Bir ülkenin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan 'Makroekonomik Performans ve Bütçe Gerçekleşmeleri Raporu'nda; son beş yıllık dönemde uygulanan mali teşvikler ve kamu yatırımları sayesinde üretim olanakları eğrisinin sağa kaydığı, reel gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) hedeflenen oranın üzerinde arttığı ve fiziki sermaye birikiminin ivme kazandığı belirtilmiştir. Buna karşın, bağımsız araştırmacılar tarafından yayımlanan karşı raporda; aynı dönemde gelir dağılımını gösteren Lorenz eğrisinin mutlak eşitlik doğrusundan uzaklaştığı, işgücünün sektörel dağılımında tarımdan sanayiye geçiş eğiliminin duraksadığı ve beşeri sermaye endekslerinde belirgin bir iyileşme kaydedilemediği vurgulanmıştır.
Bu iki raporun bulguları maliye politikasının makroekonomik amaçları ve iktisadi kavramlar çerçevesinde birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu ülke ekonomisi için aşağıdakilerden hangisi kesin olarak söylenebilir?
- Ekonomideki fiziksel kapasite artışı ekonomik büyüme olgusunu doğrularken; sosyo-ekonomik ve sektörel göstergelerdeki durağanlık ekonomik kalkınmanın gerçekleşmediğini kanıtlamaktadır.Cevap
- BÜretim olanakları eğrisinin sağa kayması ekonomik kalkınma aşamasına geçildiğini, ancak gelir dağılımındaki bozulma bu sürecin henüz ekonomik büyümeyi tetiklemediğini göstermektedir.
- CUygulanan maliye politikaları kaynak tahsisinde etkinliği sağlayarak kalkınmayı hızlandırmış, fakat fonksiyonel gelir dağılımındaki adaletsizlik ekonomik büyümeyi durdurmuştur.
- DBeşeri sermaye ve sektörel dönüşümdeki yetersizliklere rağmen GSYH'nin artması, üretken kamu harcamalarına dayalı içsel büyüme modellerinin bu ekonomide tam ve eksiksiz işlediğini göstermektedir.
- EGSYH artışına rağmen Lorenz eğrisinin mutlak eşitlikten uzaklaşması, maliye politikasının ekonomik istikrar ile gelir dağılımında adalet amaçları arasındaki ödünleşim (trade-off) sorununun başarıyla aşıldığını göstermektedir.