Uluslararası hukukta uyuşmazlıkların barışçıl çözüm yöntemlerinin en eskisi ve en yaygın olanı müzakere (görüşme) usulüdür. Uyuşmazlık taraflarının bir antlaşma veya uluslararası yargı kararı gereği "müzakere etme yükümlülüğü" (obligation to negotiate) altına girmeleri durumunda, bu yükümlülüğün hukuki niteliği ve kapsamı hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- AMüzakere yükümlülüğü taraflar için bir "sonuç yükümlülüğü" (obligation of result) niteliğinde olup, tarafların uyuşmazlığı mutlaka bir antlaşma ile sona erdirmesini zorunlu kılar.
- BMüzakere süreci taraflar arasında tıkandığında, uyuşmazlığın çözümü için tarafsız bir üçüncü tarafın sürece dahil edilmesi müzakere yönteminin hukuki bir gerekliliğidir.
- Taraflar, uyuşmazlığın çözümü amacıyla dürüstçe (iyiniyetle) hareket etmeli ve kendi pozisyonlarında ödün vermeden ısrar etmek yerine anlamlı bir görüşme süreci yürütmelidir.Cevap
- DMüzakere yükümlülüğü sadece tarafların diplomatik kanallar üzerinden yazışmasını gerektiren şekli bir prosedürdür ve uyuşmazlığın esasına girilmesi zorunlu değildir.
- EMüzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda uyuşmazlık, BM Şartı uyarınca kendiliğinden Uluslararası Adalet Divanı'nın zorunlu yargı yetkisine tabi hale gelir.
Cevap
Müzakere yükümlülüğü altında olan taraflar, uyuşmazlığın çözümü amacıyla birbirlerinin tezlerini değerlendirmeye alarak dürüstçe ve anlamlı bir şekilde görüşme yürütmekle yükümlüdür.
Uluslararası hukukta müzakere etme yükümlülüğü, tarafların uyuşmazlığın çözümü için dürüstçe (iyiniyetle) çaba göstermesini gerektiren bir 'davranış yükümlülüğü'dür. Uluslararası Adalet Divanı'nın (özellikle Kuzey Denizi Kıta Sahanlığı davasındaki) yerleşik içtihadına göre taraflar, karşı tarafın tezlerini hiç dikkate almadan sadece kendi görüşlerinde ısrar etmemeli; uyuşmazlığın esasına yönelik anlamlı bir diyalog yürütmelidir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Müzakere Yükümlülüğünün Kapsamı (Meaningful Negotiation)
Tahmini Süre:1m 30s