Orta vadeli bir mali dönüşüm programı yürüten bir ülkede, merkezi yönetim bütçe kompozisyonunda köklü bir yapısal değişikliğe gitmiştir. Bu kapsamda, devletin doğrudan üstlendiği büyük ölçekli otoyol ve baraj inşası gibi fiziki altyapı yatırımları ile mal ve hizmet alımları sınırlandırılmıştır. Serbest kalan bütçe kapasitesi ise eşanlı olarak; teknoloji geliştirme bölgelerindeki özel girişimlere yönelik 'karşılıksız tohum sermayesi' (sermaye transferi) ve dar gelirli hanelere yönelik 'doğrudan gelir desteği' (sosyal transfer) programlarına aktarılmıştır. Bu süreçte toplam kamu harcamalarının GSYH içindeki payı sabit tutulmuştur.
Buna göre, maliye teorisi kapsamında kamu harcamalarının üretim üzerindeki etkileri dikkate alındığında, bu politika değişiminin yaratması beklenen temel makroekonomik sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
- Kamu kesiminin ulusal üretim ve kaynak kullanımı üzerindeki doğrudan (dolaysız) belirleyiciliği daralırken; üretimin sektörel dağılımının ve hacminin, özel kesimin yatırım ve tüketim kararları aracılığıyla şekillendiği dolaylı etki mekanizmaları ağırlık kazanır.Cevap
- BÖzel girişimlere aktarılan tohum sermayesi ödemeleri, Rozenberg'in sınıflandırmasına göre milli geliri anında artıran 'gerçek' harcamalar niteliğinde olduğundan, kısa vadede sanayi üretiminde doğrudan arz yönlü bir genişleme gerçekleşir.
- CDevletin fiziki altyapı yatırımlarından çekilmesi, finansal piyasalarda fon talebini artırıp faiz oranlarını yukarı yönlü baskılayarak, özel sektör yatırımları üzerinde şiddetli bir dışlama (crowding-out) etkisine yol açar.
- DBu dönüşümle birlikte devletin harcama politikalarındaki temel makroekonomik motivasyonu, toplumsal faydayı maksimize etmekten ziyade, desteklediği teknoloji firmaları üzerinden yüksek finansal karlılık elde etmeye evrilir.
- EReel harcamaların kesilip sosyal transferlerin artırılması, ekonominin atıl kapasite durumundan veya arz esnekliğinden bağımsız olarak her koşulda hiperenflasyonist bir sarmal yaratarak reel üretimi durma noktasına getirir.