Bir ülkede merkezi yönetim, bütçesinden eğitime ve koruyucu sağlık hizmetlerine ayırdığı payı belirgin şekilde artırırken, aynı dönemde genel idare ve iç güvenlik hizmetlerine ayrılan payı nispi olarak azaltmıştır.
Kamu maliyesi teorisi çerçevesinde, bu harcama kompozisyonu değişikliğinin sosyal etkilerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Eğitim ve sağlık harcamalarındaki artış, bireylerin beşeri sermayesini güçlendirerek uzun dönemde fırsat eşitliğini ve nesiller arası sosyal hareketliliği artırır.Cevap
- BEğitim ve sağlık gibi alanlara yapılan harcamalar toplumun tüm gelir gruplarına eşit oranda fayda sağladığından, gelir dağılımı üzerinde herhangi bir düzeltici etki yaratmaz.
- CBu harcamalar, devletin herhangi bir mal ve hizmet üretimi yapmaksızın gerçekleştirdiği karşılıksız ödemeler olduğundan yalnızca anlık yoksulluğu hafifletici etki gösterir.
- DEğitim ve sağlık sektöründe çalışan personelin maaşları bütçede yatırım harcaması olarak sınıflandırıldığı için, bu harcama kayması doğrudan ülkenin fiziki sermaye stokunu büyütür.
- EKamu harcamalarının temel amacı piyasa aktörleri gibi kâr elde etmek olduğundan, güvenlik harcamalarından sosyal alanlara kaydırılan kaynaklar sosyal refahı olumsuz etkiler.
Cevap
Doğru yanıt, eğitim ve sağlık harcamalarındaki artışın bireylerin beşeri sermayesini güçlendirerek uzun dönemde fırsat eşitliğini ve nesiller arası sosyal hareketliliği artıracağını ifade eden seçenektir.
Eğitim ve koruyucu sağlık harcamaları, doğrudan insan kaynağına yapılan yatırımlardır. Bu harcamalar, gelir düzeyi düşük ailelerin çocuklarının da nitelikli eğitim ve sağlık hizmetlerine ulaşmasını sağlayarak fırsat eşitliği yaratır. Bireylerin yetenek ve sağlık düzeylerindeki (beşeri sermaye) bu artış, onların gelecekte daha yüksek gelirli işlerde çalışabilmesine, dolayısıyla ebeveynlerinin bulunduğu sosyoekonomik statüden daha üst bir statüye geçmelerine (nesiller arası dikey sosyal hareketlilik) olanak tanır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kamu harcamalarının gelir dağılımı ve sosyal hareketlilik üzerindeki etkisi