Kamu maliyesinde fon uygulamaları; belirli bir sosyal veya ekonomik amacı gerçekleştirmek üzere, genel bütçe disiplini ve denetimi dışında veya içinde tutulan, ancak elde edilen gelirlerin doğrudan belirlenen o amaca özgülenmesi esasına dayanan bir yöntemdir. Bu niteliği göz önüne alındığında, fon gelirlerinin bütçenin 'adem-i tahsis' (gelirlerin giderlere tahsis edilmemesi) ilkesiyle çelişme nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- AGelirlerin, devletin egemenlik gücüne dayanılarak cebri bir yöntemle toplanıyor olması
- BSöz konusu gelirlerin yalnızca kamu mülklerinin kira veya satışından elde edilen iratları kapsaması
- CElde edilen tüm hasılatın, ayrım gözetilmeksizin genel bütçe havuzunda birleştirilmesi
- Toplanan gelirlerin, önceden belirlenmiş özel bir hizmet veya yatırım kalemine tahsis edilmiş olmasıCevap
- EBu gelirlerin yalnızca bütçe açığının oluştuğu olağanüstü dönemlerde bir kaynak olarak kullanılması
Cevap
Toplanan gelirlerin önceden belirli bir amaca veya hizmete ayrılmış (tahsis edilmiş) olması, fon gelirlerinin bütçenin adem-i tahsis ilkesiyle çelişmesinin temel nedenidir.
Bütçe hukukunda geçerli olan adem-i tahsis ilkesi, hiçbir kamu gelirinin belirli bir kamu harcamasına önceden ayrılmamasını (tahsis edilmemesini) öngörür. Ancak fon gelirleri, doğası gereği belirli bir amaca (örneğin Savunma Sanayii veya Sosyal Dayanışma gibi) özgülenmiştir. Bu durum, gelirlerin doğrudan belirli bir gidere bağlanması anlamına geldiği için adem-i tahsis ilkesinin en temel istisnasını oluşturur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Tahsis ve Adem-i Tahsis İlişkisi
Daha Fazla Pratik
Fonların 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile neden sınırlandırıldığını ve bütçe bütünselliği üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s