Soru

Zorluk: Çok zorKamu Giderlerinin Sosyal Etkileri

Maliye teorisi perspektifinden, devletin bütçe aracılığıyla gerçekleştirdiği kaynak tahsisinin toplumsal tabakalaşma ve refah göstergeleri üzerinde belirleyici bir rolü bulunmaktadır. Politika yapıcıların, gelir grupları arasındaki uçurumu daraltmak ve yapısal yoksulluk döngüsünü kırmak amacıyla harcama politikalarını yeniden kurguladığı bir senaryo varsayıldığında;

Harcamaların ekonomik sınıflandırması ve kamusal mal teorisi temel alınarak yapılan aşağıdaki sosyo-ekonomik etki analizlerinden hangisi bilimsel olarak geçerlidir?

  1. Bireylerin bilişsel ve fiziksel kapasitelerini artıran yarı kamusal hizmetlere yönelik bütçe tahsisatlarının genişletilmesi, uzun vadede sosyo-ekonomik statü geçişkenliğini hızlandırırken; tüketiminde rekabet ve dışlanabilirlik olmayan kollektif hizmetlerin sunumu doğrudan bir yeniden dağıtım mekanizması olarak çalışmaz.Cevap
  2. B
    Devletin üstlendiği tüm faaliyetler kamusal fayda maksimizasyonu hedefine dayandığından, güvenlik ve genel idare hizmetlerine aktarılan kaynakların oransal artışı, piyasanın ürettiği birincil gelir eşitsizliklerini her koşulda otomatik olarak kompanse eder.
  3. C
    Gelir yetersizliği çeken dezavantajlı kesimlere yapılan nakdi nitelikli sosyal yardımların yapısal yoksulluğu giderici etkisi, devletin bu fon aktarımları karşılığında faydalanıcılardan doğrudan bir üretim faktörü sunumu talep etmesi nedeniyle oldukça zayıftır.
  4. D
    Sosyal hizmet birimlerinde istihdam edilen kamu görevlilerine aktarılan düzenli maaş ve ücret ödemeleri, analitik çerçevede sermaye birikimini temsil eden yatırım harcamaları grubunda yer aldığı için refah dağılımı üzerinde anlık bir düzeltici etki doğurmaz.
  5. E
    Musgrave ve Rostow'un kamu kesiminin büyümesine yönelik teorik modellemelerine göre, refah devleti pratiklerini yansıtan karşılıksız transferler, ekonomik kalkınmanın henüz başlangıç evrelerinde en yüksek yoğunluğa ulaşarak yoksulluk krizlerini çözer.

Cevap

Bireylerin bilişsel ve fiziksel kapasitelerini artıran yarı kamusal hizmetlerin dikey sosyal hareketliliği artırırken, tüketiminde rekabet ve dışlanabilirlik olmayan tam kamusal malların doğrudan bir yeniden dağıtım mekanizması olarak çalışmadığını ifade eden değerlendirme doğrudur.
Toplumda eşitsizliklerin kalıcı olarak giderilmesi, alt gelir gruplarındaki bireylerin eğitim ve sağlık gibi hizmetlere erişerek beşeri sermayelerini güçlendirmesiyle (sosyo-ekonomik statü geçişkenliği) mümkündür. Yarı kamusal mallar bu işlevi yerine getirirken; savunma, güvenlik veya genel idare gibi hizmetleri kapsayan tam kamusal mallar (tüketiminde rekabet ve dışlanabilirlik olmayan mallar) toplumun tümüne hizmet etmelerine rağmen gelir dağılımını doğrudan düzenleyici (zenginden fakire gelir aktarıcı) spesifik bir mekanizma barındırmazlar.

Adım Adım Çözüm

1
Harcama türlerinin ekonomik özelliklerinin tanımlanması
Güvenlik ve genel idare harcamaları tam kamusal mal (kolektif tüketim), eğitim ve sağlık ise yarı kamusal maldır. Nakdi yardımlar ise transfer harcaması statüsündedir.
Harcamaların sosyal etkileri, onların niteliklerine ve toplumsal sınıflar üzerindeki hedeflilik düzeylerine göre değişir.
2
Söz konusu harcama türlerinin yeniden dağıtım ve yoksulluk üzerindeki etkilerinin ayrıştırılması
Tam kamusal mallar herkese fayda sağlar ancak zenginden fakire doğrudan bir aktarım yapmaz. Yarı kamusal mallar dezavantajlı grupların beşeri sermayesini güçlendirerek uzun vadeli eşitsizlikleri giderir.
Devletin sosyal refahı artırma politikaları, doğrudan fırsat eşitliğini hedefleyen yatırımlara odaklanmak zorundadır.

Anahtar Kavram

Kamu Harcamalarının Sosyal Etkileri ve Kamusal Mal Türlerinin Etki Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla