Kamu Tercihi Teorisi

168 soru

Soru 141Soru

Buchanan ve Tullock tarafından geliştirilen "Oybirliği Analizi" (The Calculus of Consent) modeline göre, kolektif karar alma sürecinde oylama nisabı (karar için gereken oy sayısı) bir kişiden başlayarak oybirliğine doğru arttıkça, maliyetlerin değişimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karar alma maliyetleri artarken, dışsal maliyetler azalır.

Cevap

Karar alma maliyetleri artarken, dışsal maliyetlerin azalması doğru bir ilişkidir.
Buchanan ve Tullock'un 'The Calculus of Consent' modelinde, oylama nisabı (karar eşiği) yükseldikçe, topluluğun bir üyesinin istemediği bir kararın alınma ihtimali azalır; bu da dışsal maliyetleri düşürür. Ancak, karar almak için daha fazla kişiyi ikna etme zorunluluğu, pazarlık ve zaman maliyetlerini yani karar alma maliyetlerini artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Dışsal maliyetlerin (CeC_e) nisapla ilişkisini analiz et.
CeC_e azalır.
Karar için gereken kişi sayısı arttıkça, bir bireyin kendi tercihi dışındaki bir karara (dışsallığa) maruz kalma riski azalır.
2
Karar alma maliyetlerinin (CdC_d) nisapla ilişkisini analiz et.
CdC_d artar.
Daha fazla kişiyi ikna etmek ve ortak bir paydada buluşmak için gereken zaman ve çaba (işlem maliyetleri) artar.
3
İki maliyeti birleştirerek toplam maliyet fonksiyonunu oluştur.
Ctoplam=Ce+CdC_{toplam} = C_e + C_d
Optimal kural, bu iki zıt yönlü maliyetin toplamının en düşük olduğu noktada belirlenir.

Anahtar Kavram

Buchanan-Tullock Oylama Maliyetleri

Daha Fazla Pratik

Wicksell'in Oybirliği Kuralı ile Buchanan-Tullock modeli arasındaki teorik farkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 142Soru

Kamu Tercihi Teorisi, iktisat biliminin analiz yöntemlerini siyasal karar alma süreçlerine uygularken; seçmenlerin, siyasetçilerin ve bürokratların davranışlarını belirli bir temel motivasyon çerçevesinde açıklar.

Buna göre, Kamu Tercihi Teorisi'nin metodolojik olarak tüm siyasal aktörler için geçerli saydığı temel varsayım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireylerin rasyonel olduğu ve kişisel faydalarını en üst düzeye çıkarmaya çalıştığı varsayımı

Cevap

Bireylerin rasyonel olduğu ve kişisel faydalarını en üst düzeye çıkarmaya çalıştığı varsayımı
Kamu Tercihi Teorisi'nin temel metodolojik direği, iktisat biliminde kullanılan 'Rasyonel Aktör' varsayımıdır. Bu varsayıma göre, bireyler kısıtlı imkanlar altında kendi tatminlerini veya faydalarını en üst düzeye çıkarmaya çalışırlar. Teori, bu davranış kalıbının sadece piyasada değil, siyasal karar alma süreçlerinde de geçerli olduğunu savunarak tüm siyasal aktörlerin (seçmen, siyasetçi, bürokrat) rasyonel ve kendi çıkarını düşünen varlıklar olduğunu kabul eder.

Adım Adım Çözüm

1
Kamu Tercihi Teorisi'nin tanımını ve kapsamını hatırla.
Bu teori, siyaseti 'iktisadi yöntemlerle' inceleyen bir disiplindir.
Soruda istenen metodolojik temeli bulmak için teorinin hangi varsayımları iktisattan ödünç aldığını belirlemek gerekir.
2
İktisadi analiz yönteminin temelindeki insan davranış modelini (homo economicus) siyasal aktörlere uyarla.
Seçmen, siyasetçi ve bürokratların da piyasadaki tüketiciler gibi kendi faydalarını maksimize etmeye çalıştıkları varsayılır.
Teorinin 'davranışsal simetri' prensibi gereği, insanların farklı alanlarda farklı motivasyonlarla hareket etmediği kabul edilir.

Anahtar Kavram

Rasyonel Aktör (Homo Economicus) Varsayımı

Daha Fazla Pratik

Bireylerin piyasa ve siyaset alanındaki davranış benzerliğini ifade eden 'Davranışsal Simetri' kavramını inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 143Soru

Politik konjonktür teorileri, siyasal karar alıcıların seçim kazanma veya ideolojik hedeflerini gerçekleştirme amacıyla makroekonomik değişkenleri manipüle ettiklerini savunur. Bu yaklaşımlar içerisinde, seçmenlerin "uyumcu (adaptif) beklentilere" sahip olduğu varsayımı altında, iktidarın ideolojisinden bağımsız olarak seçimleri kazanmak amacıyla seçim öncesinde genişlemeci politikalarla işsizliği azalttığını, seçim sonrasında ise ortaya çıkan enflasyonu düşürmek için daraltıcı politikalara başvurduğunu ileri süren model aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nordhaus'un Fırsatçı Politik Konjonktür Modeli

Cevap

Nordhaus'un Fırsatçı Politik Konjonktür Modeli
William Nordhaus tarafından geliştirilen Fırsatçı Politik Konjonktür Modeli, politikacıların temel amacının oy maksimizasyonu olduğunu ve seçmenlerin uyumcu beklentileri nedeniyle seçim öncesindeki genişlemeci politikaların (düşük işsizlik) etkisine kapıldıklarını savunur. Seçim kazanıldıktan sonra ise aşırı genişlemenin yarattığı enflasyonu dizginlemek için daraltıcı politikalar uygulanır, böylece siyasal bir iş çevrimi oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Seçmen beklentilerinin türünü belirle.
Soruda belirtilen "uyumcu (adaptif) beklentiler", seçmenlerin gelecek hakkında karar verirken geçmiş tecrübelerine dayandığını gösterir.
Uyumcu beklentiler varsayımı, iktidarın kısa dönemli Phillips eğrisi üzerindeki takas (enflasyon-işsizlik) mekanizmasını kullanarak seçmeni yanıltmasına imkan tanır.
2
Politika yapıcıların temel motivasyonunu analiz et.
İktidarın ideolojiden bağımsız olarak sadece seçim kazanmaya (oy maksimizasyonu) odaklanması "fırsatçı" (opportunistic) bir davranıştır.
Fırsatçı modellerde iktidar partisi, ideolojik hedeflerden ziyade koltukta kalmayı hedefler.
3
Seçim zamanlamasına göre ekonomik döngüyü eşleştir.
Seçim öncesi genişleme (düşük işsizlik) ve seçim sonrası daralma (enflasyonla mücadele) döngüsü William Nordhaus tarafından tanımlanmıştır.
Nordhaus, politikacıların seçim takvimine göre ekonomide yapay bir iş çevrimi yarattığını bilimsel olarak modellemiştir.

Anahtar Kavram

Nordhaus'un Fırsatçı Politik Konjonktür Modeli'ne göre, uyumcu beklentilere sahip seçmenler seçim öncesindeki ekonomik bolluğa bakarak oy verirler; iktidar ise bu yanılsamayı kullanarak seçim sonrası maliyetli (enflasyonist) bir yapıya zemin hazırlar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 144Soru

Siyasal karar alma sürecinde seçmenlerin veya temsilcilerin, farklı projeler üzerindeki tercih yoğunluklarını dikkate alarak gerçekleştirdikleri 'oy takası' sonucunda, net sosyal faydası negatif olan projelerin dahi kabul edilmesine yol açabilen oylama mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oylama Ticareti (Logrolling)

Cevap

Oylama Ticareti (Logrolling)
Oylama ticareti (logrolling), seçmenlerin veya temsilcilerin farklı konular üzerindeki tercih şiddetlerini dikkate alarak, kendileri için çok önemli olan bir teklifin geçmesi karşılığında başkalarının tekliflerine destek vermeleridir. Bu süreç, bireysel olarak kârlı görünen ancak toplumsal toplamda net refah kaybına (negatif net sosyal fayda) yol açan 'domuz varili' (pork-barrel) projelerin kabul edilmesine zemin hazırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram Tanımlama
Oy takası mekanizması belirlendi.
Siyasal süreçte aktörlerin farklı konulara verdikleri önem derecesinin farklı olması, birbirlerinin projelerine destek vererek karşılıklı kazanç sağlamalarına imkan tanır.
2
Refah Etkisi Analizi
Negatif net sosyal fayda olasılığı tespit edildi.
Logrolling, azınlık tercihlerinin yoğun olduğu projelerin, çoğunluk tarafından desteklenen diğer projelerle paketlenerek kabul edilmesini sağlar. Bu durum, toplam maliyeti toplam faydasından yüksek olan projelerin yasalaşmasına neden olabilir.

Anahtar Kavram

Oylama Ticareti (Logrolling), tercih yoğunluklarının basit çoğunluk kuralı altında yansıtılmasını sağlayan bir mekanizmadır. Açık (explicit) ve örtük (implicit) olmak üzere iki şekilde gerçekleşebilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 145Soru

James Buchanan ve Gordon Tullock tarafından temelleri atılan "Anayasal İktisat" yaklaşımına göre; siyasal karar alma sürecindeki aksaklıkları ve devletin (Leviathan) aşırı büyüme eğilimini kontrol altına alabilmek için önerilen temel çözüm aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasal aktörlerin takdir yetkisini sınırlayan ve "oyunun kurallarını" belirleyen bağlayıcı kuralların anayasal düzeyde tesis edilmesi

Cevap

Siyasal aktörlerin takdir yetkisini sınırlayan ve "oyunun kurallarını" belirleyen bağlayıcı kuralların anayasal düzeyde tesis edilmesi
Doğru yanıt olan yaklaşım, Buchanan'ın vurguladığı gibi siyasal süreci bir mübadele (exchange) süreci olarak görür ve bu sürecin toplumsal fayda üretebilmesi için "oyunun kurallarının" (constitutional rules) tüm oyuncular için bağlayıcı ve sınırlayıcı şekilde tasarlanması gerektiğini savunur. Bu, devletin keyfi genişlemesini (Leviathan) önlemenin tek yoludur.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasal İktisat yaklaşımının temel metodolojik çerçevesini belirlemek
Yaklaşım, siyaseti bir "oyun" olarak görür ve analizi bireylerin bu oyun içindeki stratejik hamlelerinden ziyade oyunun kurallarına odaklandırır.
Bireylerin (politikacı, seçmen, bürokrat) rasyonel ve çıkar maksimize eden (homo economicus) varlıklar olduğu varsayımı altında, verimliliğin ancak kurallarla sağlanabileceği kabul edilir.
2
Devletin büyüme eğilimi (Leviathan) ve siyasal yozlaşma sorununa yönelik önerilen çözüm yolunu analiz etmek
Devletin gücünü sınırlamak için bütçe açığı limitleri, vergi oranları sınırları ve borçlanma kısıtları gibi "mali anayasa" kuralları önerilir.
Siyasal aktörlerin takdir yetkisinin (discretionary power) geniş olması, rant kollama ve bütçe maksimizasyonu gibi verimsiz sonuçlara yol açtığı için bu yetkinin anayasal olarak kısıtlanması gerekir.

Anahtar Kavram

Anayasal İktisat ve Oyunun Kuralları

Daha Fazla Pratik

Mali anayasa kapsamında önerilen vergi sınırlandırmaları ve denk bütçe kurallarını incelemek konuyu pekiştirir.

Alternatif Yöntem

James Buchanan'ın 'Hesaplaşma Kalkülüsü' (The Calculus of Consent) kitabındaki 'oybirliği kuralı' ve 'karar alma maliyetleri' analizini hatırlamak, yaklaşımın kural odaklı yapısını anlamaya yardımcı olur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 146Soru

Seçmenlerin adaptif (uyarlayıcı) beklentilere sahip olduğu varsayımı altında, politikacıların yeniden seçilmek amacıyla seçim öncesinde genişlemeci politikalarla işsizliği düşürdüğü, seçim sonrasında ise artan enflasyonu dizginlemek için daraltıcı politikalara başvurduğunu savunan "Fırsatçı Politik Konjonktür Modeli" aşağıdaki iktisatçılardan hangisine aittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: William Nordhaus

Cevap

William Nordhaus tarafından geliştirilen Fırsatçı Politik Konjonktür Modeli, politikacıların seçim kazanma güdüsüyle ekonomiyi manipüle ettiğini savunur.
William Nordhaus tarafından geliştirilen modelde, politikacıların temel motivasyonu ideolojileri değil, sadece seçimleri kazanmaktır. Bu amaçla seçim öncesinde seçmenlerin hoşuna gidecek şekilde işsizliği düşürücü genişlemeci politikalar izlerler; seçimden sonra ise bu politikaların yarattığı enflasyonu düşürmek için daraltıcı politikalara dönerler. Bu durum ekonomide siyasi kaynaklı bir dalgalanma (konjonktür) yaratır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen temel mekanizmayı analiz etme
Seçim öncesi genişleme (işsizlik ↓) ve seçim sonrası daralma (enflasyonla mücadele) döngüsü tespit edildi.
Bu döngü, politik konjonktür teorilerinin temel çalışma prensibidir.
2
Teorik yaklaşımı belirleme
Politikacıların ideoloji farkı gözetmeksizin sadece "yeniden seçilme" amacını taşıması, yaklaşımın "Fırsatçı" (Opportunistic) olduğunu gösterir.
Fırsatçı model, adaptif beklentiler altında seçmenlerin geçmişteki ekonomik başarıya bakarak oy verdiği varsayımına dayanır.
3
Teorisyeni eşleştirme
Fırsatçı modelin öncüsü William Nordhaus'tur.
William Nordhaus, 1975 yılında yayımlanan çalışmasıyla bu literatürün temelini atmıştır.

Anahtar Kavram

Nordhaus'un Fırsatçı Politik Konjonktür Modeli
Soru 147Soru

Kamu tercihi teorisi literatüründe bürokrasinin ekonomik analizi yapılırken, William Niskanen’in bütçe maksimizasyonu yaklaşımı temel referans noktası kabul edilir. Ancak daha sonraki çalışmalar, bürokratların sadece bütçe büyüklüğüne değil, bütçenin bileşimine ve üretim sürecindeki girdi tercihlerine de odaklandığını savunmuştur.

Bu bağlamda, William Orzechowski tarafından geliştirilen modelin, Niskanen’in orijinal bütçe maksimizasyonu modelinden temel farkı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bürokratların çıktı düzeyini sosyal optimumun üzerinde belirlerken, aynı zamanda üretim sürecinde girdi bileşimini (özellikle personel sayısını) kendi faydalarını artıracak şekilde değiştirerek teknik etkinsizliğe yol açmaları

Cevap

Orzechowski'nin modelini ayıran temel fark, bürokratların sadece çıktı miktarını değil, girdi bileşimini de (özellikle personel sayısını) maksimize ederek teknik etkinsizliğe yol açmalarıdır.
Orzechowski modeli, bürokrasi analizine 'girdi tercihi' boyutunu ekler. Niskanen modelinde bürokratların verili bir bütçeyle en yüksek çıktıyı ürettiği (teknik etkinlik) varsayılırken; Orzechowski, bürokratların personel sayısını artırma eğiliminde olduğunu, bu yüzden aynı çıktıyı daha fazla maliyetle üreterek hem tahsis edici hem de teknik etkinsizliğe yol açtıklarını savunur.

Adım Adım Çözüm

1
Niskanen modelinin temel varsayımını analiz etme
Niskanen'e göre bürokratlar toplam bütçeyi maksimize eder ve çıktı düzeyi sosyal optimumun yaklaşık iki katıdır (TB=TCTB = TC). Bu modelde 'tahsis edici etkinsizlik' vardır ancak teknik etkinlik varsayılır.
Niskanen, bürokratın verili bir çıktı için maliyeti minimize ettiğini varsayar.
2
Orzechowski'nin Niskanen modeline getirdiği eleştiriyi değerlendirme
Orzechowski, bürokratların fayda fonksiyonunda sadece bütçenin değil, emrin altındaki personel sayısı (staff size) gibi girdilerin de yer aldığını belirtir.
Personel sayısı bürokrata prestij, güç ve terfi olanakları sağlar.
3
Teknik etkinsizlik kavramını uygulama
Bürokratlar, çıktı üretiminde maliyet minimize eden girdi bileşimi yerine, daha fazla personel kullanımına dayalı bir bileşimi tercih ederler. Bu durum 'teknik etkinsizliğe' yol açar.
Üretim sürecinde optimalden fazla girdi kullanımı teknik verimliliği düşürür.

Anahtar Kavram

Orzechowski Bürokrasi Modeli ve Teknik Etkinsizlik

Daha Fazla Pratik

Niskanen modelindeki TB=TCTB = TC dengesinin grafiksel analizi ile sosyal etkin üretim düzeyi arasındaki farkı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 148Soru

Kamu Tercihi Teorisi (Public Choice Theory), geleneksel maliye yaklaşımlarının aksine devleti, toplumun üstünde ve bireysel tercihlerden bağımsız bir iradeye sahip 'organik' bir yapı olarak görmez. Aksine, siyasal sürecin merkezine bireyi koyar ve tüm kolektif kararların bireysel tercihlerden türetilmesi gerektiğini savunur.

Buna göre, toplumsal olayların ve siyasal kararların analizinde 'bireyin' temel birim olarak kabul edilmesini ifade eden metodolojik ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Metodolojik bireyselcilik

Cevap

Toplumsal ve siyasal olayların analizinde bireyi temel birim olarak kabul eden ilke metodolojik bireyselcilik olarak adlandırılır.
Metodolojik bireyselcilik, Kamu Tercihi Teorisi'nin en temel varsayımıdır ve toplumsal/siyasal olayların açıklanmasında bireyin tercihlerinin, motivasyonlarının ve eylemlerinin esas alınması gerektiğini savunur. Bu yaklaşım, devleti kendi başına bir iradesi olan canlı bir organizma (organik devlet) olarak gören anlayışı reddeder.

Adım Adım Çözüm

1
Geleneksel ve Kamu Tercihi yaklaşımları arasındaki farkı analiz etme
Geleneksel yaklaşım 'organik devlet' (devlet bir amaçtır) anlayışına sahipken, Kamu Tercihi 'araçsal devlet' (devlet bireylerin amacına hizmet eder) anlayışına sahiptir.
Soruda vurgulanan 'bireyin merkeze konulması' Kamu Tercihi'nin ayırıcı metodolojik özelliğidir.
2
Metodolojik terimi tanımlama
Siyaset biliminin yöntemlerini iktisatla birleştiren bu teoride, tüm kolektif sonuçlar bireysel tercihlere indirgenir.
Bu indirgeme süreci 'metodolojik bireyselcilik' kavramıyla terminolojik olarak eşleşir.

Anahtar Kavram

Metodolojik Bireyselcilik

Daha Fazla Pratik

Bireylerin hem piyasada hem de siyasal alanda aynı motivasyonla hareket ettiğini savunan 'Davranışsal Simetri' (Behavioral Symmetry) kavramını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 149Soru

James Buchanan ve Gordon Tullock'un 'Kabulün Kalkülüsü' (The Calculus of Consent) yaklaşımı ile Wicksell’in oylama kurallarına dair analizleri birlikte değerlendirildiğinde, kolektif karar alma maliyetleri ve oylama nisabı arasındaki ilişki hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Wicksell’in oybirliği kuralı, dışsal maliyetleri sıfıra indirerek Pareto etkinliği sağlasa da; Buchanan ve Tullock bu kuralın karar alma maliyetlerini maksimize ettiğini ve bu nedenle her kamusal tercih için optimal olmadığını savunur.

Cevap

Wicksell'in oybirliği kuralı dışsal maliyetleri sıfırlayarak Pareto etkinliği sağlarken, Buchanan ve Tullock bu durumun karar alma maliyetlerini maksimize ettiğini savunur.
Doğru ifade, Wicksell'in oybirliği kuralının dışsal maliyetleri sıfıra indirerek Pareto etkin bir çözüm sunduğunu, ancak Buchanan ve Tullock'un buna 'karar alma maliyetleri' (zaman ve pazarlık maliyetleri) boyutunu ekleyerek oybirliğinin bu maliyeti maksimize ettiğini ve her zaman optimal olmadığını belirtmesidir. Optimal nisap, bu iki maliyetin toplamının minimum olduğu noktadadır.

Adım Adım Çözüm

1
Karar alma maliyet bileşenlerini belirleme
Dışsal maliyetler (kişinin onaylamadığı bir kararın ona yüklediği maliyet) ve Karar alma maliyetleri (zaman, pazarlık ve çaba).
Buchanan-Tullock modelinin temelini bu iki maliyet türü oluşturur.
2
Oylama nisabı ile maliyetler arasındaki ilişkiyi analiz etme
Nisap arttıkça dışsal maliyetler azalır, karar alma maliyetleri artar.
Daha fazla uzlaşı gerektiren kurallar bireyleri çoğunluk baskısından korur (dışsal maliyet düşer) ama karar süresini uzatır (karar maliyeti artar).
3
Wicksell'in yaklaşımını modele dahil etme
Oybirliği kuralında dışsal maliyet 00 olur (Pareto Etkinlik), ancak karar alma maliyeti maksimuma ulaşır.
Wicksell adaleti sağlamak için oybirliğini şart koşar, ancak Buchanan ve Tullock bunun 'optimal' (toplam maliyeti minimum yapan) nisap olmadığını vurgular.
4
Diğer kuramsal bulgularla (Arrow, Condorcet) karşılaştırma
Doğru ifadenin sadece maliyet dengesini ve Wicksell/Buchanan-Tullock sentezini yansıtan seçenek olduğu doğrulanır.
Diğer seçenekler Arrow, Condorcet ve Ortanca Seçmen teorilerinin temel varsayımlarını yanlış aktarmaktadır.

Anahtar Kavram

Buchanan-Tullock Oylama Maliyetleri ve Optimal Nisap Analizi

Daha Fazla Pratik

Nisbi çoğunluk ile basit çoğunluk arasındaki farkları ve Buchanan-Tullock modelinde optimal nisabın hangi durumlarda oybirliğine daha yakın olacağını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 150Soru

Kamu tercihi teorisinde, basit çoğunluk kuralının seçmen tercihlerinin sadece yönünü (evet/hayır) dikkate alıp şiddetini (yoğunluğunu) dikkate almaması eksikliğini gideren; temsilcilerin farklı projeler üzerinde birbirlerine destek vererek oy değiş-tokuşu yapmalarını sağlayan süreç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oylama Ticareti (Logrolling)

Cevap

Oylama Ticareti (Logrolling), temsilcilerin belirli projeler üzerindeki tercih yoğunluklarını yansıtmak amacıyla birbirlerinin projelerine destek vererek oy değiş-tokuşu yapmaları sürecidir.
Oylama ticareti (logrolling), seçmenlerin veya temsilcilerin farklı konular üzerindeki tercih şiddetlerini dikkate alarak birbirlerinin projelerine destek vermeleri esasına dayanır. Bu süreçte açıkça oy pazarlığı (açık oylama ticareti) yapılabileceği gibi, farklı projeler tek bir paket halinde sunularak (örtük oylama ticareti) da gerçekleştirilebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Basit çoğunluk kuralının temel kısıtını belirlemek
Basit çoğunluk kuralı sadece 'evet' veya 'hayır' oylarını sayar; seçmenin bir projeyi ne kadar çok istediğini (tercih şiddetini) ölçemez.
Oylama kurallarının analizi için başlangıç noktasıdır.
2
Tercih yoğunluğunu yansıtan mekanizmayı tanımlamak
Temsilciler, kendileri için çok önemli olan bir projeye destek bulmak karşılığında, başka temsilcilerin (kendileri için daha az önemli olan) projelerine destek verirler.
Bu süreç 'oy değiş-tokuşu' olarak adlandırılır.
3
Kavramsal adlandırmayı yapmak
Bu mekanizma iktisat literatüründe Oylama Ticareti veya Logrolling olarak tanımlanır.
Kamu tercihi teorisindeki teknik terim budur.

Anahtar Kavram

Oylama ticareti (logrolling), tercihlerin yoğunluğunu oylama sürecine dahil eder ancak bazen toplumsal maliyeti faydasından yüksek olan projelerin paketlenerek kabul edilmesine (Hükümet Başarısızlığı) yol açabilir.
Tahmini Süre:45s
Soru 151Soru

Anayasal İktisat yaklaşımının öncüsü James Buchanan'a göre; siyasal aktörlerin kendi çıkarları doğrultusunda hareket ederek devletin harcamalarını ve borçlanmasını kontrolsüzce artırdığı 'Leviathan' devlet eğilimini engellemenin en etkin yolu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Politikacıların ve bürokratların takdir yetkisini kısıtlayan bütçe dengesi, harcama sınırları ve borçlanma limitleri gibi mali kuralların anayasal güvenceye kavuşturulması

Cevap

Politikacıların ve bürokratların takdir yetkisini kısıtlayan bütçe dengesi, harcama sınırları ve borçlanma limitleri gibi mali kuralların anayasal güvenceye kavuşturulması
Anayasal İktisat yaklaşımına göre; politikacıların seçim kazanma ve bürokratların bütçelerini büyütme gibi bencil motivasyonları, devletin ekonomik sınırlarını aşarak 'Leviathan' niteliği kazanmasına neden olur. James Buchanan ve Gordon Tullock'a göre bu sorunun temel çözümü, iktidara sahip olanların ekonomik takdir yetkisini (discretion) kısıtlayarak, üzerinde anayasal bir uzlaşı sağlanmış 'mali kuralları' (bütçe dengesi, borçlanma tavanı, vergi sınırları vb.) zorunlu hale getirmektir.

Adım Adım Çözüm

1
Anayasal İktisat yaklaşımının temel varsayımını analiz et.
Siyasal aktörlerin (politikacı, bürokrat) homo economicus olarak kendi çıkarlarını gözettiği ve bu durumun devletin aşırı büyümesine (Leviathan) yol açtığı saptanır.
Sorunun kaynağını belirlemek, önerilen çözümün mantığını kavramak için gereklidir.
2
Yaklaşımın çözüm önerisini (kurallara dayalı yönetim) değerlendir.
Çözümün, bireysel takdir yetkisini sınırlayan ve 'oyun kuralları' olarak adlandırılan anayasal düzenlemeler olduğu anlaşılır.
Anayasal iktisat, politika seviyesindeki değişiklikler yerine kural seviyesindeki (anayasal) köklü kısıtlamaları savunur.
3
Seçenekler arasından 'takdir yetkisinin kurallarla sınırlandırılması' ilkesine en uygun olanı belirle.
Mali kuralların anayasal düzeyde belirlenmesi seçeneği, Buchanan'ın 'kurallara dayalı iktisat' felsefesiyle tam örtüşmektedir.
Anayasal mali kurallar, hükümetlerin seçim ekonomisi veya bütçe disiplinsizliği gibi eğilimlerini hukuk yoluyla engeller.

Anahtar Kavram

Anayasal Mali Kurallar ve Takdir Yetkisinin Sınırlandırılması
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 152Soru

Kamu tercihi teorisyenlerinden William Orzechowski tarafından geliştirilen bürokrasi modeline göre, bürokratların fayda maksimizasyonu çabalarının kamu hizmeti üretimi üzerindeki temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretim sürecinde rasyonel düzeyin üzerinde personel (emek) kullanımına bağlı olarak üretimin aşırı emek-yoğun hale gelmesi

Cevap

Üretim sürecinde rasyonel düzeyin üzerinde personel (emek) kullanımına bağlı olarak üretimin aşırı emek-yoğun hale gelmesi
William Orzechowski'nin bürokrasi modeli, bürokratların personel sayısını artırma yönündeki eğilimlerini vurgular. Bu modele göre bürokratlar, daha fazla çalışana sahip olmanın kendilerine statü ve nüfuz kazandıracağını düşünürler. Bu durum, kamu hizmeti üretilirken optimal olandan daha fazla emek girdisi kullanılmasına ve üretimin özel sektöre veya rasyonel düzeye kıyasla çok daha fazla emek-yoğun hale gelmesine (X-etkinsizliği) neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
William Orzechowski'nin bürokrasi modelindeki temel varsayımı belirleyin.
Orzechowski, bürokratların fayda fonksiyonunda toplam bütçenin yanı sıra personel sayısının (emek) da kritik bir yer tuttuğunu savunur.
Bürokratlar daha fazla personeli yönetmenin kendilerine prestij, güç ve terfi imkânı sağladığına inanırlar.
2
Personel maksimizasyonu eğiliminin üretim faktörleri üzerindeki etkisini analiz edin.
Bürokratlar, teknik olarak gerekli olandan daha fazla personel (emek girdisi) talep ederler.
Bu durum, üretim sürecinde sermaye/emek dengesinin emek lehine bozulmasına (girdi etkinsizliği) yol açar.
3
Sonucu diğer bürokrasi modelleriyle karşılaştırarak doğrulayın.
Niskanen aşırı çıktı düzeyine (miktara), Orzechowski ise yanlış girdi bileşimine (aşırı emek kullanımı) vurgu yapar.
Modeller arasındaki temel fark, bürokratın faydasını neyin maksimize ettiğine dair varsayımlardır.

Anahtar Kavram

Orzechowski Modeli ve Emek Yoğunluğu

İpuçları

1
Bu model, bürokratların 'personel sayısı' (altında çalışanlar) ile fayda sağladığını varsayar.
2
Personel sayısını artırmak, üretimde kullanılan girdilerin bileşimini (emek ve sermaye oranı) nasıl değiştirir?

Daha Fazla Pratik

Niskanen modelindeki 'aşırı üretim' ile Orzechowski modelindeki 'yanlış girdi kullanımı' arasındaki farkı tablo üzerinden çalışın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 153Soru

Siyasal iş çevrimleri literatüründe rasyonel beklentiler varsayımı ile partizan (ideolojik) davranış modelini sentezleyen yaklaşım; seçim sonuçlarının tam olarak öngörülememesi ve nominal ücretlerin seçim öncesinde belirlenmesi nedeniyle, iktidar değişiminin reel değişkenler üzerinde sadece kısa süreli dalgalanmalara yol açacağını savunur. Bu yaklaşıma göre, dönem sonunda beklentiler gerçekleşmelere uyum sağladığında ekonomi tekrar doğal denge düzeyine döner.

Bu özelliklere sahip olan ve rasyonel partizancı çevrim olarak adlandırılan model hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seçim sonrası ortaya çıkan sürpriz enflasyonun, önceden imzalanmış nominal ücret sözleşmeleri nedeniyle reel ücretleri etkileyerek geçici bir üretim artışı veya azalışı yaratması temel mekanizmadır.

Cevap

Rasyonel partizancı modelde temel mekanizma, seçim sonuçlarındaki belirsizliğin nominal ücret sözleşmeleri üzerinden reel değişkenlerde yarattığı geçici 'sürpriz etkisi'dir.
Seçim sonuçlarının belirsizliği ve rasyonel bireylerin bu belirsizlik altında imzaladıkları nominal ücret sözleşmeleri, seçim sonrası gerçekleşen enflasyonun beklenen enflasyondan farklı çıkmasına neden olur. Bu 'enflasyon sürprizi', sözleşme süresince reel ücretleri ve dolayısıyla istihdam/üretimi etkiler; ancak bu etki rasyonel beklentiler gereği sadece kısa dönemli ve geçicidir.

Adım Adım Çözüm

1
Modele ilişkin varsayımları belirle
Seçmenler rasyonel beklentilere sahiptir (sistematik hata yapmazlar), partiler ise ideolojiktir (Sol: düşük işsizlik/yüksek enflasyon, Sağ: düşük enflasyon/yüksek işsizlik).
Bu model Alberto Alesina tarafından rasyonel beklentiler ile partizan davranışın sentezi olarak kurulmuştur.
2
Seçim öncesi beklenti oluşumunu analiz et
İşçiler ve işverenler, seçimi hangi partinin kazanacağından emin olmadıkları için ortalama bir enflasyon beklentisi ile nominal ücret sözleşmeleri imzalarlar.
Rasyonel beklentiler altında bile gelecekteki siyasal sonuçlara dair belirsizlik bilgi asimetrisi değil, olasılıksal bir durumdur.
3
Seçim sonrası 'sürpriz etkisi'ni değerlendir
Sol parti kazanırsa gerçekleşen enflasyon beklentiyi aşar, reel ücretler düşer ve üretim/istihdam geçici olarak artar. Sağ parti kazanırsa tam tersi olur.
Dalgalanma, sözleşmelerin bağlayıcılığı (katılık) ve beklentilerin seçim sonucuyla uyuşmaması (sürpriz) nedeniyle oluşur.
4
Dönem sonu etkilerini incele
Sözleşmeler yenilendiğinde beklentiler gerçekleşen enflasyona uyum sağlar ve ekonomi doğal üretim düzeyine (YnY_n) geri döner.
Rasyonel beklentiler varsayımı gereği, reel etkiler kalıcı olamaz.

Anahtar Kavram

Rasyonel Partizancı Model (Sürpriz Etkisi)
Soru 154Soru

Siyasal karar alma sürecinde, her biri farklı bir grubun lehine olan ancak tek başına çoğunluk desteği alamayan çeşitli kamu projelerinin veya önergelerin tek bir yasa teklifi içinde birleştirilerek (paketleme) oylamaya sunulması ve bu sayede tüm projelerin kabul edilmesinin sağlanması durumu aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örtük oylama ticareti

Cevap

Farklı projelerin bir paket içinde birleştirilerek oylanması süreci 'Örtük oylama ticareti' olarak adlandırılır.
Doğru cevap, projelerin paketlenerek sunulmasını tanımlayan terimdir. Örtük oylama ticareti (implicit logrolling), özellikle torba yasalar aracılığıyla, temsilcilerin bir projeye olan yoğun desteklerini diğer projeleri de kabul etmek için kullanmalarını sağlayan bir siyasal mekanizmadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki temel mekanizmayı belirle.
Mekanizma: Projelerin tek başlarına reddedilecekken, birleştirilerek (paketleme/torba yasa) kabul ettirilmesi.
Bu durum, oylama sürecinde aktörlerin birbirlerinin projelerine destek verme stratejisinin bir yansımasıdır.
2
Oylama ticareti türleri arasında ayrım yap.
Doğrudan 'sen benimkine ver, ben seninkine vereyim' demek açık; projeleri birleştirmek ise örtük (implicit) oylama ticaretidir.
Örtük oylama ticaretinde seçmenler projeleri ayrı ayrı oylama şansına sahip değildir, bütünü kabul etmek zorundadırlar.

Anahtar Kavram

Örtük Oylama Ticareti (Implicit Logrolling)

Daha Fazla Pratik

Örtük oylama ticaretinin, toplumsal maliyeti faydasından yüksek olan projelerin geçmesine nasıl neden olabileceğini analiz edin.
Tahmini Süre:45s
Soru 155Soru

Bir yasama meclisinde AA ve BB gibi iki farklı kamu projesi oylanacaktır. Her iki proje de tek başına çoğunluk desteği alamamaktadır. Ancak AA projesini destekleyen temsilciler, BB projesini destekleyenlere; kendi projelerine destek vermeleri karşılığında BB projesine 'evet' oyu vereceklerini taahhüt ederler. Bu karşılıklı iş birliği sonucunda her iki proje de meclis onayı alır.

Bu örnekte anlatılan ve seçmenlerin/temsilcilerin tercih yoğunluklarını oylama sürecine yansıtabilmelerine olanak tanıyan mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oylama ticareti (Logrolling)

Cevap

Oylama ticareti (Logrolling)
Oylama ticareti (logrolling), seçmenlerin veya temsilcilerin farklı konulardaki tercih yoğunluklarını (şiddetini) birbirlerinin lehine oy kullanarak sürece dahil etmeleridir. Senaryoda temsilcilerin, kendileri için hayati önemdeki proje lehine diğer projeye 'evet' oyu vermeleri bu mekanizmanın tipik bir örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki karşılıklı destek ilişkisini analiz etme
İki tarafın, kendi projelerinin geçmesi için diğer tarafın projesine destek vermesi durumu tespit edildi.
Oylama ticaretinin temel unsuru olan 'oy takası' mekanizmasını belirlemek için gereklidir.
2
Tercih yoğunluğu kavramı ile ilişkilendirme
Basit çoğunluk kuralında görülemeyen 'tercih şiddeti', bu takas yöntemiyle oylama sonucuna yansıdı.
Bu mekanizmanın en önemli özelliği, bireylerin çok önem verdikleri konularda taviz vererek istediklerini elde etmeleridir.
3
Kavramsal karşılığı belirleme
Karşılıklı oy takasına dayanan bu süreç 'Oylama Ticareti' olarak adlandırılır.
Kamu tercihi teorisindeki teknik terime ulaşmak için son adımdır.

Anahtar Kavram

Oylama Ticareti (Logrolling)

Daha Fazla Pratik

Oylama ticaretinin, bazen toplumsal maliyeti faydasından yüksek olan projelerin de onaylanmasına yol açarak bir 'hükümet başarısızlığına' neden olabileceğini unutmayın.
Tahmini Süre:45s
Soru 156Soru

Kamu tercihi literatüründe siyasal karar alma süreçleri ve oylama kuralları üzerine yapılan analizlerde; Medyan Seçmen Teoremi, Condorcet Paradoksu (Oylama Paradoksu), Arrow’un İmkânsızlık Teoremi ve Buchanan-Tullock’un maliyet analizleri merkezi bir yer tutar.

Bu kuramlar ve aralarındaki ilişkilere dair aşağıdaki ifadelerden hangisi analitik olarak doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seçmen tercihlerinin "tek doruklu" (single-peaked) olması durumunda, basit çoğunluk kuralı altında oylama paradoksu ortaya çıkmaz ve toplumsal tercihler geçişlilik (transitivity) özelliğini korur.

Cevap

Seçmen tercihlerinin tek doruklu olması durumunda oylama paradoksunun ortaya çıkmayacağını ve geçişliliğin korunacağını belirten ifade doğrudur.
Doğru ifade, Duncan Black’in 'Tek Doruklu Tercihler Teoremi'ni yansıtmaktadır. Bu teoriye göre, eğer seçmenlerin tercihleri tek bir noktada yoğunlaşıp oradan uzaklaştıkça azalıyorsa, basit çoğunluk kuralı tutarlı (geçişli) sonuçlar verir ve oylama paradoksu yaşanmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Oylama Paradoksu (Condorcet Paradoksu) kavramını tanımlayın.
Basit çoğunluk kuralı altında, bireysel tercihler geçişli olsa bile toplumsal tercihlerin döngüsel (A>B>C>AA > B > C > A) ve tutarsız olabilmesi durumudur.
Teorik çelişkiyi anlamak için temel başlangıç noktasıdır.
2
Medyan Seçmen Teoremi ve "Tek Doruklu Tercihler" şartını analiz edin.
Eğer seçmenlerin tercihleri tek bir zirveye sahipse (tek doruklu), medyan seçmen (seçmenlerin ortasındaki kişi) toplumsal tercihin yönünü belirler.
Paradoksun hangi şartlarda ortadan kalktığını saptamak gerekir.
3
Arrow'un İmkânsızlık Teoremi ile bağlantı kurun.
Arrow, hiçbir kolektif karar alma mekanizmasının (oylama kurallarının) tüm rasyonellik kriterlerini tutarlı bir şekilde karşılayamayacağını göstermiştir; ancak tek doruklu tercihler bu imkânsızlığı belirli bir kısıt altında aşar.
Teoriler arası tutarlılığı test etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Tek Doruklu Tercihler ve Oylama Kararlılığı

Daha Fazla Pratik

Buchanan ve Tullock modelindeki dışsal maliyet ve karar alma maliyeti eğrilerinin yer değiştirmesinin optimal oylama nisabı üzerindeki etkilerini inceleyen sorular çözülmelidir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 157Soru

Anthony Downs tarafından geliştirilen ve seçmenlerin tek tepeli tercihlere sahip olduğu varsayımına dayanan Medyan Seçmen Teoremi'ne göre, siyasal partilerin seçim kazanmak amacıyla izledikleri temel strateji aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Programlarını medyan (orta noktadaki) seçmenin tercihlerine yaklaştırmak

Cevap

Siyasal partilerin programlarını medyan (orta noktadaki) seçmenin tercihlerine yaklaştırması
Medyan Seçmen Teoremi'ne göre, iki partili bir sistemde her iki parti de çoğunluğun oyunu alabilmek için siyasal yelpazenin tam ortasında bulunan medyan seçmenin tercihlerine en yakın programı sunmaya çalışır. Bu durum, partilerin programlarının birbirine benzemesine ve merkeze yakınlaşmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Medyan Seçmen Teoremi'nin temel varsayımını belirle
Tek tepeli tercihlere sahip seçmenlerin ideolojik bir yelpazede sıralanması
Teoremin geçerli olması için seçmen tercihlerinin tutarlı bir sıralamaya sahip olması gerekir.
2
Partilerin temel amacını analiz et
Oy maksimizasyonu yoluyla seçimi kazanmak
Kamu tercihi teorisinde politikacılar oy maksimizasyonu yapan aktörler olarak kabul edilir.
3
Siyasal rekabetin sonucunu değerlendir
Partilerin merkeze (medyan seçmene) doğru kayması
Seçmenlerin yarısının sağında, yarısının solunda kalan medyan seçmeni kazanan parti, çoğunluğu elde etmiş olur.

Anahtar Kavram

Medyan Seçmen Teoremi ve Siyasal Denge
Tahmini Süre:45s
Soru 158Soru

Kamu tercihi literatüründe siyasal karar alma mekanizmalarının etkinliği tartışılırken; James Buchanan ve Gordon Tullock'un 'Optimal Çoğunluk' analizi ile Knut Wicksell'in 'Oybirliği' kuralı arasındaki teorik nüanslar büyük önem taşır.

Buna göre, Buchanan-Tullock modelindeki toplam maliyet minimizasyonu yaklaşımı ile Wicksell’in vergilendirmede oybirliği şartını 'fayda ilkesi' (benefit principle) çerçevesinde savunması arasındaki temel teorik ayrım noktası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Wicksell, oylama kuralını kamu hizmetinden elde edilen marjinal fayda ile ödenen vergi bedeli arasındaki eş anlı bağı kurarak Pareto etkin bir kaynak tahsisini garanti altına alma aracı olarak görürken; Buchanan ve Tullock, oylama kuralını toplumsal yaşamdan kaynaklanan dışsal maliyetler ile karar alma maliyetlerinin toplamını minimize eden bir anayasal kural seçimi olarak ele alır.

Cevap

Wicksell’in oylama kuralını fayda ve vergi arasındaki bağı kuran bir etkinlik testi olarak görmesi, Buchanan ve Tullock’un ise maliyet minimizasyonu yapan bir kural seçimi olarak görmesi arasındaki fark temel ayrımı oluşturur.
Doğru yanıt olan seçenek, iki modelin özündeki felsefi ayrımı vurgular. Buchanan ve Tullock'un 'Kabulün Kalkülüsü' modeli, bireyin anayasal aşamada (cehalet örtüsü benzeri bir durumda) gelecekteki kararlardan dolayı maruz kalabileceği dışsal maliyetler ile bu kararlara varmak için harcayacağı pazarlık ve zaman maliyetlerini toplumsal bir 'verimlilik' sorunu olarak minimize etmeye çalışır. Öte yandan Wicksell, oylamayı 'adil fiyatlandırma'nın (vergi) bir aracı olarak görür; eğer herkes bir projeye onay veriyorsa (oybirliği), o projenin herkes için marjinal faydası vergi yüküne en azından eşittir, bu da Pareto etkinliğin somut bir kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Buchanan-Tullock Maliyet Analizi
Dışsal maliyetlerin (CeC_e) nisap arttıkça azalması, karar alma maliyetlerinin (CdC_d) ise artması incelenir.
Optimal nisabın (nn^*) bu iki maliyetin toplamını (TCTC) minimize ettiği noktada oluştuğunu anlamak için.
2
Wicksellian Oybirliği Analizi
Oybirliği kuralının ancak vergi ve kamu hizmeti kararı eş anlı alındığında 'fayda ilkesi'ni sağlayabileceği görülür.
Wicksell için oylamanın sadece bir prosedür değil, Pareto etkinliği sağlayan bir piyasa simülasyonu olduğunu kavramak için.
3
Karşılaştırma ve Sentez
BT'nin yaklaşımı anayasal düzeyde 'işlem maliyeti' odaklıdır; Wicksell'in yaklaşımı ise uygulama düzeyinde 'tahsis etkinliği' ve 'adalet' odaklıdır.
Seçenekler arasındaki en derin teorik farkı ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Oylama Kurallarında Etkinlik ve Maliyet Dengesi
Soru 159Soru

Kamu tercihi teorisinde, oylama kuralının seçmen tercihlerinin sadece yönünü (evet/hayır) dikkate alıp şiddetini (yoğunluğunu) dışlamasından kaynaklanan aksaklıkları gidermek amacıyla başvurulan "oylama ticareti" (logrolling) mekanizmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örtük (implicit) oylama ticareti, farklı projelerin tek bir paket (bundling) halinde sunulmasıyla gerçekleşir ve bu durum net sosyal faydası negatif olan projelerin bile onaylanmasına yol açarak kamu harcamalarında aşırı genişleme yaratabilir.

Cevap

Örtük oylama ticareti, projelerin paketlenmesiyle gerçekleşir ve net sosyal faydası negatif projelerin kabul edilmesine neden olabilir.
Örtük oylama ticareti, farklı projelerin tek bir paket halinde sunulması (bundling) olarak tanımlanır. Bu süreç, tercih yoğunluğu yüksek olan temsilcilerin kendi projelerini geçirmek için diğerlerinin verimsiz projelerine onay vermesine neden olabilir. Sonuçta, projelerin toplam maliyeti toplam faydasını aşsa bile (negatif net sosyal fayda), siyasal pazarlıklar sonucunda kabul edilebilirler ve bu da kamu kesiminin gereğinden fazla büyümesine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Oylama ticaretinin temel mantığını analiz et.
Basit çoğunluk kuralı tercihlerin sadece yönünü (evet/hayır) ölçer; oylama ticareti ise tercihlerin şiddetini (yoğunluğunu) sürece dahil ederek temsilcilerin birbirlerinin projelerine destek vermesini sağlar.
Logrolling'in neden ortaya çıktığını anlamak için tercih yoğunluğu kavramı kritiktir.
2
Açık ve örtük (implicit) oylama ticareti ayrımını yap.
Açık oylama ticaretinde oylar doğrudan değiş tokuş edilirken; örtük oylama ticaretinde farklı projeler tek bir yasa paketi (bundling/omnibus bill) içine alınarak birlikte oylanır.
Soruda istenen 'örtük' kavramının tanımını netleştirmek gerekir.
3
Ekonomik etkinlik (verimlilik) açısından süreci değerlendir.
Oylama ticareti, her bir projenin maliyeti tüm topluma yayıldığı halde faydası belirli bir gruba yoğunlaştığında, net sosyal faydası negatif olan projelerin geçmesine (toplumsal etkinsizlik/over-provision) yol açabilir.
Logrolling'in her zaman refah artırıcı olmadığı, aksine kamu harcamalarında verimsiz genişlemeye sebep olabileceği sonucuna ulaşılır.

Anahtar Kavram

Oylama Ticareti (Logrolling) ve Örtük Paketleme (Bundling)
Soru 160Soru

Kamu tercihi teorisi çerçevesinde bürokrasinin ekonomik analizini yapan modeller arasında; bürokratların kendi kişisel faydalarını maksimize etmek amacıyla toplam bütçeyi mümkün olan en üst düzeye çıkarmaya çalıştıklarını ve bu amaçla çıktı düzeyini sosyal açıdan etkin olan seviyenin üzerinde belirlediklerini ileri süren temel model aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Niskanen Modeli

Cevap

Bürokratların bütçe maksimizasyonu davranışını esas alan yaklaşım Niskanen Modeli'dir.
Bürokrasinin ekonomik analizinde en temel ve öncü model olan Niskanen Modeli, bürokratların toplam bütçeyi maksimize ederek çıktı düzeyini toplam faydanın toplam maliyete eşit olduğu noktaya (TB=TCTB=TC) kadar taşıdıklarını savunur. Bu durum, sosyal etkinliğin (MB=MCMB=MC) ötesinde bir üretim yapılmasına ve kamu kesiminin aşırı büyümesine yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Bürokratın temel amacını saptamak
Soruda belirtilen temel amaç 'toplam bütçe maksimizasyonu' ve 'aşırı üretim' (overproduction) eğilimidir.
Kamu tercihi literatüründe bürokrasinin davranışlarını açıklayan modellerin her biri farklı bir maksimizasyon değişkeni (bütçe, bütçe fazlası, personel vb.) kullanır.
2
Belirlenen amacı savunan teorisyeni/modeli eşleştirmek
Toplam bütçe maksimizasyonu hipotezi William Niskanen ile özdeşleşmiştir.
Niskanen'e göre bürokratlar, güç ve prestij gibi kişisel faydalarını bütçe büyüklüğüne bağlarlar.

Anahtar Kavram

Niskanen'in Bütçe Maksimizasyonu Modeli
ÖncekiSayfa 8 / 9Sonraki
Kamu Tercihi Teorisi Alıştırma Soruları — KPSS Maliye — Sayfa 8 | Examkin