Soru

Zorluk: ZorDoğrudan Satış ve Tahsisli Satış Yöntemi

Hazine ve Maliye Bakanlığı, iç borçlanma stratejisi kapsamında faiz oranlarındaki dalgalanmaları en aza indirmek ve yatırımcı tabanını genişletmek amacıyla zaman zaman rekabetçi fiyatlandırma sistemlerinin dışına çıkmaktadır. Bu çerçevede, İşsizlik Sigortası Fonu ve Sosyal Güvenlik Kurumu gibi kamu kurumlarının ellerindeki nakit fazlalarının piyasa dengelerini sarsmadan emilmesi ve eş zamanlı olarak küçük tasarruf sahiplerinin birikimlerinin doğrudan ekonomiye kazandırılması planlanmaktadır.

Bu süreçte kullanılacak doğrudan satış yöntemlerinin (tahsisli satış ve halka arz) mekanizması ve diğer borçlanma teknikleriyle karşılaştırılmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Küçük tasarruf sahiplerine yönelik halka arz süreci, Merkez Bankası portföyündeki senetlerin ikincil piyasada günlük talebe göre elden çıkarılması (tap) esasına dayandığı için, fiyat belirsizliğinin en yüksek olduğu doğrudan satış türüdür.
  2. B
    Tahsisli satışlarda Hazine, yalnızca kamu bankaları ve kamu fonlarından kapalı zarf usulüyle miktar ve fiyat teklifi topladığı için, bu işlem Hollanda usulü (tek fiyat) ihale tekniğinin daraltılmış bir alt türü olarak kabul edilir.
  3. Kamu kurumlarının nakit fazlalarının değerlendirildiği işlem tahsisli satış niteliğinde olup; bu yöntemde rekabetçi bir teklif süreci işlemez ve senet koşulları, ihale veya piyasa yapıcılarına yönelik sürekli satış (tap) yöntemlerinin aksine Hazine tarafından önceden kesin olarak belirlenir.Cevap
  4. D
    Her iki uygulamanın temelinde sendikasyon mantığı yatmakta olup, Hazine uluslararası piyasalardaki risk primini düşürmek için kamu kurumlarını bir konsorsiyum çatısı altında toplayarak iç borçlanmayı dış borçlanmaya dönüştürür.
  5. E
    Geniş kitlelere uygulanan halka arz işlemleri çoklu fiyat ihale sistemine göre çalışırken; fonlara yapılan tahsisli satışlar, Hazine'nin acil nakit ihtiyacını karşılamak üzere bütçe açığını Merkez Bankası kaynaklarıyla parasallaştırmasını (monetizasyon) ifade eder.

Cevap

Kamu kurumlarının nakit fazlalarının değerlendirildiği işlemin tahsisli satış niteliğinde olması ve rekabetçi teklif süreci içermemesi doğru ifadedir.
Doğrudan satış yöntemleri kapsamında yer alan tahsisli satışlar, Hazine'nin SGK, İşsizlik Sigortası Fonu veya kamu bankaları gibi belirli kurumlara, önceden saptanmış faiz ve vade koşullarıyla Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) satmasıdır. İhale yöntemlerindeki rekabetçi fiyat oluşumu veya sürekli satış (tap) yöntemlerindeki değişken piyasa fiyatlaması bu yöntemde uygulanmaz. Koşullar kesindir ve piyasa faizlerinde dalgalanma yaratmamak için tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Doğrudan satış yöntemlerinin (Tahsisli Satış ve Halka Arz) temel özelliklerini tanımla.
Bu yöntemlerde rekabet (ihale) yoktur, fiyat ve koşullar Hazine tarafından önceden belirlenir.
Seçeneklerdeki ihale ve doğrudan satış ayrımlarını doğru değerlendirebilmek için yöntemin doğasını bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki 'Sürekli Satış (Tap)' ve 'İhale' ifadeleri ile 'Doğrudan Satış' kavramlarını karşılaştır.
Tap yönteminde satışlar piyasa şartlarına göre sürekli değişen fiyatlardan yapılırken, ihalelerde çoklu veya tek fiyat rekabeti vardır. Doğrudan satışta ise şartlar sabittir.
Çeldiricilerde bu farklı borçlanma tekniklerinin birbirine karıştırılıp karıştırılmadığını tespit etmek hedeflenmektedir.
3
Doğru ifadeyi belirle.
SGK ve İşsizlik Sigortası Fonu'na yapılan satışın tahsisli satış olduğu ve ihalelerden farklı olarak rekabet barındırmadığı seçeneği doğrudur.
Hazine'nin piyasa dengesini bozmamak için kurumların elindeki fonları önceden belirlenmiş sabit şartlarla alması tahsisli satışın klasik bir örneğidir.

Anahtar Kavram

Doğrudan Satış ve Tahsisli Satışın İşleyiş Mekanizması
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla