1970'li yıllarda yaşanan küresel stagflasyon krizine tepki olarak gelişen Arz Yönlü İktisat yaklaşımı, vergi politikasının faktör piyasalarındaki 'teşvik edici etkisine' (incentive effect) odaklanır. Bu modele göre, vergi oranları ile toplam vergi hasılatı arasındaki ilişkiyi gösteren Laffer Eğrisi'nin negatif eğimli bölgesinde, vergi oranlarındaki sürekli bir artış vergi gelirlerini mutlak olarak düşürmekte ve makroekonomik istikrarsızlığı derinleştirmektedir.
Arz yönlü yaklaşıma göre, yüksek vergi oranlarının hem vergi hasılatını düşürmesine hem de ekonomiyi stagflasyona itmesine neden olan mikro düzeydeki temel davranışsal değişim ve bunun makroekonomik yansıması aşağıdakilerin hangisinde en doğru biçimde sentezlenmiştir?
- Vergi yükünün artmasıyla boş zamanın ve anında tüketimin fırsat maliyetinin düşmesi sonucu, emek ve sermaye piyasalarında ikame etkisinin gelir etkisine ağır basması; daralan faktör arzının toplam arz eğrisini sola kaydırarak eş anlı enflasyon ve durgunluk yaratmasıCevap
- BVergi oranlarındaki artışın harcanabilir geliri azaltarak efektif talebi hızla daraltması (gelir etkisi); bu daralmanın firmaların üretim kapasitelerini düşürerek vergi matrahını eritmesi ve ekonomide deflasyonist bir işsizlik sarmalı başlatması
- CArtan dolaylı vergilerin doğrudan üretim maliyetlerine yansıyarak maliyet enflasyonunu körüklemesi; bunun sonucunda ekonomi yönetiminin bütçe açıklarını kapatmak ile fiyat istikrarını sağlamak arasında kalarak kalıcı bir Phillips Eğrisi ödünleşmesi (trade-off) yaşaması
- DVergi çarpanının negatif yönlü etkisinin, artan hasılatla finanse edilen kamu harcaması çarpanından daha büyük olması; bu dengesizliğin toplam talepteki sızıntıları artırarak milli geliri tam istihdam seviyesinin altına çekmesi
- EEnflasyonist ortamda artan nominal gelirlerin vergi dilimi kayması (mali sürüklenme) yaratarak ortalama vergi oranlarını yükseltmesi; bu durumun otomatik istikrar sağlayıcıları tersine çalıştırarak faktör piyasalarında aşırı ısınmaya yol açması
Cevap
Vergi yükünün artmasıyla boş zamanın ve anında tüketimin fırsat maliyetinin düşmesi sonucu, emek ve sermaye piyasalarında ikame etkisinin gelir etkisine ağır basması; daralan faktör arzının toplam arz eğrisini sola kaydırarak eş anlı enflasyon ve durgunluk yaratması
Arz yönlü iktisat, makroekonomik dengesizliklerin temelinde vergi sisteminin yarattığı mikroekonomik caydırıcılıkların yattığını savunur. Marjinal vergi oranları aşırı yükseltildiğinde, çalışmanın ve yatırımların vergi sonrası reel getirisi düşer. Bu durum, boş zamanın (çalışmamaya kıyasla) ve anında tüketimin (tasarrufa kıyasla) fırsat maliyetini azaltır. İkame etkisinin gelir etkisine baskın çıkmasıyla bireyler üretim sürecinden çekilir, emek ve sermaye arzı daralır. Makro düzeyde bu durum Toplam Arz (AS) eğrisinin sola kayması anlamına gelir. Toplam arzın daralması, piyasada eş anlı olarak üretim düşüşüne (durgunluk/işsizlik) ve fiyat artışlarına (enflasyon) neden olarak stagflasyon krizini yaratır. Vergi matrahındaki bu reel erime, yüksek oranlara rağmen toplam vergi hasılatını mutlak olarak düşürür.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Arz Yönlü İktisat: Vergi Takozu, İkame Etkisi ve Stagflasyon