213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda yer alan düzenlemeler ile Vergi Ceza Hukukunun genel ilkeleri birlikte değerlendirildiğinde; "cezaların şahsiliği" ilkesinin uygulanmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- AVergi ziyaı cezası gibi idari nitelikteki vergi cezaları, mükellefin ölümü halinde mirasçılara intikal etmez ve kendiliğinden terkin edilir.
- BTüzel kişilerin vergi kanunlarına aykırı fiillerinden doğan vergi ziyaı cezaları, fiili işleyen kanuni temsilciye değil, bizzat tüzel kişiliğe kesilir.
- CKaçakçılık suçlarında öngörülen hapis cezaları, cezaların şahsiliği ilkesi gereği yalnızca suç teşkil eden fiili bizzat işleyen gerçek kişiler hakkında hükmolunur.
- Fiil ehliyeti bulunmayan bir küçüğün mükellef olduğu bir durumda, vergi ödevlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle kesilecek vergi cezalarının muhatabı bu küçüğün bizzat kendisidir.Cevap
- EVergi hukukunda iştirak halinde işlenen suçlarda, her bir failin kendi kusuru nispetinde cezalandırılması cezaların şahsiliği ilkesinin bir yansımasıdır.
Cevap
Fiil ehliyeti bulunmayan bir küçüğün mükellef olduğu bir durumda, vergi cezalarının muhatabı küçük değil, onun kanuni temsilcisidir.
Vergi Usul Kanunu'nun 332. maddesi, cezaların şahsiliği ilkesinin özel bir uygulama biçimidir. Bu maddeye göre, küçük veya kısıtlıların vergi ödevlerini yerine getirmeyen temsilciler (veli, vasi, kayyım) cezanın muhatabıdır. Yani ceza, mükellef olan küçük adına değil, temsilcinin bizzat kendisine kesilir ve onun mal varlığından tahsil edilir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Vergi Ceza Hukukunda Muhatap ve Cezaların Şahsiliği
İpuçları
1
Cezaların şahsiliği ilkesi, kusurun kime ait olduğuna odaklanır.
2
Temsil edilen ile temsilci arasındaki ceza sorumluluğu farkını VUK 332 kapsamında düşünün.
Daha Fazla Pratik
VUK 333 uyarınca tüzel kişi adına kesilen cezaların, şirketin tasfiyesi halinde temsilcilerin mal varlığına gidip gitmediğini araştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s