213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda düzenlenen "Vergi Mahremiyetini İhlal" (m. 362) ve "Mükelleflerin Özel İşlerini Yapma" (m. 363) suçlarının, kanunda yer alan diğer vergi suç ve cezalarından (vergi ziyaı ve usulsüzlükler) ayrılan temel hukuki niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
- Bu suçlar doğrudan "adli suç" niteliğindedir ve yaptırımları Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre bağımsız ceza mahkemelerince tayin edilir; vergi idaresi tarafından idari bir kararla ceza kesilemez.Cevap
- BBu fiiller neticesinde somut bir vergi kaybı (vergi ziyaı) oluşmadığı sürece, herhangi bir cezai soruşturma başlatılması hukuken mümkün değildir.
- CSöz konusu suçlar sadece vergi inceleme yetkisine sahip olan üst düzey kamu görevlileri tarafından işlenebilir; bilirkişiler ve vergi mahkemesi üyeleri bu kapsamda yargılanamaz.
- DBu suçlara ilişkin cezalar, vergi mahkemelerinde açılacak iptal davası neticesinde kesinleşir ve ödeme emri ile vergi dairesi tarafından tahsil edilir.
- EBu suçların işlenmesi durumunda ceza sorumluluğu şahsidir ve iştirak hükümleri hiçbir şekilde uygulanmaz.
Cevap
Bu suçlar adli niteliktedir ve yaptırımları Türk Ceza Kanunu'na göre ceza mahkemelerince belirlenir; vergi idaresi idari kararla ceza kesemez.
Doğru seçenek, bu suçların 'adli' niteliğini vurgulayarak yaptırımın TCK uyarınca ceza mahkemelerince verileceğini ifade etmektedir. Vergi Usul Kanunu'ndaki diğer yaygın cezalar (vergi ziyaı, usulsüzlük) idari nitelikte olup vergi dairesi tarafından kesilirken; mahremiyet ihlali ve özel iş yapma suçları doğrudan ceza kanununa tabi kılınmıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Vergi Suçlarının Tasnifi: Adli Suçlar vs. İdari Kabahatler
Daha Fazla Pratik
VUK 367. maddedeki 'Bazı Kaçakçılık Suçlarının Cezalandırılmasında Usul' hükümlerini inceleyerek adli ve idari süreçlerin nasıl ayrıldığını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s