Bir makroekonomik yeniden yapılandırma programı kapsamında, bir ülke bütçe açıklarının finansmanında senyoraj ve dış finansman kullanımını sonlandırarak tamamen uzun vadeli devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) ihracına yönelmiştir. Eş anlı olarak yürürlüğe konulan vergi reformuyla, kamu gelirleri bütünü içinde dolaysız vergilerin payı daraltılmış; genel tüketim ve muamele vergilerinin ağırlığı ise asimetrik biçimde artırılmıştır.
Bu iki temel maliye politikası tercihinin bir arada uygulanmasının orta ve uzun vadedeki net bölüşümsel (dağılımsal) sonuçlarına ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi iktisadi olarak en geçerlidir?
- AKamu borçlanma gereksinimindeki artışın piyasa faiz hadlerini yukarı çekerek özel kesim yatırımlarını dışlaması ve piyasadaki kaynak tahsisinin etkinliğinin kamu kesimi lehine değişmesi.
- Bİç borçlanmanın makroekonomik düzeyde ülkenin net servetini değiştirmediği gerekçesiyle, faiz ödemelerinin kuşaklar arası yük aktarımına ve gelir eşitsizliğine yol açmayan nötr bir iç transfer mekanizması olarak işlemesi.
- Borç servisi yükünün regresif vergi yapısı aracılığıyla tabana yayılması ve faiz gelirlerinin fon fazlası olan kesimlerde toplanmasıyla rantiye lehine kişisel gelir dağılımının bozulması ve mali yükün gelecek kuşaklara devredilmesi.Cevap
- DTüketim ağırlıklı vergilerin enflasyonist baskıları daraltıcı etkisinin, düşük gelirli grupların satın alma gücünü koruyarak vergi yükünün kişisel dağılımındaki adaletsizliği kendiliğinden telafi etmesi.
- EBorçlanma faizlerinin hanehalkı yerine kurumsal yatırımcılara ödenmesi durumunda, bu sürecin sadece üretim faktörleri arasındaki fonksiyonel gelir dağılımını etkilemesi ve kişisel gelir dağılımı üzerinde bir eşitsizlik yaratmaması.
Cevap
Doğru yanıt, borç servisinin regresif (dolaylı) vergilerle karşılanması durumunda faiz gelirlerinin yüksek gelirli kesimlerde toplanarak rantiye sınıfı lehine gelir dağılımını bozacağını ve uzun vadeli borçlanmanın yükü gelecek kuşaklara aktaracağını belirten ifadedir.
İç borçlanma senetleri genellikle yüksek tasarruf kapasitesine sahip zengin kesimler (rantiye sınıfı) tarafından satın alınır. Devlet bu tahvillerin anapara ve faiz ödemelerini (borç servisini) gerçekleştirebilmek için vergi toplamak zorundadır. Sorudaki senaryoda olduğu gibi, vergi sistemi dolaylı (tüketim) vergilere dayanıyorsa, bu vergi yükü alt ve orta gelir gruplarının omuzlarına biner. Sonuç olarak, yoksul kesimden toplanan vergiler zengin kesime faiz olarak ödenir ve kişisel gelir dağılımı rantiye lehine ciddi biçimde bozulur. Ayrıca borcun uzun vadeli olması, ödemenin (vergi yükünün) gelecekteki vergi mükelleflerine aktarılması, yani kuşaklar arası yük transferi anlamına gelir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İç Borçlanmanın Gelir Dağılımı ve Nesiller Arası Yük Aktarımı Etkileri
Tahmini Süre:2m 0s