Kamu Borçlarının Yönetimi

189 soru

Soru 161Soru

Kamu borçlarının olağanüstü yönetim ve sona erme usullerinden biri olan 'borcun reddi' (repudiasyon) uygulaması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin, egemenlik gücüne dayanarak borcun hukuki meşruiyetini tanımadığını beyan etmesi ve borç yükümlülüğünü tek taraflı olarak kesin biçimde sona erdirmesidir.

Cevap

Devletin, egemenlik gücüne dayanarak borcun hukuki meşruiyetini tanımadığını beyan etmesi ve borç yükümlülüğünü tek taraflı olarak kesin biçimde sona erdirmesidir.
Doğru ifade, borcun reddinin özünü oluşturan 'egemenlik yetkisi', 'hukuki meşruiyetin tanınmaması' ve 'tek taraflı/kesin karar' unsurlarını içermektedir. Bu uygulamada devlet, borcun kendisini geçersiz sayarak ödemeyi reddeder.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram analizi yapılması
Borcun reddi (repudiasyon), devletin borç ödeme niyetinin veya borcun hukuki geçerliliğinin tamamen ortadan kalktığı bir durumdur.
Borcun reddini diğer yönetim usullerinden ayıran temel özellik 'nihai' ve 'tek taraflı' olmasıdır.
2
Diğer borç yönetimi araçları ile karşılaştırma yapılması
Moratoryum geçicidir, tahkim vadeyi uzatır, konversiyon faizi düşürür; ancak borcun reddi borcu tamamen siler.
Karıştırma riskini önlemek için kavramsal sınırların belirlenmesi gerekir.
3
Doğru seçeneğin doğrulanması
Egemenlik yetkisi ve hukuki meşruiyet vurgusu içeren ifade borcun reddinin özünü yansıtmaktadır.
Seçeneklerdeki 'kesinlik' ve 'meşruiyet' anahtar kelimeleri doğru cevabı belirler.

Anahtar Kavram

Borcun Reddi (Repudiasyon) ve Moratoryum Ayrımı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 162Soru

Olağanüstü mali güçlükler veya döviz darboğazı ile karşılaşan bir devletin, alacaklıların rızasını almaksızın borç servis yükümlülüklerini yerine getiremeyeceğini, ancak borcun hukuki varlığını tanımaya devam ettiğini resmen bildirmesi işlemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Moratoryum

Cevap

Moratoryum
Doğru cevap moratoryumdur; çünkü moratoryum, ödeme güçlüğü içindeki devletin borcun hukuki varlığını kabul etmesine rağmen anapara ve faiz ödemelerini tek taraflı olarak askıya almasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Devletin yaptığı beyanın hukuki niteliğini analiz et.
Devletin borcun varlığını kabul ettiği ancak ödeme imkansızlığı nedeniyle erteleme talep ettiği görülür.
Moratoryumu diğer işlemlerden ayıran temel fark, borcun inkar edilmemesidir.
2
İşlemin yöntemini belirle.
İşlemin alacaklılarla anlaşarak değil, tek taraflı bir irade beyanıyla yapıldığı tespit edilir.
Moratoryum, alacaklı rızası aranmaksızın yapılan olağanüstü bir borç yönetimi işlemidir.

Anahtar Kavram

Moratoryumun Tanımı ve Hukuki Niteliği
Tahmini Süre:45s
Soru 163Soru

Türkiye'de kamu finansmanı ve borç yönetiminin yasal çerçevesini oluşturan 47494749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun uyarınca; merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri adına borçlanma yapmaya, devlet iç ve dış borç senetlerini ihraç etmeye ve devlet garantilerini vermeye yetkili olan tek merci aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hazine ve Maliye Bakanlığı

Cevap

Türkiye'de kamu borçlarını yönetmeye ve borçlanma yapmaya yetkili kurum Hazine ve Maliye Bakanlığıdır.
4749 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca, Türkiye Cumhuriyeti adına borçlanma yapmaya, bu borçların yönetimini yürütmeye ve devlet garantisi vermeye yetkili kurum Hazine ve Maliye Bakanlığıdır. Bu yetki, kamu finansmanının disiplin altına alınması ve borç yönetiminin merkezi bir yapıdan (Hazine birliği) yürütülmesi amacıyla bu kuruma hasredilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İlgili kanun çerçevesini belirleme
Türkiye'de borç yönetimi 47494749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile düzenlenmiştir.
Borçlanma yetkisi ve sınırları yasal bir dayanak gerektirir.
2
Yetkili mercii tanımlama
Kanun, bu yetkiyi merkezi yönetim adına Hazine ve Maliye Bakanlığına (Hazine Müsteşarlığı'nın görevlerini devralan yapı) vermiştir.
Borç yönetiminin tek elden yürütülmesi (Hazine birliği) ilkesi gereği yetki bu bakanlıktadır.

Anahtar Kavram

Hazine Birliği ve Borçlanma Yetkisi
Tahmini Süre:30s
Soru 164Soru

Hazine ve Maliye Bakanlığının, vadesi gelen borçlarını finanse etmek amacıyla piyasadan borçlanırken; çok düşük faizli ancak kısa vadeli borçlanmak yerine, faiz yükü biraz daha yüksek olsa da borcun geri ödeme riskini azaltmak için daha uzun vadeli borçlanmayı tercih etmesi, modern kamu borç yönetiminin hangi ilkesiyle açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maliyet ve risk ödünleşimi (tradeofftrade-off) ilkesi

Cevap

Maliyet ve risk ödünleşimi (trade-off) ilkesi
Maliyet ve risk ödünleşimi (tradeofftrade-off) ilkesi, modern kamu borç yönetiminin en temel sütunudur. Bu ilkeye göre devlet, finansman ihtiyacını karşılarken sadece en düşük faizi (maliyet) hedeflemez; aynı zamanda döviz kuru, faiz oranlarındaki değişim ve borcun vadesi gelince tekrar borçlanamama gibi riskleri de dikkate alır. Senaryoda vadenin uzatılmasıyla maliyetin artması kabul edilmiş, ancak borcun geri ödenememe riski azaltılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Hazinenin borçlanma tercihini analiz etme
Hazine, düşük maliyetli ama yüksek riskli (kısa vade) seçenek yerine, yüksek maliyetli ama düşük riskli (uzun vade) seçeneği tercih etmiştir.
Borç yönetiminde vade yapısı, hem faiz maliyetini hem de borcun tekrar finanse edilememe riskini belirler.
2
Maliyet ve risk arasındaki ilişkiyi değerlendirme
Maliyetten ödün verilerek riskin azaltılması, bir 'ödünleşim' (tradeofftrade-off) durumudur.
Modern kamu borç yönetiminin temel prensibi, maliyeti orta ve uzun vadede minimize ederken risk profilini de optimize etmektir.

Anahtar Kavram

Maliyet ve Risk Ödünleşimi (TradeoffTrade-off)

İpuçları

1
Hazinenin sadece faiz oranına değil, aynı zamanda borcun vadesine ve geri ödeme güvenliğine de baktığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Borç stokunun risk profilini belirleyen 'stratejik ölçütler' (benchmarksbenchmarks) konusunu inceleyerek bu ödünleşimin nasıl ölçüldüğünü öğrenebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 165Soru

Kamu borç yönetiminde, vadesi gelmiş veya yaklaşmış olan kısa vadeli (dalgalı) borçların, daha uzun vadeli (konsolide) borçlar ile değiştirilmesi olarak tanımlanan borç tahkimi (konsolidasyon) işleminin, ekonomideki toplam likidite ve para arzı üzerindeki temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kısa vadeli senetlerin para benzeri (likidite) niteliğinin uzun vadeli tahvillere göre daha yüksek olması nedeniyle piyasada daraltıcı bir likidite etkisi doğurur.

Cevap

Borç tahkimi, kısa vadeli senetlerin para benzeri niteliğinin uzun vadeli tahvillere göre daha yüksek olması sebebiyle piyasada daraltıcı bir likidite etkisi doğurur.
Tahkim işlemi, piyasada likidite derecesi çok yüksek olan (para benzeri) kısa vadeli hazine bonolarının, likidite derecesi daha düşük olan uzun vadeli devlet tahvilleriyle değiştirilmesidir. Bu değişim, özel sektörün ve hanehalkının elindeki 'likit varlık' toplamını azalttığı için ekonomide daraltıcı (negatif likidite) bir etki yaratır. Bu yönüyle tahkim, sadece bir borç yönetim aracı değil, aynı zamanda enflasyonist baskıları azaltmak için kullanılan bir maliye politikası aracıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Borç araçlarının likidite özelliklerini karşılaştırın.
Hazine bonosu gibi kısa vadeli araçlar 'para benzeri' (near-money) olarak kabul edilir ve likiditesi yüksektir; devlet tahvili gibi uzun vadeli araçların likiditesi ise daha düşüktür.
Vade kısaldıkça borç senedinin nakde dönüştürülme hızı ve para gibi kullanılabilme kapasitesi artar.
2
Tahkim işleminin bu araçlar üzerindeki değişimini analiz edin.
Tahkim (konsolidasyon) ile yüksek likiditeli kısa vadeli borçlar, düşük likiditeli uzun vadeli borçlara dönüştürülür.
Vade yapısının uzatılması, alacaklıların elindeki varlıkların likidite derecesini düşürür.
3
Makroekonomik sonucu belirleyin.
Piyasada harcanabilir likit varlık stoku azaldığı için daraltıcı bir likidite etkisi (negatif likidite etkisi) oluşur.
Bu işlem toplam talebi frenleyici ve enflasyonla mücadeleye yardımcı bir maliye politikası aracı olarak işlev görebilir.

Anahtar Kavram

Negatif Likidite Etkisi
Soru 166Soru

Kamu borç yönetiminde başvurulan bir yöntem olan 'borç konsolidasyonu (tahkimi)' ile ilgili olarak aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temel amacı borç stokunun faiz oranlarını düşürerek bütçe üzerindeki faiz yükünü hafifletmektir.

Cevap

Borçların faiz oranlarını düşürerek bütçe üzerindeki faiz yükünü hafifletmek konsolidasyonun değil, konversiyonun amacıdır.
Doğru yanıt olan ifade, borç konversiyonunun (değiştiriminin) temel özelliğini tanımlamaktadır. Konsolidasyon (tahkim) ise borcun faiz oranıyla değil, vadesiyle ilgilenen bir işlemdir. Konsolidasyonda amaç, vadesi gelmiş veya gelmek üzere olan kısa vadeli (dalgalı) borçları uzun vadeli (konsolide) borçlara dönüştürerek hazine üzerindeki nakit baskısını hafifletmektir.

Adım Adım Çözüm

1
Konsolidasyon (Tahkim) kavramının analizi
Bu işlemin temel değişkeni 'vade'dir; kısa vadeli borçlar uzun vadeli hale getirilir.
Konsolidasyon, borç yönetiminde vade yapısını iyileştirmeyi hedefler.
2
Konversiyon (Değiştirim) kavramı ile karşılaştırma
Konversiyonun temel değişkeni 'faiz'dir; yüksek faizli borçlar düşük faizli olanlarla değiştirilir.
İki kavram sıklıkla birbirine karıştırıldığı için hedef değişken üzerinden ayrım yapılır.
3
Seçeneklerin değerlendirilmesi
İfadedeki 'faiz oranlarını düşürme' hedefi doğrudan konversiyona aittir.
Konsolidasyonun odak noktası maliyeti düşürmek değil, borç servisini zamana yaymaktır.

Anahtar Kavram

Borç Konsolidasyonu (Tahkim) ve Konversiyon (Değiştirim) Farkı

Daha Fazla Pratik

Borç konversiyonu türlerini (başabaşın altında, başabaşta vb.) inceleyerek maliyet etkilerini analiz edebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Konsolidasyon kelimesinin 'vadeyi dondurmak/uzatmak' (funding), konversiyon kelimesinin ise 'dönüştürmek/değiştirmek' (genellikle faizi) anlamına geldiğini kodlayarak ayrım yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 167Soru

Kamu borç yönetimi literatüründe; bir devletin, özellikle köklü rejim değişiklikleri sonrasında, geçmiş yönetimler tarafından halkın onayı alınmadan ve toplumun genel menfaatine aykırı amaçlarla üstlenilen mali yükümlülüklerin (iğrenç borç - *odious debt*) hukuki meşruiyetini tanımadığını ilan ederek, bu borçları ödemeyeceğini tek taraflı ve kesin olarak bildirmesi işlemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borcun Reddi (Repudiasyon)

Cevap

Borcun Reddi (Repudiasyon)
Borcun reddi (repudiasyon), bir devletin daha önce üstlenmiş olduğu borçları ödemeyeceğini, genellikle borcun meşruiyetine (iğrenç borç doktrini gibi) veya rejim değişikliğine dayanarak tek taraflı olarak ilan etmesidir. Bu işlem nihai bir nitelik taşır ve borç ilişkisini hukuken sonlandırmayı amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Borç yönetiminde ödeme niyetini analiz etme
Devletin borcu ödeme gücü olsa dahi, meşruiyetini tanımadığı için ödemeyi reddettiği belirlenmiştir.
Borcun reddi, ekonomik yetersizlikten ziyade hukuki ve siyasi bir meşruiyet itirazına dayanır.
2
Zaman kısıtı ve kesinlik durumunu değerlendirme
İşlemin tek taraflı ve nihai (kesin) olduğu saptanmıştır.
Moratoryumdan farklı olarak, bu işlemde borcun gelecekte ödenmesi planlanmaz; borç hukuken yok sayılır.
3
Kavramsal eşleştirme yapma
Tanımlanan durum 'Borcun Reddi' (Repudiasyon) kavramı ile tam uyumludur.
Literatürde rejim değişiklikleri ve 'iğrenç borç' doktrini doğrudan repudiasyon ile ilişkilendirilir.

Anahtar Kavram

Borcun Reddi (Repudiasyon), devletin egemenlik hakkını kullanarak borç yükümlülüklerini tek taraflı ve kalıcı olarak sona erdirmesidir.

İpuçları

1
Bu işlem, borcun ödenememesi değil, ödenmek istenmemesi (hukuki meşruiyet kaybı) ile ilgilidir.
2
İşlemin en önemli özelliği, devletin egemenlik gücüne dayanarak 'tek taraflı' ve 'kesin' bir irade beyanı içermesidir.

Daha Fazla Pratik

Moratoryum ile borcun reddi arasındaki temel farkları (geçicilik vs. kalıcılık, ödeme niyeti vs. meşruiyet itirazı) tablo halinde çalışınız.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 168Soru

Kamu borç yönetiminde, borcun anapara ve faiz yükümlülüklerinin sözleşme şartlarına uygun olarak yerine getirilmesi 'olağan işlemler' kapsamında değerlendirilir. Bu süreçte borcun anaparası ile faiz ve diğer giderlerinin karşılanması farklı teknik kavramlarla ifade edilmektedir.

Buna göre, kamu borçlarının olağan yönetimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kura (çekiliş) yöntemi ile itfa edilen tahvillerin anaparası, piyasadaki borsa değeri dikkate alınmaksızın nominal değer üzerinden geri ödenir.

Cevap

Kura (çekiliş) yöntemi ile itfa edilen tahvillerin anaparası, piyasadaki borsa değeri dikkate alınmaksızın nominal değer üzerinden geri ödenir.
Kamu borç yönetiminde olağan işlemler, borç sözleşmesinde yer alan hükümlerin aynen yerine getirilmesidir. Kura (çekiliş) yöntemi, özellikle itfa fonu (amortisman sandığı) uygulamalarında kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde, kurada çekilen tahvillerin anaparası hak sahiplerine nominal değer üzerinden ödenerek borç itfa edilir. Bu işlem piyasa fiyatlarından etkilenmez.

Adım Adım Çözüm

1
Borç servisi ve borç itfası kavramlarını tanımlayın.
Borç servisi = Anapara + Faiz + Komisyon + Giderler; Borç itfası = Sadece anaparanın geri ödenmesi.
Kavramsal farkın tespiti, yanlış tanımlanan seçenekleri elemek için gereklidir.
2
Olağan ve olağanüstü borç yönetimi işlemlerini sınıflandırın.
Olağan: Amortisman sandığı, kura, borsa alımı; Olağanüstü: Tahkim (konsolidasyon), konversiyon, moratoryum.
Sözleşme şartlarını değiştiren işlemlerin olağanüstü olduğunu belirlemek gerekir.
3
Kura yöntemiyle itfanın teknik özelliğini değerlendirin.
Kura ile itfada ödemeler piyasa değeri değil, senedin üzerinde yazılı olan nominal değer üzerinden yapılır.
Borsadan satın alma yöntemi ile kura yöntemi arasındaki farkın anlaşılması doğru seçeneğe ulaştırır.

Anahtar Kavram

Borç Servisi ve Olağan İtfa Yöntemleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 169Soru

Borçlu bir devletin, içine düştüğü ağır mali imkansızlıklar nedeniyle vadesi gelmiş veya gelecek olan borç servis yükümlülüklerini yerine getiremeyeceğini, ancak borcun aslına ilişkin hukuki sorumluluklarını saklı tuttuğunu ve reddetmediğini tek taraflı bir beyanla duyurması işlemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Moratoryum

Cevap

Devletin borcun hukuki varlığını tanıyarak ödemeleri tek taraflı durdurması işlemi 'Moratoryum' olarak adlandırılır.
Moratoryum, borçlu devletin mali bir kriz nedeniyle borç servis yükümlülüklerini yerine getiremeyeceğini resmen ilan etmesi ancak borcun hukuki varlığını kabul etmeye devam etmesi durumudur. Sorudaki 'borcun aslına ilişkin sorumlulukları saklı tutma' ve 'tek taraflı beyan' ifadeleri doğrudan moratoryum kavramına işaret eder.

Adım Adım Çözüm

1
Devletin mali durumunun ve ödeme kapasitesinin analiz edilmesi.
Devletin vadesi gelen borçlarını ödeyemeyecek durumda olduğu (likidite krizi veya bütçe imkansızlığı) tespit edilir.
Moratoryum ilanı için öncelikle fiili bir ödeme güçlüğü bulunmalıdır.
2
Borcun hukuki niteliğinin değerlendirilmesi.
Devletin borcu inkar etmediği, yani borcun varlığını 'saklı tuttuğu' belirlenir.
Bu adım moratoryumu, borcun tamamen reddedilmesi (repudiasyon) işleminden ayıran temel unsurdur.
3
Resmi ve tek taraflı bir beyan ile durumun duyurulması.
Ödemelerin belirli bir süreyle askıya alındığı ilan edilir.
Moratoryum, alacaklıların rızası aranmaksızın devletin egemenlik gücüne dayanarak yaptığı bir işlemdir.

Anahtar Kavram

Moratoryum, borcun reddedilmediği ancak ödeme güçlüğü nedeniyle ödemelerin tek taraflı olarak askıya alındığı bir olağanüstü borç yönetimi işlemidir.

Daha Fazla Pratik

Moratoryum ile 'Borç Konsolidasyonu' arasındaki farkları, rıza ve tek taraflılık ekseninde inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 170Soru

Türkiye’de 47494749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ile çerçevesi çizilen modern borç yönetimi anlayışında, Hazine ve Maliye Bakanlığı piyasa risklerini (kur, faiz, likidite) yönetmek amacıyla "Stratejik Ölçütler" (Strategic Benchmarks) belirlemektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından kamu borç stokunun risk yapısını iyileştirmek amacıyla uygulanan bu stratejik ölçütlerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borç stokunda değişken faizli senetlerin payının artırılması

Cevap

Borç stokunda değişken faizli senetlerin payının artırılmasını öngören ifade yanlıştır; aksine faiz riskini yönetmek için sabit faizli borçlanmaya öncelik verilir.
Türkiye'de uygulanan modern borç yönetimi stratejisinde faiz riskini kontrol altında tutmak için sabit faizli borçlanmaya ağırlık verilmektedir. Değişken faizli senetlerin payının artırılması, borç servis maliyetinin piyasa faizlerine olan duyarlılığını artıracağı için stratejik ölçütlerin mantığına (risk azaltma) aykırıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Stratejik Ölçütlerin amacını tanımlama
Stratejik ölçütler, kamu borç yönetiminde şeffaflığı artırmak ve borç stokunu faiz, kur ve likidite risklerine karşı korumak için belirlenen kurallar bütünüdür.
Hazine'nin borçlanma stratejisinin hangi riskleri minimize etmeye çalıştığını anlamak gerekir.
2
Risk türleri ile ölçütleri eşleştirme
Faiz riskini azaltmak için sabit faizli borçlanma, kur riskini azaltmak için TLTL cinsinden borçlanma, likidite riskini azaltmak için ise vade uzatımı ve nakit rezervi kullanımı esastır.
Her bir risk türü için geliştirilen spesifik stratejiyi belirlemek sorunun çözümünü sağlar.
3
Seçenekleri değerlendirme
Değişken faizli senetlerin payının artırılması, faiz oranlarındaki yükseliş durumunda Hazine'nin maliyetini artıracağından bir risk yönetimi ölçütü olamaz.
Yanlış olan stratejik uygulamayı tespit etmek.

Anahtar Kavram

Hazine ve Maliye Bakanlığı Stratejik Ölçütleri

İpuçları

1
Stratejik ölçütlerin temel amacı 'maliyet'ten ziyade 'risk' yönetimidir.
2
Faiz riski ile karşı karşıya kalmamak için borcun faiz yapısının nasıl olması gerektiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Hazine garantileri ve borç üstlenimi arasındaki farkları içeren 47494749 sayılı Kanun hükümlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 171Soru

Kamu borçlarının yönetiminde, devletin borçlandığı anapara tutarının geri ödenmesi "itfa", bu borç nedeniyle katlanılan faiz, komisyon ve ihraç giderlerinin karşılanması ise "borç servisi" olarak tanımlanır. Borç yükümlülüklerinin borçlanma aşamasında hazırlanan sözleşme hükümlerine ve ödeme planına uygun olarak yerine getirilmesine ise "olağan işlemler" denir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kamu borçlarının olağan itfa yöntemleri arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vadesi gelen kısa vadeli borçların uzun vadeli yeni borçlarla değiştirilerek vadenin uzatılması

Cevap

Vadesi gelen kısa vadeli borçların uzun vadeli yeni borçlarla değiştirilerek vadenin uzatılması işlemi (tahkim/konsolidasyon), sözleşme şartlarında bir değişiklik içerdiği için olağanüstü bir itfa yöntemidir.
Vadesi gelen borçların vadesinin uzatılması işlemi olan tahkim (konsolidasyon), borcun yapısal özelliklerinde (vade yapısı) bir değişiklik yapılmasını gerektirdiği için olağanüstü bir borç yönetimi işlemidir. Olağan işlemler ise borçlanma anında belirlenen ödeme planına (kura, taksit, vade sonu ödeme vb.) sadık kalınarak gerçekleştirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramsal ayrımı tanımla.
Borç anaparasının geri ödenmesi "itfa", faiz ve giderlerin ödenmesi ise "servis"tir. Sözleşmeye uygun ödemeler "olağan", sözleşme şartlarının değiştirilmesi (vade, faiz vb.) ise "olağanüstü" işlemlerdir.
Soruda istenen 'olağan olmayan' yöntemi belirlemek için temel ayrım kriterini koymak gerekir.
2
Seçeneklerdeki yöntemleri sınıflandır.
Kura, Amortisman Sandığı, Borsa Satın Alımı ve Vade Sonu Ödeme yöntemleri başlangıçtaki plana sadık kalınarak yapılır (Olağan). Tahkim (Konsolidasyon) ise vadenin uzatılmasına yönelik bir müdahaledir (Olağanüstü).
Hangi yöntemin sözleşme şartlarını değiştirdiğini tespit etmek doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Olağan itfa yöntemleri (Kura, İtfa Fonu, Borsa Satın Alımı, Taksitli/Toplu Ödeme) ile Olağanüstü yöntemler (Tahkim, Konversiyon, Moratoryum, Borcun Reddi) arasındaki temel fark, borç sözleşmesinin hükümlerine müdahale edilip edilmediğidir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 172Soru

Kamu borç yönetiminde, borcun anapara yükümlülüğünün sözleşme şartlarına uygun olarak yerine getirilmesi 'olağan itfa' kapsamında değerlendirilir. Bu çerçevede uygulanan 'borsa satın alımı' (piyasadan satın alma) yöntemi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borç senetlerinin piyasa fiyatı başabaş değerin altına düştüğünde devletin borç yükünü reel olarak azaltmasını sağlayan bir işlemdir.

Cevap

Borsa satın alımı, borç senetlerinin piyasa fiyatı başabaş değerin altına düştüğünde devletin borç yükünü reel olarak azaltmasını sağlayan olağan bir itfa yöntemidir.
Borsa satın alımı, devletin kendi borç senetlerini vadesinden önce ikincil piyasadan (borsadan) cari fiyatlarla satın almasıdır. Özellikle piyasa faiz oranlarının yükseldiği ve dolayısıyla tahvil fiyatlarının başabaş değerin (nominal değerin) altına düştüğü dönemlerde, devlet bu senetleri piyasadan toplayarak borcunu anapara değerinden daha düşük bir maliyetle itfa etmiş olur. Bu durum borç yükünün reel olarak azalmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Olağan itfa yöntemlerini belirle
Kademeli itfa, kura yöntemi ve borsa satın alımı olağan yöntemlerdir.
Soruda borsa satın alımı yönteminin niteliği sorulmaktadır.
2
Borsa satın alımının mekanizmasını analiz et
Devlet, piyasadaki tahvil fiyatları nominal (başabaş) değerin altına düştüğünde bu senetleri toplayarak borcunu daha ucuza kapatır.
Yöntemin temel avantajı ve işleyiş mantığı budur.
3
Olağanüstü yöntemlerle karşılaştır
Tahkim ve konversiyon sözleşme değişikliği gerektirirken, borsa satın alımı sözleşme dışı bir piyasa işlemidir.
Çeldiricilerin elenmesi için bu ayrım kritiktir.

Anahtar Kavram

Olağan İtfa Yöntemleri ve Borsa Satın Alımı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 173Soru

Bir ekonomiye ait güncel makroekonomik veriler aşağıdaki tabloda verilmiştir:

GöstergeDeğer
Kamu Borç Stoku / GSYH (dd)%60\%60
Reel Büyüme Oranı (gg)%4\%4
Reel Faiz Oranı (rr)%6\%6

Domar'ın borç sürdürülebilirliği yaklaşımı çerçevesinde, bu ekonomide kamu borç yükünün (Borc\c/GSYHBorç / GSYH) mevcut seviyesinde sabit kalabilmesi için bütçenin vermesi gereken asgari 'birincil fazlanın' GSYH'ye oranı yüzde kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1,2

Cevap

Kamu borç yükünün sabit kalması için gereken asgari birincil fazla oranı %1,2'dir.
Domar analizine göre, eğer reel faiz oranı (rr), reel büyüme oranından (gg) yüksekse (r>gr > g), borç stokunun GSYH'ye oranının artmaması için bütçenin 'birincil fazla' (faiz dışı fazla) vermesi zorunludur. Gereken asgari fazla miktarı s=(rg)×ds = (r - g) \times d formülü ile hesaplanır. Soruda verilen değerlere göre 0,02×0,60=0,0120,02 \times 0,60 = 0,012 işlemi bizi %1,2\%1,2 sonucuna ulaştırır.

Adım Adım Çözüm

1
Domar sürdürülebilirlik formülünün belirlenmesi
s=(rg)×ds = (r - g) \times d
Borç yükünün (dd) sabit kalması (Δd=0Δd = 0) için birincil dengenin (ss), faiz-büyüme farkı ile stok çarpımına eşit olması gerekir.
2
Verilen değerlerin formülde yerine yerleştirilmesi
s=(0,060,04)×0,60s = (0,06 - 0,04) \times 0,60
Reel faiz (r=r = %6), reel büyüme (g=g = %4) ve borç stoku (d=d = %60) oranları ondalık formda işleme alınır.
3
Matematiksel hesaplamanın tamamlanması
s=0,02×0,60=0,012s = 0,02 \times 0,60 = 0,012 yani %1,2\%1,2
Yıllık reel faiz yükü büyüme etkisinden fazla olduğu için aradaki %2'lik farkın stok üzerindeki karşılığı olan %1,2 kadar birincil fazla verilmelidir.

Anahtar Kavram

Domar Sürdürülebilirlik Koşulu

Daha Fazla Pratik

Reel büyüme oranının reel faiz oranından yüksek olduğu (g>rg > r) bir durumda, birincil denge sıfır olsa dahi borç yükünün nasıl değişeceğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 174Soru

Kamu borç yönetiminde, devletin vadesi henüz gelmemiş olan borç senetlerini, piyasa değerinin nominal (başabaş) değerinin altına düşmesi durumunda ikincil piyasadan satın alarak borç yükünü hafifletmesi ve bu yolla kâr elde etmesi hangi olağan itfa yöntemi kapsamında değerlendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borsa satın alımı yoluyla itfa

Cevap

Borsa satın alımı yoluyla itfa
Borsa satın alımı yöntemi, devletin piyasada işlem gören kendi borç senetlerini, fiyatları nominal değerin altına düştüğünde satın alarak iptal etmesidir. Bu durum devletin borç ana parasını daha düşük bir maliyetle ödemesini ve aradaki fark kadar kâr etmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Borç yönetim işlemlerinin sınıflandırılması
İşlem 'olağan' mı yoksa 'olağanüstü' mü belirlenir.
Soruda 'olağan itfa yöntemi' sorulduğu için konsolidasyon ve konversiyon gibi olağanüstü yöntemler elenir.
2
Piyasa mekanizmasının analizi
Borç senetlerinin borsa fiyatı < < Nominal değer (Başabaş altı).
Devletin kâr elde edebilmesi için borç senedini borçlandığı tutardan (nominal) daha ucuza piyasadan toplaması gerekir.
3
Yöntemin teşhisi
Borsa satın alımı yöntemi seçilir.
Piyasa fiyatı avantajını kullanan tek olağan itfa yöntemi borsa satın alımıdır.

Anahtar Kavram

Borsa Satın Alımı (Olağan İtfa)

İpuçları

1
Soruda istenen yöntemin 'olağan' (normal) bir işlem olduğuna ve devletin kâr elde ettiğine dikkat edin.
2
Devletin ikincil piyasada (borsada) kendi senedini bir yatırımcı gibi satın alması hangi yöntemi çağrıştırıyor?

Daha Fazla Pratik

Borç servisinin (faiz ve giderler) itfadan (anapara ödemesi) farkını ve Amortisman Sandığı'nın bu işlemlerdeki rolünü inceleyin.
Tahmini Süre:50s
Soru 175Soru

Hazine idaresinin, bütçe ödenekleri içerisindeki faiz harcamalarının payını azaltmak amacıyla, piyasa faiz oranlarındaki kalıcı düşüşten yararlanarak yüksek maliyetli eski borç senetlerini geri alıp yerlerine aynı anapara değerine sahip ancak daha düşük faizli yeni senetler ihraç etmesi işlemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borç konversiyonu

Cevap

Borç konversiyonu (değiştirimi), devletin piyasa faizlerindeki düşüşten faydalanarak faiz yükünü hafifletmek amacıyla gerçekleştirdiği işlemdir.
Borç konversiyonu, kamu borç yönetiminde piyasa faiz oranlarının düşmesi durumunda, mevcut borç stokunun maliyetini azaltmak amacıyla yüksek faizli senetlerin düşük faizli olanlarla değiştirilmesi işlemidir. Soruda belirtilen 'faiz harcamalarının payını azaltma' ve 'düşük faizli yeni senet ihraç etme' ifadeleri doğrudan bu kavramı tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Ekonomik konjonktürü analiz et
Piyasa faiz oranlarının mevcut borç senetlerinin faiz oranlarından düşük olduğu belirlendi.
Konversiyonun temel şartı piyasa faizlerinin düşmüş olmasıdır.
2
İşlemin amacını belirle
Bütçe üzerindeki faiz yükünün azaltılması hedeflenmektedir.
Vade değişikliğinden ziyade maliyet odaklı bir işlem tanımlanmıştır.
3
Kavramsal eşleştirme yap
İşlem 'Borç Konversiyonu' olarak tanımlanır.
Anapara sabit kalırken faiz oranının düşürülmesi konversiyonun tanımıdır.

Anahtar Kavram

Borç Konversiyonu (Değiştirimi)
Tahmini Süre:50s
Soru 176Soru

Kamu borç yönetiminde borcun vadesinde veya vadesinden önce borç sözleşmesi şartlarına uygun olarak ortadan kaldırılması 'olağan itfa' olarak tanımlanır. Buna göre, olağan itfa yöntemleri ve borç yönetimi kavramları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borç konsolidasyonu (tahkim); vadesi gelen veya yaklaşan kısa vadeli borçların bütçe imkanlarıyla nakden geri ödenmesini ifade eden en yaygın olağan itfa yöntemidir.

Cevap

Borç konsolidasyonunun (tahkim) nakit ödeme yöntemi olduğunu belirten ifade yanlıştır; çünkü konsolidasyon vadenin uzatılmasına yönelik olağanüstü bir işlemdir.
Borç konsolidasyonu (tahkim), vadesi gelen borçların nakit olarak ödenmesi değil, kısa vadeli (dalgalı) borçların uzun vadeli (konsolide) borçlara dönüştürülerek vadenin uzatılması işlemidir. Bu işlem bir 'olağan itfa' değil, 'olağanüstü borç yönetimi' yöntemidir. Bu nedenle konsolidasyonu nakden ödeme olarak tanımlayan ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Olağan ve olağanüstü borç yönetimi işlemlerini ayırt et.
Borsa satın alımı, kura ve amortisman sandığı olağan; konsolidasyon (tahkim) ise olağanüstü bir işlemdir.
Soruda olağan itfa yöntemleri ve ilgili kavramlar arasındaki hatalı tanımın bulunması istenmektedir.
2
Borç servisi ve itfa arasındaki kapsam farkını analiz et.
İtfa sadece anaparayı, borç servisi ise anapara + faiz + giderleri kapsar.
Kavramsal doğruluğu teyit etmek için bu ayrım kritiktir.
3
Borç konsolidasyonunun (tahkim) teknik tanımını değerlendir.
Tahkim, borcun ödenmesi değil, vadesinin uzatılarak yapılandırılmasıdır.
Hatalı seçeneğin neden yanlış olduğu bu teknik farkta yatmaktadır.

Anahtar Kavram

Olağan itfa yöntemleri nakit ödeme veya piyasa mekanizmalarıyla borcun sözleşmeye uygun tasfiyesini içerirken; konsolidasyon, konversiyon gibi işlemler borcun yapısını değiştiren olağanüstü yönetim teknikleridir.

Daha Fazla Pratik

Borç yönetiminde 'olağan' ve 'olağanüstü' ayrımını pekiştirmek için konsolidasyon ile konversiyon arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 177Soru

Kamu kesimi borçlanma gereğinin (KKBG) finansmanında, devletin piyasadaki fon arzına ve özel tasarruflara başvurmak yerine, Merkez Bankası kaynaklarını (yeni para emisyonu) kullanarak bütçe açıklarını kapatması yoluna gitmesi 'borcun paraya çevrilmesi' (monetizasyon) olarak tanımlanmaktadır. Buna göre, borcun paraya çevrilmesi (monetizasyon) uygulamasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu kesiminin Merkez Bankası kaynaklarını kullanması sonucunda para arzının artması, devletin 'enflasyon vergisi' yoluyla gizli bir gelir elde etmesine olanak tanır.

Cevap

Kamu kesiminin Merkez Bankası kaynaklarını kullanması sonucunda para arzının artması, devletin 'enflasyon vergisi' yoluyla gizli bir gelir elde etmesine olanak tanır.
Borcun paraya çevrilmesi (monetizasyon), devletin piyasa faizleriyle borçlanmak yerine Merkez Bankası aracılığıyla para arzını genişletmesidir. Bu süreçte artan para arzı enflasyona yol açar. Enflasyon ise elinde nakit tutan kesimlerin satın alma gücünü azaltırken, bu değer kaybı oranında devletin reel harcama kapasitesini artırması nedeniyle 'enflasyon vergisi' (zımni itfa) olarak adlandırılan gizli bir mali gelire dönüşür.

Adım Adım Çözüm

1
Borcun paraya çevrilmesi (monetizasyon) kavramının işleyişini analiz etmek.
Devletin bütçe açığını kapatmak için Merkez Bankası'ndan borçlanması veya doğrudan para basımı (emisyon) gerçekleştirmesi.
Finansmanın kaynağını (piyasa yerine emisyon) belirlemek için.
2
Emisyon artışının makroekonomik sonuçlarını değerlendirmek.
Ekonomideki para arzının artması ve bu durumun mal/hizmet arzı artışıyla dengelenemediği durumlarda enflasyonun yükselmesi.
Para arzı ile fiyatlar genel düzeyi arasındaki ilişkiyi kurmak için.
3
Enflasyon vergisi ve senyoraj bağlantısını kurmak.
Enflasyon nedeniyle paranın satın alma gücünün azalması, halkın elindeki reel değerin azalmasına karşılık devletin bu emisyonla reel kaynak transferi sağlaması.
Monetizasyonun 'gizli gelir' niteliğini açıklamak için.

Anahtar Kavram

Borcun Paraya Çevrilmesi (Monetizasyon) ve Enflasyon Vergisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 178Soru

Modern kamu borç yönetimi anlayışı, borçlanmayı sadece bir finansman aracı olarak değil, aynı zamanda ekonomiyi stabilize edici bir makroekonomik araç olarak kabul eder. Bu doğrultuda Hazine, bazen borçlanma maliyetlerini düşürme (dar kapsamlı amaç) hedefinden vazgeçerek makroekonomik istikrar (geniş kapsamlı amaç) hedefine öncelik verebilir.

Buna göre, yüksek enflasyon ve aşırı talep artışı ile mücadele eden bir ekonomide, Hazine'nin "fiyat istikrarı" amacını "maliyet minimizasyonu" amacının önünde tuttuğunu gösteren uygulama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borç senetlerini, maliyeti daha yüksek olsa dahi banka dışı kesime ve uzun vadeli olarak ihraç etmek

Cevap

Hazine'nin borç senetlerini maliyeti daha yüksek olsa dahi banka dışı kesime ve uzun vadeli olarak ihraç etmesi, fiyat istikrarını maliyetin önüne koyduğunu gösterir.
Modern kamu borç yönetiminin makroekonomik amaçlarından biri olan fiyat istikrarı, piyasadaki likidite hacminin ve toplam talebin kontrol edilmesini gerektirir. Borç senetlerinin banka dışı kesime (hanehalkı ve banka dışı finansal kurumlar) satılması, bu kesimin satın alma gücünü doğrudan kamuya aktararak harcamaları kısıtlar. Ayrıca vadenin uzatılması, bu varlıkların piyasada nakde dönüşme hızını azaltır. Hazine, genellikle daha uzun vade için daha yüksek faiz (vade primi) ödemek zorunda kalsa da, enflasyonla mücadele etmek adına bu yüksek maliyete katlanarak makroekonomik istikrar amacını önceliklendirmiş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Ekonomik konjonktürü analiz et
Enflasyon ve aşırı talep varlığı, piyasada likidite fazlası olduğu anlamına gelir.
Borç yönetiminin makro amacını (fiyat istikrarı) belirlemek için mevcut ekonomik durumu anlamak gerekir.
2
Alacaklı kesimin (borç veren) etkisini değerlendir
Banka dışı kesime (kişiler, firmalar) yapılan satışlar, bu kesimin harcanabilir gelirini ve piyasadaki likiditeyi doğrudan azaltır.
Banka içi kesimden borçlanma, kredi çarpanı mekanizması nedeniyle para arzını aynı ölçüde daraltmayabilir.
3
Vade yapısının etkisini analiz et
Vadenin uzatılması, finansal varlıkların 'paraya yakınlığını' (likiditesini) azaltır ve toplam talebi baskılar.
Kısa vadeli kağıtlar para ikamesi gibi işlem görerek enflasyonu besleyebilir.
4
Maliyet-İstikrar çatışmasını çöz
Uzun vade ve banka dışı satış genellikle Hazine için daha yüksek faiz maliyeti (vade primi) demektir. Ancak fiyat istikrarı için bu maliyete katlanılır.
Modern borç yönetimi, makro amaçlar uğruna teknik maliyet minimizasyonundan feragat edilmesini gerektirebilir.

Anahtar Kavram

Geniş (Makro) Anlamda Borç Yönetimi ve Fiyat İstikrarı

Daha Fazla Pratik

Borç yönetiminin 'ödemeler dengesi' ve 'ekonomik büyüme' üzerindeki etkilerini, özellikle dışlama etkisi (crowding out) bağlamında inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 179Soru

Hazine ve Maliye Bakanlığı, makroekonomik istikrarın sağlanmasıyla birlikte piyasa faiz oranlarında yaşanan kalıcı düşüşü değerlendirmek amacıyla mevcut borç portföyünde bir düzenleme yapmıştır. Yapılan işleme ilişkin temel değişkenler aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:

DeğişkenMevcut Borç YapısıYeni Borç Yapısı
Yıllık Nominal Faiz%20\%20%12\%12
Vade (Yıl)4444
Toplam Anapara10.000.00010.000.000 TL10.000.00010.000.000 TL

Buna göre, yukarıda özellikleri belirtilen borç yönetimi işlemi ve bu işlemin bütçe üzerindeki öncelikli etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapılan işlem 'borç konversiyonu' olup bütçe ödenekleri içerisindeki faiz harcamalarının payını azaltır.

Cevap

Yapılan işlem bir 'borç konversiyonu' (değiştirimi) örneğidir; çünkü borcun vadesi ve anaparası değişmeksizin sadece nominal faiz oranı (%20%12)(\%20 → \%12) düşürülmüştür. Bu işlemin temel amacı, bütçeden yapılan faiz ödemelerini azaltarak mali yükü hafifletmektir.
Verilen senaryoda anapara ve vade sabit kalırken faiz oranının %20\%20'den %12\%12'ye düşürülmesi, literatürde tam olarak 'Borç Konversiyonu' işlemini tanımlamaktadır. Bu işlem, piyasa faizlerinin düşük olduğu dönemlerde devletin eski yüksek maliyetli borçlarını daha ucuz maliyetli olanlarla değiştirmesini sağlayarak bütçe üzerindeki faiz ödemesi baskısını azaltır.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki verilerin analiz edilmesi
Vadenin (44 yıl) ve anapara tutarının (1010 milyon TL) sabit kaldığı, ancak nominal faiz oranının (%20(\%20'den %12\%12'ye) düştüğü görülmektedir.
Borç yönetimi türünü belirlemek için hangi parametrelerin değiştiğini tespit etmek gerekir.
2
Borç yönetimi kavramıyla eşleştirme yapılması
Vade değişmeden sadece faiz oranının düşürülmesi işlemi 'Borç Konversiyonu' (Değiştirimi) olarak tanımlanır.
Konversiyonun temel ayırt edici özelliği faiz yükünün (borç servis maliyetinin) azaltılmasıdır.
3
Ekonomik sonucun değerlendirilmesi
Daha düşük faiz oranı, yıllık faiz giderlerinin azalması ve bütçe dengesinin iyileşmesi anlamına gelir.
Konversiyonun birincil amacı bütçe disiplinine katkı sağlamak ve faiz yükünü hafifletmektir.

Anahtar Kavram

Borç Konversiyonu (Değiştirimi)
Soru 180Soru

Bütçe açıklarının finansmanında başvurulan 'borcun paraya çevrilmesi' (monetizasyon) yöntemi, devletin piyasadan (halktan ve bankalardan) borçlanma araçları ihraç ederek fon toplamasından temel olarak hangi yönüyle ayrılmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkez Bankası kaynaklarının kullanımı sonucu parasal tabanda genişlemeye ve senyoraj geliri elde edilmesine yol açması

Cevap

Borcun paraya çevrilmesi (monetizasyon), Merkez Bankası kaynaklarının kullanımıyla parasal tabanda genişlemeye yol açarak senyoraj geliri elde edilmesini sağlar.
Doğru seçenek, monetizasyonun özünü oluşturan Merkez Bankası kaynaklı finansmanın parasal tabanı genişlettiğini ve devlete senyoraj geliri sağladığını ifade etmektedir. Piyasadan borçlanmada devlet mevcut tasarrufları ödünç alırken, monetizasyonda Merkez Bankası aracılığıyla yeni satın alma gücü (para) yaratılır.

Adım Adım Çözüm

1
Borçlanma yöntemlerinin karşılaştırılması
Piyasadan borçlanma mevcut paranın transferi iken, monetizasyon yeni para yaratımıdır.
Monetizasyonun temel farkını anlamak için paranın kaynağından nereye gittiğini belirlemek gerekir.
2
Parasal etkilerin analizi
Merkez Bankası bilançosunun aktifindeki artış (kamuya açılan kredi), pasifteki emisyon veya rezerv miktarını artırır.
Parasal tabandaki bu artış, bütçe açığının enflasyon vergisi (senyoraj) ile finanse edildiğini gösterir.
3
Sonuçlandırma
Monetizasyon, piyasadan kaynak çekmek yerine para arzını artırarak finansman sağladığı için diğer yöntemlerden ayrılır.
Senyoraj geliri, devletin para basma imtiyazından kaynaklanan bir gelirdir ve monetizasyonun doğal sonucudur.

Anahtar Kavram

Monetizasyon ve Enflasyonist Finansman
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 9 / 10Sonraki
Kamu Borçlarının Yönetimi Alıştırma Soruları — KPSS Maliye — Sayfa 9 | Examkin