Kamu Tercihi Teorisi (Public Choice), metodolojik bireycilik (methodological individualism) ilkesini temel alarak, Bergson-Samuelson tipi 'Sosyal Refah Fonksiyonları'na dayalı geleneksel yaklaşımları eleştirir. Bu teoriye göre, bireysel tercihlerden bağımsız bir 'toplumsal çıkar' veya 'genel irade' kavramı tanımlanamaz.
Bu bağlamda, siyasetin bir 'mübadele süreci' (politics as exchange/catallaxy) olarak nitelendirilmesinin temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
- Siyasal kararların meşruiyetinin, rasyonel bireylerin karşılıklı fayda sağlamak amacıyla girdikleri gönüllü etkileşim ve rızaya dayalı takas sürecinden kaynaklanmasıCevap
- BSiyasal sürecin temel amacının, azınlıkta kalan grupların tercihlerini çoğunluğun istikrarına feda ederek toplumsal refahı maksimize etmesi
- CDevletin, piyasadaki aksaklıkları gidermek amacıyla bireysel tercihlere müdahale edebilen 'organik' ve üstün bir otorite olarak kurgulanması
- DSiyasal aktörlerin, oy maksimizasyonu yaparken kişisel çıkarlarını bir kenara bırakıp sadece teknik/bilimsel çözümlere odaklanması
- ESiyasetin, kaynakların etkin dağılımını sağlamak adına piyasa mekanizmasının yerine geçen ve bireylere rağmen işleyen zorunlu bir dağıtım aracı olması
Cevap
Siyasal kararların meşruiyetinin, rasyonel bireylerin karşılıklı fayda sağlamak amacıyla girdikleri gönüllü etkileşim ve rızaya dayalı takas sürecinden kaynaklanması
Kamu Tercihi Teorisi'nin 'mübadele olarak siyaset' (politics as exchange) yaklaşımı, değerin nesnel bir sosyal refah fonksiyonu ile değil, sürece katılan rasyonel bireylerin sübjektif değerlendirmeleri ve gönüllü rızaları (oybirliği veya mutabakat) ile oluştuğunu savunur. Bu bakış açısına göre siyasal süreç, bireylerin karşılıklı kazanç elde etmek için girdikleri bir etkileşim ağıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Siyasetin Mübadele Olarak Görülmesi (Katallaksi)
Daha Fazla Pratik
Wicksell'in oybirliği (unanimity) kuralının 'mübadele süreci' yaklaşımıyla olan ilişkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s