Makroekonomik göstergelerinde eş anlı olarak yüksek enflasyon oranları ve reel gayrisafi yurt içi hasılasında mutlak daralma gözlemlenen bir ülkede, politika yapıcıların geleneksel talep yönetimi araçlarıyla başarıya ulaşması imkânsız hâle gelmektedir. Literatürde slumpflasyon olarak adlandırılan bu sarmal, maliye politikasının kurgusunda köklü bir paradigma değişikliğini zorunlu kılmaktadır.
Buna göre, slumpflasyon sürecinden çıkmayı hedefleyen bir ekonomi yönetiminin aşağıdaki maliye politikası stratejilerinden hangisini uygulaması en doğru yaklaşımdır?
- İşgücü arzını, tasarrufları ve sermaye yatırımlarını teşvik ederek toplam arz eğrisini sağa kaydırmak amacıyla marjinal vergi oranlarında yapısal indirimler yapmakCevap
- BFiyat istikrarını sağlama önceliğiyle kamu harcamalarını radikal biçimde kısmak ve otonom vergileri artırarak toplam talebi daraltmak
- CMilli gelirdeki daralmayı önlemek amacıyla enflasyonist riskleri göz ardı ederek, yoğun biçimde kamu harcamalarını artırmak
- DEkonomik birimleri üretime teşvik etmek yerine, kısa vadede hanehalkı tüketim harcamalarını artırmaya yönelik talep yönlü dolaylı vergi indirimlerine ağırlık vermek
- EYaşanan süreci geçici bir durgunluk olarak değerlendirip, yapısal arz şoklarına müdahale etmek yerine yalnızca fiyat ve ücret kontrollerine başvurmak
Cevap
İşgücü arzını, tasarrufları ve sermaye yatırımlarını teşvik ederek toplam arz eğrisini sağa kaydırmak amacıyla marjinal vergi oranlarında yapısal indirimler yapmak doğru yaklaşımdır.
Doğru yanıt olan marjinal vergi oranlarında yapısal indirimler yapılması, arz yönlü iktisat politikasının temel aracıdır. Bu indirimler, bireyleri daha fazla çalışmaya, girişimcileri ise yatırım yapmaya teşvik eder. Bunun sonucunda toplam arz eğrisi sağa kayar; piyasadaki mal ve hizmet miktarı artarken (ekonomik daralma biter), artan arz sayesinde fiyatlar genel düzeyi düşüş eğilimine girer (enflasyon kontrol altına alınır).
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Arz Yönlü Maliye Politikası ve Slumpflasyon