Soru

Zorluk: Çok zorDeflasyonla Mücadelede Maliye Politikası Uygulamaları

Nominal faiz oranlarının teorik alt sınıra dayandığı (likidite tuzağı) ve özel sektörün artan reel borç yükü nedeniyle (borç-deflasyon sarmalı) harcamalarını durma noktasına getirdiği bir makroekonomik kriz senaryosunda, para politikası araçları işlevini yitirmiştir. Hanehalkının tasarruf eğiliminin aşırı yüksek olduğu bu deflasyonist ortamdan çıkış görevini üstlenen maliye otoritesinin, uygulayacağı maliye politikası bileşimine ve olası etkilerine dair yaptığı aşağıdaki analizlerden hangisi teorik olarak doğrudur?

  1. A
    Ekonomideki toplam gelir azalışını dengelemek için vergi oranlarında yapılacak otonom bir indirimin mutlak çarpan etkisi, aynı bütçe maliyetine sahip doğrudan kamu yatırımı artışının çarpan etkisinden daha büyüktür.
  2. B
    Krizden çıkış sürecinde, artan oranlı gelir vergisi gibi otomatik istikrar sağlayıcıların sistemde güçlü bir şekilde yer alması, çarpan mekanizmasını büyüterek ekonomik toparlanmaya pozitif yönde ivme kazandırır.
  3. Hanehalkına yönelik karşılıksız sosyal transfer ödemelerinde yapılacak otonom bir artışın yaratacağı toplam talep genişlemesi, aynı bütçe maliyetine sahip doğrudan kamu mal ve hizmet alımlarının yaratacağı genişlemeden daha düşüktür.Cevap
  4. D
    Genişletici maliye politikasının iç borçlanma ile finanse edilmesi durumunda; ekonominin içinde bulunduğu likidite tuzağı koşulları nedeniyle tam dışlama (crowding-out) etkisi ortaya çıkar ve kamu harcamaları özel yatırımları tamamen dışlar.
  5. E
    Bütçe disiplininden taviz vermemek adına otonom kamu harcamaları ile vergilerin eşit miktarda artırılması (denk bütçe uygulaması), ekonomideki tasarruf eğiliminin çok yüksek olması sebebiyle kaçınılmaz olarak daraltıcı (negatif) bir talep şoku yaratır.

Cevap

Sosyal transfer ödemelerindeki artışın genişletici etkisinin, doğrudan kamu alımlarına göre daha düşük olacağını belirten ifade doğrudur.
Doğru ifadede, transfer harcamalarının çarpan etkisinin doğrudan kamu mal ve hizmet alımlarından daha zayıf olduğu vurgulanmaktadır. Doğrudan kamu alımları (GG), millî gelire anında ve kesintisiz katılarak 11c\frac{1}{1-c} çarpanıyla çalışır. Buna karşılık, transfer ödemeleri (TRTR) hanehalkı gelirini artırır ancak bu artışın sadece marjinal tüketim eğilimi (cc) kadarlık kısmı talebe dönüşür; kalanı tasarrufa sızar (c1c\frac{c}{1-c}). Özellikle soruda belirtilen yüksek tasarruf eğilimi koşullarında, dağıtılan paranın neredeyse tamamı yastık altına gideceğinden transferlerin etkisi son derece cılız kalacaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Likidite tuzağı ve deflasyon koşullarında çarpan mekanizmalarını formüle etmek.
Kamu mal ve hizmet alımları çarpanı 11c\frac{1}{1-c} iken, transfer harcamaları çarpanı c1c\frac{c}{1-c}'dir.
Uygulanacak farklı maliye politikası araçlarının toplam talep üzerindeki nispi güçlerini belirlemek için teorik altyapıyı kurmak.
2
İki politikanın bütçe maliyeti aynı olduğunda yaratacakları gelir artışını karşılaştırmak.
Marjinal tüketim eğilimi (cc) her zaman 0 ile 1 arasında (0<c<10 < c < 1) olduğu için, 11c>c1c\frac{1}{1-c} > \frac{c}{1-c} eşitsizliği geçerlidir.
Hangi aracın daha büyük bir gelir genişlemesi yaratacağını matematiksel olarak kanıtlamak.
3
Tasarruf paradoksunun (düşük cc değerinin) etkisini analize dahil etmek.
Deflasyonist ortamda hanehalkı transfer yoluyla aldığı gelirin çok büyük kısmını tasarruf edeceğinden, transferlerin ekonomiyi canlandırma gücü doğrudan kamu alımlarına kıyasla çok daha zayıf kalacaktır.
Matematiksel eşitsizliğin, kriz koşullarındaki ekonomik beklentilerle nasıl daha da belirginleştiğini açıklamak.

Anahtar Kavram

Maliye Politikası Çarpanları ve Etkinliği
Bu soruyu puanla