasındaki performans sözleşmelerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 42Soru

Fred W. Riggs tarafından geliştirilen Prizmatik Toplum Modeli'nde; geleneksel (bütünleşmiş) toplumlardaki "oda" (chamber) ile gelişmiş (kırılmış) toplumlardaki "büro" (bureau) kavramlarının karşılığı olarak, geçiş toplumlarındaki idari yapıyı tanımlamak için kullanılan terim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sala

Cevap

Fred W. Riggs'in modelinde geçiş toplumlarındaki idari yapıyı ifade eden kavram Sala'dır.
Fred W. Riggs'in ekolojik yaklaşımında, prizmatik toplumlardaki idari ofis veya büro yapısı için kullanılan terim "Sala"dır. Bu yapı, modern bürokrasinin rasyonel kuralları ile geleneksel toplumun kişisel ve ailevi ilişkilerinin iç içe geçtiği bir idari alanı temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Toplum tiplerine göre idari yapılandırmayı sınıflandır.
Geleneksel: Oda (Chamber), Geçiş: Sala, Gelişmiş: Büro (Bureau).
Riggs her toplum yapısı için farklı bir idari mekanizma ismi belirlemiştir.
2
Soru kökünde istenen geçiş (prizmatik) toplumuna odaklan.
Prizmatik toplumun idari birimi Sala olarak adlandırılır.
Sala, hem geleneksel hem de modern özellikleri içeren melez bir yapıdır.

Anahtar Kavram

Riggs'in Prizmatik Toplum Modeli'nde idari yapının (bürokrasi) mekansal ve işlevsel karşılığı Sala terimidir.

Daha Fazla Pratik

Riggs'in 'Heterojenlik' ve 'İç İçe Geçme' (Overlapping) özelliklerini Sala kavramıyla ilişkilendirerek çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 43Soru

İngiltere kamu yönetimi hukukunda ve uygulamasında, Parlamento tarafından yasalarla doğrudan bakanlara (Secretary of State) verilen geniş yetkilerin; bakanın her bir idari işlemde bizzat imzasına veya resmi bir yetki devri (delegation) belgesine gerek duyulmaksızın, bakanlık hiyerarşisi içindeki memurlar tarafından bakan adına kullanılabilmesini meşrulaştıran hukuk doktrini aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Carltona İlkesi

Cevap

Carltona İlkesi
Carltona İlkesi, İngiliz hukukunda bakanlık memurlarının yaptıkları işlemlerin hukuken 'bakanın işlemi' sayılmasını sağlayan temel doktrindir. Bu ilkeye göre, bakanın memurları onun 'alter ego'su (diğer benliği) gibidir ve bakanın siyasi sorumluluğu devam ettiği sürece, memurların bakan adına yetki kullanması için ayrıca yazılı bir yetki devrine ihtiyaç yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz idare hukukundaki 'Bakanlık Sorumluluğu' kavramını analiz etme
Bakanların, bakanlıkta yapılan tüm işlemlerden Parlamentoya karşı anayasal olarak sorumlu olduğu tespit edilir.
Yetkinin kaynağı bakanın anayasal konumudur.
2
Memurların yetki kullanım şeklini belirleme
Memurların bakan adına hareket ederken resmi bir 'delegation' (yetki devri) belgesine ihtiyaç duymadığı görülür.
Hiyerarşik yapı içerisinde memur, bakanın bir uzantısı olarak kabul edilir.
3
1943 tarihli Carltona Ltd v Commissioners of Works davası ile kurumsallaşan doktrini tanımlama
Carlton İlkesi (Alter Ego Doktrini) olarak adlandırılan bu kuralın, modern İngiliz yönetiminin işleyiş temelini oluşturduğu sonucuna varılır.
Bakanın her evrakı imzalamasının imkansızlığı, bu pratik hukuki kuralı doğurmuştur.

Anahtar Kavram

Carltona İlkesi (Alter Ego Doktrini)

İpuçları

1
Bu doktrin, bakanın her belgeyi bizzat imzalayamayacağı gerçeğinden hareketle geliştirilmiştir.
2
İlgili memur, bakanın 'alter ego'su (diğer benliği) olarak kabul edilir.
3
Adını 1943 yılında görülen bir fabrikaya el koyma davasından alan bu ilke, 'resmi yetki devri' zorunluluğunu ortadan kaldırır.

Daha Fazla Pratik

İngiltere'deki 'Bakanlık Sorumluluğu' (Ministerial Responsibility) kavramı ile Carltona İlkesi arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 44Soru

Fred W. Riggs tarafından geliştirilen Prizmatik Toplum Modeli’nde idari yapıyı temsil eden 'Sala' (Büro) yapısının temel özelliklerinden biri; modern ve rasyonel örgüt yapıları hukuki olarak var olsa da, bu yapıların yerine getirmesi gereken işlevlerin aslında aile, dini cemaatler veya klanlar gibi idari olmayan geleneksel yapılar tarafından üstlenilmesidir.

Riggs’e göre, idari sistemin sınırlarının belirsizleştiği ve idari olmayan faktörlerin idari kararları doğrudan etkilediği bu durum aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İç içe geçme

Cevap

İç içe geçme (Overlapping)
İç içe geçme (overlapping), prizmatik toplumların 'Sala' idari yapısında en belirgin görülen özelliktir. Bu kavram, modern bürokratik kurumlar kurulmuş olsa bile, bu kurumların işleyişinin aslında akrabalık, klan bağları, dini aidiyetler gibi geleneksel mekanizmalar tarafından yönlendirilmesini ifade eder. Bu durum, idari sistemin özerkliğini yitirmesine ve 'idari olmayan' faktörlerin yönetime hakim olmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Prizmatik toplumun idari alt sistemi olan 'Sala' modelinin özelliklerini analiz etmek.
Sala, geleneksel 'Oda' (Chamber) ile modern 'Ofis' (Office) arasında geçiş aşamasını temsil eder.
Riggs'in modelinde her toplum tipinin kendine has bir idari yapısı vardır.
2
Soruda verilen 'idari olmayan yapıların idari işlevleri üstlenmesi' durumunu tanımlamak.
Bu durum, idari sistemin sınırlarının sızdırmaz olmadığını ve sosyal yapıların yönetimi domine ettiğini gösterir.
Fonksiyonel farklılaşma tam gerçekleşmediği için yapılar arası sınır ihlali söz konusudur.
3
Riggs'in terminolojisinde bu sınır ihlali ve işlevsel karmaşayı karşılayan terimi belirlemek.
Riggs bu olguya 'Overlapping' yani 'İç içe geçme' adını vermiştir.
Kavramsal netlik sağlamak için teknik terimin doğru eşleştirilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Prizmatik Toplumda İç İçe Geçme (Overlapping)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 45Soru

Karşılaştırmalı kamu yönetimi çalışmalarında; idari sistemleri sadece anayasa, yasa ve resmi örgüt şemaları üzerinden değil; yönetimin içindeki insan faktörünü, birey ve grup davranışlarını merkeze alarak inceleyen yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Davranışsal Yaklaşım

Cevap

Karşılaştırmalı kamu yönetimi çalışmalarında insan faktörünü ve davranışları esas alan yaklaşım Davranışsal Yaklaşımdır.
Davranışsal yaklaşım, idari sistemlerin sadece hukuki metinler veya organizasyon şemalarıyla anlaşılamayacağını savunur; asıl odak noktası yönetimin içindeki bireylerin ve grupların nasıl kararlar aldığı ve nasıl davrandığıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki temel vurguyu belirle.
Soruda 'insan faktörü', 'birey ve grup davranışları' ifadeleri öne çıkmaktadır.
Yaklaşımları birbirinden ayıran temel odak noktasını tespit etmek gerekir.
2
Belirlenen vurguyu kuramsal yaklaşımlarla eşleştir.
Resmi yapıların (kurumsal/hukuki) ötesine geçip insan davranışına odaklanan temel yaklaşım davranışsal yaklaşımdır.
Davranışsal yaklaşım, 1950 sonrası kamu yönetiminde 'bilimsellik' arayışının bir sonucu olarak insan eylemini merkeze almıştır.

Anahtar Kavram

Davranışsal Yaklaşım (Behavioral Approach)
Tahmini Süre:45s
Soru 46Soru

Fred W. Riggs, Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi (KKY) çalışmalarının tarihsel gelişimini metodolojik bir perspektifle değerlendirirken; disiplinin "normatif" (kuralcı) nitelikten uzaklaşıp "ampirik" (görgül) bir nitelik kazanması gerektiğini savunmuştur. Bu metodolojik değişim süreci dikkate alındığında, KKY çalışmalarında ampirik yaklaşıma yönelmek aşağıdakilerden hangisini öncelikli kılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetim olgularını değer yargılarından arındırılmış, gözlemlenebilir ve kanıtlanabilir verilere dayalı olarak açıklamayı

Cevap

Yönetim olgularını değer yargılarından arındırılmış, gözlemlenebilir ve kanıtlanabilir verilere dayalı olarak açıklamayı hedefleyen seçenek doğrudur.
Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi disiplininin kurucularından Fred W. Riggs'e göre, geleneksel kamu yönetimi çalışmaları 'normatif' yani ideal olanı arayan ve değer yargılarına dayanan bir yapıdaydı. Disiplinin bilimsel bir kimlik kazanması için bu yapının terk edilerek, yönetim olgularının tarafsız, gözlemlenebilir ve doğrulanabilir verilere dayanan 'ampirik' bir temele oturtulması hedeflenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Fred W. Riggs'in disiplinin gelişimi için öngördüğü üç temel metodolojik yönelimi (İdiyografikten Nomotetiğe, Normatiften Ampiriğe, Ekolojik Olmayandan Ekolojiğe) analiz et.
Disiplinin bilimselleşme sürecinde 'olması gereken' (normatif) yerine 'olanın' (ampirik) incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşılır.
Ampirik yaklaşım, bilimsel yöntemlerle test edilebilir, somut verilere dayanan araştırmaları ifade eder.

Anahtar Kavram

Metodolojik Dönüşüm: Normatiften Ampiriğe Geçiş

İpuçları

1
Riggs'in metodolojik üçlemesindeki kavramların anlamlarını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Riggs'in 'idiyografik'ten 'nomotetik'e geçiş kavramını ve bu iki terimin farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:55s
Soru 47Soru

Karşılaştırmalı kamu yönetimi çalışmalarında, idari sistemleri sadece anayasa ve yasalarla belirlenen resmi örgüt şemaları üzerinden değil; bu yapıların toplum içindeki 'fonksiyonel zorunlulukları' (işlevleri) üzerinden analiz eden yaklaşım, her toplumun kendine özgü yapılarıyla benzer yönetsel amaçlara ulaşabileceğini savunur. Bu bağlamda, 'aynı işlevin farklı yapılarca, aynı yapının ise farklı işlevlerce' yerine getirilebileceği varsayımıyla hareket eden temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapısal-fonksiyonel yaklaşım

Cevap

Yapısal-fonksiyonel yaklaşım
Yapısal-fonksiyonel yaklaşım, kamu yönetimini toplumsal sistemin bir alt sistemi olarak görür. Temel varsayımı, her toplumun hayatta kalmak için kural koyma, kural uygulama ve uyuşmazlık çözme gibi belirli 'işlevleri' yerine getirmesi gerektiğidir. Ancak bu işlevlerin hangi 'yapılar' (örneğin kabile meclisi mi yoksa modern bir parlamento mu) tarafından yerine getirileceği toplumdan topluma değişir. Bu esneklik, karşılaştırmalı analizde Batılı olmayan toplumların anlaşılmasını sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Anahtar kavramların tespiti
Soruda 'yapı' (structure) ve 'işlev' (function) arasındaki ilişki vurgulanmaktadır.
Teorik yaklaşımları ayırt etmek için metindeki odak noktasını belirlemek gerekir.
2
Kuramsal önermenin analizi
'Aynı işlevin farklı yapılarca yerine getirilmesi', yapısal-fonksiyonel analizin 'fonksiyonel eşdeğerlik' ilkesidir.
Batı dışı toplumları anlamak için yapıların değil, işlevlerin karşılaştırılması gerektiğini savunan temel mantığı kavramak gerekir.
3
Seçeneklerle eşleştirme
Fred Riggs ve Gabriel Almond gibi isimlerin karşılaştırmalı analize kazandırdığı yapısal-fonksiyonel yaklaşım doğru cevaptır.
Diğer yaklaşımların (kurumsal, davranışsal, ekolojik) odak noktaları yapı-işlev ikiliği üzerine kurgulanmamıştır.

Anahtar Kavram

Yapısal-Fonksiyonel Yaklaşım

İpuçları

1
Bu yaklaşım, idari birimlerin 'ne olduğu' (yapı) ile 'ne yaptığı' (işlev) arasındaki farka odaklanır.
2
Fred Riggs'in prizmatik toplum modeline temel teşkil eden, işlevlerin evrenselliğini ancak yapıların çeşitliliğini kabul eden kuramsal çerçevedir.

Daha Fazla Pratik

Fred Riggs'in ekolojik yaklaşımında yapısal-fonksiyonel analizi nasıl kullandığını, özellikle 'biçimsellik' (formalizm) kavramı üzerinden inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 48Soru

Fred W. Riggs'in "Prizmatik Toplum" modeline göre; gelişmekte olan ülkelerde batılı anlamda modern idari yapılar (bürolar) kurulmuş olsa dahi, bu yapıların işleyişinde geleneksel dayanışma gruplarının (cemaat, aşiret vb.) aktif rol oynaması ve modern kurumun geleneksel işlevlerle birlikte yürümesi durumu aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üst üste binme

Cevap

Üst üste binme kavramı, modern idari yapıların (büro) kurulmuş olmasına rağmen geleneksel yapıların (aile, klan, cemaat) işlevlerinin bu yapılar içinde devam etmesini açıklar.
Üst üste binme (overlapping), prizmatik toplumlarda rasyonel-yasal yapıların (bürokrasi) şeklen var olmasına rağmen, kararların alınmasında ve sistemin işleyişinde geleneksel yapıların (akrabalık, cemaat sadakati vb.) hâlâ belirleyici olması durumunu tanımlayan teknik terimdir.

Adım Adım Çözüm

1
Toplum yapısının analiz edilmesi
Soruda modern ve geleneksel unsurların iç içe geçtiği bir 'Prizmatik Toplum' yapısı tanımlanmaktadır.
Riggs'in modeli geçiş toplumlarını bu kavramla analiz eder.
2
Kurumsal işleyişin incelenmesi
Modern bir kurumun (büro) içerisinde geleneksel sadakatlerin (oda/klan işlevleri) baskın olduğu görülmektedir.
Bu durum, yapısal farklılaşmanın işlevsel ayrışma ile tam olarak örtüşmediğini gösterir.
3
Kavramsal eşleştirme yapılması
Modern yapılar ile geleneksel işlevlerin bu şekilde iç içe geçmesi 'Üst üste binme' (overlapping) kavramına karşılık gelir.
Riggs, prizmatik toplumlarda büroların aslında birer 'Sala' (idari alt model) olarak çalıştığını ve bu yapının üst üste binme özelliği taşıdığını belirtir.

Anahtar Kavram

Üst Üste Binme (Overlapping)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 49Soru

Karşılaştırmalı kamu yönetimi (KKY) disiplininde, geleneksel kurumsal yaklaşımın 'biçimselcilik' ve 'batı-merkezcilik' (etnosantrizm) gibi sınırlılıklarını aşmak amacıyla geliştirilen yapısal-fonksiyonel yaklaşım; idari sistemleri incelerken 'yapı' ve 'işlev' kavramları arasında dinamik bir ilişki kurar. Bu yaklaşımın temel metodolojik önermesi dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi yapısal-fonksiyonel analizin idari sistemlere bakışını en doğru şekilde yansıtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal sistemin devamlılığı için gerekli olan temel işlevlerin, farklı toplumlarda farklı kurumsal yapılar tarafından yerine getirilebileceği veya tek bir yapının birden fazla işlev üstlenebileceği.

Cevap

Toplumsal sistemin devamlılığı için gerekli olan temel işlevlerin, farklı toplumlarda farklı kurumsal yapılar tarafından yerine getirilebileceği veya tek bir yapının birden fazla işlev üstlenebileceği yönündeki önermedir.
Yapısal-fonksiyonel yaklaşım, idari sistemleri toplumsal sistemin bir alt parçası olarak görür. Bu yaklaşıma göre, her toplumun hayatta kalması için yerine getirilmesi gereken temel işlevler (uyum, hedefe ulaşma vb.) vardır; ancak bu işlevleri gerçekleştiren 'yapılar' ülkeden ülkeye farklılık gösterebilir. Bir yapının birden fazla işlevi yerine getirmesi (multifunctionality) veya aynı işlevin farklı yapılarca paylaşılması, bu analizin temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
KKY disiplinindeki yaklaşım değişimini analiz et.
Geleneksel kurumsal yaklaşımın hukuki ve biçimsel odağından, modern dönemin ampirik ve ekolojik odağına geçiş yapıldığı saptanır.
Soruda bahsedilen sınırlılıklar (biçimselcilik, batı-merkezcilik) geleneksel yaklaşıma aittir.
2
Yapısal-Fonksiyonel yaklaşımın temel kavramlarını tanımla.
'Yapı' (kurumsal düzenlemeler) ve 'İşlev' (toplumun ihtiyaçları) arasındaki ilişkinin esnek olduğu anlaşılır.
Bu yaklaşım, bir yapının (örneğin bir kabile meclisi) modern bir yapının (parlamento) gördüğü işlevi görebileceğini savunur.
3
Seçenekleri bu metodolojik esneklik çerçevesinde değerlendir.
Yapı ve işlevin çok boyutlu ilişkisini vurgulayan seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Diğer seçenekler ya geleneksel yaklaşıma, ya davranışsal yaklaşıma ya da yanlış bir kuramsal hiyerarşiye (büyük teori ısrarı) dayanmaktadır.

Anahtar Kavram

Yapısal-Fonksiyonel Analiz ve İşlevsel Eşdeğerlilik

Daha Fazla Pratik

Fred W. Riggs'in 'Prizmatik Toplum' modelindeki 'işlevsel çakışma' (overlapping) ve 'biçimselcilik' (formalism) kavramlarını bu yapısal-fonksiyonel çerçeve ile ilişkilendirerek çalışınız.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 50Soru

1960'lı yıllarda Ford Vakfı'nın mali desteğiyle kurulan ve Fred W. Riggs başkanlığında faaliyet gösteren Karşılaştırmalı Yönetim Grubu (CAG), geleneksel kamu yönetimi disiplininin Batı merkezli (etnosantrik) ve kuralcı (normatif) yapısını eleştirerek yeni bir metodolojik çerçeve önermiştir. Bu gelişim süreci ve Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi (KKY) disiplininin temel yönelimleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu dönemde yaşanan bilimsel dönüşümün temel özelliklerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetim ilkelerinin evrenselliği varsayımına dayanarak, Batılı yönetim tekniklerinin gelişmekte olan ülkelere doğrudan transfer edilmesini ve uygulanmasını savunmak

Cevap

Yönetim ilkelerinin evrenselliği varsayımına dayanarak, Batılı yönetim tekniklerinin gelişmekte olan ülkelere doğrudan transfer edilmesini ve uygulanmasını savunmak
Doğru cevap, Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi'nin (KKY) reddettiği 'evrensel yönetim reçeteleri' anlayışını temsil etmektedir. KKY, Batılı yönetim tekniklerinin her kültürde aynı sonucu vermeyeceğini, idari yapıların toplumsal çevre (ekoloji) ile uyumlu olması gerektiğini savunur. Dolayısıyla Batılı tekniklerin doğrudan transferini savunmak KKY'nin değil, KKY'nin eleştirdiği geleneksel kamu yönetimi anlayışının bir özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Geleneksel kamu yönetimi ile Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi (KKY) arasındaki farkları analiz edin.
Geleneksel yönetimin Batı merkezli ve kuralcı (normatif) olduğu, KKY'nin ise bu yapıyı eleştirdiği belirlenir.
Soruda 'hangisi değildir' ifadesiyle KKY'nin özelliklerine uymayan şık sorulmaktadır.
2
Fred W. Riggs'in metodolojik üçlemesini (ampirik, nomotetik, ekolojik) seçeneklerle karşılaştırın.
Nomotetik, ampirik ve ekolojik yaklaşımların KKY'nin temel özellikleri olduğu teyit edilir.
Disiplinin doğuşundaki bilimsel dönüşüm bu üçlü değişim üzerine kuruludur.
3
Batılı tekniklerin doğrudan transferi (reçetecilik) fikrinin hangi döneme ait olduğunu saptayın.
Bu fikrin KKY öncesi 'teknik yardım' dönemine ve evrensellik iddiasındaki klasik kurama ait olduğu anlaşılır.
KKY, idarenin içinde bulunduğu çevreye (ekoloji) göre şekillendiğini savunarak bu 'doğrudan transfer' mantığını reddeder.

Anahtar Kavram

Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi (KKY) Metodolojik Dönüşümü

Daha Fazla Pratik

Fred W. Riggs'in Prizmatik Toplum Modeli içindeki 'pazar-kantin' ve 'sala' yapılarını inceleyerek ekolojik yaklaşımın somut uygulamalarını görebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 51Soru

İngiltere kamu yönetimi sisteminin anayasal çerçevesi ve yönetim geleneği dikkate alındığında, bu sistemin üzerine inşa edildiği en temel yapısal özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazılı ve tek bir anayasa metni yerine, tarihsel belgelere ve teamüllere dayalı esnek bir yapının bulunması

Cevap

İngiltere kamu yönetimi sisteminin en temel yapısal özelliği, yazılı ve tek bir anayasa metni yerine tarihsel belgelere ve anayasal teamüllere dayalı esnek bir yapıya sahip olmasıdır.
Doğru seçenek, İngiliz kamu yönetiminin en temel ayırt edici vasfı olan 'kodifiye edilmemiş anayasa' gerçeğini yansıtmaktadır. İngiltere'de anayasal düzen; Magna Carta (1215), Haklar Bildirgesi (1689) gibi tarihi belgeler, Parlamento yasaları ve gelenekselleşmiş uygulama kuralları olan teamüllerden oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
İngiliz anayasal sisteminin temelini hatırla.
İngiltere'de Türkiye veya Fransa'daki gibi tek bir 'Anayasa' kitapçığı yoktur.
Sistem, yüzyıllar içinde biriken yasalar (Statute Law) ve teamüller (Conventions) üzerine kuruludur.
2
Parlamento egemenliği ilkesini değerlendir.
Anayasal kurallar normal bir yasa gibi Parlamento tarafından değiştirilebilir.
Bu durum sistemin 'esnek' (flexible) olarak nitelendirilmesini sağlar.
3
Seçeneklerdeki kavramları karşılaştır.
Yazılı olmayan ve teamüllere dayalı yapı vurgusu en doğru tanımlamadır.
Diğer seçenekler federalizm veya idari rejim gibi İngiliz sistemine yabancı unsurlar içermektedir.

Anahtar Kavram

Yazılı Olmayan Anayasa ve Teamüller (Unwritten Constitution and Conventions)

İpuçları

1
İngiltere ile Fransa arasındaki en temel farkı, anayasanın 'yazılı' olup olmaması noktasında ara.
2
İngiliz sisteminde yasaların üstünde, değiştirilmesi çok zor olan tek bir 'Kutsal Metin' yoktur; Parlamento her şeyin üstündedir.

Daha Fazla Pratik

İngiliz sistemindeki 'Hukuk Devleti' (Rule of Law) ile Fransız sistemindeki 'Hukuk Devleti' (Etat de Droit) arasındaki yargısal farkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 52Soru

II. Dünya Savaşı'nı takip eden yıllarda Batılı uzmanların gelişmekte olan ülkelere yönelik teknik yardım programları, mevcut yönetim kuramlarının bu ülkelerin sosyal ve kültürel dokusuyla uyum sağlamadığını göstermiştir. Bu süreçte Ford Vakfı'nın desteğiyle kurulan Karşılaştırmalı Yönetim Grubu (CAG), Fred W. Riggs liderliğinde çalışmalarını bu sorunu aşmak üzerine kurgulamıştır. Buna göre, Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi (KKY) disiplininin kurumsallaşma evresinde savunduğu temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı kökenli "en iyi tek yol" anlayışının evrenselliğini reddederek yönetim olgusunu içinde bulunduğu çevresel koşullarla (ekoloji) birlikte incelemek

Cevap

Batı kökenli "en iyi tek yol" anlayışının evrenselliğini reddederek yönetim olgusunu içinde bulunduğu çevresel koşullarla (ekoloji) birlikte incelemek
Doğru yanıt olan seçenek, Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi disiplininin doğuşundaki en temel paradigma değişimini ifade eder. Geleneksel kamu yönetimi, Amerikan tecrübesini 'evrensel bir reçete' (en iyi tek yol) olarak sunarken, KKY bu anlayışı 'yerelci/dar' (parochial) bularak eleştirmiştir. Riggs ve CAG üyeleri, idari yapıların içinde bulundukları toplumun ekonomik, sosyal, siyasal ve kültürel özelliklerinden (ekoloji) bağımsız olarak anlaşılamayacağını savunarak disiplini bu yöne çekmişlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel arka planı analiz etme
II. Dünya Savaşı sonrası Amerikan yönetim modellerinin diğer ülkelerde (özellikle Üçüncü Dünya) başarısız olduğu görüldü.
Disiplinin doğuşundaki temel motivasyonu anlamak için sorunun kaynağını belirlemek gerekir.
2
Kurumsal aktörleri belirleme
Ford Vakfı desteğiyle kurulan Karşılaştırmalı Yönetim Grubu (CAG) ve Fred W. Riggs bu başarısızlığı aşmak için yeni modeller geliştirdi.
KKY'nin kurumsallaşma sürecindeki ana yapıları tanımlamak.
3
Yöntemsel dönüşümü saptama
Geleneksel kamu yönetiminin yerel (parochial) ve kuralcı (normative) yapısından, ampirik ve ekolojik bir yapıya geçiş hedeflendi.
KKY'nin temel farkını ortaya koyan 'ekolojik yaklaşım' kavramına ulaşmak.

Anahtar Kavram

Ekolojik Yaklaşım ve Batı Merkezciliğin Aşılması

Daha Fazla Pratik

Fred W. Riggs'in disipline getirdiği üç temel metodolojik değişim olan 'normatiften ampiriğe', 'ideografikten nomotetiğe' ve 'non-ekolojikten ekolojiğe' geçiş kavramlarını tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 53Soru

Karşılaştırmalı kamu yönetimi (KKY) disiplininin ilk evresini temsil eden "Geleneksel Kurumsal Yaklaşım", idari sistemleri sadece anayasal ve yasal metinler üzerinden incelemekle kalmamış; aynı zamanda "iyi bir yönetimin nasıl olması gerektiğine" dair idealize edilmiş standartlar ve değer yargıları belirlemiştir.

Bu yaklaşımın, gerçekliği olduğu gibi saptamak (olan) yerine, idealize edilmiş standartları (olması gereken) esas alan bu niteliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Normatif Yaklaşım

Cevap

Geleneksel kurumsal yaklaşımın "olması gereken" ideal standartlara ve değer yargılarına dayalı niteliği Normatif Yaklaşım olarak adlandırılır.
Normatif yaklaşım, olayları değer yargılarından bağımsız olarak açıklamak yerine, belli bir değer sistemine göre olması gerekeni savunur. Geleneksel Kurumsal Yaklaşım, Batı demokrasilerini ve bürokrasilerini "ideal tip" olarak gördüğü ve diğer ülkelerin de bu seviyeye gelmesi gerektiğini savunduğu için normatiftir.

Adım Adım Çözüm

1
Yaklaşımın odağını analiz etme
Soruda geçen "olması gereken" ve "idealize edilmiş standartlar" ifadeleri, yaklaşımın bilimsel bir tasvirden ziyade bir değer yargısı taşıdığını göstermektedir.
Bilimsel yöntemde 'olan' (ampirik) ile 'olması gereken' (normatif) ayrımı temeldir.
2
Kavramsal eşleştirme yapma
Değer yüklü, kural koyucu ve ideal bir yönetim biçimini savunan bakış açısı 'Normatif' nitelik taşır.
Geleneksel yaklaşımın en büyük eleştiri noktalarından biri, Batı tipi yönetimi tek ve en iyi yol olarak sunan normatif yapısıdır.

Anahtar Kavram

Karşılaştırmalı Kamu Yönetiminde Normatif ve Ampirik Ayrımı
Soru 54Soru

1960'lı yıllarda Amerikan Kamu Yönetimi Cemiyeti (ASPA) bünyesinde kurulan, Ford Vakfı'ndan sağlanan mali destekle karşılaştırmalı kamu yönetimi çalışmalarının kurumsallaşmasında ve gelişiminde merkezi bir rol oynayan oluşum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karşılaştırmalı Yönetim Grubu (CAG)

Cevap

Karşılaştırmalı Yönetim Grubu (CAG), disiplinin 1960'lardaki altın çağında Ford Vakfı desteğiyle kurumsallaşan temel yapıdır.
Karşılaştırmalı Yönetim Grubu (CAG), 1960 yılında ASPA çatısı altında kurulmuş ve Ford Vakfı'ndan aldığı yaklaşık 1,3 milyon dolarlık hibe ile disiplinin teorik altyapısının oluşmasına, Fred W. Riggs liderliğinde öncülük etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel dönemi ve kurumsal bağlamı belirleme.
1960'lı yıllar, ASPA bünyesi ve Ford Vakfı desteği vurgulanmaktadır.
Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi (KKY) disiplininin kurumsallaşma evresindeki anahtar unsurları tanımlamak gerekir.
2
Öncü aktörü teşhis etme.
Fred W. Riggs başkanlığındaki grubun Karşılaştırmalı Yönetim Grubu (Comparative Administration Group - CAG) olduğu tespit edilir.
Verilen özellikler (Ford Vakfı, 1960'lar, Riggs) bu gruba özgü karakteristik bilgilerdir.

Anahtar Kavram

Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi'nin Kurumsallaşması ve Karşılaştırmalı Yönetim Grubu (CAG)
Tahmini Süre:45s
Soru 55Soru

Fransa'da 1982 yılında yürürlüğe giren "Merkeziyetçilikten Uzaklaşma" (Desantralizasyon) reformları, Napolyon döneminden bu yana süregelen katı merkeziyetçi idari yapıda önemli bir kırılma noktası oluşturmuştur. Bu reformlarla yerel yönetimlerin özerkliği artırılırken merkezi yönetimin denetim araçları da yeniden şekillendirilmiştir.

Buna göre, 1982 reformları sonrası Fransız kamu yönetimi sisteminde merkezi idarenin (devletin) yerel yönetimler üzerindeki denetim yetkisinin niteliği hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Valilerin (Préfet) yerel işlemler üzerindeki doğrudan iptal yetkisi kaldırılmış; yerini işlemlerin hukuka uygunluğunun idari yargı mercilerince denetlenmesini talep etme usulüne bırakmıştır.

Cevap

Valilerin yerel işlemler üzerindeki doğrudan iptal yetkisinin kaldırılarak yerini idari yargı denetimine bırakması
Fransa'da 1982 reformları öncesinde uygulanan katı 'vesayet' (tutelle) denetimi, merkezin yerel işlemler üzerinde doğrudan iptal veya onama yetkisini içeriyordu. Reform sonrası, bu yetki 'hukuka uygunluk denetimine' (contrôle de légalité) dönüşmüştür. Bu yeni düzende vali, yerel bir işlemin hukuka aykırı olduğunu düşünürse bunu bizzat iptal edemez; konuyu idari mahkemeye (Tribunal Administratif) taşıyarak iptal davası açmak zorundadır. Bu durum, yerel özerkliğin yargısal güvence altına alınması anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Fransa'nın geleneksel idari yapısını analiz etme
Napolyoncu modelin katı merkeziyetçi ve valinin (Préfet) doğrudan müdahale yetkisine dayalı olduğu belirlenir.
Reformun hangi temelden başladığını anlamak için gereklidir.
2
1982 Desantralizasyon reformunun etkisini değerlendirme
Reformun merkezi idarenin 'vesayet' (tutelle) yetkisini kısıtladığı ve yerel özerkliği hukuki güvenceye kavuşturduğu görülür.
Reformun temel amacını tespit etmek için gereklidir.
3
Yeni denetim usulünü (Hukuka Uygunluk Denetimi) belirleme
Valinin artık 'idari vesayet' makamı olarak doğrudan iptal değil, bir 'davacısı' olarak idari mahkemeye başvurma yetkisine sahip olduğu sonucuna varılır.
Güncel Fransız yönetim pratiğini doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Fransa'da 1982 Reformları ve İdari Vesayetin Dönüşümü

Daha Fazla Pratik

Conseil d'État'nın (Devlet Şurası) hem hükümetin danışmanı hem de en üst idari yargı mercii olma özelliğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 56Soru

Gelişmekte olan ülkelerin idari yapılarını modernize etmek amacıyla 20. yüzyılın ortalarında başlatılan teknik yardım programlarının yerel koşullarla uyum sağlayamaması, kamu yönetimi disiplininde yeni bir araştırma alanının önünü açmıştır. Bu başarısızlık tecrübesinin ardından, Fred W. Riggs ve Karşılaştırmalı Yönetim Grubu (CAG) tarafından savunulan ve disiplinin 'ekolojik yaklaşım'a kaymasına neden olan temel farkındalık aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetim ilke ve tekniklerinin, içinde bulundukları toplumsal, kültürel ve siyasal çevre değişkenlerinden bağımsız ve evrensel olarak her yerde uygulanabileceği varsayımının hatalı olması

Cevap

Yönetim ilke ve tekniklerinin, içinde bulundukları toplumsal, kültürel ve siyasal çevre değişkenlerinden bağımsız ve evrensel olarak her yerde uygulanabileceği varsayımının hatalı olması
Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi, II. Dünya Savaşı sonrası gelişmekte olan ülkelere uygulanan Batılı idari modellerin başarısız olmasıyla ortaya çıkmıştır. Bu başarısızlığın temel nedeni, klasik yönetimin 'evrensel ilkeler' iddiasının, bu ülkelerin kendine özgü kültürel ve toplumsal koşullarıyla (ekolojisiyle) çelişmesidir. Dolayısıyla doğru yanıt, bu evrensellik varsayımının hatalı bulunarak yerini çevre odaklı (ekolojik) bir anlayışa bırakmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Teknik yardım programlarının başarısızlık nedenini analiz etme
Batılı uzmanların 'en iyi tek yol' prensiplerinin farklı kültürlerde çalışmadığı görüldü.
Geleneksel kamu yönetimi evrensellik iddiası taşırken, uygulama sonuçları yerel koşulların önemini ortaya koymuştur.
2
Ekolojik yaklaşımın temel önermesini belirleme
Yönetim yapısının toplumsal, siyasal ve ekonomik çevre tarafından şekillendiği saptandı.
Fred W. Riggs, yönetimin bir boşlukta değil, belirli bir ekosistem içinde işlediğini savunmuştur.
3
Doğru seçeneği teori ile eşleştirme
Evrensellik varsayımının reddi, disiplinin 'ekolojik' ve 'karşılaştırmalı' nitelik kazanmasını sağlamıştır.
KKY'nin doğuşundaki temel motivasyon, Batı merkezli kuramların yerel çevre faktörlerini ihmal etmesidir.

Anahtar Kavram

Karşılaştırmalı Kamu Yönetiminde Ekolojik Yaklaşım ve Evrensellik Eleştirisi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 57Soru

Karşılaştırmalı kamu yönetimi disiplininin gelişim sürecinde; idari sistemlerin sadece ideal ilkelerini ve "olması gereken" standartlarını tartışan geleneksel bakış açısından; mevcut idari olguları, verileri ve gerçek uygulamaları sistematik olarak analiz eden bilimsel bir yönteme yönelme eğilimi aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Normatif yaklaşımdan ampirik yaklaşıma geçiş

Cevap

Karşılaştırmalı kamu yönetiminde değer yargılarından verilere geçişi ifade eden kavram çifti normatif yaklaşımdan ampirik yaklaşıma geçiştir.
Karşılaştırmalı kamu yönetimi disiplininde, geleneksel dönemin değer yargılarına ve ideal standartlara odaklanan "normatif" yapısından uzaklaşılarak; gözlemlenebilir verilere, olgulara ve gerçek idari işleyişe odaklanan "ampirik" (görgül) yapıya geçiş temel bir metodolojik dönüm noktasıdır. Bu değişim, disiplinin spekülatif bir alan olmaktan çıkıp daha bilimsel ve açıklayıcı bir nitelik kazanmasını sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metodolojik kavramları analiz etme
"Olması gereken" (ideal) vurgusunun normatif yaklaşıma, "olan/gerçekleşen" (olgu) vurgusunun ampirik yaklaşıma ait olduğu belirlenir.
Sorudaki temel ayrım değerler ile olgular arasındaki metodolojik değişimdir.
2
Karşılaştırmalı kamu yönetiminin tarihsel dönüşümünü değerlendirme
Disiplinin özellikle II. Dünya Savaşı sonrası dönemde Fred Riggs ve arkadaşları öncülüğünde bilimsel bir kimlik kazanmak adına ampirik verilere yöneldiği saptanır.
Geleneksel kamu yönetiminin kuralcı yapısından modern yönetim biliminin açıklayıcı yapısına geçişi anlamak gerekir.

Anahtar Kavram

Metodolojik Dönüşüm: Normatif vs Ampirik
Tahmini Süre:50s
Soru 58Soru

Karşılaştırmalı kamu yönetimi disiplininde, tüm idari sistemleri ve süreçleri açıklayabilecek evrensel bir "büyük kuram" (grand theory) oluşturmanın metodolojik güçlükleri karşısında; araştırmanın kapsamını daraltarak belirli idari kurumlar, memuriyet sistemleri veya yerel yönetimler gibi somut alanlarda test edilebilir genellemelere ulaşmayı savunan yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orta boy kuram yaklaşımı

Cevap

Sınırlı alanlarda test edilebilir genellemelere odaklanan yaklaşım Orta Boy Kuram Yaklaşımı'dır.
Doğru seçenek olan yaklaşım, karşılaştırmalı kamu yönetimi çalışmalarının metodolojik bir çıkmaza girdiği dönemde, her şeyi açıklayan genel kuramlar yerine daha sınırlı fakat ampirik olarak test edilebilir orta düzeyde teoriler geliştirilmesini savunur. Bu sayede idari sistemlerin belirli parçaları (örneğin personel rejimi) arasında daha sağlıklı karşılaştırmalar yapılabilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki temel problemi belirleyin.
Evrensel bir "büyük kuram" oluşturmanın metodolojik olarak çok zor olması.
Karşılaştırmalı kamu yönetiminde tüm dünyayı kapsayan tek bir model (grand theory) her zaman geçerli sonuçlar vermemektedir.
2
Önerilen çözüm yöntemini analiz edin.
Araştırma kapsamının daraltılması (memuriyet sistemleri, yerel yönetimler gibi belirli alanlara odaklanma).
Daha küçük ve somut alanlarda yapılan çalışmalar, ampirik (gözleme dayalı) olarak daha kolay test edilebilir.
3
Bu metodolojik tercihin literatürdeki karşılığını bulun.
Robert Merton tarafından geliştirilen ve Robert Dahl gibi isimlerce savunulan Orta Boy Kuram (Middle-Range Theory).
Bu yaklaşım, ne sadece tek bir olayı anlatır (idiyografik) ne de tüm dünyayı açıklamaya çalışır; ikisi arasında bir orta yol bulur.

Anahtar Kavram

Karşılaştırmalı Kamu Yönetiminde Orta Boy Kuramlar
Soru 59Soru

Bir gelişmekte olan ülkede, kamu yönetimi reformları kapsamında 'Performans Esaslı Bütçeleme' sistemi yasal olarak yürürlüğe konulmuş; ancak bütçe ödeneklerinin dağıtımında hala geleneksel akrabalık ve hemşerilik ağlarının (asabiyye) belirleyici olduğu, resmi performans raporlarının ise kağıt üzerinde kusursuz görünmesine rağmen gerçek durumu yansıtmadığı gözlemlenmiştir.

Fred W. Riggs'in 'Ekolojik Yaklaşımı' ve 'Prizmatik Toplum' modeli çerçevesinde, bu idari manzara ile ilgili yapılabilecek en kapsamlı değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu durum, 'biçimsellik' (formalizm) ve 'üst üste binme' (overlapping) özelliklerinin bir sonucu olup, modern kurumların geleneksel davranış kalıplarıyla bir arada var olduğu 'Sala' modelinin tipik bir tezahürüdür.

Cevap

Doğru yanıt, modern yapıların geleneksel yapılarla iç içe geçtiği ve yasal kuralların pratikle örtüşmediği 'Sala' modelini tanımlayan değerlendirmedir.
Senaryoda tasvir edilen durum, Fred Riggs'in prizmatik toplum modelinin iki temel sütununa tam olarak uymaktadır: Birincisi, yasal olarak modern sistemlerin var olması ancak pratikte akrabalık ağlarının işlemesi 'biçimsellik' (formalizm) kavramını karşılar. İkincisi, idari kararların (bütçe dağıtımı) dini, ailevi veya siyasi yapılar tarafından manipüle edilmesi 'üst üste binme' (overlapping) özelliğidir. Bu hibrit yapıların hüküm sürdüğü idari model 'Sala' modelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki ipuçlarını analiz et.
Yasal düzeyde modern bir sistem (Performans Bütçeleme) varken pratik uygulamada akrabalık ağlarının baskın olması saptandı.
Riggs'in kuramındaki kavramlarla eşleştirme yapmak için veri toplamak gerekir.
2
Kavramları tanımla.
Yasalar ile uygulama arasındaki uçurum 'biçimsellik' (formalizm); modern idari işlevlerin geleneksel sosyal yapılar tarafından yürütülmesi ise 'üst üste binme' (overlapping) olarak adlandırılır.
Prizmatik toplumun temel özelliklerini belirlemek için teorik altyapıyı uygula.
3
İdari alt sistemi belirle.
Prizmatik toplumun idari sub-sistemi 'Sala' (büro ile geleneksel oda arası bir yapı) modelidir.
Toplum tipi ile idari yapı arasındaki bağı kur.

Anahtar Kavram

Fred Riggs'in Prizmatik Toplum (Prismatic Society) ve Sala Modeli

Daha Fazla Pratik

Riggs'in 'Büro' (Modern) ve 'Chamber' (Geleneksel) modelleri arasındaki yapısal farkları inceleyerek Sala modelinin neden bir geçiş formu olduğunu derinlemesine analiz ediniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 60Soru

Fred W. Riggs'in kamu yönetimini çevresel faktörlerle açıklayan kuramında; modernleşme sürecindeki toplumlarda kurulan uzmanlaşmış idari birimlerin, sadece teknik ve rasyonel idari kurallara göre değil, aynı zamanda kabile bağları, dini cemaatler veya siyasi klikler gibi geleneksel yapılarla iç içe geçerek ve bu yapıların etkisinde kalarak işlev görmesi durumu aşağıdaki kavramlardan hangisiyle ifade edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üst üste binme

Cevap

Uzmanlaşmış yapıların geleneksel işlevler ve yapılarla iç içe geçmesi durumunu ifade eden 'Üst üste binme' kavramıdır.
Doğru yanıt olan 'Üst üste binme', Riggs'in prizmatik toplum modelinde idari yapının (Sala) çevresiyle olan etkileşimini açıklar. Bu kavram, kağıt üzerinde uzmanlaşmış bir bürokrasi bulunmasına rağmen, kararların alınmasında ve uygulanmasında rasyonel kurallardan ziyade ailevi bağlar, dini aidiyetler veya siyasi nüfuz gibi geleneksel yapıların fiilen devrede olmasını ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Toplum tipini belirle
Prizmatik Toplum (Geçiş Toplumu)
Fred W. Riggs'in modernleşme sürecindeki toplumlar için kullandığı model prizmatik toplumdur.
2
Tanımlanan olguyu analiz et
Fonksiyonel etkileşim ve iç içe geçme
İdari birimlerin (Sala) kendi rasyonel alanları dışında kalan geleneksel yapılarla (aile, din, siyaset) simbiyotik bir bağ kurması anlatılmaktadır.
3
Kavramsal eşleştirmeyi yap
Üst üste binme (Overlapping)
Bu durum, modern yapıların fonksiyonel olarak özerkleşemediğini ve geleneksel yapılarla 'üst üste bindiğini' gösterir.

Anahtar Kavram

Prizmatik Toplumda Üst Üste Binme (Overlapping)
ÖncekiSayfa 3 / 6Sonraki
Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi Alıştırma Soruları — KPSS Kamu Yönetimi — Sayfa 3 | Examkin