Bir anonim şirketin yönetim kurulu üyesinin, şirketin ticari defterlerinde hesap hilesi yaparak vergi ziyaına yol açtığı ve bu durumun sayılı Vergi Usul Kanunu’nun () . maddesi kapsamında kaçakçılık suçu teşkil ettiği tespit edilmiştir. Söz konusu yönetim kurulu üyesinin, vergi incelemesi tamamlanıp raporlar ilgili mercilere sevk edildikten sonra vefat ettiği varsayıldığında; vergi ceza hukukunun temel ilkeleri ışığında bu durumun hukuki sonuçları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- ACezaların şahsiliği ilkesi uyarınca, fiili gerçekleştiren temsilcinin ölümü ile hem hürriyeti bağlayıcı ceza davası düşer hem de cezanın dayanağı olan kusur fail ile birlikte yok olduğu için şirket adına vergi ziyaı cezası kesilemez.
- B. madde uyarınca ölüm cezayı düşüren genel bir hal olduğundan; şirket adına kesilecek vergi ziyaı cezası da temsilcinin ölümüyle birlikte herhangi bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden hükümsüz hale gelir.
- Fiili işleyen kanuni temsilcinin ölümü nedeniyle hürriyeti bağlayıcı ceza verilmesi imkansız hale gelse de; vergi ziyaı cezasının muhatabı tüzel kişi () olduğundan ve . madde uyarınca bu ceza şirket adına kesildiğinden, temsilcinin ölümü bu idari para cezasını etkilemez.Cevap
- DVergi ziyaı cezası idari bir yaptırım olmasının yanı sıra bir kamu alacağı niteliği taşıdığından, temsilcinin ölümü halinde bu ceza doğrudan temsilcinin mirasçılarına intikal eder ve mirasın reddedilmemesi durumunda onlardan tahsil edilir.
- E. maddesi kapsamındaki kaçakçılık suçlarında 'kusursuz sorumluluk' ilkesi geçerli olduğu için, temsilcinin ölümü halinde sorumluluk şirketin diğer ortaklarına geçer ve hürriyeti bağlayıcı ceza payları oranında ortaklara uygulanır.
Cevap
Kanuni temsilcinin ölümü şahsi olan hapis cezasını düşürürken, ceza muhatabı şirket olan vergi ziyaı cezasını etkilemez.
Vergi ceza hukukunda tüzel kişilerin sorumluluğu özel bir rejime tabidir. . madde uyarınca, kanuni temsilcilerin vergi kanunlarına aykırı fiilleri sonucunda kesilecek vergi ziyaı cezalarının muhatabı tüzel kişidir. Öte yandan, hürriyeti bağlayıcı cezalar (hapis) suçun şahsiliği ilkesi gereği sadece fiili işleyen gerçek kişiye (temsilciye) uygulanabilir. Temsilcinin ölümü durumunda, kendi şahsına yönelik hapis cezası davası düşerken; vergi ziyaı cezasının muhatabı olan şirket tüzel kişiliği sona ermediği için, şirket adına kesilen veya kesilecek olan para cezası varlığını korur. Bu durum, idari yaptırımın muhatabı ile hapis cezasının failinin farklı hukuksal süjeler olmasından kaynaklanır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Cezaların Şahsiliği ve Ceza Muhatabı Ayrımı
Alternatif Yöntem
Mantıksal olarak ceza muhatabı ile suç failini bir tablo üzerinden karşılaştırmak çözümü hızlandıracaktır. Şirket = Para cezası muhatabı (Hayatta), Temsilci = Hapis cezası faili (Vefat etmiş).
Tahmini Süre:3m 0s