Kamu Tercihi Teorisi

168 soru

Soru 161Soru

Kamu Tercihi Teorisi (Public Choice Theory), iktisadi analiz araçlarını siyasal karar alma mekanizmalarına uygularken metodolojik açıdan 'varsayımların simetrisi' (symmetry of assumptions) ilkesini temel almaktadır.

Bu ilke uyarınca, bireyin piyasa ortamındaki davranışları ile siyasal süreçteki davranışları arasındaki ilişkiye dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birey, hem ekonomik hem de siyasal alanda aynı temel motivasyonlarla hareket eden ve kendi faydasını maksimize etmeye çalışan rasyonel bir aktördür.

Cevap

Birey, hem ekonomik hem de siyasal alanda aynı temel motivasyonlarla hareket eden ve kendi faydasını maksimize etmeye çalışan rasyonel bir aktördür.
Kamu Tercihi Teorisi'nin en temel metodolojik varsayımı olan 'varsayımların simetrisi', bireylerin piyasadaki davranış motivasyonları ile siyasal süreçteki davranış motivasyonlarının aynı olduğunu savunur. Bu yaklaşıma göre birey rasyoneldir, kendi çıkarını gözetir ve faydasını maksimize etmeye çalışır; bu durum ister bir mal satın alırken ister bir partiye oy verirken geçerlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metodolojik Bireyselcilik İlkesini Analiz Etme
Analizin birimi toplum veya devlet değil, bireydir.
Kamu Tercihi Teorisi'nde tüm siyasal olaylar bireysel tercihler üzerinden açıklanmalıdır.
2
Varsayımların Simetrisi İlkesini Uygulama
İnsan doğası piyasada (tüketici/üretici) ne ise, siyasette de (seçmen/siyasetçi) odur.
Teori, insanların farklı kurumsal yapılarda farklı kişiliklere büründüğü varsayımını (şizofrenik insan modeli) reddeder.
3
Rasyonellik ve Kendi Çıkarını Maksimize Etme Kavramlarını Birleştirme
Homo Economicus varsayımı siyasal alana taşınır.
Siyasal aktörlerin de kendi faydalarını (oy, güç, prestij, bütçe) artırmaya çalıştığı sonucuna varılır.

Anahtar Kavram

Varsayımların Simetrisi (Symmetry of Assumptions)

Daha Fazla Pratik

Niskanen'in bürokrasi modelini inceleyerek bürokratların 'bütçe maksimizasyonu' davranışının rasyonel aktör varsayımıyla ilişkisini analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 162Soru

James Buchanan ve Gordon Tullock tarafından geliştirilen 'Optimal Çoğunluk Analizi'nde, oylama nisabı (karar alma sürecine katılanların oranı) basit çoğunluktan (%50+1) oybirliğine (%100) doğru yaklaştıkça maliyet yapısında meydana gelen değişimler ve bu durumun Wicksell’in 'Gönüllü Mübadele' yaklaşımıyla olan teorik ilişkisi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oylama nisabı arttıkça dışsal maliyetler azalarak oybirliği noktasında sıfırlanır; bu durum Wicksell'e göre kamu hizmetlerinden yararlananlar ile maliyete katılanların örtüştüğü Pareto etkin bir sonuç doğurur.

Cevap

Oylama nisabı arttıkça dışsal maliyetlerin azalarak oybirliği noktasında sıfırlanması ve bu durumun Wicksell'in Pareto etkinliği öngörüsüyle örtüşmesi
Doğru olan ifade, oylama nisabının artmasının dışsal maliyetleri azaltarak oybirliği düzeyinde sıfıra indirdiğini belirtmektedir. Bu durum, James Buchanan ve Gordon Tullock'un 'Kabulün Kalkülüsü' modelinin temel bir sonucudur. Aynı zamanda Knut Wicksell'in, kamu ekonomisindeki kararların ancak oybirliğiyle alındığında 'gönüllü mübadele' niteliği taşıyacağı ve Pareto etkinliğine (kimsenin refahını azaltmadan toplum refahını artırma) hizmet edeceği yönündeki normatif önerisiyle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Buchanan-Tullock maliyet bileşenlerini analiz etme
Dışsal maliyetler (CeC_e) nisap arttıkça azalır; karar alma maliyetleri (CdC_d) nisap arttıkça artar.
Kolektif karar alma sürecinde bireylerin istemedikleri kararlara zorlanma maliyeti ile uzlaşma sağlama maliyeti arasındaki ters ilişkiyi anlamak gerekir.
2
Oybirliği (%100) kuralının etkisini değerlendirme
Oybirliğinde Ce=0C_e = 0 olur, çünkü kimse rızası dışında bir karara ortak edilmez.
Herkesin onayının alınması, azınlığın sömürülmesi riskini (dışsal maliyeti) teorik olarak ortadan kaldırır.
3
Wicksell'in yaklaşımıyla bağlantı kurma
Wicksell, oybirliği kuralının siyasal süreci 'gönüllü mübadele' (voluntary exchange) haline getirerek Pareto iyileştirmesi sağladığını savunur.
Bir kararın oybirliğiyle alınması, en az bir kişinin durumunun iyileştiğini ve kimsenin durumunun kötüleşmediğini garanti eder.

Anahtar Kavram

Optimal Çoğunluk ve Oybirliği Etkinliği

Daha Fazla Pratik

Buchanan-Tullock modelinde 'nispi oybirliği' (qualified majority) kuralının hangi durumlarda basit çoğunluğa tercih edildiğini analiz eden sorular çözülebilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 163Soru

Kamu tercihi (Public Choice) teorisi çerçevesinde siyasal karar alma sürecinde yer alan aktörlerin davranış modelleri ve aralarındaki etkileşimler incelendiğinde; seçmenlerin "rasyonel ilgisizliği" (rational ignorance) ile çıkar gruplarının ve bürokratların faaliyetleri arasındaki sistematik ilişkiye dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seçmenlerin bilgi edinme maliyetinin beklenen marjinal faydayı aşması sonucu oluşan rasyonel ilgisizlik, dar kapsamlı çıkar gruplarının yoğunlaşmış fayda arayışına karşı siyasal denetimi zayıflatarak kamu politikalarının özel menfaatler doğrultusunda şekillenmesine zemin hazırlar.

Cevap

Seçmenlerin bilgi edinme maliyetinin beklenen marjinal faydayı aşması sonucu oluşan rasyonel ilgisizliğin, çıkar gruplarının yoğunlaşmış fayda arayışına karşı siyasal denetimi zayıflatarak kamu politikalarının özel menfaatler doğrultusunda şekillenmesine zemin hazırladığını belirten ifade doğrudur.
Seçmenler için bilgi sahibi olmanın maliyeti, bu bilginin seçim sonucuna etkisinden elde edilecek faydayı aştığı için seçmenler pasif kalır. Bu 'rasyonel ilgisizlik', siyasal piyasada çıkar gruplarının kendi lehlerine (rant kollama) düzenlemeler yaptırmasını kolaylaştırır; çünkü denetlemesi gereken geniş kitle (seçmenler) bu maliyetli bilgiyi edinmekten kaçınmaktadır. Bu durum, faydası yoğunlaşmış azınlığın, maliyeti yayılmış çoğunluğu sömürmesine yol açan temel siyasal başarısızlık mekanizmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçmen Davranışını Analiz Etme
Seçmenler için bilgi edinme maliyeti (CC), bir oyun seçim sonucunu etkileme ihtimalinden doğan beklenen faydadan (MBMB) büyüktür (C>MBC > MB).
Bu durum seçmenlerin siyasal süreçte 'rasyonel ilgisiz' kalmasına neden olur.
2
Çıkar Grupları ve Rant Kollama İlişkisini Kurma
Çıkar grupları için faydalar dar bir grupta yoğunlaşmış, maliyetler ise geniş seçmen kitlesine yayılmıştır.
Olson'un kolektif eylem mantığına göre, küçük gruplar rant elde etmek için daha kolay organize olurlar.
3
Aktörler Arası Etkileşimi Değerlendirme
Seçmenlerin ilgisizliği, siyasetçilerin ve bürokratların çıkar gruplarıyla girdiği 'rant' ilişkilerinin denetlenememesine yol açar.
Denetimsizlik, kamu kaynaklarının etkin olmayan (verimsiz) alanlara transfer edilmesine (siyasal başarısızlık) neden olur.
4
Bürokrasi Modelini Test Etme
Bürokratlar bütçeyi TSB=TSCTSB = TSC noktasına kadar büyütürler, bu da toplumun istediğinden çok daha fazla üretim demektir.
Niskanen modelindeki bu sapma, rasyonel ilgisizliğin yarattığı bilgi asimetrisinden beslenir.

Anahtar Kavram

Rasyonel İlgisizlik ve Kolektif Eylem Mantığı Etkileşimi
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 164Soru

Kamu tercihi teorisi çerçevesinde, basit çoğunluk kuralının seçmen tercihlerinin sadece yönünü (evet/hayır) dikkate alıp şiddetini (yoğunluğunu) dışlaması nedeniyle ortaya çıkan etkinsizlikleri gidermeye yönelik bir mekanizma olan oylama ticareti (logrolling) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örtük (implicit) oylama ticareti, farklı projelerin tek bir yasa paketi içinde birleştirilmesiyle gerçekleşir ve bu durum, projelerin ayrı ayrı oylansalar reddedilecek olmalarına karşın toplamda negatif net sosyal fayda üreterek kabul edilmelerine yol açabilir.

Cevap

Örtük oylama ticaretinin projelerin paketlenmesi yoluyla gerçekleştiğini ve toplamda negatif net sosyal fayda durumunda bile projelerin geçmesine izin verdiğini belirten ifade doğrudur.
Örtük oylama ticareti (implicit logrolling), farklı projelerin veya önergelerin tek bir paket halinde sunularak oylanmasıdır. Bu yöntemde, projeler tek tek oylansaydı çoğunluk tarafından reddedilecek olsa bile, paket halinde sunulduklarında oyları birleştirerek (logrolling) geçebilirler. Eğer bu projelerin azınlık gruplara sağladığı toplam fayda, geri kalan topluma yüklediği toplam maliyetten düşükse (toplam net sosyal fayda negatifse), bu durum bir hükümet başarısızlığına ve toplumsal refah kaybına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Oylama ticaretinin temel mantığını analiz etme
Basit çoğunluk kuralı tercihlerin yoğunluğunu ölçemez; oylama ticareti oyların takas edilerek bu yoğunluğun sürece dahil edilmesini sağlar.
Maliye teorisinde oylama ticaretinin neden ortaya çıktığını anlamak için gereklidir.
2
Açık ve örtük oylama ticareti ayrımını yapma
Açık ticaret doğrudan oy takasıyken, örtük ticaret projelerin 'paketleme' (bundling) yöntemiyle tek bir teklif gibi sunulmasıdır.
Soru kökündeki kavramsal ayrımı doğru yapmak için gereklidir.
3
Refah etkilerini değerlendirme
Eğer projelerin yarattığı dışsal maliyetler, takas yapanların elde ettiği faydadan büyükse, net sosyal fayda negatif olmasına rağmen projeler kabul edilir.
Oylama ticaretinin hükümet başarısızlığına nasıl yol açtığını kanıtlamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Oylama Ticareti (Logrolling) ve Refah Etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 165Soru

Kamu Tercihi Teorisi'nde siyasal sürecin analizinde toplum, sınıf veya devlet gibi kolektif yapılar yerine rasyonel hareket eden tekil kişilerin temel analiz birimi olarak kabul edilmesi aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Metodolojik bireyselcilik

Cevap

Metodolojik bireyselcilik
Metodolojik bireyselcilik, Kamu Tercihi Teorisi'nin en temel direğidir. Bu varsayıma göre, toplumsal ya da siyasal tüm çıktılar, rasyonel kararlar alan bireylerin tercihlerinin bir sonucudur. Analiz, toplum gibi soyut kavramlar üzerinden değil, somut birey üzerinden yapılır.

Adım Adım Çözüm

1
Analiz birimini belirle
Analizin temeline tekil kişilerin (bireylerin) yerleştirildiği görülmektedir.
Kamu Tercihi Teorisi, siyaseti 'mübadele' olarak görür ve bu mübadelenin tarafları bireylerdir.
2
Kavramsal eşleştirme yap
Bireyi temel alan yaklaşım 'metodolojik bireyselcilik'tir.
Bu kavram, toplumsal olayların ancak bireysel eylemler ve tercihler üzerinden açıklanabileceğini savunur.

Anahtar Kavram

Metodolojik Bireyselcilik

İpuçları

1
Kamu tercihi teorisi, iktisadi analiz yöntemlerini siyasal sürece uygular.
2
İktisatta analiz birimi genellikle 'birey'dir; siyasal alanda da aynı birimin kullanıldığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Kamu tercihi teorisindeki 'Davranışsal Simetri' varsayımını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 166Soru

Bir firmanın üretim verimliliğini artırarak kâr elde etmek yerine; devletten gümrük koruması, ithalat kotası veya sübvansiyon gibi yasal ayrıcalıklar elde etmek amacıyla lobi faaliyetlerine kaynak ayırması süreci Kamu Tercihi Teorisi'nde aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rant kollama

Cevap

Rant kollama (Rent-seeking), kaynakların yeni bir üretim yerine mevcut pastadan pay almak için harcanması sürecidir.
Rant kollama, kaynakların (zaman, para, emek) yeni bir üretim yapmadan sadece devlet eliyle sağlanan yapay tekel hakları, kotalar veya sübvansiyonlar gibi transferleri elde etmek için harcanmasıdır. Bu harcamalar toplumsal refahı artırmaz, aksine kaynakların verimli alanlardan uzaklaşmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Faaliyetin niteliğini belirlemek
Firmanın üretken bir faaliyet (verimlilik artışı) yerine, bölüşümcü (ayrıcalık elde etme) bir faaliyet yürüttüğü saptanmıştır.
Rant kollama, yeni bir mal veya hizmet üretmeden yasal ve idari mekanizmalar aracılığıyla gelir transferi sağlama çabasıdır.
2
Kavramsal eşleştirmeyi yapmak
Tanımlanan süreç Gordon Tullock ve Anne Krueger tarafından geliştirilen 'rant kollama' kavramına karşılık gelmektedir.
Lobi faaliyetleri için harcanan kaynaklar toplumsal açıdan bir 'israf' olarak görülür ve bu durum rant kollamanın temel özelliğidir.

Anahtar Kavram

Rant kollama, kaynakların üretken olmayan (unproductive) alanlarda kullanılmasına ve toplumsal refah kaybına yol açar.
Tahmini Süre:45s
Soru 167Soru

Kamu tercihi teorisinde, demokratik karar alma süreçlerinin tutarlılığı seçmenlerin tercih yapısına bağlıdır. Aşağıdaki tabloda üç farklı seçmenin (S1,S2,S3S_1, S_2, S_3), bir yerel yönetim tarafından planlanan üç farklı kamu harcaması düzeyi (D1D_1: Düşük, D2D_2: Orta, D3D_3: Yüksek) üzerindeki tercih sıralamaları verilmiştir:

Seçmen1. Tercih2. Tercih3. Tercih
S1S_1D1D_1D2D_2D3D_3
S2S_2D2D_2D1D_1D3D_3
S3S_3D3D_3D2D_2D1D_1

Tablodaki verilere göre, tüm seçmenlerin tercihlerinin "tek doruklu" (single-peaked) olması durumunda, çoğunluk kuralı altında D2D_2 harcama düzeyinin istikrarlı bir şekilde seçilmesini sağlayan ve Kenneth Arrow’un İmkansızlık Teoremi’ndeki tutarsızlıkları bu bağlamda aşan teorem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Medyan Seçmen Teoremi

Cevap

Medyan Seçmen Teoremi, tek doruklu tercihler varsayımı altında çoğunluk kuralının istikrarlı bir sonuç üretmesini sağlar.
Medyan Seçmen Teoremi, seçmenlerin tercihlerinin tek bir zirve noktasına sahip olması (tek dorukluluk) durumunda, çoğunluk kuralının her zaman bir galip (Condorcet kazananı) üreteceğini ve bu galibin medyan seçmenin en çok tercih ettiği seçenek olacağını öngörür. Tablodaki D2D_2 düzeyi, harcama yelpazesinin merkezinde yer aldığı için bu teorem gereği seçilen sonuçtur.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki tercih yapısını analiz edin.
Seçmenlerin tercihleri incelendiğinde; S1S_1 düşük, S2S_2 orta ve S3S_3 yüksek harcama düzeyini ilk sıraya koymuştur. İkinci tercihlerde ise uç noktalardan merkeze veya merkezden uçlara bir geçiş vardır (tek doruklu yapı).
Teoremin uygulanabilmesi için tercihlerde "tek dorukluluk" şartının sağlanıp sağlanmadığını belirlemek gerekir.
2
Medyan seçmeni belirleyin.
Harcama düzeyleri D1D2D3D_1 - D_2 - D_3 şeklinde bir eksene dizildiğinde, bu yelpazenin tam ortasında (medyan) yer alan tercih D2D_2 düzeyidir.
Çoğunluk kuralı altında oylama sonucunu belirleyen kişi, ideolojik veya ekonomik yelpazenin ortasındaki seçmendir.
3
Sonucu teorik çerçeve ile eşleştirin.
Tabloda görüldüğü üzere D2D_2 seçeneği hem S2S_2'nin ilk tercihi hem de diğer seçmenlerin rasyonel geçiş noktasıdır. Bu durum Medyan Seçmen Teoremi ile açıklanır.
Arrow'un İmkansızlık Teoremi'ndeki "Sınırsız Tanım Aralığı" aksiyomu kısıtlandığında (tek dorukluluk varsayıldığında), Medyan Seçmen Teoremi tutarlı bir sonuç üretir.

Anahtar Kavram

Medyan Seçmen Teoremi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 168Soru

Kamu tercihi (Public Choice) teorisi perspektifinden; seçmenlerin 'rasyonel cehalet' (rational ignorance) eğilimi ile bürokratların 'bütçe maksimizasyonu' (budget maximization) davranışı sergilemelerinin siyasal karar alma mekanizması üzerindeki bileşik etkisi düşünüldüğünde, ortaya çıkan temel aksaklık aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Denetim maliyetlerinin yüksekliği ve bilgi asimetrisi nedeniyle kamu hizmetleri, sosyal açıdan optimal üretim seviyesinin üzerinde bir düzeyde sunulur.

Cevap

Kamu tercihi teorisine göre; seçmenlerin rasyonel cehaleti ve bürokratların bütçe maksimizasyonu güdüsü birleştiğinde, kamu hizmetleri sosyal açıdan optimal olan düzeyin üzerinde üretilerek kamu kesiminin aşırı büyümesine neden olur.
Kamu tercihi teorisinde Anthony Downs tarafından ortaya atılan 'rasyonel cehalet' kavramı, seçmenlerin siyasal süreçleri denetleme motivasyonunun düşüklüğünü açıklar. William Niskanen tarafından geliştirilen 'bürokrasi modeli' ise bürokratların bütçelerini maksimize etme eğiliminde olduğunu belirtir. Bu iki durum birleştiğinde; denetlemeyen bir toplum ve bütçeyi şişirmek isteyen bir bürokrasi, kamu kesiminin sosyal optimal (etkin) düzeyin üzerinde büyümesine ve kaynak israfına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Seçmenlerin rasyonel cehalet kavramını analiz etmek.
Seçmenlerin, tek bir oyun sonucu etkileme ihtimalinin düşüklüğü nedeniyle siyasal bilgi edinme maliyetine katlanmaması.
Bu durum, siyasal karar alıcılardan biri olan bürokratlar üzerinde etkin bir halk denetiminin oluşmasını engeller.
2
Bürokratların Niskanen modeline göre davranışını değerlendirmek.
Bürokratların; güç, prestij ve maaş gibi kişisel faydalarını artırmak için yönettikleri birimin bütçesini maksimize etmeye çalışmaları.
Bürokratlar, hizmetin üretim maliyeti hakkında siyasetçilere kıyasla daha fazla bilgiye (bilgi asimetrisi) sahiptir.
3
İki aktörün etkileşiminin sonucunu saptamak.
Denetimsiz kalan ve bütçe büyütme motivasyonu olan bürokratların, kamu hizmeti arzını sosyal marjinal faydanın marjinal maliyete eşit olduğu (MB=MCMB=MC) noktanın ötesine taşıması.
Sonuç olarak kamu kesimi, sosyal refahın maksimize edildiği seviyenin üzerinde bir büyüklüğe ulaşır (etkinsizlik).

Anahtar Kavram

Siyasal Sürecin Aktörleri ve Kamu Kesiminin Aşırı Büyümesi
ÖncekiSayfa 9 / 9
Kamu Tercihi Teorisi Alıştırma Soruları — KPSS Maliye — Sayfa 9 | Examkin