Kamu Borçlanma Yöntemleri ve Teknikleri

193 soru

Soru 1Soru

Kamu borçlanma ihalelerinde uygulanan "Tek Fiyat" (Hollanda) ve "Çoklu Fiyat" (Amerikan) yöntemlerinin mikroekonomik etkileri dikkate alındığında; yatırımcıların maruz kaldığı "kazananın laneti" (winner's curse) riski ve buna bağlı olarak gelişen "tekliflerin aşağı çekilmesi" (bid shading) davranışı açısından bu iki yöntemin karşılaştırılmasına dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tek fiyat yönteminde tüm kazananların marjinal fiyattan ödeme yapması, yatırımcıların "kazananın laneti" riskini azaltarak onları daha agresif teklifler vermeye teşvik eder ve çoklu fiyat yöntemindeki teklif gölgeleme eğilimini minimize eder.

Cevap

Tek fiyat yönteminde yatırımcıların marjinal fiyattan ödeme yapması nedeniyle risk algısının düşmesi ve tekliflerini gerçek değerlerine daha yakın seviyelerde (bid shading yapmadan) sunmalarıdır.
Tek fiyat (Hollanda) yöntemi, kazanan tüm katılımcıların aynı (marjinal) fiyattan ödeme yapmasını sağlar. Bu durum, katılımcıların piyasa değerinin çok üzerinde bir fiyat ödeme riskini (kazananın laneti) ortadan kaldırır. Risk azaldığı için yatırımcılar, çoklu fiyat yönteminde uyguladıkları 'teklifi aşağı çekerek risk primi oluşturma' (bid shading) davranışından vazgeçerek daha agresif ve gerçek değerine yakın teklifler sunarlar. Bu da hazine için ihalenin daha rekabetçi ve verimli geçmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Yöntemlerin fiyatlandırma mantığını analiz etme
Çoklu fiyat yönteminde kazanan teklifi kadar, tek fiyat yönteminde ise tüm kazananlar en düşük kabul edilen fiyat (kesme fiyatı) kadar ödeme yapar.
Yatırımcı davranışını belirleyen temel unsur, ödeme yükümlülüğünün belirlenme biçimidir.
2
"Kazananın Laneti" (Winner's Curse) kavramını uygulama
Çoklu fiyat yönteminde en yüksek fiyatı veren yatırımcı, piyasa ortalamasının çok üzerinde bir maliyete katlandığı için pişmanlık yaşayabilir.
Bilgi asimetrisinin olduğu piyasalarda yüksek teklif vermek, aşırı ödeme riskini beraberinde getirir.
3
"Bid Shading" (Teklif Gölgeleme) davranışını değerlendirme
Çoklu fiyat ihalesinde yatırımcılar, kazananın lanetinden korunmak için teklif ettikleri fiyatı bilinçli olarak aşağı çekerler.
Yatırımcı rasyonel davranarak risk primini fiyatın içine gömer.
4
Yöntemlerin karşılaştırmalı sentezini yapma
Tek fiyat yöntemi bu riski ortadan kaldırarak ihaleyi daha rekabetçi hale getirir; böylece hazine daha dar bir faiz aralığında borçlanabilir.
Risk algısının düşmesi, arz ve talebin gerçek denge fiyatına yaklaşmasını sağlar.

Anahtar Kavram

İhale Teorisi ve Yatırımcı Davranışsal Analizi
Soru 2Soru

İç piyasada gerçekleştirilen bir devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ihalesinde; XX, YY ve ZZ kurumsal yatırımcıları sırasıyla 99,2099,20 TL, 98,6098,60 TL ve 98,1098,10 TL seviyelerinden alım emri girmiştir. İlgili otorite, hedeflenen borçlanma tutarına ulaşabilmek amacıyla kesme fiyatını 98,1098,10 TL düzeyinde sabitlemiş ve bu üç yatırımcının talebini de geçerli sayarak karşılamıştır.

Buna göre, ihalenin sırasıyla çoklu fiyat ve tek fiyat sistemlerine göre yapıldığı varsayıldığında, en yüksek teklifi sunan XX yatırımcısının senedi hangi fiyatlardan alacağı aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 99,2099,20 TL ve 98,1098,10 TL

Cevap

99,2099,20 TL ve 98,1098,10 TL
İhale yöntemlerinin temel kuralına göre; çoklu fiyat (Amerikan) sisteminde ihaleyi kazanan her katılımcı borçlanma senedini kendi teklif ettiği fiyat üzerinden alır. Bu nedenle en yüksek teklifi veren XX yatırımcısı senede 99,2099,20 TL öder. Tek fiyat (Hollanda) sisteminde ise, Hazine'nin belirlediği kesme fiyatı (98,1098,10 TL) ve üzerinde teklif veren tüm katılımcılar senedi sadece kesme fiyatı üzerinden satın alırlar. Dolayısıyla XX yatırımcısı, 99,2099,20 TL teklif etmiş olmasına rağmen senede 98,1098,10 TL öder. Bu durum '99,2099,20 TL ve 98,1098,10 TL' sıralamasını doğru kılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
XX yatırımcısının çoklu fiyat (Amerikan) ihalesinde ödeyeceği tutarı belirlemek.
XX yatırımcısı kendi teklif ettiği tutar olan 99,2099,20 TL'yi öder.
Çoklu fiyat ihalelerinde, talebi kabul edilen her yatırımcı senedi bizzat kendi teklif ettiği fiyat üzerinden satın alır.
2
XX yatırımcısının tek fiyat (Hollanda) ihalesinde ödeyeceği tutarı belirlemek.
XX yatırımcısı ihale kesme fiyatı olan 98,1098,10 TL'yi öder.
Tek fiyat ihalelerinde, talebi kabul edilen (kesme fiyatı ve üzerinde teklif veren) tüm yatırımcılar, kendi teklifleri ne olursa olsun senedi belirlenen en düşük kabul fiyatı (kesme fiyatı) üzerinden satın alırlar.

Anahtar Kavram

Çoklu fiyat ihalelerinde yatırımcı kendi teklif fiyatından alım yaparken, tek fiyat ihalelerinde kazanan tüm yatırımcılar kesme fiyatından alım yapar.
Soru 3Soru

Hazine ve Maliye Bakanlığı, iç borçlanma stratejisi kapsamında faiz oranlarındaki dalgalanmaları en aza indirmek ve yatırımcı tabanını genişletmek amacıyla zaman zaman rekabetçi fiyatlandırma sistemlerinin dışına çıkmaktadır. Bu çerçevede, İşsizlik Sigortası Fonu ve Sosyal Güvenlik Kurumu gibi kamu kurumlarının ellerindeki nakit fazlalarının piyasa dengelerini sarsmadan emilmesi ve eş zamanlı olarak küçük tasarruf sahiplerinin birikimlerinin doğrudan ekonomiye kazandırılması planlanmaktadır.

Bu süreçte kullanılacak doğrudan satış yöntemlerinin (tahsisli satış ve halka arz) mekanizması ve diğer borçlanma teknikleriyle karşılaştırılmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu kurumlarının nakit fazlalarının değerlendirildiği işlem tahsisli satış niteliğinde olup; bu yöntemde rekabetçi bir teklif süreci işlemez ve senet koşulları, ihale veya piyasa yapıcılarına yönelik sürekli satış (tap) yöntemlerinin aksine Hazine tarafından önceden kesin olarak belirlenir.

Cevap

Kamu kurumlarının nakit fazlalarının değerlendirildiği işlemin tahsisli satış niteliğinde olması ve rekabetçi teklif süreci içermemesi doğru ifadedir.
Doğrudan satış yöntemleri kapsamında yer alan tahsisli satışlar, Hazine'nin SGK, İşsizlik Sigortası Fonu veya kamu bankaları gibi belirli kurumlara, önceden saptanmış faiz ve vade koşullarıyla Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) satmasıdır. İhale yöntemlerindeki rekabetçi fiyat oluşumu veya sürekli satış (tap) yöntemlerindeki değişken piyasa fiyatlaması bu yöntemde uygulanmaz. Koşullar kesindir ve piyasa faizlerinde dalgalanma yaratmamak için tercih edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Doğrudan satış yöntemlerinin (Tahsisli Satış ve Halka Arz) temel özelliklerini tanımla.
Bu yöntemlerde rekabet (ihale) yoktur, fiyat ve koşullar Hazine tarafından önceden belirlenir.
Seçeneklerdeki ihale ve doğrudan satış ayrımlarını doğru değerlendirebilmek için yöntemin doğasını bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki 'Sürekli Satış (Tap)' ve 'İhale' ifadeleri ile 'Doğrudan Satış' kavramlarını karşılaştır.
Tap yönteminde satışlar piyasa şartlarına göre sürekli değişen fiyatlardan yapılırken, ihalelerde çoklu veya tek fiyat rekabeti vardır. Doğrudan satışta ise şartlar sabittir.
Çeldiricilerde bu farklı borçlanma tekniklerinin birbirine karıştırılıp karıştırılmadığını tespit etmek hedeflenmektedir.
3
Doğru ifadeyi belirle.
SGK ve İşsizlik Sigortası Fonu'na yapılan satışın tahsisli satış olduğu ve ihalelerden farklı olarak rekabet barındırmadığı seçeneği doğrudur.
Hazine'nin piyasa dengesini bozmamak için kurumların elindeki fonları önceden belirlenmiş sabit şartlarla alması tahsisli satışın klasik bir örneğidir.

Anahtar Kavram

Doğrudan Satış ve Tahsisli Satışın İşleyiş Mekanizması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4Soru

Bir ülkenin borç yönetimi birimi, iç borç stokunun mülkiyet yapısını tabana yaymak ve küçük tasarruf sahiplerinin sisteme katılımını sağlamak amacıyla yeni bir devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ihracına karar vermiştir. Bu süreçte Hazine; senedin nominal değer, faiz oranı ve vade koşullarını baştan sabitleyerek bir izahname hazırlamış, fiziki ve kaydi satış operasyonlarının Hazine vezneleri üzerinden doğrudan yapılmasının getireceği operasyonel yükten kaçınmak için de geniş şube ağına sahip bir ticari bankayı aracı kuruluş olarak görevlendirmiştir.

Buna göre, senaryoda uygulanan borçlanma yöntemini "ihale (açık artırma)" ve "sürekli satış (tap)" gibi diğer borçlanma tekniklerinden ayıran en belirgin teknik farklılık aşağıdakilerden hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhraç koşullarının yatırımcıların rekabetçi teklifleriyle değil Hazine tarafından baştan kesin olarak belirlenmesi ve satış işlemlerinin belirli bir talep toplama süresi içinde yetkilendirilmiş banka ağı üzerinden yürütülmesi.

Cevap

Doğru cevap, ihraç koşullarının yatırımcı teklifleriyle değil baştan kesin olarak belirlenmesini ve sürecin aracı kuruluş üzerinden kısıtlı bir sürede yürütülmesini belirten seçenektir.
Halka arz (public offering) yöntemini diğer iç borçlanma tekniklerinden ayıran en net çizgi, Hazine'nin piyasa fiyatını bulmak için açık artırma (ihale) yapmak yerine koşulları (nominal değer, faiz) önceden sabitlemesidir. Ayrıca operasyonel işlem maliyetlerini düşürmek ve tabana (halka) ulaşabilmek için doğrudan kendi bünyesindeki vezneler yerine aracı bir banka/kurum konsorsiyumunu satış kanalı olarak yetkilendirir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryoda yer alan 'nominal değer ve faiz oranlarının baştan sabitlenmesi' bilgisini analiz et.
Bu özellik, faiz ve fiyatın piyasa teklifleriyle belirlendiği 'ihale' yöntemini seçeneklerden eler.
İhalede kesin koşullar ancak teklifler toplandıktan sonra marjinal getiriye göre oluşur.
2
Senaryodaki 'aracı kuruluş yetkilendirilmesi' ve 'izahname ile talep toplama' detaylarını değerlendir.
Senetlerin yıl boyunca gişede beklemediğini, sadece belirli bir ihraç programı dahilinde aracı banka ağıyla halka sunulduğunu gösterir.
Sürekli satış (tap) yönteminde yıl boyu kesintisiz satış varken, halka arzda belirli bir talep toplama periyodu vardır.
3
Bankanın rolünü belirle.
Banka borcu bizzat kendi üstlenmiyor, sadece Hazine ile halk arasında fiziki/kaydi aracılık yapıyor.
Bu durum, bankanın alıcı olduğu sendikasyon kredisinden yöntemi kesin olarak ayırır.

Anahtar Kavram

Halka Arz Yöntemi İşleyişi
Soru 5Soru

Kamu kesiminde yer alan ve yasal yükümlülükleri gereği yapısal olarak sürekli likidite fazlası oluşturan fonların (örneğin İşsizlik Sigortası Fonu) birikimlerinin, ikincil piyasalarda fiyat dalgalanmalarına yol açmadan ve rekabetçi piyasa koşullarına tabi tutulmadan kamu finansmanına aktarılması hedeflenmektedir. Bu doğrultuda, söz konusu fonların vade ve getiri tercihleri dikkate alınarak, ihale düzenlenmeksizin sadece bu kurumlara özel devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ihracı gerçekleştirilecektir.

Bu senaryoda ifade edilen amaca ulaşmak için idarenin başvurması gereken borçlanma yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tahsisli satış yöntemi

Cevap

Doğru yanıt, ihale düzenlenmeksizin sadece belirli kurumlara özel DİBS ihracını ifade eden tahsisli satış yöntemidir.
Doğru seçenek, idarenin kamu kurum ve kuruluşlarının yapısal fon fazlalarını değerlendirmek amacıyla ihalesiz ve rekabetsiz olarak gerçekleştirdiği ihraç türü olan tahsisli satış yöntemidir. Bu yöntem, piyasadaki faiz dengesini bozmadan devlete doğrudan finansman sağlarken, ilgili kuruma da güvenli ve vade yapısına uygun bir yatırım imkanı sunar.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki borçlanma kısıtlarını ve hedeflerini analiz et.
İki temel kısıt bulunmaktadır: Rekabetçi piyasa koşullarına (ihaleye) girilmemesi ve sadece nakit fazlası olan belirli kamu kurumlarına (İşsizlik Sigortası Fonu gibi) özel ihraç yapılması.
Borçlanma yöntemleri genellikle yatırımcı kitlesine ve fiyat belirleme mekanizmasına (rekabetçi vs. doğrudan) göre ayrışır.
2
İhale yöntemlerini (Tek fiyat, Çoklu fiyat) ele.
İhale yöntemleri piyasa yapıcıların rekabetçi tekliflerine dayandığı için senaryodaki 'rekabetçi piyasa koşullarına tabi tutulmadan' şartını sağlamaz.
İhalelerde fiyat piyasada belirlenir ve genel yatırımcı kitlesi hedeflenir.
3
Kalan doğrudan/özel satış yöntemlerini karşılaştır.
Sürekli satış (Tap) piyasaya açık bir yöntemdir, sendikasyon dış borçlanma grubudur. Tahsisli satış ise doğrudan belirlenen bir kuruma özel şartlarda yapılan satış türüdür.
Kamu kurumlarının spesifik nakit fazlalarını Hazine'ye aktarmak için tasarlanmış mekanizma doğrudan tahsisli satıştır.

Anahtar Kavram

Kamu Borçlanmasında Doğrudan ve Tahsisli Satış Mekanizmaları
Soru 6Soru

Kamu borçlanmasında senetlerin üzerinde yazılı olan değer (nominal değer) ile piyasaya satış fiyatı (ihraç değeri) arasındaki ilişki, borçlanmanın maliyetini ve yatırımcı talebini doğrudan etkilemektedir.

Hazine'nin finansman sağlamak amacıyla borçlanma senetlerini 'başabaşın altında (iskontolu)' ihraç etmesi durumuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nominal değer ile ihraç değeri arasındaki fark yatırımcı için zımni (peşin) faiz niteliğinde olup, vergi mevzuatında sermaye kazançlarının kupon faizine göre daha az vergilendirildiği durumlarda yatırımcıya vergi avantajı sağlar.

Cevap

Nominal değer ile ihraç değeri arasındaki fark yatırımcı için zımni (peşin) faiz niteliğinde olup, vergi mevzuatında sermaye kazançlarının kupon faizine göre daha az vergilendirildiği durumlarda yatırımcıya vergi avantajı sağlar.
Doğru ifade, başabaş altı ihraçta oluşan iskonto farkının yatırımcıya bir 'zımni faiz' olarak dönmesi ve bu tutarın sermaye kazancı sayılarak, kupon faizlerinin yüksek vergilendirildiği durumlarda yatırımcıya vergi avantajı sağlamasıdır. Hükümetler, piyasayı canlandırmak veya net getiriyi artırmak için bu tekniğe başvururlar.

Adım Adım Çözüm

1
Başabaş altı ihraç kavramını analiz et.
Başabaş altı ihraç, borçlanma senedinin piyasaya nominal (üzerinde yazılı) değerinden daha düşük bir fiyata satılması işlemidir.
Seçenekleri değerlendirebilmek için yöntemin mekanizmasını doğru belirlemek gerekir.
2
Efektif maliyet ve itfa esaslarını değerlendir.
Devletin kasasına giren para (ihraç değeri) az iken vade sonunda ödeyeceği tutar (nominal değer) yüksektir. İtfa daima nominal değer üzerinden yapılır ve efektif faiz nominal faizden yüksek olur.
Gerçek maliyeti ve geri ödeme yükümlülüğünü saptıran çeldiricileri elemek için.
3
Vergi boyutu ve getiri türünü incele.
İskonto tutarı, yatırımcıya dönemsel bir kupon ödemesi olarak değil, vade sonu sermaye kazancı olarak yansır. Vergi mevzuatı sermaye kazancını kupon faizinden daha düşük oranda vergilendiriyorsa vergi avantajı oluşur.
Başabaş altı ihracın yatırımcı nezdinde yarattığı temel finansal teşviklerden birini doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Başabaş Altı (İskontolu) İhraç Yöntemi ve Mali Etkileri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 7Soru

Kamu borçlanma senetlerinin ihraç sürecinde, senedin üzerinde yazılı olan nominal (itibari) değerinden daha düşük bir bedelle piyasaya sunulması ve aradaki farkın yatırımcı için ek bir getiri (gizli faiz) oluşturması yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başabaş altı ihraç

Cevap

Senedin nominal değerinin altında bir bedelle satılması 'Başabaş altı ihraç' olarak adlandırılır.
Başabaş altı ihraç yönteminde, devlet senedi üzerinde yazılı tutardan (örneğin 100100 TL) daha düşük bir fiyata (örneğin 9292 TL) satmaktadır. Bu durum, yatırımcının vade sonunda alacağı tutar ile başlangıçta ödediği tutar arasında bir fark yaratarak efektif faiz oranının nominal faiz oranından daha yüksek olmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Nominal değer ile ihraç bedeli arasındaki ilişkiyi belirle.
İhraç Bedeli < Nominal Değer
Soruda senedin nominal değerinden daha düşük bir bedelle piyasaya sunulduğu belirtilmiştir.
2
Bu finansal durumun teknik terim karşılığını tespit et.
Başabaş Altı İhraç
Maliye literatüründe nominal değerin altındaki satışlar 'başabaş altı' olarak tanımlanır.

Anahtar Kavram

İhraç Değerinin Belirlenmesi

İpuçları

1
'Altı' ifadesinin maliyede ne anlama geldiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Başabaş altı ihraçta 'gizli faiz' kavramının efektif getiri üzerindeki etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 8Soru

Kamu borçlanmasında devlet, ihraç ettiği senetlerin pazarlanabilirliğini artırmak ve yatırımcı tabanını genişletmek amacıyla çeşitli teşvikler sunmaktadır. Bu teşvikler; yatırımcıya anapara ve faiz dışında ek bir maddi kazanç ya da kolaylık sağlayan "ek menfaatler" ve yatırımcının alacağının reel değerini ekonomik risklere karşı korumayı amaçlayan "garantiler" (teminatlar) olarak ikiye ayrılmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kamu borçlanmasında bir "garanti" (teminat) yöntemi olarak kabul edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anapara ve faiz ödemelerinin altın fiyatlarındaki değişime endekslenmesi

Cevap

Anapara ve faiz ödemelerinin altın fiyatlarındaki değişime endekslenmesi, yatırımcının alacağının reel değerini korumaya yönelik bir garanti yöntemidir.
Anapara ve faiz ödemelerinin altın fiyatlarına endekslenmesi (Altın Kaydı), yatırımcının parasının satın alma gücünü korumayı amaçladığı için bir 'garanti' (teminat) yöntemidir. Garantiler, özellikle enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde yatırımcıyı reel kayıplardan korumak için kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Teşvik türlerini sınıflandırın
Ek menfaatler (ikramiye, vergi muafiyeti, iskontolu ihraç) ve Garantiler (altın kaydı, döviz kaydı, endeksleme) olarak iki grup belirlenir.
Soruda istenen 'garanti' kavramının tanımını yapabilmek için kategorik ayrım gereklidir.
2
Seçeneklerdeki yöntemlerin amacını analiz edin
Altın fiyatına endeksleme, paranın değer kaybına karşı bir kalkan oluştururken; diğerleri ek kazanç veya kolaylık sağlamaktadır.
Garantilerin temel amacı yatırımcının satın alma gücünü korumaktır.

Anahtar Kavram

Kamu borçlanmasında garantiler, yatırımcıyı enflasyon ve kur riski gibi makroekonomik dalgalanmalara karşı koruyarak anaparanın reel değerini güvence altına alır.

Daha Fazla Pratik

Döviz kaydı (currency clause) ve satın alma gücü garantisi (enflasyona endeksleme) kavramlarını inceleyerek garantiler konusunu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 9Soru

Uluslararası finans piyasalarından yüksek tutarlı dış borç temininde kullanılan sendikasyon yönteminde; kredi veren bankalar grubu ile borçlu devlet arasındaki teknik ve idari koordinasyonu sağlayan, süreci tek bir sözleşme üzerinden yöneten aktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lider (Ajan) Banka

Cevap

Lider (Ajan) Banka
Uluslararası dış borçlanmada başvurulan sendikasyon yönteminin en temel özelliği, kredi veren bankalar grubunun (sendika) kendi içlerinden bir bankayı süreci yönetmesi için 'Ajan Banka' veya 'Lider Banka' olarak belirlemesidir. Borçlu devlet tüm idari, hukuki ve mali işlemleri bu banka üzerinden gerçekleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Borçlanma yöntemini analiz et.
Yöntem sendikasyondur; bu yöntem çok sayıda bankanın bir araya gelerek tek bir kredi paketi sunmasıdır.
Uluslararası piyasalarda riskin dağıtılması ve yüksek tutarlı kredi temini amaçlanır.
2
İdari yapıyı ve muhataplık durumunu belirle.
Sendikasyonda borçlu devlet tüm bankalarla ayrı ayrı uğraşmak yerine tek bir banka üzerinden süreci yürütür.
İşlem maliyetlerini azaltmak ve bürokrasiyi tek merkezde toplamak hedeflenir.
3
Doğru teknik terimi seç.
Bu görevi üstlenen bankaya Lider ya da Ajan Banka denir.
Teknik ve idari koordinasyon bu bankanın sorumluluğundadır.

Anahtar Kavram

Sendikasyon Yönteminde Ajan Banka Rolü

Daha Fazla Pratik

Konsorsiyum ve sendikasyon arasındaki 'tek sözleşme vs ayrı sözleşme' farkına odaklanan soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 10Soru

Hazine ve Maliye Bakanlığı, piyasa faiz oranlarının ihraç edilecek senedin kupon oranından daha yüksek olması nedeniyle aşağıdaki özelliklere sahip bir devlet tahvilini ihraç etmiştir:

ÖzellikDeğer
Nominal Değer1.0001.000 TL
Nominal Faiz Oranı%20\%20
İhraç Bedeli960960 TL
Vade11 Yıl

Bu verilere göre, söz konusu tahvilin yatırımcı açısından sağlayacağı yıllık efektif (gerçek) getiri oranı yüzde kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: %25,00\%25,00

Cevap

Yıllık efektif getiri oranı %25,00\%25,00 olarak hesaplanır.
Yüzde yirmi beş olan oran doğrudur; çünkü yatırımcı 960960 TL ödeyerek 1.0001.000 TL değerinde senet almış ve vade sonunda 200200 TL kupon faizi ile 4040 TL iskonto kazancı olmak üzere toplam 240240 TL getiri elde etmiştir. Bu kazancın başlangıçta ödenen 960960 TL'ye oranı ise gerçek (efektif) maliyeti/getiriyi verir.

Adım Adım Çözüm

1
Kupon faiz tutarının hesaplanması
1.000×0,20=2001.000 \times 0,20 = 200 TL
Nominal faiz, senedin üzerinde yazılı olan nominal değer üzerinden hesaplanır.
2
İskonto (gizli faiz) tutarının belirlenmesi
1.000960=401.000 - 960 = 40 TL
Başabaş altı ihraçta nominal değer ile ihraç bedeli arasındaki fark, yatırımcı için ek bir getiri (gizli faiz) niteliğindedir.
3
Toplam getirinin hesaplanması
200+40=240200 + 40 = 240 TL
Yatırımcının toplam kazancı, nakit olarak alacağı kupon faizi ile vade sonunda elde edeceği anapara değer artışının toplamıdır.
4
Efektif getiri oranının bulunması
240/960=0,25240 / 960 = 0,25 (yani %25\%25)
Efektif getiri, elde edilen toplam kazancın, bu kazancı elde etmek için yapılan fiili yatırım tutarına (ihraç bedeline) bölünmesiyle elde edilir.

Anahtar Kavram

Başabaş altı ihraçta efektif faiz oranı, nominal faiz oranından daima daha yüksektir; çünkü hem yatırım tutarı daha düşüktür hem de 'gizli faiz' (iskonto) toplam getiriye eklenir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 11Soru

Kamu borç yönetiminde Hazine'nin, borçlanma maliyetlerini kontrol altında tutmak amacıyla ihraç edilecek senetlerin satış fiyatını ve faiz oranını piyasa koşullarına göre önceden belirleyerek ilan ettiği, bu senetlerin belirli bir süre boyunca yatırımcıların alımına açık tutulduğu ve yatırımcıların belirlenen fiyat üzerinden diledikleri miktarda talepte bulunabildikleri borçlanma yöntemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sürekli Satış (Tap) Yöntemi

Cevap

Sürekli Satış (Tap) Yöntemi, Hazine'nin fiyat ve faizi önceden belirleyip satışı bir süreç boyunca açık tuttuğu yöntemdir.
Sürekli Satış (Tap) Yöntemi, borçlanan idarenin borçlanma senetlerine ilişkin satış fiyatını ve faiz oranını önceden belirlediği ve bu senetleri belirli bir süre boyunca yatırımcıların alımına açık tuttuğu tekniktir. Bu yöntemde ihraççı maliyet (fiyat/faiz) kontrolünü elinde tutarken, satış miktarı üzerindeki kontrolünden vazgeçer (miktar riski).

Adım Adım Çözüm

1
Fiyat ve faiz belirleyicisini tespit etme
Hazine (İhraççı) piyasa koşullarını gözeterek maliyeti (fiyat/faiz) önceden belirler.
Yöntemi diğer ihale usullerinden ayıran temel özellik fiyatın piyasa rekabetiyle değil, ihraççı tarafından belirlenmesidir.
2
Satış sürecinin zamanlamasını inceleme
Satış belirli bir an ile sınırlı kalmayıp, belirli bir zaman dilimine yayılarak kesintisiz (sürekli) devam eder.
İhale yöntemleri dönemsel ve anlık iken, bu yöntem 'açık gişe' mantığıyla çalışır.
3
Miktar ve maliyet dengesini analiz etme
Hazine maliyeti sabitler ancak ne kadar senet satılacağı (miktar) konusunda risk üstlenir.
Yatırımcılar ilan edilen fiyattan diledikleri kadar alabildikleri için toplam satış miktarı yatırımcı talebine bağlıdır.

Anahtar Kavram

Sürekli Satış (Tap) yönteminde fiyat ve faiz ihraççı tarafından belirlenir, miktar ise piyasa talebiyle şekillenir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 12Soru

Kamu borç yönetiminde kullanılan "seri itfa" (eşit anapara paylı) yöntemi ile "anüite" (eşit taksitli/amortismanlı) yöntemi karşılaştırıldığında; borç servis süreci boyunca her bir ödeme döneminde (taksit) gerçekleşen anapara payının (principal component) değişimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seri itfa yönteminde her dönem geri ödenen anapara miktarı sabit kalırken; anüite yönteminde toplam taksit tutarı sabit kalmakta, ancak taksit içerisindeki anapara payı zamanla artmaktadır.

Cevap

Seri itfa yönteminde her dönem ödenen anapara miktarı sabit kalırken, anüite yönteminde toplam taksit sabit tutulur ve bu sabitliği sağlamak için azalan faiz yüküne karşılık anapara payı her dönem artış gösterir.
Seri itfa yönteminde anapara geri ödemeleri vade boyunca eşit parçalara bölünmüştür, bu nedenle anapara payı sabittir. Buna karşın anüite yönteminde borç servis yükünü (taksitleri) vade boyunca sabitlemek amaçlanır; borç stoku azaldıkça ödenecek faiz miktarı düştüğünden, toplam taksitin değişmemesi için taksit içindeki anapara payı her dönem kademeli olarak artar.

Adım Adım Çözüm

1
Seri itfa yönteminin mekanizmasını belirleyin.
Seri itfada toplam anapara, taksit sayısına bölünür (Psabit=Toplam AnaparanP_{sabit} = \frac{\text{Toplam Anapara}}{n}). Her dönem ödenen anapara miktarı değişmez.
Yöntemin temel tanımı gereği anapara eşit parçalar halinde itfa edilir.
2
Anüite yönteminin (itfa tablolu borçlanma) mekanizmasını belirleyin.
Anüitede her dönem ödenen toplam tutar (T=P+FT = P + F) sabittir. Faiz (FF), kalan borç stoku üzerinden hesaplandığı için her dönem azalır.
Toplam ödemenin sabit kalması borç servis planlamasında bütçe öngörülebilirliği sağlar.
3
İki yöntemi anapara payı trendi açısından karşılaştırın.
Anüite formülünde TT sabit ve FF azalan ise; P=TFP = T - F denklemine göre PP (anapara payı) her dönem artmalıdır.
Azalan faiz yükünün yerini artan anapara ödemesi doldurarak toplam taksit tutarını dengeler.

Anahtar Kavram

İtfa Yöntemlerinde Anapara ve Faiz Bileşimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 13Soru

Kamu borçlanma yöntemlerinden biri olan "halka arz", özellikle bireysel yatırımcıları ve küçük tasarruf sahiplerini devlet iç borçlanma senetleri piyasasına çekmek amacıyla sıklıkla kullanılmaktadır.

Buna göre, halka arz yönteminin işleyişi ve temel özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhraç edilecek senetlerin nominal değeri, faiz oranı ve vadesi bir izahname ile önceden duyurulur; satış işlemleri yetkilendirilmiş aracı kuruluşlar vasıtasıyla belirli bir sürede gerçekleştirilir.

Cevap

Halka arz yönteminde senetlerin nominal değeri, faiz oranı ve vadesi bir izahname ile önceden duyurulur; satış işlemleri yetkilendirilmiş aracı kuruluşlar vasıtasıyla belirli bir sürede gerçekleştirilir.
Doğru yanıt, borçlanma koşullarının (vade, nominal değer, faiz) önceden izahname ile duyurulduğunu ve satışın bankalar/aracı kuruluşlar üzerinden yapıldığını belirten seçenektir. Kamu borçlanmasında halka arz (public offering), tıpkı özel sektörde olduğu gibi şeffaflık ilkesi gereği izahname yayımlanmasını ve geniş tabana yayılmak için aracı kurum sendikasyonlarının kullanılmasını gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Halka arz yönteminin tanımını ve temel unsurlarını belirle.
Halka arz, şartları (faiz, vade, nominal değer) önceden belirlenmiş kamu borçlanma senetlerinin geniş kitlelere satılmasıdır. Bu işlem bir 'izahname' ile duyurulur.
Yöntemin ayırt edici özelliklerini ortaya koymak için.
2
Satış sürecinin kimler aracılığıyla yürütüldüğünü analiz et.
Geniş bir yatırımcı tabanına ulaşabilmek için devlet, kendi gişelerinden doğrudan satış yapmak yerine genellikle bankalar ve 'aracı kuruluşlar' kullanır.
Aracı kurumu kullanıp kullanmama durumu, diğer yöntemlerden (örneğin doğrudan satıştan) ayrımı sağlar.
3
Seçenekleri diğer borçlanma teknikleriyle (ihale, tap, doğrudan satış) karşılaştır.
Koşulların önceden belirlenmesi ihaleyi (rekabetçi teklif) eler; belirli bir talep toplama süresi olması tap (sürekli satış) yöntemini eler; aracı kuruluş kullanılması ve izahname yayımlanması doğrudan satışı eler.
Doğru seçeneği kesinleştirmek ve çeldiricilerin hangi kavramlara ait olduğunu tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Kamu borçlanmasında halka arz yönteminin genel işleyişi, izahname kullanımı ve aracı kuruluşların rolü.
Soru 14Soru

Türkiye'de iç borçlanma politikalarını yürüten Hazine ve Maliye Bakanlığı, piyasa likiditesini ve borçlanma maliyetlerini optimize etmek amacıyla zaman zaman rekabetçi olmayan (ihale dışı) borçlanma yöntemlerine başvurmaktadır. Bu bağlamda aşağıdaki iki farklı uygulama gerçekleştirilmiştir:

I. Bireysel tasarrufları makroekonomik sisteme kazandırmak amacıyla, getirisi ve vadesi önceden ilan edilen Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS), belirli bir talep toplama dönemi boyunca aracı bankalar üzerinden küçük yatırımcılara sunulmuştur.
II. İkincil piyasadaki faiz hadleri üzerinde yukarı yönlü bir baskı (dışlama etkisi) yaratmamak için, İşsizlik Sigortası Fonu ve Sosyal Güvenlik Kurumu gibi kurumların ellerinde oluşan yapısal nakit fazlası, karşılıklı anlaşılan faiz ve vade koşullarıyla doğrudan Hazine portföyüne katılarak bu kurumlara DİBS ihraç edilmiştir.

Yukarıda temel özellikleri verilen ihale dışı borçlanma teknikleri, sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru adlandırılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Halka arz yöntemi – Tahsisli satış yöntemi

Cevap

Halka arz yöntemi – Tahsisli satış yöntemi
Verilen senaryoda I. öncül, devlet iç borçlanma senetlerinin (DİBS) belirli bir süre (talep toplama dönemi) içinde, önceden sabitlenmiş şartlarla geniş halk kitlelerine (bireysel yatırımcılara) satılmasını tarif etmektedir ki bu literatürde ve Hazine uygulamasında 'Halka Arz' yöntemidir. II. öncül ise, piyasa faizleri üzerinde baskı oluşturmamak amacıyla SGK veya İşsizlik Fonu gibi yapısal nakit fazlası olan belirli kamu kurumlarına, rekabetçi bir ihale ortamı olmaksızın doğrudan DİBS ihracını anlatmaktadır; bu teknik ise 'Tahsisli Satış' olarak adlandırılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
I. öncüldeki uygulamanın özelliklerini analiz et.
Senetlerin vadesi ve getirisinin önceden ilan edilmesi, belirli bir talep toplama dönemi olması ve küçük yatırımcıların (bireysel tasarruf sahiplerinin) hedeflenmesi, 'Halka Arz' yönteminin temel karakteristikleridir.
Halka arz yöntemi, geniş kitlelere sabit koşullarla devlet tahvili satışını ifade eder.
2
II. öncüldeki uygulamanın özelliklerini analiz et.
Rekabetçi olmayan piyasa koşullarında, dışlama etkisini önlemek amacıyla SGK, İşsizlik Sigortası Fonu gibi belirli kamu kurumlarına doğrudan ve karşılıklı anlaşılan şartlarla DİBS ihraç edilmesi 'Tahsisli Satış' yöntemidir.
Tahsisli satış, Hazine'nin piyasa dengelerini (özellikle faiz oranlarını) bozmadan, belirli kurumların atıl fonlarını emmek için kullandığı özel ve ihale dışı bir borçlanma tekniğidir.
3
Öncüllerdeki çıkarımları sırasıyla eşleştir.
I. öncül Halka Arz, II. öncül ise Tahsisli Satış yöntemine karşılık gelmektedir.
Soruda 'sırasıyla' ifadesi kullanıldığı için doğru eşleştirmenin bu yönde yapılması gerekir.

Anahtar Kavram

İhale Dışı Kamu Borçlanma Yöntemleri (Halka Arz ve Tahsisli Satış)
Soru 15Soru

Uluslararası piyasalardan yüksek montanlı dış borç temin etmek isteyen bir ülke, çeşitli yabancı bankalarla finansman görüşmeleri gerçekleştirmiştir. Yapılan anlaşma neticesinde; bankalardan birinin 'lider banka' sıfatıyla tüm operasyonel ve hukuki süreci koordine etmesi, borçlu devlet ile tek bir ana kredi sözleşmesi imzalanması ve ilerleyen dönemdeki anapara ile faiz ödemelerinin sadece bu temsilci banka aracılığıyla diğer katılımcılara dağıtılması kararlaştırılmıştır.

Kredi riskinin birden fazla finansal kuruluş arasında paylaşıldığı ancak borçlu devlet açısından hukuki muhataplığın tek merkezden yürütüldüğü bu borçlanma tekniği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sendikasyon

Cevap

Doğru borçlanma tekniği sendikasyondur.
Soruda belirtilen 'lider banka' organizasyonu, tek bir ana sözleşmenin varlığı ve tüm para transferlerinin bu lider banka (agent bank) üzerinden gerçekleştirilmesi, sendikasyon kredilerinin temel ayırıcı özellikleridir. Bu yöntem, borçlu devletin çok sayıda kreditörle ayrı ayrı hukuki süreç yürütme zorluğunu ortadan kaldırır.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki temel kavramları belirleme
Sorudaki 'lider banka', 'tek ana kredi sözleşmesi' ve 'tek merkezden yürütülen hukuki muhataplık' kavramları tespit edilir.
Uluslararası finansman yöntemlerini birbirinden ayıran yapısal unsurları ortaya çıkarmak için.
2
Konsorsiyum ile farklılıkları değerlendirme
Konsorsiyumda her bankanın kendi payından sorumlu olduğu ve ayrı sözleşmelerin olabileceği, sendikasyonda ise tek bir temsilci banka üzerinden ilerlendiği hatırlanır.
En çok karıştırılan iki benzer yöntemi birbirinden ayırmak için.
3
Sonuca ulaşma
Lider banka (agent bank) aracılığıyla yürütülen bu organize yapının sendikasyon olduğuna karar verilir.
Sendikasyonun tanımı ve işleyiş mekanizmasıyla tam uyum sağladığı için.

Anahtar Kavram

Sendikasyon Yoluyla Borçlanma
Soru 16Soru

Hazine ve Maliye Bakanlığı, piyasa faiz oranlarının yüksek seyrettiği bir dönemde, çıkaracağı yeni devlet iç borçlanma senetlerinin görünürdeki faiz oranını (kupon faizini) piyasa beklentilerinden düşük tutmak amacıyla senetleri üzerinde yazılı değerin daha altında bir bedelle piyasaya sunma stratejisini uygulamaya karar vermiştir.

Buna göre, uygulanan bu borçlanma stratejisinin (başabaş altı ihraç) yatırımcı getirisi ve borçlanma dinamikleri üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhraç değeri ile nominal değer arasındaki fark, yatırımcı için bir 'gizli faiz' niteliği taşır ve senedin efektif getirisini nominal faiz oranının üzerine çıkarırken aynı zamanda vergi avantajı da sağlayabilir.

Cevap

İhraç değeri ile nominal değer arasındaki fark, yatırımcı için bir 'gizli faiz' niteliği taşır ve senedin efektif getirisini nominal faiz oranının üzerine çıkarırken aynı zamanda vergi avantajı da sağlayabilir.
Başabaş altı (iskontolu) ihraçlarda senet nominal değerinden daha düşük bir fiyata satılır. Vade sonunda ise yatırımcıya senedin üzerinde yazılı olan nominal değer tam olarak ödenir. Yatırımcının alım yaparken ödediği düşük tutar ile vade sonunda aldığı yüksek tutar arasındaki fark 'gizli faiz' olarak adlandırılır. Bu durum, yatırımcının bağladığı nakde oranla elde ettiği gerçek (efektif) getirinin, senedin üzerinde yazılı olan nominal faiz oranından daha yüksek olmasını sağlar. Ayrıca, bu sermaye kazancı kısmı vergi kanunlarına göre kupon faizine kıyasla daha avantajlı bir vergilendirmeye tabi tutulabildiğinden yatırımcılar için bir vergi avantajı yaratabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Başabaş altı ihraç kavramını tanımla.
Başabaş altı ihraç, borç senedinin üzerinde yazılı olan (nominal) değerinden daha düşük bir fiyatla (ihraç değeri) satılmasıdır.
Soruda bahsedilen ihraç türünün temel finansal dinamiğini anlamak için.
2
Bu stratejinin getiri oranları üzerindeki matematiksel etkisini analiz et.
Yatırımcı senedi ucuz alır (ihraç değeri), vade sonunda tam bedel (nominal değer) üzerinden ödeme alır. Aradaki bu sermaye kazancı bir 'gizli faiz' işlevi görerek yatırımcının gerçekte kazandığı oranı (efektif faiz) nominal kupon faizinin üzerine çıkarır.
Seçeneklerdeki nominal-efektif faiz ilişkisini doğru kurabilmek için.
3
Vergi boyutu ve Hazine maliyeti etkisini değerlendir.
Bu fiyat farkı çoğu zaman doğrudan kupon faizi gibi vergilendirilmediğinden yatırımcıya vergi avantajı sağlar. Hazine ise görünürdeki (nominal) faiz oranını düşük göstermiş olur ancak gerçek maliyeti yüksektir.
Gizli faiz ve vergi avantajı içeren doğru seçeneği doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Başabaş Altı (İskontolu) İhraç, Gizli Faiz ve Efektif Getiri
Soru 17Soru

Hazine ve Maliye Bakanlığı, geniş tabanlı bir yatırımcı kitlesine ulaşmak ve özellikle bireysel tasarruf sahiplerini devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) piyasasına çekmek amacıyla yeni bir ihraç süreci planlamaktadır. Bu süreçte; ihraç edilecek senetlerin miktarı, nominal değeri, faiz oranı ve vade gibi tüm koşulları önceden kesin olarak belirlenmiş, bir "izahname" ile kamuoyuna duyurulmuş ve satış işlemleri için çeşitli banka ve aracı kuruluşlardan oluşan bir konsorsiyum yetkilendirilmiştir.

Buna göre, Hazine'nin başvurduğu bu borçlanma yöntemi ve sürecin teknik işleyişi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yöntem "halka arz" olup, koşulların izahname ile önceden sabitlenmesi ve satışın yetkilendirilmiş aracı kuruluşlar üzerinden gerçekleştirilmesi, onu doğrudan satış ve ihale yöntemlerinden ayıran temel özelliklerdir.

Cevap

Söz konusu ihraç süreci halka arz yöntemi olup; koşulların bir izahname ile önceden sabitlenmesi ve aracı kuruluşlar aracılığıyla satılması onu ihale ve doğrudan satış tekniklerinden ayırır.
Doğru seçenek, parçada anlatılan önceden sabitlenmiş koşullar, izahname yayını ve banka konsorsiyumu kullanımı özelliklerinin 'halka arz' yöntemini tanımladığını ve bu özelliklerin onu faizin rekabetle belirlendiği 'ihale' ile aracısız yapılan 'doğrudan satış' yöntemlerinden ayırdığını eksiksiz ve doğru bir şekilde ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki borçlanma işleminin karakteristik özelliklerini analiz et.
Koşullar önceden belli (nominal değer, faiz, vade sabit), izahname yayımlanmış, aracı kuruluşlardan oluşan konsorsiyum yetkilendirilmiş ve hedef kitle geniş halk kitleleridir.
Bu özellikler kamu borçlanma yöntemlerinin sınıflandırılmasında ve doğru yöntemin tespit edilmesinde temel ayrım noktalarıdır.
2
Belirlenen özellikleri diğer borçlanma yöntemleriyle karşılaştır.
İhale yönteminde faiz önceden belli değildir (teklifle belirlenir). Tap yönteminde satış süreklidir, belirli bir kampanya dönemi yoktur. Doğrudan satışta genellikle aracı konsorsiyumu kullanılmaz, satış doğrudan yapılır.
Yanlış seçeneklerin elenmesi için diğer yöntemlerin temel özelliklerinin bilinmesi ve senaryodaki uyumsuzlukların bulunması gerekir.
3
İhraç değeri ve konsorsiyum kavramlarına dair istisnaları ve sınırları değerlendir.
Halka arzda başabaş altı ihraç yasal bir zorunluluk değildir. Konsorsiyum kullanımı sadece dış borçlanmadaki sendikasyona özgü değildir, iç borçlanmada halka arzda da yoğun olarak kullanılır.
Çeldirici ifadelerin (başabaş altı zorunluluğu ve sendikasyon yanılgısı) teknik olarak çürütülmesi.

Anahtar Kavram

Halka Arz Yöntemi ile Diğer Borçlanma Yöntemlerinin Karşılaştırmalı Analizi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 18Soru

Kamu borç yönetiminde, anaparanın ve faizin geri ödenme şekli yatırımcı tercihlerini ve hazinenin nakit akışını doğrudan etkiler. Bir borçlanma işleminde; borcun anapara ve faiz ödemeleri için vade boyunca her yıl bütçeden eşit miktarda ödenek ayrılmakta, her ödeme döneminde azalan bakiye üzerinden hesaplanan faiz tutarı düşüldükten sonra kalan kısım anapara ödemesine tahsis edilmektedir. Aynı zamanda bu borçlanma, bütçenin geçici kasa açıklarını kapatmak için değil, büyük ölçekli ve uzun yıllar sürecek kamu yatırımlarını finanse etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir.

Bu özelliklere sahip bir kamu borçlanması için aşağıda yapılan sınıflandırma ve itfa tekniği eşleştirmelerinden hangisi geçerlidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borcun niteliği konsolide borç olup, itfa planında anüiteli (eşit taksitli) ödeme yöntemi benimsenmiştir.

Cevap

Borcun niteliği konsolide borç olup, itfa planında anüiteli (eşit taksitli) ödeme yöntemi benimsenmiştir.
Soruda bahsedilen borçlanma aracı, bütçenin geçici kasa açıklarını kapatmak yerine büyük ölçekli yatırımları finanse etmek amacıyla ihraç edildiği için uzun vadeli, yani 'konsolide borç' niteliği taşımaktadır. Ödeme planında ise her yıl eşit miktarda ödenek ayrılması ve sabit kalan bu tutarın içinde zamanla faiz payının azalıp anapara payının artması durumu, 'anüite (eşit taksitli) itfa' yönteminin temel matematiksel özelliğidir. Bu nedenle borcun türü konsolide, ödeme yöntemi ise anüiteli itfadır.

Adım Adım Çözüm

1
Borcun kullanım amacına göre vade türünü belirlemek.
Borç, geçici kasa açıkları için değil, uzun sürecek kamu yatırımları için alınmıştır. Bu durum borcun uzun vadeli olduğunu gösterir.
Kısa vadeli kamu borçları 'dalgalı borç', uzun vadeli yatırım borçları ise 'konsolide borç' olarak sınıflandırılır.
2
Metinde anlatılan nakit akışına göre itfa yöntemini tanımlamak.
Her yıl bütçeden ayrılan ödeneğin (toplam taksit) eşit olduğu ve bu taksit içinde faiz payının azalıp anapara payının arttığı görülmüştür.
Toplam ödeme tutarının vade boyunca sabit kaldığı geri ödeme modeli literatürde 'anüite' (eşit taksitli itfa) olarak adlandırılır.
3
Elde edilen iki bulguyu birleştirmek.
Konsolide borç ve anüiteli (eşit taksitli) itfa yöntemi eşleşmesi doğru yanıttır.
Seçenekler arasında her iki kavramı da (vade ve itfa) doğru tanımlayan tek ifade budur.

Anahtar Kavram

Borçlanmada Vade Sınıflandırması ve İtfa Yöntemleri
Soru 19Soru

Bir ülkenin parlamentosu, kamuoyu tepkileri nedeniyle Hazine'nin ihraç edeceği devlet iç borçlanma senetlerine uygulanabilecek azami 'görünür (nominal) faiz' oranını yasal bir sınırla kısıtlamıştır. Ancak piyasadaki likidite darlığı ve enflasyon beklentileri, fon arz edenlerin bu yasal sınırın çok üzerinde bir getiri talep etmesine neden olmaktadır. Hazine, yasal kısıtlamayı (nominal faiz tavanını) ihlal etmeden yatırımcıların yüksek getiri beklentisini karşılayıp ihaleyi başarıyla sonuçlandırmak amacıyla senetleri 'başabaş değerinin altında' (iskontolu) ihraç etmeye karar vermiştir.

Buna göre, Hazine'nin başvurduğu 'başabaş altı ihraç' tekniğinin işleyişi ve maliyet yapısı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Senedin ihraç değeri ile vade sonunda ödenecek nominal değer arasındaki fark 'gizli faiz' yaratarak, yatırımcının elde ettiği efektif getiriyi senedin üzerindeki görünür faiz oranının üzerine çıkarır.

Cevap

Senedin ihraç değeri ile vade sonunda ödenecek nominal değer arasındaki farkın 'gizli faiz' yaratarak yatırımcının efektif getirisini görünür faiz oranının üzerine çıkarmasıdır.
Doğru olan seçenekte açıklandığı üzere, bir kamu borçlanma senedi üzerinde yazılı değerden (nominal değerden) daha düşük bir bedelle satıldığında (başabaş altı ihraç), aradaki fark yatırımcı için ek bir getiri unsuru oluşturur. Bu fark maliye teorisinde 'gizli faiz' olarak nitelendirilir. Görünürdeki nominal faiz oranı kanunla sınırlanmış olsa bile, senedin ucuza satılıp vade sonunda tam değerinden geri ödenmesi sayesinde yatırımcının elde ettiği toplam rantsal getiri (efektif getiri) piyasa koşullarına uyum sağlayacak şekilde görünür faizin üzerine çıkar.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramların tanımlarını ve senaryoyu analiz et
Nominal değer (senedin üzerinde yazan ve vade sonunda ödenecek tutar) ile İhraç değeri (senedin satıldığı fiyat) belirlenir. Senaryoda Hazine'nin piyasa getiri beklentisini yasal faiz sınırını aşmadan karşılaması gerekmektedir.
Sorunun kökünde yatan temel problemi (faiz tavanı) ve hedeflenen çözümü anlamak için.
2
Başabaş altı ihraç tekniğinin matematiksel ve finansal sonucunu değerlendir
İhraç Değeri << Nominal Değer durumunda, devlet başlangıçta daha az para tahsil eder ancak vade sonunda tam tutarı (Nominal Değer) öder.
Tekniğin bütçe ve yatırımcı üzerindeki nakit akışı etkisini görmek için.
3
Elde edilen farkın (Nominal Değer - İhraç Değeri) niteliğini teşhis et
Aradaki bu fark maliye literatüründe 'gizli faiz' olarak adlandırılır. Bu fark sayesinde yatırımcının cebine giren toplam getiri (efektif getiri), sadece kupon (nominal) faizinden ibaret kalmaz ve piyasa faizine (beklentisine) ulaşır.
Yasal kısıtlamanın teknik olarak nasıl aşıldığını açıklayan seçeneği bulmak için.

Anahtar Kavram

Borçlanmada İhraç Değeri ve Gizli Faiz Etkisi
Soru 20Soru

Kamu borç yönetiminde, ihraç edilecek senetlerin faiz yapısı, piyasadaki faiz riskinin Hazine ile yatırımcı arasındaki dağılımını doğrudan etkiler.

Hazine'nin iç borç stokunun ortalama vadesini uzatmayı hedeflediği; ancak piyasa aktörlerinin gelecekte faiz oranlarının belirgin biçimde yükseleceği beklentisiyle uzun vadeli ve sabit getirili menkul kıymetlere talep göstermekten kaçındığı bir konjonktürde, borçlanma vadesini uzatabilmek için yatırımcılara sunulması gereken en rasyonel faiz yapısı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Değişken faizli tahviller

Cevap

Değişken faizli tahviller
Değişken faizli (dalgalı faizli) tahvillerde kupon ödemeleri, ihraç anında sabitlenmek yerine piyasada oluşan güncel referans faiz oranlarına göre periyodik olarak (örneğin 3 veya 6 ayda bir) yeniden belirlenir. Bu mekanizma, piyasa faiz oranlarının yükselme eğiliminde olduğu dönemlerde yatırımcının getirisinin de piyasayla birlikte artmasını sağlar. Böylece tahvilin piyasa fiyatı düşmez ve yatırımcı faiz riskinden (sermaye kaybından) korunmuş olur. Riskinin azaldığını gören piyasa aktörleri uzun vadeli fon sağlamaya ikna olur ve Hazine borç stokunun vadesini başarıyla uzatabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hazine'nin amacı ile yatırımcı beklentileri arasındaki uyuşmazlığın analizi
Hazine borcun vadesini uzatmak istemektedir, ancak yatırımcılar faizlerin yükseleceği beklentisiyle sabit getirili uzun vadeli tahvilleri (olası fiyat düşüşleri nedeniyle) riskli bulmaktadır.
Piyasa faizleri ile sabit getirili tahvillerin piyasa fiyatı arasında ters yönlü bir ilişki vardır.
2
Yatırımcı riskini minimize edecek alternatifin belirlenmesi
Faiz artışı durumunda getirisi artarak fiyatını koruyacak bir borçlanma aracı seçilmelidir.
Kupon ödemeleri belirli dönemlerde güncel piyasa faizlerine göre yeniden ayarlanan araçlar (değişken faizli tahviller), yatırımcının anapara kaybı yaşamasını (faiz riskini) engeller.

Anahtar Kavram

Borçlanmada Faiz Riski ve Değişken Faizli Senetlerin İşlevi
Sayfa 1 / 10Sonraki
Kamu Borçlanma Yöntemleri ve Teknikleri Alıştırma Soruları — KPSS Maliye | Examkin