Vergi hukukunda kamu düzenini korumak amacıyla getirilen yasaklar kapsamında; vergi mahremiyetine uymaya mecbur olanların bu mahremiyeti ihlal etmeleri ile vergi idaresinde görevli olanların mükelleflerin özel işlerini takip etmeleri yasaklanmış ve bu fiiller 'vergi suçları' başlığı altında düzenlenmiştir.
Söz konusu suçların (VUK 362 ve 363) yaptırım rejimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Her iki suçun cezalandırılmasında da Vergi Usul Kanunu'nda özel bir hapis süresi öngörülmemiş; yaptırım için Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili hükümlerine atıf yapılmıştır.Cevap
- BVergi mahremiyetini ihlal edenlere hapis cezası uygulanırken; mükelleflerin vergi işleriyle ilgili özel hesap ve yazılarını takip eden memurlar hakkında yalnızca idari disiplin cezası hükümleri uygulanır.
- CBu suçların her ikisi de idari nitelikli vergi suçları kategorisinde yer aldığı için hapis cezası yerine vergi dairesi tarafından doğrudan üç kat özel usulsüzlük cezası kesilir.
- DMükellefin özel işlerini yapan görevliler, mükellefin işlediği tüm vergi suçlarına iştirak etmiş sayılır ve iştirak hükümleri uyarınca vergi ziyaı cezasının yarısı kadar cezalandırılır.
- EBu yasaklar ve yaptırımlar yalnızca vergi dairesi personeli için geçerli olup; vergi mahkemesi üyeleri, komisyon üyeleri ve bilirkişiler bu suçların faili olamazlar.
Cevap
Her iki suçun cezalandırılmasında da Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümlerine atıf yapılmıştır.
Vergi mahremiyetini ihlal ve mükelleflerin özel işlerini yapma suçları, Vergi Usul Kanunu'nda 'cezai' yaptırıma bağlanan fiillerdir. Kanun koyucu, bu fiiller için VUK metni içerisinde özel bir hapis süresi belirlememiş; bunun yerine yaptırımın tayini için Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerine atıfta bulunmuştur. Örneğin, mahremiyet ihlali için TCK 239 (Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması) hükümleri uygulanır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Adli Vergi Suçlarında TCK Atfı