Teta ve Delta devletleri, karşılıklı sınır güvenliğini ve birtakım ekonomik imtiyazları düzenleyen kapsamlı bir antlaşma akdetmişlerdir. Antlaşmanın yürürlüğe girmesinden bir süre sonra Teta devleti, antlaşmanın hukuken geçersiz olduğunu ileri sürerek yükümlülüklerini yerine getirmeyeceğini açıklamıştır. Teta devleti bu iddiasını üç farklı gerekçeye dayandırmıştır:
I. Antlaşmayı imzalayan kendi tam yetkili temsilcisinin, iç hukuk talimatlarıyla sınırlandırılmış yetkisini aşmış olması,
II. Antlaşma onaylanırken Teta devletinin anayasasında öngörülen parlamentonun uygun bulma şartının ihlal edilmiş olması,
III. Antlaşmanın ekonomik imtiyazlar sağlayan bir maddesinin, antlaşmanın yapıldığı tarihte var olan ve uluslararası toplumun bütünü tarafından kabul gören bir emredici kuralla (jus cogens) açıkça çelişmesi.
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi'nin kuralları dikkate alındığında, bu antlaşmanın hukuki durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- Antlaşma, yapıldığı sırada mevcut olan bir emredici kuralla çatıştığı için bütünüyle kesin hükümsüzdür (mutlak butlan); iç hukuk ihlali ve yetki aşımı iddialarının incelenmesine gerek kalmaksızın sözleşmenin bölünebilirlik ilkesinden yararlanması mümkün değildir.Cevap
- BEmredici kuralla çatışan ekonomik imtiyazlar maddesi mutlak butlanla geçersiz sayılarak metinden çıkarılır, ancak temsilcinin yetki aşımı karşı tarafa önceden bildirilmediğinden antlaşmanın geri kalan hükümleri geçerliliğini korur.
- CAntlaşmanın emredici kuralı ihlal eden kısımları, hukukun genel ilkeleri çerçevesinde yok hükmündedir; geri kalan anayasal usul eksiklikleri ise tarafların rızasına dayalı hakkaniyet ve nisfet kuralı uyarınca telafi edilmelidir.
- DTeta devletinin temsilcisinin yetkisini aşması (ultra vires), isnadiyet kuralları bağlamında devletin rızasını temelden sakatladığı için, emredici kural ihlaline bakılmaksızın antlaşma baştan itibaren devlete isnat edilemez ve nispi butlanla iptal edilebilir.
- ETeta devletinin iç hukuktaki anayasal usul eksikliğini ileri sürebilmesi için, Uluslararası Adalet Divanının zorunlu yargı yetkisini peşinen kabul etmiş olması gerekir; aksi halde sadece emredici kural ihlali gerekçesiyle antlaşma kısmen iptal edilebilir.