Gelir vergisinin temel özelliklerinden biri olan 'gelirin şahsi olması' ilkesi, mükellefin kişisel, ekonomik ve sosyal durumunun vergi borcuna yansıtılmasını ifade eder. Bu ilkenin uygulanması mükellefiyet türüne göre farklılıklar gösterebilmektedir.
Buna göre, sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na göre dar mükellefiyet esasında vergilendirilen gerçek kişilerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Türkiye'de elde ettiği kazanç ve iratları üzerinden kural olarak engellilik indirimi gibi şahsi ve ailevi indirimlerden yararlanamaz.Cevap
- BGelirin safi olması ilkesi gereğince, Türkiye'deki kazançlarının sadece gayrisafi tutarları üzerinden, gider indirimi yapılmaksızın vergilendirilir.
- CBir takvim yılı içinde Türkiye'de altı aydan fazla kaldığı tespit edilirse, geliş amacına bakılmaksızın doğrudan tam mükellefiyet kapsamına alınır.
- DTürkiye'de elde ettiği tüm gelir unsurları için, tutarı ne olursa olsun mutlaka yıllık beyanname vermekle yükümlüdür.
- EArtan oranlı vergi tarifesinden muaf tutularak, Türkiye'deki tüm kazançları üzerinden sabit bir vergi oranı ile vergilendirilir.
Cevap
Dar mükellefiyet esasında vergilendirilen kişiler, kural olarak engellilik indirimi gibi şahsi ve ailevi mahiyetteki indirimlerden yararlanamazlar.
Gelir vergisinin şahsi olması ilkesi, mükellefin kişisel durumlarının matrahtan indirilmesine olanak tanır. Ancak dar mükellefler sadece Türkiye'de elde ettikleri gelir üzerinden vergilendirildikleri ve asıl yükümlülükleri kendi ülkelerinde olduğu için, GVK Madde 'da sayılan indirimlerden ve Madde 'deki engellilik indiriminden kural olarak yararlanamazlar. Bu durum, dar mükellefiyetin 'yerellik/mülkilik' odaklı olmasının bir sonucudur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Gelir Vergisinin Şahsiliği ve Dar Mükellefiyet Kısıtları
Daha Fazla Pratik
Dar mükelleflerin hangi durumlarda münferit beyanname vermesi gerektiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s