Vergi hukukunda "vergilemede genellik ilkesi", vergi ödeme gücüne sahip olan herkesin herhangi bir ayrım gözetilmeksizin vergi yükümlüsü olmasını ifade eder. Bu ilkenin kapsamı, anayasal temelleri ve modern vergi sistemlerindeki uygulamaları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Genellik ilkesi, vergi ödeme gücü olan her öznenin vergi kapsamına alınmasını ve vergi sisteminde imtiyazlı bir kişi veya zümre bulunmamasını ifade eden anayasal bir ilkedir.Cevap
- BGenellik ilkesi, gelir düzeyleri aynı olan mükelleflerin aynı oranda vergi ödemesini zorunlu kılan yatay adalet kavramıyla tamamen aynı anlama gelir.
- CBu ilke gereğince vergi kanunlarında yer alan muafiyet ve istisnalar, genellik ilkesine mutlak bir aykırılık teşkil eder ve anayasal olarak imtiyaz kabul edilir.
- DGenellik ilkesi, Adam Smith tarafından savunulan ve verginin mükellef için en uygun zamanda tahsil edilmesini öngören 'uygunluk' ilkesinin bir sonucudur.
- EModern maliye teorisinde genellik ilkesi, verginin sadece mali (gelir toplama) amacına hizmet etmesi gerektiğini, sosyal amaçlı vergilendirmenin bu ilkeyi bozduğunu savunur.
Cevap
Vergilemede genellik ilkesi, vergi ödeme gücü bulunan her öznenin vergi kapsamına alınmasını ve vergi sisteminde imtiyazlı bir kişi veya zümre bulunmamasını ifade eden anayasal bir ilkedir.
Vergilemede genellik ilkesi, vergi ödeme gücü bulunan herkesin vergi kapsamına alınmasını öngörür. Bu ilke, belirli kişilere veya gruplara vergi konusunda ayrıcalık tanınmasını (imtiyazı) yasaklar. 1982 Anayasası'nın 73. maddesinde yer alan 'Herkes' ifadesi, bu ilkenin sübjektif yönünü (mükellef genelliği) anayasal güvence altına almıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Vergilemede Genellik İlkesi ve İmtiyaz Yasağı