Kamu Giderlerinin Artış Nedenleri ve Teoriler

255 soru

Soru 61Soru

Peacock ve Wiseman tarafından geliştirilen Sıçrama Tezi'ne göre; savaş, doğal afet veya büyük ekonomik krizler gibi toplumsal sarsıntı dönemlerinde kamu harcamalarının aniden artması ve bu sarsıntı sona erdikten sonra harcamaların kriz öncesi seviyesine geri dönmemesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sarsıntı döneminde toplumun vergi tahammül seviyesinin yükselmesi ve kriz sırasında fark edilen yeni sosyal ihtiyaçların (gözlem etkisi) karşılanmaya devam etmesi

Cevap

Sarsıntı döneminde toplumun vergi tahammül seviyesinin yükselmesi ve kriz sırasında fark edilen yeni sosyal ihtiyaçların (gözlem etkisi) karşılanmaya devam etmesi
Sıçrama Tezi'ne göre, normal dönemlerde kamu harcamalarının artışını sınırlayan en büyük engel toplumun 'vergi tahammülü'dür. Savaş veya kriz gibi sarsıntı dönemlerinde bu tahammül eşiği yükselir (Yerinden Etme Etkisi). Sarsıntı sırasında devletin daha önce fark etmediği sosyal ihtiyaçlar ortaya çıkar (Gözlem Etkisi). Kriz bittikten sonra vergi yükü kriz öncesi seviyeye düşmez çünkü toplum bu yeni harcama düzeyini kabullenmiş ve yeni hizmetlerin devamını talep eder hale gelmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Teorik çerçevenin belirlenmesi
Peacock ve Wiseman'ın harcama artışını basamaklı (süreksiz) bir süreç olarak tanımladığının anlaşılması.
Wagner'in sürekli artış modelinden farkını ayırt etmek gerekir.
2
Mekanizmanın analiz edilmesi
Sarsıntı -> Vergi Tahammülü Artışı -> Yerinden Etme -> Gözlem Etkisi zincirinin kurulması.
Harcamaların neden kriz öncesine dönmediğini açıklayan temel unsurların tespiti içindir.
3
Doğru nedenin tespiti
Mükelleflerin kriz anındaki yüksek vergi yüküne alışması ve krizde fark edilen (Gözlem Etkisi) ihtiyaçların kalıcı olması.
Sıçrama Tezi'nin özünü oluşturan psikolojik ve sosyal faktörlerin birleşimidir.

Anahtar Kavram

Sıçrama Tezi ve Vergi Tahammülü

İpuçları

1
Bu teori, harcamaların sürekli değil, basamaklar şeklinde (merdiven gibi) arttığını savunur.
2
Harcamaların artışını frenleyen 'vergi direnci'nin kriz anlarında nasıl kırıldığına odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Yoğunlaşma Etkisi ile Gözlem Etkisi arasındaki farkları içeren bir soru ile pekiştirme yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 62Soru

Adolph Wagner tarafından ileri sürülen 'Devlet Faaliyetlerinin Sürekli Artış Kanunu' çerçevesinde, sanayileşen toplumlarda kamu harcamalarının artış seyri ve bu artışı tetikleyen temel mekanizma hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekonomik büyüme ve toplumsal ilerlemeye bağlı olarak kamu harcamaları, gayrisafi yurt içi hasıladan daha hızlı ve içsel (endojen) bir şekilde artar.

Cevap

Ekonomik büyüme ve toplumsal ilerlemeye bağlı olarak kamu harcamalarının, milli gelirden (GSYH) daha hızlı ve içsel (endojen) bir şekilde artması Wagner Kanunu'nun temel öngörüsüdür.
Doğru ifade, Wagner'in 'içsel artış' vurgusunu ve kamu harcamalarının milli gelire oranla daha hızlı arttığı (nisbi artış) gerçeğini tam olarak yansıtmaktadır. Wagner, sanayileşmiş ülkelerin tarihsel verilerini inceleyerek devletin hem niceliksel hem de niteliksel olarak genişlemesinin kaçınılmaz bir 'kanun' olduğunu ileri sürmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Wagner'in temel varsayımını belirlemek
Artış içsel (endojen) niteliktedir.
Wagner, kamu harcamalarının artışını dışsal şoklara (savaş vb.) değil, sanayileşmenin getirdiği içsel toplumsal ihtiyaçlara bağlar.
2
Harcama artışının hızını analiz etmek
Kamu harcamalarının milli gelire oranı artar.
Teoriye göre kamu harcamalarının gelir esnekliği birden büyüktür (Ey>1E_y > 1), bu da harcamaların milli gelirden daha hızlı büyümesi demektir.
3
Artışı tetikleyen nedenleri sınıflandırmak
Hukuki düzenlemeler, sosyal hizmetler ve ekonomik tekellerin denetimi.
Sanayileşme ile birlikte toplum karmaşıklaşır ve devletin bu alanlardaki faaliyet hacmi organik olarak genişler.

Anahtar Kavram

Devlet Faaliyetlerinin Sürekli Artış Kanunu (Endojen Artış)

Daha Fazla Pratik

Wagner Kanunu ile Peacock-Wiseman Sıçrama Tezi arasındaki temel farkın 'içsel vs dışsal' nedenler olduğunu pekiştirmek için iki teoriyi karşılaştıran bir tabloyu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 5s
Soru 63Soru

Bir ülkede artan çevre kirliliğiyle mücadele etmek amacıyla kamu tarafından sunulan çevresel denetim ve koruma hizmetlerinin kapsamının genişletilmesi sonucunda toplam kamu harcamalarında meydana gelen artış aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gerçek artış

Cevap

Kamu hizmetlerinin kapsamının genişlemesi ve yeni hizmetlerin sunulması 'Gerçek artış' olarak tanımlanır.
Kamu harcamalarındaki artış, sunulan kamu hizmetlerinin miktarındaki artıştan veya kalitesindeki iyileşmeden kaynaklanıyorsa bu durum gerçek artış olarak adlandırılır. Çevre kirliliğiyle mücadele kapsamında sunulan hizmetlerin çeşitlendirilmesi, devletin sunduğu reel hizmet hacminin büyümesi anlamına geldiği için gerçek bir harcama artışıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Artışın nedenini belirleme
Artışın çevresel denetim ve koruma hizmetlerinin kapsamının genişletilmesinden kaynaklandığı tespit edilir.
Artışın niteliğini (reel mi nominal mi) anlamak için kaynağı analiz edilmelidir.
2
Hizmet hacmi kontrolü yapma
Sunulan hizmetin miktarında ve topluma sağlanan faydada mutlak bir artış olduğu görülür.
Eğer hizmetin kalitesi veya miktarı artıyorsa bu gerçek bir artıştır.
3
Sınıflandırma yapma
Harcama artışı 'Gerçek Artış' kategorisine dahil edilir.
Görünüşte artışların aksine burada toplumsal refahı doğrudan etkileyen bir hizmet genişlemesi söz konusudur.

Anahtar Kavram

Gerçek ve Görünüşte Artış Ayrımı
Tahmini Süre:45s
Soru 64Soru

Kamu harcamalarının bütçe açıkları ve borçlanma yoluyla finanse edilerek vergi yükünün geleceğe ertelenmesi sonucunda, seçmenlerin bu harcamaların gerçek maliyetini olduğundan daha düşük algılamaları durumu aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mali illüzyon

Cevap

Kamu harcamalarının finansman yöntemleri nedeniyle maliyetin seçmenler tarafından olduğundan az algılanması 'mali illüzyon' olarak adlandırılır.
Mali illüzyon yaklaşımı, kamu harcamalarının finansmanında kullanılan dolaylı vergiler, karmaşık vergi yapıları ve borçlanma gibi yöntemlerin, mükelleflerin gerçek vergi yükünü görmelerini engelleyerek kamu harcamalarına olan talebi yapay bir şekilde artırdığını savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Finansman yönteminin analiz edilmesi
Borçlanma ve bütçe açıkları, vergi yükünü geleceğe erteleyerek güncel seçmen üzerindeki baskıyı hafifletir.
Harcamanın maliyetinin (verginin) harcamanın yapıldığı andan koparılması, seçmende bir aldanma yaratır.
2
Kavramsal eşleştirme yapılması
Vergi yükünün tam olarak hissedilememesi veya eksik algılanması durumu literatürde 'mali illüzyon' (mali aldanma) olarak tanımlanır.
Amilcare Puviani tarafından temelleri atılan bu yaklaşım, seçmenlerin mali süreçleri tam olarak değerlendirememesi üzerine kuruludur.

Anahtar Kavram

Mali İllüzyon Yaklaşımı
Tahmini Süre:45s
Soru 65Soru

Kamu kesiminde verimlilik artışının düşük olduğu emek-yoğun hizmetlerin (eğitim, sağlık, güvenlik gibi) maliyetlerinin, verimlilik artışının yüksek olduğu imalat sektöründeki ücret artışlarından etkilenerek yükselmesi sonucunda kamu harcamalarının artış göstermesi literatürde aşağıdakilerden hangisiyle tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Baumol Hastalığı

Cevap

Kamu kesimindeki verimlilik artışının düşüklüğü ile özel sektördeki ücret artışlarının kamu maliyetlerine yansımasını açıklayan kavram Baumol Hastalığıdır.
Baumol Hastalığı veya Dengesiz Büyüme Modeli; verimlilik artışı düşük olan kamu hizmetlerinde (emek-yoğun), özel sektördeki (teknoloji-yoğun) verimlilik artışına bağlı ücret yükselmelerinin taklit edilmesi sonucu maliyetlerin kaçınılmaz olarak artacağını savunur. Bu durum kamu harcamalarının gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payının artmasına neden olan temel yapısal faktörlerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Sektörel ayrımı analiz etme
Ekonomi; teknolojik gelişmenin yüksek olduğu 'ilerici sektör' (özel imalat) ve emek-yoğun 'durağan sektör' (kamu hizmetleri) olarak ikiye ayrılır.
Baumol modelinin temel varsayımı sektörler arası verimlilik farkıdır.
2
Ücret mekanizmasını belirleme
Özel sektörde verimlilik artışı nedeniyle yükselen ücretler, kamu sektöründe çalışanların da benzer ücret taleplerine yol açar (ücret eşitliği).
İşgücünün sektörler arası mobilitesi ücretlerin birbirine yakınlaşmasını zorunlu kılar.
3
Maliyet etkisini sonuçlandırma
Kamu kesiminde verimlilik artışı olmamasına rağmen ücretlerin artması, sunulan hizmetin birim maliyetini yükseltir ve toplam harcamaları artırır.
Verimlilik artışı ile telafi edilemeyen her ücret artışı maliyet artışı demektir.

Anahtar Kavram

Baumol Hastalığı (Dengesiz Büyüme Modeli): Sektörler arası verimlilik farkı ve ücret etkileşimi.
Soru 66Soru

Bir ülkenin kamu maliyesini inceleyen bir uzman; devletin topluma sunduğu hizmetlerin miktarında, kalitesinde veya çeşitliliğinde herhangi bir genişleme olmadığını, ancak bütçe verilerine göre kamu harcamalarının parasal (itibari) olarak bir önceki yıla göre önemli ölçüde arttığını saptamıştır. Buna göre, söz konusu uzmanın tespit ettiği 'görünüşte artış' durumu aşağıdaki gelişmelerden hangisiyle doğrudan açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genel fiyat düzeyindeki yükseliş (enflasyon) nedeniyle kamu mal ve hizmet alımlarının maliyetinin artması

Cevap

Genel fiyat düzeyindeki yükseliş (enflasyon) nedeniyle kamu mal ve hizmet alımlarının maliyetinin artması
Kamu harcamalarında görünüşte artış, sunulan hizmetin reel hacmi değişmediği halde sadece para biriminin değer kaybı veya muhasebe yöntemlerindeki değişiklikler (safi usulden gayrisafi usule geçiş gibi) nedeniyle harcama rakamlarının yükselmesidir. Paranın satın alma gücündeki düşüş (enflasyon), aynı miktar kamu hizmetini üretmek için daha fazla nominal ödenek kullanılmasını gerektirir, bu da harcamaların sadece 'görünüşte' arttığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanımı Analiz Etme
Görünüşte artış; kamu hizmetlerinin miktar ve kalitesi değişmeden harcamaların sadece nominal (rakamsal) olarak büyümesidir.
Soruda verilen senaryodaki artışın niteliğini belirlemek için literatürdeki karşılığını anlamak gerekir.
2
Seçenekleri Sınıflandırma
Şehirleşme, yeni fonksiyonlar, Wagner Kanunu ve savunma ihtiyaçları 'gerçek artış' nedenleridir; enflasyon ise 'görünüşte artış' nedenidir.
Gerçek ve görünüşte artış nedenleri arasındaki temel fark, toplumsal refah ve hizmet hacmindeki değişimdir.
3
Doğru Seçeneği Belirleme
Enflasyon seçeneği işaretlenir.
Paranın satın alma gücündeki düşüş, hizmet kalitesi artmasa bile harcama rakamlarını büyüttüğü için sorudaki senaryo ile tam örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Görünüşte Artış vs. Gerçek Artış Ayrımı

İpuçları

1
Görünüşte artışta devletin sunduğu mal ve hizmetlerin miktarında (reel hacminde) bir değişim olmaz.
2
Seçenekler arasında sadece rakamsal büyüme yaratan, ancak hizmet kalitesini iyileştirmeyen faktörü (örneğin paranın değer kaybı) arayın.

Daha Fazla Pratik

Bütçe kayıt yöntemlerinden safi usulden gayrisafi usule geçilmesinin harcama rakamları üzerindeki etkisini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 67Soru

Kamu ekonomisinde, devletin sunduğu hizmetlerin finansmanında dolaylı vergilerin ve borçlanmanın ağırlıklı olarak kullanılması nedeniyle; mükelleflerin üzerlerindeki gerçek vergi yükünü olduğundan daha düşük algılamaları ve bu sebeple kamu harcamalarındaki genişlemeye karşı direnç göstermemeleri durumu aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mali İllüzyon Yaklaşımı

Cevap

Mali İllüzyon Yaklaşımı
Mali İllüzyon Yaklaşımı, mükelleflerin kamu harcamalarının gerçek maliyetini (vergi yükünü) finansman yöntemleri nedeniyle tam olarak hissedememeleri durumudur. Özellikle vergilerin fiyatların içine gizlendiği dolaylı vergiler ve yükün geleceğe devredildiği borçlanma yöntemleri bu aldanmayı tetikler.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram analizi yapılması
Mükelleflerin maliyetleri olduğundan düşük algılaması
Soruda vurgulanan 'vergi yükünü gerçekte olduğundan düşük algılama' ifadesi illüzyon (yanılsama) kavramına işaret eder.
2
Finansman yöntemlerinin değerlendirilmesi
Dolaylı vergiler ve borçlanma
Amilcare Puviani tarafından geliştirilen bu teoride, dolaylı vergilerin fiyatların içine gizlenmesi veya borçlanma ile yükün geleceğe atılması algıyı zayıflatır.

Anahtar Kavram

Mali İllüzyon (Mali Aldanma)

İpuçları

1
Mükelleflerin vergi yükünü hissetme biçimiyle ilgili bir psikolojik duruma odaklanın.
2
Amilcare Puviani tarafından ortaya atılan ve 'aldanma' anlamına gelen kavramı hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Mali illüzyonun en önemli araçları olan dolaylı vergiler ve mali sürüklenme konularına göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 68Soru

Peacock ve Wiseman tarafından geliştirilen Sıçrama Tezi'ne göre; savaş, doğal afet veya büyük ekonomik krizler gibi toplumsal sarsıntı dönemlerinde halkın vergi ödeme konusundaki direncinin kırılması ve kamu harcamalarının kriz sonrası eski düşük seviyesine dönmeyerek kalıcı olarak artması süreci aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerinden etme etkisi

Cevap

Yerinden etme etkisi
Sıçrama Tezi'nde 'yerinden etme etkisi', savaş ve kriz gibi dönemlerde vergi tahammülünün (tax tolerance) artmasıyla birlikte kamu harcamalarının kriz öncesi seviyesine dönmeyerek kalıcı olarak üst bir basamağa taşınmasını ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Teorik çerçevenin belirlenmesi
Peacock ve Wiseman'ın Sıçrama Tezi
Soru kökünde sarsıntı dönemleri (savaş, kriz) ve harcamaların kalıcı artışı vurgulanmaktadır.
2
Kavram analizi
Yerinden Etme (Displacement) Etkisi
Halkın kriz döneminde artan 'vergi tahammülü' sayesinde harcamaların bir üst basamağa sıçraması ve orada kalması bu kavramla tanımlanır.

Anahtar Kavram

Sıçrama Tezi ve Yerinden Etme Etkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 69Soru

Kamu harcamalarındaki artışların tasnifinde; harcamaların nominal (rakamsal) olarak büyümesine karşın, devletin sunduğu hizmetlerin miktar ve kalitesinde bir iyileşme ya da genişleme yaşanmaması durumu 'görünüşte artış' olarak tanımlanmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kamu giderlerinde yaşanan gerçek (reel) bir artışın göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devletin sosyal refahı artırmak amacıyla yeni transfer harcamalarını programa dahil etmesi

Cevap

Devletin sosyal refahı artırmak amacıyla yeni transfer harcamalarını programa dahil etmesi seçeneği gerçek bir artışı ifade eder.
Devletin sosyal refahı artırmak amacıyla yeni harcama kalemleri (transferler gibi) oluşturması, topluma sunulan imkanların ve devletin ekonomik ağırlığının reel olarak arttığını gösterir. Bu durum, hizmetin miktar veya kalitesindeki artışı ifade ettiği için 'gerçek artış' kategorisindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Görünüşte artış kavramını analiz etme
Görünüşte artış; hizmet miktar/kalitesi sabitken bütçe rakamlarının enflasyon, muhasebe tekniği veya idari değişikliklerle büyümesidir.
Gerçek artış ile görünüşte artış arasındaki temel farkı ayırt etmek için tanım gereklidir.
2
Seçenekleri 'Hizmet Genişlemesi' kriterine göre değerlendirme
Muhasebe değişiklikleri (gayrisafi usul), enflasyon ve ödeme yöntemindeki (ayni/nakdi) değişimler hizmet miktarını artırmaz. Ancak yeni sosyal transferler devletin müdahalesini reel olarak büyütür.
Gerçek artış, devletin sunduğu hizmetlerin 'yoğunluğunda' veya 'kapsamında' bir artış gerektirir.

Anahtar Kavram

Gerçek ve Görünüşte Artış Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Wagner Kanunu (Sürekli Artış Teorisi) ile görünüşte artış nedenleri arasındaki farkları inceleyerek gerçek artışın teorik temellerini pekiştirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 70Soru

William Niskanen tarafından geliştirilen 'Bürokrasi Modeli' çerçevesinde, rasyonel bir bürokratın bütçe maksimizasyonu davranışı sonucunda ortaya çıkan kamu hizmeti üretim düzeyi ile toplumsal açıdan etkin (optimal) üretim düzeyi arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bürokrat, toplam faydanın toplam maliyete eşitlendiği (TB=TCTB=TC) noktaya kadar üretim yaparak toplumsal optimumun üzerinde bir hizmet sunar.

Cevap

Bürokratın bütçe maksimizasyonu hedefiyle toplam faydanın toplam maliyete eşit olduğu noktaya kadar üretim yapması ve bu düzeyin toplumsal optimumun üzerinde olmasıdır.
Niskanen'e göre bürokratlar, bir tekelci gibi davranarak sponsor (politikacılar) üzerindeki bilgi üstünlüğünü kullanırlar. Toplumsal refahı maksimize eden MB=MCMB=MC noktası yerine, toplam faydanın toplam maliyete eşit olduğu (TB=TCTB=TC) noktaya kadar bütçeyi genişletirler. Bu durum, kamu kesiminde 'aşırı üretim' veya 'aşırı harcama' olarak adlandırılan etkinsizliğe yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Bürokratın amacını tanımlayın.
Bürokratın amacı net toplumsal faydayı değil, kendi birimine tahsis edilen toplam bütçeyi (TBTB) maksimize etmektir.
Bütçe büyüklüğü bürokrata güç, statü, maaş artışı ve geniş çalışma ekibi sağlar.
2
Denge noktasını (üretim düzeyini) belirleyin.
Üretim, sponsorun (meclisin) toplam faydayı toplam maliyete eşit gördüğü (TB=TCTB = TC) noktada durur.
Bu noktada toplam net fayda sıfırdır; sponsor daha fazla bütçe artışına onay vermez ancak bu noktaya kadar bürokrat tarafından ikna edilebilir.
3
Toplumsal optimum ile karşılaştırın.
Optimal düzey MB=MCMB = MC noktasındayken, bürokratik düzey TB=TCTB = TC noktasındadır (QB>QQ_B > Q^*).
Marjinal fayda pozitif olduğu sürece toplam fayda artmaya devam eder, bu da bürokratı etkin düzeyin ötesine geçmeye iter.

Anahtar Kavram

Bütçe Maksimizasyonu ve Arz-Yönlü Kamu Gider Artışı

Daha Fazla Pratik

Niskanen modelinde bürokrat ve sponsor arasındaki 'ikili tekel' (bilateral monopoly) ilişkisinin bilgi asimetrisi ile nasıl güçlendiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 71Soru

Siyasal karar alma sürecinde, belirli bir projenin yasalaşması için gereken çoğunluğu tek başına sağlayamayan bir karar vericinin (milletvekilinin), diğer üyelerin projelerine destek vermesi karşılığında kendi projesine de destek alması ve bu karşılıklı dayanışma neticesinde toplam kamu harcamalarının toplumsal açıdan optimal kabul edilen düzeyin üzerine çıkması durumu aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oy Ticareti (Logrolling)

Cevap

Oy ticareti (logrolling), siyasal karar alma sürecinde aktörlerin kendi çıkarlarına olan kararları geçirebilmek için birbirlerinin projelerine karşılıklı destek vermeleridir.
Oy ticareti (logrolling), temsilcilerin kendi seçim bölgelerine yönelik projeleri yasalaştırabilmek için diğer temsilcilerin projelerine (kendi bölgelerine fayda sağlamasa da) olumlu oy vermeleri sürecidir. Bu durum, 'sen benim projeme destek ver, ben de senin projen için oy vereyim' mantığına dayandığı için toplam bütçenin ve kamu harcamalarının aşırı büyümesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki temel mekanizmayı tanımlayın.
Mekanizma: Projeler için karşılıklı destek (oy alışverişi).
Siyasal aktörlerin çoğunluğu sağlamak için kullandığı stratejiyi belirlemek gerekir.
2
Bu mekanizmanın kamu harcamaları üzerindeki etkisini analiz edin.
Sonuç: Kamu harcamalarının verimsiz bir şekilde artması.
Bireysel olarak verimsiz projelerin dayanışma ile kabul edilmesi bütçe genişlemesine yol açar.
3
Tanımlanan durumu literatürdeki kavramla eşleştirin.
Kavram: Oy Ticareti (Logrolling).
Kamu tercihi teorisinde bu tür pazarlıklar 'logrolling' olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Oy Ticareti (Logrolling)

Daha Fazla Pratik

Kamu tercihi teorisi kapsamında 'Rasyonel İhmal' (Rational Ignorance) kavramının seçmen davranışları üzerindeki etkisini inceleyen sorulara bakabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 72Soru

Peacock ve Wiseman’ın Sıçrama Tezi'ne göre, savaş veya büyük bir ekonomik kriz gibi olağanüstü dönemlerde kamu harcamalarının aniden artmasının ve bu krizler sona erdikten sonra bile eski düşük seviyesine dönmemesinin temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumun vergi ödeme konusundaki tahammül eşiğinin kriz sırasında yükselmesi

Cevap

Toplumun vergi ödeme konusundaki tahammül eşiğinin kriz sırasında yükselmesi
Doğru yanıt olan seçenek, Peacock ve Wiseman'ın 'Yerinden Etme Etkisi' (Displacement Effect) olarak adlandırdığı mekanizmayı açıklar. Teorisyenlere göre, savaş veya kriz gibi dönemlerde devletin finansman ihtiyacı artar ve halk bu olağanüstü durumda daha yüksek vergi ödemeyi kabul eder. Kriz bittiğinde ise vergi tahammülü eski düşük seviyesine geri dönmez, böylece kamu harcamaları yeni ve daha yüksek bir basamakta kalıcı hale gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Teorinin ana varsayımını belirle.
Peacock ve Wiseman, kamu harcamalarının artışını sosyal sarsıntılar (savaş, kriz vb.) üzerinden açıklar.
Sıçrama Tezi'nin temel çıkış noktası, harcamaların doğrusal değil basamaklar şeklinde artmasıdır.
2
Harcamaların neden eski seviyeye dönmediğini analiz et.
Sarsıntı döneminde artan vergiler, toplum tarafından kabul edilebilir (tahammül edilebilir) hale gelir.
Buna 'Vergi Tahammülü' veya 'Yerinden Etme Etkisi' denir; eski düşük vergi seviyesinin yerini yeni ve yüksek seviye alır.

Anahtar Kavram

Yerinden Etme Etkisi ve Vergi Tahammülü
Tahmini Süre:45s
Soru 73Soru

Kamu ekonomisinde bireylerin, devletin sunduğu hizmetlerin gerçek maliyetini (vergi yükünü) tam olarak algılayamamaları ve bu nedenle kamu harcamalarındaki artışa karşı direnç göstermemeleri "Mali İllüzyon" (Fiscal Illusion) olarak tanımlanmaktadır.

Mali illüzyon yaklaşımına ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi teorik çerçeve ile bağdaşmaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beyana dayalı gelir vergisi uygulamalarının yaygınlaşması, mükelleflerdeki mali illüzyon düzeyini artırır.

Cevap

Beyana dayalı gelir vergisi uygulamalarının yaygınlaşmasının illüzyon düzeyini artırdığı ifadesi yanlıştır; aksine bu durum mali saydamlığı artırarak illüzyonu azaltır.
Mali illüzyon, vergi yükünün gizlenmesi veya karmaşıklaştırılmasıyla ortaya çıkar. Beyana dayalı gelir vergisi ise mükellefin ödediği tutarı bizzat görmesini ve hissetmesini sağlayan, mali saydamlığı en yüksek yöntemlerden biridir. Bu nedenle, beyana dayalı vergilerin yaygınlaşması mali illüzyonu artırmaz, aksine azaltarak seçmenlerin kamu harcamalarına karşı daha duyarlı hale gelmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Mali illüzyonun temel mekanizmasını analiz etme
İllüzyon, vergi yükünün 'görünmez' veya 'hissedilmez' hale getirilmesiyle oluşur.
Teorinin merkezinde seçmenlerin maliyeti olduğundan az görmesi yatar.
2
Dolaylı ve dolaysız vergilerin görünürlüğünü karşılaştırma
Beyana dayalı (dolaysız) vergiler yüksek görünürlüğe sahipken, fiyat içindeki dolaylı vergiler düşük görünürlüğe sahiptir.
Mükellef kendi eliyle ödeme yaptığında yükü tam olarak hisseder, bu da illüzyonu kırar.
3
Borçlanma ve karmaşıklık gibi diğer unsurları değerlendirme
Borçlanma ve karmaşık mevzuatın illüzyonu artırdığı sonucuna ulaşma.
Bu unsurlar harcamanın gerçek maliyetini seçmenden saklayan tekniklerdir.

Anahtar Kavram

Mali Görünürlük ve İllüzyon İlişkisi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 74Soru

Colin Clark tarafından geliştirilen 'Kritik Sınır Yaklaşımı' uyarınca, kamu kesiminin ekonomik büyüklüğünün millî gelirin %25 düzeyini aşmasının ardından tetiklenen enflasyonist sarmalın teorik arka planındaki temel gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüksek vergi oranlarının bireylerin üretim faktörü arz etme isteğini körelterek arz yönlü maliyet artışlarına zemin hazırlaması

Cevap

Colin Clark'a göre enflasyonun nedeni, vergi yükünün %25 eşiğini aşarak bireylerin çalışma ve tasarruf isteğini azaltması, dolayısıyla arzın daralmasıyla oluşan maliyet artışlarıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, Clark'ın teorisindeki 'vergi yükünün üretim şevkini kırması' ve 'maliyet yönlü enflasyon' vurgusunu tam olarak içermektedir. Clark, kamu harcamalarının finansmanı için gereken yüksek vergilerin, ekonomik aktörlerin verimliliğini düşürerek arz şoku yarattığını savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Teorinin eşik değerini belirleme
Colin Clark, kamu harcamaları ve vergi yükünün GSYH içindeki payı için %25 oranını kritik sınır olarak belirlemiştir.
Teorinin temel varsayımı bu sayısal eşik üzerine kuruludur.
2
Davranışsal etkiyi analiz etme
Bu sınırın aşılması, marjinal vergi oranlarının yükselmesi nedeniyle bireylerin daha az çalışma ve daha az tasarruf etme eğilimine girmesine neden olur.
Yüksek vergi yükü, ikame etkisini (boş zamanın işe tercih edilmesi) tetikleyerek üretim şevkini kırar.
3
Makroekonomik sonucu saptama
Üretim faktörlerinin arzındaki azalma toplam arzı daraltır ve fiyatlar genel düzeyinde maliyet kökenli bir artış (enflasyon) meydana gelir.
Clark'a göre bu enflasyon talep değil, arz yönlü bir maliyet enflasyonudur.

Anahtar Kavram

Kritik Sınır ve Maliyet Enflasyonu İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Colin Clark'ın yaklaşımı ile Wagner Kanunu arasındaki temel farkı (organik büyüme vs. kritik sınır) incelemek konuyu pekiştirir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 75Soru

Kamu harcamalarının zaman içindeki gelişimini analiz eden bir maliye uzmanı, bütçe ödeneklerindeki yükselişin toplumun refahına doğrudan katkı sağlayan mal ve hizmet arzındaki fiili bir genişlemeden mi, yoksa sadece parasal ve teknik değişimlerden mi kaynaklandığını araştırmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu uzman tarafından devletin hizmet kapasitesindeki yapısal genişlemeyi ifade eden bir 'gerçek artış' nedeni olarak kabul edilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Teknolojik ilerlemelerle birlikte siber güvenlik ve uzay araştırmaları gibi yeni kamu hizmet alanlarının doğması

Cevap

Teknolojik ilerlemelerle birlikte yeni kamu hizmet alanlarının doğması
Teknolojik ilerlemelerle siber güvenlik veya uzay araştırmaları gibi yeni alanların kamu hizmeti kapsamına girmesi, devletin sunduğu mal ve hizmetlerin hem miktarında hem de niteliğinde fiili bir genişleme yarattığı için literatürde 'gerçek artış' olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Artışın mahiyetini tanımla.
Kamu harcamalarında artış; 'gerçek artış' (hizmet miktarında/kalitesinde artış) ve 'görünüşte artış' (parasal veya teknik nedenlerle rakamsal artış) olarak ikiye ayrılır.
Soruda istenen 'gerçek artış' nedenini belirlemek için harcamanın hizmet hacmi üzerindeki etkisi analiz edilmelidir.
2
Seçenekleri sınıflandır.
Enflasyon, bütçe tekniği ve sınır genişlemesi gibi unsurlar görünüşte artış yaratırken; teknolojik değişim devletin fonksiyonlarını genişletir.
Gerçek artış, devletin ekonomik ve sosyal hayattaki rolünün genişlemesiyle ilişkilidir.
3
Doğru sonucu belirle.
Teknolojik ilerlemelerle yeni hizmet alanlarının doğması, devletin sunduğu toplam faydayı artırdığı için gerçek bir artıştır.
Bu durum Wagner Kanunu'nda belirtilen devlet faaliyetlerinin içsel genişlemesiyle uyumludur.

Anahtar Kavram

Kamu Harcamalarında Gerçek ve Görünüşte Artış Ayrımı

İpuçları

1
Gerçek artış ile görünüşte artış arasındaki temel fark, devletin sunduğu hizmetin 'hacminde' veya 'kalitesinde' bir değişiklik olup olmamasıdır.
2
Paranın satın alma gücündeki değişimler (enflasyon) ve bütçe tekniğindeki değişiklikler her zaman görünüşte artış olarak sınıflandırılır.
3
Devletin daha önce sunmadığı bir hizmeti (örneğin teknolojik dönüşümle gelen siber savunma) sunmaya başlaması, hizmet kapasitesini fiilen artırır.

Daha Fazla Pratik

Gerçek artış nedenlerinden biri olan 'Baumol Etkisi' (Dengesiz Büyüme Modeli) ve kamu sektöründeki verimlilik sorunu arasındaki ilişkiyi inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 76Soru

Kamu giderlerinin artışını açıklayan teorilerde, mükelleflerin devlet tarafından sunulan hizmetlerin finansal maliyetini (vergi yükünü) tam olarak algılayamamaları sonucunda kamu kesiminin gereğinden fazla genişlediği ileri sürülmektedir.

Buna göre, aşağıdaki finansman yöntemlerinden hangisi bireylerin üzerlerindeki mali yükü en şeffaf şekilde görmelerini sağlayarak mali yanılsama (illüzyon) etkisini en aza indirir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gelir ve kurumlar vergisi gibi doğrudan vergilerin beyan esasına dayalı olarak toplanması

Cevap

Gelir ve kurumlar vergisi gibi doğrudan vergilerin beyan esasına dayalı olarak toplanması
Doğru yanıt olan beyan usulü, mükellefin vergi matrahını kendisinin bildirmesi ve vergiyi doğrudan ödemesi ilkesine dayanır. Bu süreç, mükellefin cebinden çıkan parayı ve devlete olan maliyetini en net şekilde hissetmesini sağlar. Puviani'nin teorisine göre, vergi ne kadar 'görünür' (visible) ise yanılsama o kadar düşük olur. Bu nedenle beyan usulü, mali illüzyon etkisini kırarak mükellefleri kamu harcamaları konusunda daha duyarlı hale getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Mali yanılsama (fiscal illusion) kavramını analiz edin.
Bireylerin vergi yükünü gerçekte olduğundan daha düşük algılaması durumudur.
Yanılsama düzeyi arttıkça kamu harcamalarına karşı toplumsal direnç azalır.
2
Vergi yükünün 'görünürlüğü' ile illüzyon arasındaki ilişkiyi kurun.
Yük ne kadar görünür ve doğrudan hissedilir ise yanılsama o kadar azalır.
Farkındalık düzeyi yüksek olan mükellef, harcama artışlarına karşı daha duyarlı olur.
3
Seçeneklerdeki yöntemleri görünürlük açısından karşılaştırın.
Beyan usulü, mükellefin ödeme sürecine aktif katılımını gerektirdiği için en şeffaf yöntemdir.
Dolaylı vergiler, borçlanma ve tevkifat (stopaj) gibi yöntemler vergi yükünü perdelerken; beyan usulü bu yükü açıkça ortaya koyar.

Anahtar Kavram

Mali Yanılsama ve Vergi Şeffaflığı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 77Soru

William Niskanen tarafından geliştirilen 'Bürokrasi Modeli' çerçevesinde, kamu kesimindeki arz yönlü gider artışının temel mekanizması düşünüldüğünde; bütçe maksimizasyonu güdüsüyle hareket eden bir bürokratın ulaştığı denge üretim düzeyi ile toplumsal refahı maksimize eden optimal üretim düzeyi arasındaki ilişki aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bürokrat, bütçesini toplam faydanın toplam maliyete eşitlendiği (TF=TMTF=TM) noktaya kadar genişletir ve toplumsal optimal düzeyin (MF=MMMF=MM) üzerinde bir üretim gerçekleştirir.

Cevap

Bürokratın bütçesini toplam faydanın toplam maliyete eşitlendiği (TF=TMTF=TM) noktaya kadar genişleterek toplumsal optimal düzeyin (MF=MMMF=MM) üzerinde üretim yapmasıdır.
Niskanen modelinde bürokratlar, yönetilen bütçenin büyüklüğünden kişisel fayda sağlarlar. Sponsor (meclis/hükümet) ile olan ikili tekel ilişkisinde, sponsorun 'toplam maliyetin toplam faydayı aşmadığı' sürece bütçeyi finanse edeceği varsayılır. Bu nedenle bürokrat, bütçesini toplam faydanın toplam maliyete eşitlendiği (TF=TMTF=TM) uç noktaya kadar zorlar. Bu nokta, marjinal faydanın marjinal maliyete eşit olduğu (MF=MMMF=MM) toplumsal etkinlik noktasından daha ileridedir; dolayısıyla kamu kesiminde aşırı üretim ve kaynak israfı (tahsis etkinsizliği) oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Bürokratın motivasyonunu tanımlama
Bürokratlar rasyonel bireyler olarak güç, prestij ve maaşlarını artırmak için yönettikleri birimin toplam bütçesini maksimize etmeye çalışırlar.
Niskanen'in temel varsayımı bürokratların faydasının bütçe büyüklüğü ile doğrudan ilişkili olmasıdır.
2
Büro ve Sponsor arasındaki ilişkiyi analiz etme
Büro hizmetin tek arz edicisi (monopol), sponsor (siyasetçi) ise tek alıcısıdır (monopson). Ancak bürokrat, maliyet yapısını daha iyi bildiği için bilgi asimetrisinden yararlanır.
Bilgi asimetrisi, bürokratın sponsoru daha yüksek bir bütçeye ikna etmesini sağlar.
3
Denge noktasını belirleme
Bürokrat, bütçe fazlası (tüketici rantı) kalmayacak şekilde üretimi TF=TMTF=TM noktasına kadar artırır. Oysa toplumsal etkinlik MF=MMMF=MM (net sosyal faydanın maksimize edildiği) noktasındadır.
Bürokrat bütçeyi marjinal fayda maliyete eşitlenince durdurmaz, toplam maliyet toplam ödeneği bitirene kadar devam eder.

Anahtar Kavram

Niskanen Bütçe Maksimizasyonu Modeli ve Tahsis Etkinsizliği

Alternatif Yöntem

Grafiksel yöntemde, TF (Toplam Fayda) eğrisinin TM (Toplam Maliyet) doğrusunu kestiği sağdaki son nokta bürokratik dengeyi, TF ile TM arasındaki dikey mesafenin en geniş olduğu (veya MF=MM olan) nokta ise sosyal optimumu gösterir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 78Soru

Kamu ekonomisinde kamu giderlerinin artışını 'arz-yönlü' bir bakış açısıyla açıklayan Niskanen Bürokrasi Modeli çerçevesinde; rasyonel bir bürokratın temel motivasyonu olan bütçe maksimizasyonu davranışı sonucunda, kurumun faaliyet düzeyi (çıktı miktarı) teorik olarak hangi noktada belirlenmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplam faydanın toplam maliyete eşitlendiği (TF=TMTF = TM) noktada

Cevap

Niskanen Bürokrasi Modeli'ne göre bürokratın bütçe maksimizasyonu davranışı, faaliyet düzeyinin toplam faydanın toplam maliyete eşit olduğu (TF=TMTF = TM) noktada belirlenmesine neden olur.
Niskanen'in modelinde bürokratlar, birer 'monopolcü arz eden' gibi davranarak siyasetçilere (finansörlere) 'ya hep ya hiç' şeklinde bütçe paketleri sunarlar. Siyasetçilerin kabul edebileceği en geniş bütçe, hizmetten sağlanan toplam faydanın bu hizmetin toplam maliyetine tam olarak eşitlendiği (TF=TMTF = TM) noktadır. Bu noktada net sosyal fayda sıfıra iner ve üretim sosyal optimumun ötesine geçer.

Adım Adım Çözüm

1
Bürokratın temel amacını belirle
Bürokratlar prestij, güç ve yan gelirlerini artırmak için kurum bütçesini maksimize etmeye çalışırlar.
Niskanen modelinde bürokrat rasyonel bir aktör olarak kendi faydasını maksimize eder.
2
Bütçe kısıtını ve denge noktasını analiz et
Bürokrat, siyasetçilerin (sponsor) toplam faydasının toplam maliyete eşit olduğu noktaya kadar bütçe talep edebilir.
Siyasetçiler, toplam maliyetin toplam faydayı aştığı bir bütçeyi onaylamayacakları için üst sınır TF=TMTF = TM noktasıdır.
3
Sosyal optimum ile karşılaştır
Sosyal optimum MF=MMMF = MM noktasındayken, bürokratik denge TF=TMTF = TM noktasındadır.
Bu durum, kamu hizmetlerinin sosyal açıdan verimli olan düzeyin yaklaşık iki katı kadar aşırı üretilmesine (over-production) yol açar.

Anahtar Kavram

Bütçe Maksimizasyonu ve Arz Yönlü Kamu Gider Artışı

İpuçları

1
Niskanen modelinin 'arz yönlü' bir yaklaşım olduğunu ve bürokratların 'monopolcü' gücünü hatırlayın.
2
Bürokratın bütçeyi ne kadar genişletebileceği, siyasetçinin bütçeyi onaylama sınırı (maliyetin faydayı aşmaması) ile sınırlıdır.

Daha Fazla Pratik

Niskanen modelindeki denge noktasının sosyal optimuma kıyasla 'aşırı üretim' (over-production) yarattığını ve bu durumun etkinsizliğe yol açtığını not edin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 79Soru

Bir ekonomide kamu harcamalarının finansmanı için gereken vergi yükünün millî gelirin %25\%25 düzeyini aşması durumunda, bireylerin çalışma azminin ve tasarruf eğiliminin azalacağı; bu durumun toplam arzda daralma yaratarak ekonomiyi bir maliyet enflasyonu sarmalına sokacağını savunan 'Kritik Sınır Yaklaşımı' aşağıdaki iktisatçılardan hangisi tarafından geliştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Colin Clark

Cevap

Colin Clark tarafından geliştirilen bu yaklaşım, vergi yükünün ve kamu harcamalarının millî gelirin dörtte birini (%25\%25) aşmasının ekonomik saikleri bozarak enflasyona neden olacağını savunur.
Colin Clark, 20. yüzyılın ortalarında yaptığı ampirik çalışmalar neticesinde, kamu harcamaları ve vergi yükünün millî gelirin %25\%25'ini geçmesi durumunda bireylerin üretim motivasyonunun azalacağını ve bunun maliyet yönlü bir enflasyona yol açacağını ileri sürmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen temel parametreleri analiz etme
%25\%25 eşiği, çalışma ve tasarruf şevkinin kırılması, maliyet enflasyonu kavramları belirlendi.
Bu kavramlar doğrudan belirli bir teorisyene işaret etmektedir.
2
Teoriyi geliştiren ismi hatırlama
Kritik Sınır Yaklaşımı'nın Colin Clark'a ait olduğu sonucuna varıldı.
Maliye literatüründe %25\%25 rakamı ve arz yönlü enflasyonist baskı Clark ile özdeşleşmiştir.

Anahtar Kavram

Kritik Sınır Yaklaşımı (%25\%25 Eşiği)

Daha Fazla Pratik

Colin Clark'ın yaklaşımının aksine, kamu harcamalarının ve vergilerin 'mali illüzyon' nedeniyle seçmenler tarafından nasıl algılandığını inceleyen Puviani yaklaşımını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 80Soru

Adolph Wagner tarafından ileri sürülen 'Devlet Faaliyetlerinin Sürekli Artış Kanunu'na göre, sanayileşme süreciyle birlikte toplumların sosyo-ekonomik yapısındaki değişimler kamu harcamalarının hem mutlak hem de nispi olarak artmasına neden olmaktadır. Bu kuramsal çerçevede, ekonomik büyüme sürecinde kamu harcamalarının gayrisafi yurt içi hasıladan (GSYI˙HGSYİH) daha hızlı artmasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamusal mal ve hizmetlerin gelir esnekliğinin birden büyük olması ve toplumsal ilerlemeyle birlikte idari ve sosyal hizmetlere duyulan ihtiyacın artması

Cevap

Kamusal mal ve hizmetlerin gelir esnekliğinin birden büyük olması ve toplumsal ilerlemeyle birlikte idari ve sosyal hizmetlere duyulan ihtiyacın artması
Wagner Kanunu'na göre, sanayileşme ve ekonomik kalkınma süreciyle birlikte devletin sosyal, idari ve kültürel faaliyetleri genişlemektedir. Bu kuramın en kritik noktası, kamusal hizmetlerin gelir esnekliğinin birden büyük olmasıdır. Bu durum, toplumun geliri arttıkça kamu hizmetlerine olan talebin daha yüksek bir oranda artması anlamına gelir ve sonuç olarak kamu harcamalarının GSYI˙HGSYİH içindeki payı (nispi payı) sürekli bir yükseliş trendine girer.

Adım Adım Çözüm

1
Wagner Kanunu'nun temel niteliğini belirle.
Artışın 'içsel' (endojen) ve 'sürekli' bir süreç olduğu tespit edilir.
Wagner, kamu harcamalarındaki artışı dışsal şoklara değil, sanayileşmenin getirdiği toplumsal ve ekonomik yapı değişimlerine bağlar.
2
Harcamaların nispi (oran olarak) artış nedenini analiz et.
Gelir esnekliği kavramı ile ilişki kurulur.
Wagner'e göre toplum geliştikçe devletin sunduğu hukuk, asayiş, eğitim ve kültür gibi hizmetler 'üstün mal' haline gelir ve bu hizmetlerin bütçe içindeki payı artar.
3
Doğru teorik gerekçeyi seçeneklerden seç.
Gelir esnekliğinin birden büyük olması (eg>1e_g > 1) gerekçesi onaylanır.
Bu durum, milli gelirdeki %1'lik artışın kamu harcamalarında %1'den daha fazla artışa yol açacağını (nispi artış) matematiksel olarak açıklar.

Anahtar Kavram

Gelir Esnekliği ve İçsel Büyüme (Wagner Kanunu)
ÖncekiSayfa 4 / 13Sonraki
Kamu Giderlerinin Artış Nedenleri ve Teoriler Alıştırma Soruları — KPSS Maliye — Sayfa 4 | Examkin