Soru

Zorluk: Çok zorWendt'in Anarşi Kültürleri (Hobbesçu, Lockeçu, Kantçı)

Uluslararası ilişkiler teorisinde Alexander Wendt, anarşinin verili bir maddi yapı olmadığını ve aktörlerin etkileşimleri sonucunda farklı kültürler şeklinde sosyal olarak inşa edildiğini öne sürer. Ayrıca aktörlerin bu kültürlerin kurallarına uyma motivasyonlarını üç farklı 'içselleştirme derecesi' ile açıklar.

Uluslararası sistemdeki aktörlerin birbirlerini varoluşsal bir tehdit olarak gördüğü, dış politikalarının temelini 'ötekini tamamen yok etme' veya 'mutlak boyun eğdirme' amacının oluşturduğu bir tarihsel kesiti inceleyen bir araştırmacı şu tespitte bulunmuştur:

'Devletlerin bu yıkıcı ve sınırsız rekabeti sürdürmelerinin nedeni; sistemdeki baskın bir gücün onları buna zorlaması veya geçici bir jeopolitik fayda-maliyet hesabı yapmaları değildir. Aksine, her bir aktör bu amansız çatışma ortamını uluslararası politikanın yegâne, doğal ve meşru doğası olarak kanıksamış; çatışmacı rolü kendi varlıklarının ve kimliklerinin ayrılmaz, normatif bir parçası olarak tamamen özümsemiştir.'

Wendt'in inşacı (konstrüktivist) yaklaşımına göre, bu araştırmacının betimlediği anarşi kültürü ve aktörlerin normlara uyum motivasyonunu sağlayan içselleştirme derecesi aşağıdakilerden hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

  1. Hobbesçu anarşi kültürü – Düşman kimliğinin üçüncü derece (meşruiyet ve inanç) içselleştirilmesiCevap
  2. B
    Lockeçu anarşi kültürü – Rakip kimliğinin ikinci derece (maliyet-fayda) içselleştirilmesi
  3. C
    Hobbesçu anarşi kültürü – Düşman kimliğinin birinci derece (zorlama ve dışsal tehdit) içselleştirilmesi
  4. D
    Kantçı anarşi kültürü – Dost kimliğinin ikinci derece (maliyet-fayda) içselleştirilmesi
  5. E
    Lockeçu anarşi kültürü – Rakip kimliğinin üçüncü derece (meşruiyet ve inanç) içselleştirilmesi

Cevap

Hobbesçu anarşi kültürü – Düşman kimliğinin üçüncü derece (meşruiyet ve inanç) içselleştirilmesi
Doğru seçenek, aktörlerin birbirlerini varoluşsal tehdit olarak görüp yok etme güdüsüyle hareket etmesini Hobbesçu kültürün 'düşman' rolüyle kusursuz biçimde eşleştirir. Aynı zamanda, bu davranışın dışsal bir fiziki zorlama (birinci derece) veya rasyonel çıkar maksimizasyonu (ikinci derece) gereği değil, kimliğin meşru ve ayrılmaz bir parçası olarak kanıksanmasını 'üçüncü derece (meşruiyet ve inanç) içselleştirme' kavramıyla doğru olarak tanımlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ipuçlarından anarşi kültürünün türünü tespit etmek.
Araştırmacının 'ötekini tamamen yok etme', 'mutlak boyun eğdirme' ve 'varoluşsal tehdit' ifadeleri, aktörlerin birbirini düşman olarak gördüğü Hobbesçu anarşi kültürüne işaret etmektedir.
Lockeçu kültürde (rakip) şiddet sınırlıdır ve devletler birbirlerinin egemenliğini tanır. Kantçı kültürde (dost) ise sorunlar şiddet kullanılmadan çözülür. Metindeki sınırsız rekabet yalnızca Hobbesçu anarşi ile uyumludur.
2
Norma uyum motivasyonunu ifade eden içselleştirme derecesini belirlemek.
Metinde 'baskın bir gücün onları buna zorlaması' (1. Derece) veya 'geçici bir jeopolitik fayda-maliyet hesabı yapmaları' (2. Derece) ifadeleri açıkça reddedilmiş, durumun 'kimliklerinin ayrılmaz, normatif bir parçası' (3. Derece) olduğu belirtilmiştir.
Wendt'e göre aktörlerin bir normu yalnızca dışsal bir tehdit veya rasyonel çıkar gereği değil, o normun meşru olduğuna inanarak kendi kimliklerinin bir parçası haline getirmeleri en üst düzey olan üçüncü derece içselleştirmedir.

Anahtar Kavram

Wendt'in Anarşi Kültürleri ve İçselleştirme Dereceleri
Bu soruyu puanla