Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi

108 soru

Soru 81Soru

Karşılaştırmalı kamu yönetimi disiplininin II. Dünya Savaşı öncesindeki geleneksel evresini karakterize eden; idari sistemlerin toplumsal, ekonomik ve siyasal çevrelerinden yalıtılmış birer "hukuki-biçimsel" yapı olduğunu varsayan ve analizlerini büyük oranda resmi statüler ile yasal metinler üzerine kuran yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurumsal Yaklaşım

Cevap

Karşılaştırmalı kamu yönetimi çalışmalarında idari yapıları hukuki metinler ve resmi örgüt şemaları üzerinden inceleyen geleneksel yaklaşım Kurumsal Yaklaşım'dır.
Kurumsal yaklaşım, karşılaştırmalı kamu yönetiminin disiplin öncesi ve erken dönem çalışmalarında baskın olan, kamu yönetimini hukuk disiplininin bir alt dalı gibi görerek anayasal ve yasal düzenlemeler üzerinden idari yapıları kıyaslayan yaklaşımdır. Bu yaklaşımda idari sistemler, toplumsal ve kültürel çevreden bağımsız, statik ve biçimsel yapılar olarak ele alınır.

Adım Adım Çözüm

1
Geleneksel karşılaştırmalı kamu yönetimi çalışmalarının temel varsayımlarını (hukuki-biçimsel yapı, çevreden yalıtılmışlık) analiz etmek.
Araştırmanın odağının idarenin sosyal gerçekliğinden ziyade resmi-statik yapısı olduğu belirlenir.
Soruda belirtilen 'hukuki-biçimsel' ve 'yasal metinler' vurgusu geleneksel dönemi işaret eder.
2
Bu varsayımların karşılaştırmalı kamu yönetimindeki temel yaklaşımlar arasındaki karşılığını belirlemek.
Bu özelliklerin Kurumsal Yaklaşım (Institutional Approach) ile örtüştüğü sonucuna varılır.
Kurumsal yaklaşım, idareyi çevresinden bağımsız bir kapalı sistem ve hukuki bir kurum olarak görür.

Anahtar Kavram

Kurumsal Yaklaşım (Geleneksel Yaklaşım)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 82Soru

Fransız kamu yönetimi geleneğinin en köklü kurumlarından biri olan ve Napolyon döneminden bu yana hem bir yargı organı hem de bir danışma meclisi olarak işlev gören Danıştay (Conseil d'État) ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari yargı düzeni ile adli yargı düzeni arasında ortaya çıkan görev ve yetki uyuşmazlıklarını nihai karara bağlayan en üst mercidir.

Cevap

İdari yargı ile adli yargı arasındaki görev uyuşmazlıklarını çözen kurumun Danıştay olduğunu savunan ifade yanlıştır; bu görev Fransa'da Uyuşmazlıklar Mahkemesi'ne (Tribunal des Conflits) aittir.
Fransa kamu yönetimi sisteminde Danıştay, idari yargı kolunun zirvesidir ancak adli yargı ile idari yargı arasındaki yetki çatışmalarını çözme yetkisine sahip değildir. Bu yetki, her iki yargı kolundan gelen üyelerden oluşan ve Adalet Bakanı'nın başkanlık ettiği 'Uyuşmazlıklar Mahkemesi' (Tribunal des Conflits) adlı özel bir kuruma aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Danıştay'ın (Conseil d'État) kurumsal kimliğini tanımla.
Danıştay'ın hem hükümetin en yüksek danışma organı hem de idari yargının en üst mahkemesi olduğu saptanır.
Fransız modelinin 'çift fonksiyonlu' yapısını anlamak için gereklidir.
2
Fransa'daki yargı sisteminin temel ayrımını hatırla.
Fransa'da adli yargı (Yargıtay - Cour de Cassation) ve idari yargı (Danıştay) olmak üzere iki ayrı yargı yolu olduğu görülür.
Yargı kolları arasındaki sınırları belirlemek için bu ayrım kritiktir.
3
Görev uyuşmazlıklarının çözüm mekanizmasını incele.
İki yargı kolu (adli-idari) karşı karşıya geldiğinde uyuşmazlığı çözen organın Danıştay değil, özel bir mahkeme olan Tribunal des Conflits olduğu belirlenir.
Seçeneklerdeki teknik hatayı tespit etmek için gereken uzmanlık bilgisidir.

Anahtar Kavram

Fransa'da Yargı Ayrılığı ve Danıştay'ın İşlevleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 83Soru

Kamu yönetimi sistemlerinin karşılaştırılmasında kullanılan bazı teorik modeller, tüm dünyayı kapsayan evrensel yasalar peşinde koşan 'makro' yaklaşımlar ile sadece belirli bir kurumu inceleyen 'mikro' yaklaşımlar arasında bir denge kurmaya çalışır. Ferrel Heady'nin öncülüğünü yaptığı; ampirik olarak test edilebilir, sınırlı sayıdaki değişkeni kapsayan ve disipline gerçekçi bir genelleme kapasitesi kazandıran bu yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orta Boy Kuram (Middle-Range Theory)

Cevap

Orta Boy Kuram (Middle-Range Theory)
Doğru cevap olan Orta Boy Kuram, Robert Merton'un sosyolojideki kavramını kamu yönetimine uyarlayan Ferrel Heady tarafından savunulmuştur. Bu yaklaşım, tüm dünyayı açıklayan ancak soyut kalan Büyük Kuramlar ile sadece tek bir örneği anlatan ancak genelleme yeteneği olmayan vaka incelemeleri arasında gerçekçi, test edilebilir ve orta düzeyde genellemeler yapmayı amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Tanım Analizi
Soruda bahsedilen evrensel teoriler (makro) ile vaka çalışmaları (mikro) arasındaki köprü kurma özelliği belirlenir.
Yaklaşımın metodolojik sınırlarını çizmek için gereklidir.
2
Düşünür Eşleştirmesi
Ferrel Heady isminin karşılaştırmalı kamu yönetimi disiplininde hangi teoriyle özdeşleştiği hatırlanır.
Teoriyi doğru akademik kaynakla doğrulamak için kullanılır.
3
Sınıflandırma
Sınırlı değişken ve ampirik test edilebilirlik ilkelerinin Orta Boy Kuram'a ait olduğu sonucuna varılır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için son değerlendirme yapılır.

Anahtar Kavram

Orta Boy Kuram (Middle-Range Theory)

İpuçları

1
Bu yaklaşım, çok geniş kapsamlı teorilerle çok dar kapsamlı çalışmaların eksikliklerini gidermeyi amaçlar.
2
Düşünür Ferrel Heady, bu kavramı disipline kazandırarak ampirik çalışmaları teşvik etmiştir.

Daha Fazla Pratik

Fred W. Riggs'in ekolojik yaklaşımının özellikleri ile Orta Boy Kuram arasındaki temel farkları gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 84Soru

Kamu yönetimi disiplininin kurumsallaşma sürecinin başlarında, çalışmalar büyük oranda Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa gibi gelişmiş Batı toplumlarının idari pratikleriyle sınırlı kalmıştır. Ancak Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi Grubu'nun (CAG) Ford Vakfı desteğiyle yürüttüğü girişimler, bu kısıtlı bakış açısının aşılmasında kritik bir rol oynamıştır. Buna göre, Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi Grubu'nun yürüttüğü faaliyetlerin, disiplinin klasik dönem anlayışından ayrılmasını sağlayan temel farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdari çalışmaların merkezini Batılı ülkelerden alıp, gelişmekte olan ve Batı dışı toplumların kendine özgü idari sistemlerine yöneltmesi.

Cevap

İdari çalışmaların merkezini Batılı ülkelerden alıp, gelişmekte olan ve Batı dışı toplumların kendine özgü idari sistemlerine yöneltmesi
Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi Grubu (CAG), geleneksel kamu yönetiminin Batı merkezli (parochial) yapısını eleştirerek, odağı gelişmekte olan ve Batı dışı ülkelerin idari yapılarına kaydırmıştır. Bu yönelim, disiplinin daha kapsayıcı, küresel ve ampirik bir nitelik kazanmasını sağlayarak doğuş sürecini tamamlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Disiplinin başlangıcındaki Batı merkezli yapıyı analiz etmek.
Geleneksel kamu yönetiminin sadece gelişmiş Batılı ülkelerle sınırlı (parochial) olduğu saptanır.
Geleneksel kuramların evrensellik iddiasına rağmen sadece Batı pratiğine dayanması, Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi'nin (KKY) çıkış noktasını oluşturur.
2
Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi Grubu'nun (CAG) etkisini değerlendirmek.
Ford Vakfı desteğiyle odağın gelişmekte olan ülkelere kaydığı ve ekolojik faktörlerin önem kazandığı görülür.
Bu değişim, disiplinin yerellikten kurtulup küresel ve ampirik bir bilim dalı haline gelmesini sağlayan temel dönüm noktasıdır.

Anahtar Kavram

Karşılaştırmalı Kamu Yönetiminin Doğuşu ve CAG'ın Rolü
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 85Soru

Fred W. Riggs'in Prizmatik Toplum Modeli'ne göre, geçiş toplumlarında modern hukuki düzenlemeler ile geleneksel toplumsal değerlerin eş zamanlı olarak var olması; bireylerin davranışlarını yönlendiren standartların çeşitlenmesine ve toplumsal bir etik uzlaşı eksikliğine yol açmaktadır. Riggs, toplumun bu çok yapılı ve birbiriyle çatışan kurallar bütününü ifade etmek için aşağıdaki kavramlardan hangisini kullanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çok-normluluk (Poly-normativism)

Cevap

Çok-normluluk (Poly-normativism)
Çok-normluluk kavramı, Riggs'in Prizmatik Toplum Modeli'nde bireylerin hangi kurala göre davranacakları konusunda yaşadıkları belirsizliği ve toplumda ortak davranış standartlarının yokluğunu ifade etmek için kullanılır. Bu durum, rasyonel yasalar ile geleneksel değerlerin eş zamanlı baskısı sonucunda ortaya çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Prizmatik toplumun toplumsal ve etik yapısı analiz edilmelidir.
Toplumda modern ve geleneksel kuralların bir arada bulunduğu saptanır.
Riggs'e göre geçiş toplumları bu iki uç değerin çatışma alanıdır.
2
Bireylerin davranışlarını yönlendiren kural karmaşasının teknik karşılığı aranmalıdır.
Bu durumun Riggs literatüründe 'Çok-normluluk' olarak adlandırıldığı görülür.
Toplumsal mutabakat eksikliği ve kural çokluğu bu kavramın temel niteliğidir.

Anahtar Kavram

Çok-normluluk (Poly-normativism)

Daha Fazla Pratik

Riggs'in 'Kırılmış Toplum' (Cleft Society) kavramı ile çok-normluluk arasındaki ilişkiyi incelemek konuyu pekiştirmenize yardımcı olabilir.
Tahmini Süre:50s
Soru 86Soru

Fred W. Riggs'in Prizmatik Toplum Modeli çerçevesinde; bir toplumda modern kurumların ve değerlerin geleneksel unsurlarla bir arada bulunması sonucunda ortaya çıkan, ancak bu unsurların birbirini tamamlamak yerine derin sosyal bölünmelere ve ortak bir ulusal değerler sisteminin oluşamamasına yol açan toplumsal yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yarık Toplum (Cleft Society)

Cevap

Yarık Toplum (Cleft Society) kavramı, prizmatik toplumlardaki derin sosyal bölünmeleri ve fikir birliği eksikliğini tanımlar.
Yarık Toplum (Cleft Society), Fred W. Riggs'in Prizmatik Toplum Modeli'nde toplumun rasyonel bir konsensüs (uzlaşı) sağlayamadığı, modern ve geleneksel değerlerin çatıştığı bölünmüş yapıyı tanımlamak için kullanılır. Bu durum, idari sistem olan Sala içerisinde de farklı grupların çatışmasına ve liyakat yerine kayırmacılığın artmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Prizmatik toplumun temel özelliklerini (heterojenlik, biçimsellik, iç içe geçme) gözden geçirmek.
Heterojenlik, modern ve gelenekselin aynı anda var olmasıdır.
Soruda tanımlanan durum heterojenliğin toplumsal bir sonucudur.
2
Toplumun derin bölünmelere sahip olması ve ortak değerlerin yokluğu durumunu tanımlayan spesifik terimi belirlemek.
Bu durum Riggs literatüründe 'Yarık Toplum' (Cleft Society) olarak adlandırılır.
Toplumun parçalı yapısı, rasyonel bir bütünleşmenin önündeki en büyük engeldir.

Anahtar Kavram

Heterojenlik ve Yarık Toplum İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Prizmatik toplumlarda 'biçimsellik' (formalism) özelliğinin kamu görevlilerinin etik davranışları üzerindeki etkilerini tartışınız.
Tahmini Süre:55s
Soru 87Soru

Fred W. Riggs'in ekolojik yaklaşım çerçevesinde geliştirdiği Prizmatik Toplum Modeli'nde; toplumun modern anlamda rasyonel bir bütünleşme sağlayamadığı, bunun yerine birbirine rakip olan ve kendi içlerinde katı bir dayanışma sergileyen etnik, dini veya bölgesel alt gruplar halinde örgütlendiği toplumsal yapı özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çok-cemaatlilik

Cevap

Toplumun rakip alt gruplara bölünmesi ve bütünleşememesi durumu 'Çok-cemaatlilik' (Poly-communalism) kavramı ile ifade edilir.
Çok-cemaatlilik kavramı, Fred W. Riggs tarafından geçiş toplumlarında görülen 'yarıklı' (cleft) yapıyı açıklamak için kullanılır. Bu yapıda toplum, modern bir ulus bilinci yerine kendi içinde dayanışma halinde olan ancak dış dünyaya kapalı etnik, dini veya mezhepsel gruplardan oluşur. Bu durum kamu yönetiminde liyakat yerine grup sadakatinin ön plana çıkmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Prizmatik toplumun sosyal yapısı analiz edilir.
Bu toplumlarda ulusal bütünleşmenin zayıf olduğu ve toplumun 'Yarıklı Toplum' (Cleft Society) özelliği gösterdiği saptanır.
Riggs'in modelinde toplumsal yapı, idari davranışları doğrudan etkileyen ekolojik bir faktördür.
2
Alt grupların (etnik, dini, mezhepsel) yönetim üzerindeki etkisi değerlendirilir.
Toplumun birbirine rakip 'cemaatler' (communities) şeklinde örgütlendiği ve bu durumun 'Çok-cemaatlilik' olarak adlandırıldığı belirlenir.
Bu yapı, 'Sala' idari modelinde memurların vatandaşlara değil, kendi cemaat üyelerine hizmet etmesine (nepotizm) neden olur.

Anahtar Kavram

Çok-cemaatlilik (Poly-communalism)

Daha Fazla Pratik

Riggs'in 'Sala' modelinde seçicilik (selectivity) ve liyakat (achievement) arasındaki farkı inceleyiniz.
Tahmini Süre:55s
Soru 88Soru

Bir toplumun sosyo-kültürel yapısında, Batı tipi rasyonel kurumlar ile geleneksel kabile veya cemaat yapılarının aynı zaman diliminde yan yana varlıklarını sürdürmesi; Fred W. Riggs’in "Ekolojik Yaklaşım" kuramında aşağıdaki kavramlardan hangisiyle tanımlanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Heterojenlik

Cevap

Heterojenlik kavramı, prizmatik toplumlarda çok modern yapılar ile çok geleneksel yapıların eş zamanlı olarak bir arada bulunmasını tanımlar.
Heterojenlik kavramı, Riggs'in prizmatik toplum modelinde, toplumun bir kesiminde ileri düzeyde uzmanlaşmış kurumlar (şehirler, rasyonel bürokrasi) bulunurken, diğer kesiminde geleneksel yapıların (köyler, aşiretler) varlığını sürdürmesi durumunu tanımlamak için kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Toplumsal yapıdaki eş zamanlı zıtlıkların tespit edilmesi
Modern ve geleneksel yapıların yan yana olması durumu belirlendi.
Riggs'in modelinde bu durum prizmatik toplumun temel karakteristiğidir.
2
Kavramsal eşleştirmenin yapılması
Toplumun genelindeki bu çeşitlilik heterojenlik olarak adlandırılır.
Üst üste binme idari yapıyı, biçimsellik ise kural-uygulama farkını vurgular.

Anahtar Kavram

Prizmatik Toplumun Temel Özellikleri
Soru 89Soru

Fred W. Riggs'in Prizmatik Toplum Modeli'nde; idari yapıyı temsil eden 'Sala' içerisinde, liyakat esaslı modern atama usulleri ile akrabalık ve hemşericilik gibi geleneksel bağların eş zamanlı olarak mevcudiyetini koruması, yönetilenler ve yöneticiler nezdinde hangi kuralın uygulanacağı konusunda bir karmaşaya ve kuralların seçici uygulanmasına yol açmaktadır.

Bu durum, Riggs'in modelinde aşağıdaki kavramlardan hangisi ile tanımlanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çok-normluluk (Poly-normativism)

Cevap

Çok-normluluk (Poly-normativism)
Doğru yanıt olan çok-normluluk, Riggs'in modelinde prizmatik toplumların 'iç içe geçme' (overlapping) özelliğinin kurallar ve değerler sistemindeki yansımasıdır. Sala yapısında modern rasyonel kurallar (örneğin liyakat) ile geleneksel sübjektif kuralların (örneğin kayırmacılık) aynı anda geçerli sayılması, yönetenlerin kuralları duruma göre seçici uygulamasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Prizmatik toplumun temel özelliklerini analiz etme
Prizmatik toplumlar geçiş toplumlarıdır; geleneksel (ergimiş) ve modern (kırılmış) özellikler bir aradadır.
Soruda verilen 'eş zamanlı mevcudiyet' vurgusu prizmatik yapıya işaret eder.
2
Kavramsal ayrım yapma
Geleneksel ve modern değerlerin kurallar bazında çatışması, bireyin hangi kurala uyacağını bilememesi incelenir.
Liyakat ve nepotizmin aynı anda varlığı bir kural karmaşasıdır.
3
Riggs'in terminolojisiyle eşleştirme
Birbirine zıt norm sistemlerinin eş zamanlı varlığı 'Çok-normluluk' olarak adlandırılır.
Biçimsellik uygulamanın yokluğunu, Çok-normluluk ise kural çeşitliliğini vurgular.

Anahtar Kavram

Prizmatik Toplumda Çok-normluluk (Poly-normativism)

Daha Fazla Pratik

Riggs'in modelinde ekonomik sistemdeki çok-normluluğu temsil eden Pazar-Kantin yapısını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 90Soru

II. Dünya Savaşı sonrasında Fred W. Riggs ve Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi Grubu (CAG) tarafından yürütülen çalışmalar, geleneksel kamu yönetimi disiplininin metodolojik ve kültürel sınırlarını sorgulamıştır. Geleneksel anlayışın yalnızca Batılı (özellikle ABD) yönetim deneyimlerini evrensel doğrularmış gibi kabul etmesi ve diğer kültürleri göz ardı etmesi önemli bir eleştiri konusu olmuştur. Karşılaştırmalı kamu yönetimi literatüründe, geleneksel disiplinin bu sınırlı, yerel ve Batı merkezli karakterini tanımlamak için kullanılan temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dar görüşlülük (Parochialism)

Cevap

Geleneksel kamu yönetiminin Batı merkezli ve sınırlı yapısını ifade eden kavram 'Dar görüşlülük (Parochialism)' olarak adlandırılmaktadır.
Karşılaştırmalı kamu yönetimi disiplini, geleneksel kamu yönetiminin sadece gelişmiş Batı toplumlarındaki uygulamaları evrensel gerçekler gibi sunmasını 'parochialism' (dar görüşlülük/yerellik) olarak tanımlar. Fred W. Riggs'e göre disiplinin bilimsel bir nitelik kazanması için bu dar sınırları aşarak farklı ekolojik çevreleri de kapsaması gerekmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Geleneksel kamu yönetiminin (1887-1950) kapsamını analiz etmek.
Bu dönemin büyük oranda Amerikan ve Avrupa idari sistemlerini temel aldığı görülür.
Karşılaştırmalı yaklaşımın hangi boşluğu doldurmaya çalıştığını saptamak için gereklidir.
2
Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi Grubu'nun (CAG) temel eleştiri terminolojisini incelemek.
Disiplinin evrensel bir bilim olabilmesi için 'parochial' (yerel/dar görüşlü) yapıdan kurtulması gerektiği sonucuna ulaşılır.
Fred W. Riggs ve Robert Dahl gibi düşünürlerin disipline yönelik temel metodolojik eleştirisini belirlemek.
3
Kavramları ayırt etmek.
Dar görüşlülük (parochialism) kavramı, kültürel sınırlılığı doğrudan niteleyen tek seçenektir.
Seçenekler arasından teknik terimi doğrulamak.

Anahtar Kavram

Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi'nde Dar Görüşlülük (Parochialism) Eleştirisi

Daha Fazla Pratik

Fred W. Riggs'in nomotetik (genelleyici) ve ampirik (olgusal) yaklaşımlara geçiş konusundaki diğer çalışmalarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 91Soru

Fransa'da 1982 yılında gerçekleştirilen yerinden yönetim reformları ile merkezi idarenin yerel yönetimler üzerindeki denetim yetkisinde köklü bir değişim yaşanmıştır. Bu reformla, Napolyon döneminden beri uygulanan ve merkezin yerel kararları doğrudan onaylama veya iptal etme gücünü ifade eden "vesayet" (tutelletutelle) denetimi kaldırılmış, yerine "hukukilik denetimi" (contro^lecontrôle dede leˊgaliteˊlégalité) sistemi getirilmiştir.

Buna göre, 1982 sonrası Fransız kamu yönetimi sisteminde valinin yerel yönetim kararları üzerindeki denetim yetkisinin temel uygulama biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Valinin hukuka aykırı bulduğu yerel kararları kendisinin iptal etmeyip, iptal istemiyle idari mahkemeye başvurması

Cevap

Fransa'da 1982 reformu sonrası vali, yerel kararları doğrudan iptal edemez; hukuka aykırılık iddiasıyla idari mahkemeye başvurmak zorundadır.
Doğru yanıt, 1982 reformunun en karakteristik özelliğini yansıtmaktadır. Bu sistemde vali, yerel birimin işlemini hukuka aykırı bulursa kendisi iptal edemez; bu kararın iptali veya yürütülmesinin durdurulması için idari yargı yoluna başvurmakla yükümlüdür. Bu durum, idari vesayetin daha yumuşak ve yargı odaklı bir denetim biçimine evrildiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Vesayet ve Hukukilik Denetimi ayrımını analiz etme
Vesayet (tutelletutelle) doğrudan müdahaleyi, hukukilik denetimi (contro^lecontrôle dede leˊgaliteˊlégalité) ise yargısal denetimi esas alır.
Fransız kamu yönetiminde 1982 reformunun özünü bu kavramsal değişim oluşturur.
2
Valinin güncel yetkilerini belirleme
Vali, devletin ve hükümetin taşradaki tek temsilcisidir ancak yerel meclislerin hiyerarşik amiri değildir.
Üniter yapı korunurken yerel özerklik artırılmıştır.
3
Denetim sürecinin işleyişini saptama
Hukuka aykırı görülen bir yerel işlem vali tarafından 'idari yargıya' (TribunalTribunal AdministratifAdministratif) sevk edilir.
İptal yetkisinin idareden yargıya geçmesi, hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir.

Anahtar Kavram

Fransa'da 1982 Reformu ve Hukukilik Denetimi

Daha Fazla Pratik

Fransız idari yargısının tepesinde yer alan Conseil d'Etat'nın hem danışma hem de yargısal fonksiyonlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 92Soru

Gelişmekte olan bir ülkede, kamu hizmetine girişlerde liyakat esasını ve rasyonel-hukuksal kriterleri öngören kapsamlı bir personel kanunu yürürlüğe konulmuştur. Ancak uygulamada, boş kadrolara yapılan atamalarda kabile bağlarının, aile ilişkilerinin ve siyasi sadakatin liyakatten daha belirleyici olduğu görülmektedir. Fred W. Riggs'in Prizmatik Toplum (Sala) modeline göre, yasal düzenlemeler ile fiili uygulama arasındaki bu derin farklılığı ifade eden temel kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Biçimsellik

Cevap

Biçimsellik kavramı, prizmatik toplumlarda yasal normların kağıt üzerinde kalması ve gerçek hayattaki davranışların bu normlarla örtüşmemesi durumunu ifade eder.
Biçimsellik kavramı, Fred Riggs'in prizmatik toplum modelinde, rasyonel ve modern görünen yasal düzenlemelerin gerçek hayatta işlevsiz kalmasını ve geleneksel değerlerin baskın gelmesini ifade eden temel terimdir. Senaryoda belirtilen liyakat kanunu ile kayırmacı uygulama arasındaki çelişki tam olarak bu kavrama karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki temel sorunu analiz edin.
Yasal bir kuralın (personel kanunu) varlığına rağmen, uygulamanın (kabile bağları) bu kuralla çeliştiği tespit edilmiştir.
Fred Riggs'in modelinde bu durum yapısal bir karakteristik olarak tanımlanmıştır.
2
Kavramsal eşleştirme yapın.
Norm ve gerçeklik arasındaki bu boşluk 'Biçimsellik' (FormalismFormalism) olarak adlandırılır.
Prizmatik toplumlarda modern görünümlü kurumların altında geleneksel davranış kalıplarının devam etmesi biçimselliği doğurur.

Anahtar Kavram

Biçimsellik (Formalizm)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 93Soru

1960'lı yıllarda Ford Vakfı'ndan sağlanan mali kaynaklarla Amerikan Kamu Yönetimi Cemiyeti bünyesinde kurulan ve Fred W. Riggs başkanlığında faaliyet gösteren Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi Grubu'nun (CAG), geleneksel kamu yönetimi disiplinine yönelik temel yöntemsel eleştirisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geleneksel çalışmaların sadece Batılı ve özellikle Amerikan yönetim sistemlerine odaklanan "dar görüşlü" (parochial) bir nitelik taşıması

Cevap

Geleneksel kamu yönetiminin sadece Batılı ve Amerikan tecrübesini esas alan "dar görüşlü" (parochial) bir yapıda olması
Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi Grubu (CAG), geleneksel kamu yönetiminin sadece Amerika ve Batı Avrupa gibi gelişmiş ülkelerin deneyimlerine dayandığını ve bu nedenle "dar görüşlü" (parochial) olduğunu savunmuştur. Bu durum, Batılı olmayan ve gelişmekte olan ülkelere yönelik sunulan teknik yardımların başarısız olmasının temel nedeni olarak görülmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi Grubu'nun (CAG) bağlamı belirlenir.
CAG, 1960'larda Ford Vakfı desteğiyle kurumsallaşmış ve gelişmekte olan ülkelerin idari yapılarını incelemeye odaklanmıştır.
Soruda sorulan eleştirinin hangi kurumsal yapı ve dönem tarafından getirildiğini anlamak için gereklidir.
2
Fred W. Riggs'in geleneksel disipline yönelik üçlü ayrımı analiz edilir.
Riggs'e göre geleneksel yönetim; normatif, idiografik ve ekolojik olmayan bir yapıdadır.
Yöntemsel dönüşümün (ampirik, nomotetik ve ekolojik) nedenlerini kavramak için önemlidir.
3
Geleneksel disiplinin coğrafi ve kültürel kapsamı değerlendirilir.
Geleneksel kamu yönetiminin Amerikan ve Avrupa merkezli yapısı "parochialism" (dar görüşlülük) olarak tanımlanır.
CAG'ın kurulmasındaki en temel motivasyon olan "Batı dışı toplumları anlayamama" sorununu tespit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Karşılaştırmalı Kamu Yönetimi Grubu (CAG) ve Parochialism (Dar Görüşlülük) Eleştirisi

Alternatif Yöntem

Riggs'in üçlü değişim modelini (Normatif -> Ampirik, İdiografik -> Nomotetik, Ekolojik Olmayan -> Ekolojik) kullanarak seçenekleri eleyebilirsiniz. Geleneksel olanın 'idiografik' ve 'ekolojik olmayan' olduğunu bilmek, bu niteliklerin tersini iddia eden seçenekleri elemenizi sağlar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 94Soru

Fred W. Riggs tarafından geliştirilen "Ekolojik Yaklaşım" kapsamında, geçiş aşamasındaki toplumları ifade eden "Sala" idari modelinde; toplumun bir kesiminin rasyonel-hukuksal normları benimsemesine karşın, diğer kesimlerinin geleneksel inanç ve değerlere göre hareket etmesi sonucunda ortaya çıkan, idari işleyişte tek bir kural birliğinin bulunmaması ve çatışan standartların varlığı durumu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çok-normluluk (PolynormativismPoly-normativism)

Cevap

Prizmatik toplumlarda ortak bir kural birliğinin bulunmamasını ve farklı grupların çatışan standartlara sahip olmasını ifade eden "Çok-normluluk" kavramıdır.
Çok-normluluk kavramı, prizmatik toplumlarda rasyonel-hukuksal kuralların toplumun tamamı tarafından içselleştirilmediğini, bunun yerine farklı grupların kendi geleneksel veya dini kurallarına göre hareket etmeye devam ettiğini, bu durumun da idari kararlarda bir standart birliğinin oluşmasını engellediğini açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Prizmatik toplumun idari alt sistemi olan Sala modelinin özelliklerini hatırla.
Sala modelinde heterojenlik, biçimsellik ve üst üste binme temel özelliklerdir.
Soruda istenen kavramın bu modele ait olup olmadığını teyit etmek için gereklidir.
2
Toplumdaki kural çeşitliliği ve standart çatışması vurgusunu analiz et.
Modern yasalar ile geleneksel kuralların bir arada olması ve ortak değer yargısı eksikliği "çok-normluluk" olarak tanımlanır.
Bireylerin hangi kurala uyacaklarını bilememesi durumu bu kavramın özüdür.

Anahtar Kavram

Çok-normluluk (PolynormativismPoly-normativism)

İpuçları

1
Bu kavram, prizmatik toplumlarda ortak bir değerler üzerinde uzlaşılamaması ile ilgilidir.
2
Modern yasaların yanında kabile veya din kurallarının da bireyin davranışlarını aynı anda yönlendirmeye çalışmasını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Fred Riggs'in Prizmatik Toplum modelindeki 'Bazaar-Canteen' ekonomik yapısını inceleyerek çevresel faktörlerin ekonomiye etkisini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 95Soru

İngiltere'de 19.19. yüzyılın ortalarında (18541854) hazırlanan; kamu hizmetine girişte kayırmacılığın (patronaj) sona erdirilmesini, memurların açık yarışma sınavlarıyla liyakate dayalı olarak işe alınmasını ve siyasi tarafsızlığın kurumsallaşmasını öngörerek modern İngiliz sivil hizmetinin temellerini atan rapor aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Northcote-Trevelyan Raporu

Cevap

İngiliz kamu yönetiminde liyakat sisteminin temelini atan belge Northcote-Trevelyan Raporu'dur.
Northcote-Trevelyan Raporu (18541854), İngiliz kamu yönetimi tarihinde devrim niteliğinde bir dönüm noktasıdır. Bu raporla birlikte memurların bakanların kişisel tercihlerine veya siyasi bağlantılarına göre işe alınması (patronaj sistemi) yerine; yeteneğe dayalı açık yarışma sınavları, memurların siyasi tarafsızlığı ve kalıcı kariyer sistemi getirilmiştir. Bu yapı, bugün 'Westminster Modeli' olarak bilinen sistemin bürokratik temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel dönemi analiz etmek
19.19. yüzyıl ortası (18541854) vurgusuyla sistemin kuruluş aşamasına odaklanıldı.
Soruda belirtilen tarih, sistemin modernleşme başlangıcını işaret eder.
2
Sistemin temel ilkelerini tanımlamak
Liyakat, açık sınavlar ve siyasi tarafsızlık ilkeleri tespit edildi.
Bu ilkeler, kayırmacı patronaj sisteminden profesyonel memuriyete geçişin anahtarıdır.
3
Belgeyi isimlendirmek
Bu reformları öneren ve Sir Stafford Northcote ile Sir Charles Trevelyan tarafından hazırlanan rapora ulaşıldı.
Belge içeriği ile sorudaki özellikler tam olarak örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

İngiliz Sivil Hizmetinde Liyakat ve Northcote-Trevelyan Reformları

İpuçları

1
İngiliz memuriyetinin 'Magna Carta'sı olarak kabul edilen, oldukça eski tarihli (19.19. yüzyıl) bir reform belgesidir.
2
Bu rapor, kayırmacılığın yerini liyakatin almasını ve merkezi bir sınav mekanizmasının kurulmasını sağlamıştır.
3
Raporun ismi, onu hazırlayan iki önemli devlet adamının soyadlarından oluşmaktadır.

Daha Fazla Pratik

İngiliz memuriyetindeki 'genelci' (generalist) yapının eleştirildiği 19681968 tarihli Fulton Raporu'nu inceleyerek sistemin gelişim sürecini tamamlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 96Soru

İngiltere kamu yönetimi geleneğinde, bir bakanlığın en üst düzey sivil memuru olan Daimi Müsteşar (PermanentPermanent SecretarySecretary), bakanlık bütçesinin yasallığı, yerindeliği ve verimli kullanımı hususlarında Parlamento'nun Kamu Hesapları Komitesi'ne (PublicPublic AccountsAccounts CommitteeCommittee) doğrudan hesap vermekle yükümlüdür. Bu teknik ve mali sorumluluğu çerçevesinde Daimi Müsteşar aşağıdaki unvanlardan hangisini taşımaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Muhasebe Yetkilisi (Accounting Officer)

Cevap

Muhasebe Yetkilisi (Accounting Officer)
İngiltere kamu yönetiminde, bakanlıkların en üst düzey yöneticisi olan Daimi Müsteşarlar (PermanentPermanent SecretariesSecretaries), bütçenin ekonomik ve verimli kullanılmasından dolayı Parlamento'ya karşı şahsen sorumlu oldukları "Muhasebe Yetkilisi" (AccountingAccounting OfficerOfficer) unvanını taşırlar. Bu durum, sivil memurların bütçe konusunda bakanın talimatlarından bağımsız olarak hesap verme yükümlülüğünü doğuran, İngiliz idari sistemine özgü kritik bir denetim mekanizmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İngiltere'deki siyaset ve yönetim ayrımını analiz etmek.
Bakanların siyasi, sivil memurların ise idari/teknik sorumluluğa sahip olduğu belirlenir.
İngiliz kamu yönetiminde bakanlar Parlamento'ya karşı siyasi olarak sorumludur; ancak mali kaynakların kullanımı teknik bir uzmanlık alanı olarak sivil memurlara bırakılmıştır.
2
Daimi Müsteşar makamının mali yetki ve sorumluluklarını tanımlamak.
Daimi Müsteşarın sadece bakana değil, bütçe kullanımı konusunda doğrudan Parlamento'ya da bağlı olduğu görülür.
İngiliz kamu yönetiminde kamu kaynaklarının israf edilmemesi için bürokratik bir denetim mekanizması kurulmuştur.
3
Mali hesap verebilirlik çerçevesinde kullanılan spesifik unvanı tespit etmek.
Bütçenin ekonomikliği ve verimliliği üzerine hesap veren makamın "Accounting Officer" olduğu teyit edilir.
Muhasebe Yetkilisi (Accounting Officer) unvanı, sivil memurun bakanın emirlerinden bağımsız olarak bütçenin usulüne uygun kullanılmasından şahsen sorumlu olduğunu ifade eden hukuki bir kavramdır.

Anahtar Kavram

İngiltere'de sivil memurların mali hesap verebilirliği ve Muhasebe Yetkilisi (Accounting Officer) statüsü.

İpuçları

1
Bu unvan, sivil memurun siyasi sorumluluktan bağımsız olarak 'para harcama' konusundaki teknik sorumluluğunu ifade eder.
2
İngiliz sisteminde bu kişi, bakanın bütçeye aykırı bir talimatı durumunda Parlamento'ya bilgi vermekle yükümlüdür.
3
Bu terim doğrudan Parlamento'nun bütçe denetim komitesi olan Kamu Hesapları Komitesi ile ilişkilidir.

Daha Fazla Pratik

İngiltere'de sivil memuriyetin tarafsızlık ve liyakat ilkelerini güvence altına alan 'Civil Service Commission'ın görevlerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Bakanların 'siyasi sorumluluğu' ile memurların 'mali sorumluluğu' arasındaki ayrımı hatırlayarak, memura verilen teknik bütçe unvanına odaklanabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 97Soru

Kamu yönetimi disiplininde karşılaştırmalı çalışmaların bilimsel bir kimlik kazanma sürecinde, geleneksel dönemin kural koyucu ve ideal arayıcı karakteri önemli bir dönüşüm geçirmiştir. Bu dönüşümle birlikte, yönetim olaylarının değer yargılarından arındırılarak bilimsel yöntemlerle gözlemlenmesi ve analiz edilmesi öncelik kazanmıştır.

Bu bağlamda, karşılaştırmalı kamu yönetimi çalışmalarının metodolojik gelişiminde kabul gören temel yönelim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Normatif (değer odaklı) yaklaşımdan ampirik (olgu odaklı) yaklaşıma geçiş

Cevap

Karşılaştırmalı kamu yönetimi çalışmalarının metodolojik gelişiminde, normatif (değer odaklı) yaklaşımdan ampirik (olgu odaklı) yaklaşıma geçiş temel bir yönelimdir.
Karşılaştırmalı kamu yönetimi hareketi, disiplini bir bilim dalı olarak kurumsallaştırmak için geleneksel dönemin 'iyi yönetim' arayışlarını (normatif) bir kenara bırakarak, yönetim olaylarını bilimsel verilerle açıklamaya ve betimlemeye (ampirik) odaklanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Geleneksel kamu yönetiminin metodolojik karakterini analiz edin.
Geleneksel yaklaşım, 'yönetimin evrensel ilkelerini' bulmaya çalışan, değer yüklü ve kural koyucu (normatif) bir yapıdadır.
Dönüşümün başlangıç noktasını saptamak için mevcut durumun bilinmesi gerekir.
2
Karşılaştırmalı çalışmaların (özellikle Fred Riggs sonrası) bilimsel hedefini tanımlayın.
Karşılaştırmalı çalışmalar, yönetim sistemlerini verilerle açıklayan, olgu odaklı ve bilimsel genellemelere dayalı (ampirik) bir hedef belirlemiştir.
Disiplinin modern bilim kriterlerine uyum sağlama çabasını anlamak gerekir.
3
Yönelim seçenekleri arasında bu değişimi en iyi ifade eden kavram çiftini bulun.
Değerlerden (normatif) olgulara (ampirik) geçiş, temel metodolojik yönelimdir.
Seçeneklerin tarihsel ve kuramsal gerçeklerle tutarlılığını doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Karşılaştırmalı Kamu Yönetiminde Normatif-Ampirik Dönüşümü
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 98Soru

Fred W. Riggs’in "Ekolojik Yaklaşım" çerçevesinde geliştirdiği Prizmatik Toplum modelinde; geleneksel toplumun idari yapısını temsil eden "Oda" (Chamber) ile modern toplumun idari yapısını temsil eden "Büro" (Office) modelleri arasında bir geçiş aşaması olan "Sala" modeli yer almaktadır. Sala modelinde, modern bürokratik yapılar kurulmuş olmasına rağmen, bu yapılar işlevsel olarak hala geleneksel unsurların etkisi altındadır.

Buna göre; modern bir kamu kurumu (Büro) içerisinde geleneksel zihniyetin (Oda) varlığını sürdürmesi ve memurların rasyonel kurallar yerine ailevi, dini veya siyasi bağlara göre karar vermesi, Sala modelinin aşağıdaki hangi temel özelliğinin bir sonucudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üst üste binme (overlappingoverlapping)

Cevap

Üst üste binme (overlappingoverlapping)
Üst üste binme (overlappingoverlapping), Fred Riggs'in Prizmatik Toplum (Sala) modeli için tanımladığı temel özelliklerden biridir. Bu özellik; modern, rasyonel ve uzmanlaşmış kurumlar (Büro) kurulmuş olsa dahi, bu kurumların işleyişine geleneksel yapıların (Oda), cemaat ilişkilerinin ve eski alışkanlıkların müdahale etmesini ifade eder. Sorudaki memurun modern bir kurumda çalışmasına rağmen geleneksel bağlarla karar vermesi, bu işlevsel iç içe geçmenin yani üst üste binmenin doğrudan bir örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Sala modelindeki idari yapı ile zihniyet arasındaki ilişkiyi analiz etme
Sala modelinde modern bir yapı (Büro) kurulmuştur ancak bu yapı içindeki işleyiş gelenekseldir (Oda).
Riggs'in kuramında geçiş toplumlarında yapısal değişim olsa bile işlevsel değişim henüz tamamlanmamıştır.
2
Kavramsal eşleştirme yapma
Modern yapı ile geleneksel işlevin iç içe geçmesi "Üst üste binme" kavramı ile tanımlanır.
Üst üste binme, yeni kurulan kurumların eski alışkanlıklar ve yapılar tarafından kuşatılmasını ifade eden temel Prizmatik Toplum özelliğidir.

Anahtar Kavram

Üst üste binme (overlappingoverlapping)

Daha Fazla Pratik

Riggs'in 'Bazaar-Canteen' modelindeki 'Fiyat Belirsizliği' konusuna çalışarak ekonomik ve idari üst üste binme örneklerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 99Soru

Karşılaştırmalı kamu yönetimi disiplini kapsamında; idari sistemlerin sadece anayasal ve yasal yapılarına değil, bu yapıların toplumsal sistem bütünü içerisinde icra ettikleri rollere odaklanan, farklı ülkelerdeki farklı idari mekanizmaların aynı temel toplumsal ihtiyaçları karşılayabileceği (fonksiyonel eşdeğerlik) varsayımına dayanan temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapısal-fonksiyonel yaklaşım

Cevap

Yapısal-fonksiyonel yaklaşım
Yapısal-fonksiyonel yaklaşım, kamu yönetimi sistemlerini toplumsal bir bütünün parçası olarak görür. Bu yaklaşıma göre, her toplumda hayatta kalmak için yerine getirilmesi gereken temel işlevler (regülasyon, kaynak tahsisi vb.) vardır. Önemli olan bu işlevlerin hangi 'yapı' (bakanlık, yerel meclis, kabile konseyi vb.) tarafından yerine getirildiğidir. 'Fonksiyonel eşdeğerlik' kavramı, farklı toplumlardaki farklı görünümlü yapıların aslında aynı işlevi görebileceğini ifade eder ve bu durum karşılaştırmayı mümkün kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen temel kavramları analiz etme
Soruda 'toplumsal sistemdeki roller', 'işlevler' ve 'fonksiyonel eşdeğerlik' kavramları vurgulanmaktadır.
Yaklaşımın tanımlayıcı unsurlarını belirlemek için metindeki anahtar kelimeleri tespit etmek gerekir.
2
Kavramları kuramsal yaklaşımlarla eşleştirme
Fonksiyonel eşdeğerlik kavramı, farklı yapıların aynı işlevi yerine getirebileceğini savunan Yapısal-Fonksiyonel Yaklaşım'ın temel taşıdır.
Karşılaştırmalı kamu yönetiminde yapıların (institutions) değil, bu yapıların gördüğü işlevlerin (functions) karşılaştırılabilirliğini sağlamak bu yaklaşımın amacıdır.

Anahtar Kavram

Yapısal-fonksiyonel yaklaşım ve fonksiyonel eşdeğerlik
Soru 100Soru

Fransa Kamu Yönetimi Sistemi, Kıta Avrupası idare geleneğinin temelini oluşturur. Bu sistem; merkeziyetçi üniter devlet yapısı, idareye ayrıcalıklar tanıyan 'İdare Hukuku' (DroitDroit AdministratifAdministratif) geleneği ve profesyonel üst düzey kamu görevlilerinin yetiştirilme biçimiyle Anglo-Sakson modelinden bütünüyle ayrılır. Buna göre, Fransız kamu yönetimi geleneği ve kurumsal yapısı dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İdarenin hukuka uygunluğunun yargısal denetimi, idareye hiçbir ayrıcalık tanımayan ve İngiltere'deki 'Hukuk Devleti' (RuleRule ofof LawLaw) anlayışına benzeyen olağan adli mahkemeler tarafından yerine getirilir.

Cevap

Fransa'da idarenin denetiminin olağan adli mahkemelerce yapıldığını iddia eden seçenek yanlıştır. Fransa, ikili yargı (adli-idari yargı ayrımı) sistemini benimsemiştir.
Fransa Kamu Yönetimi Sistemi'nde idarenin hukuka uygunluk denetimi, adli mahkemeler (olağan mahkemeler) tarafından DEĞİL; idari mahkemeler ve nihai olarak Danıştay (ConseilConseil dEˊtatd'État) tarafından yapılır. İdarenin eylem ve işlemleri özel hukuk kurallarına değil, kendine özgü 'İdare Hukuku'na tabidir. İngiltere'de uygulanan 'Hukuk Devleti' (RuleRule ofof LawLaw) sisteminde ise idare ve vatandaş aynı adli mahkemelerde yargılanır. Bu nedenle, idarenin olağan adli mahkemelerce denetlendiğini belirten ifade Fransa için kesinlikle yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Fransa'nın yargı ve idari denetim modelinin (Kıta Avrupası) temelini belirle.
Fransa'da 'ikili yargı' sistemi geçerlidir. Adli uyuşmazlıklara adliye mahkemeleri, idari uyuşmazlıklara ise Danıştay'ın zirvesinde olduğu idari yargı mahkemeleri bakar.
Fransız İhtilali sonrası katı kuvvetler ayrılığı ilkesi gereği, olağan (adli) yargıçların idarenin işleyişine müdahale etmesi yasaklanmış ve idare için ayrı bir yargı kolu oluşturulmuştur.
2
Anglo-Sakson (İngiltere) idari denetim modeli ile Fransız modelini karşılaştır.
İngiltere'deki 'Hukuk Devleti' (Rule of Law) ilkesine göre idare de tıpkı sıradan vatandaşlar gibi genel hukuk kurallarına ve olağan adli mahkemelerin denetimine tabidir. Ayrı bir idare hukuku veya idari yargı kolu yoktur.
Yanlış olan seçenekte İngiliz modelinin özellikleri, Fransız sisteminin bir özelliği gibi sunularak kavram karmaşası yaratılmıştır.
3
Diğer seçeneklerdeki kurumsal yapıların Fransa modeline uygunluğunu doğrula.
Vali (Préfet) sistemi, elitist bürokrasi okulu (ENA), Danıştay'ın (Conseil d'État) çifte görevi ve İdare Hukuku'nun (Droit Administratif) kamu gücü temelli içtihat hukuku olması Fransa'nın karakteristik özellikleridir.
Doğru yanıtı teyit etmek için diğer seçeneklerin Fransız idari yapısıyla kesin uyumlu olduğunun tespiti gerekir.

Anahtar Kavram

İkili Yargı Sistemi ve Droit Administratif (İdare Hukuku) Geleneği
ÖncekiSayfa 5 / 6Sonraki