İnşacı (konstrüktivist) uluslararası ilişkiler teorisinde, fail (ajan) ve yapının birbirini karşılıklı olarak kurması (mutual constitution) argümanı, sosyal gerçekliğin durağan değil süreçsel bir inşaya dayandığını ileri sürer. Buna göre, uluslararası sistemdeki sosyal yapıların mevcudiyeti ve aktör kimliklerinin sürekliliği aşağıdakilerden hangisine doğrudan bağlıdır?
- AMaddi güç unsurlarının devletler arasındaki dağılımı ve askeri dengeye
- BUluslararası sistemin anarşik yapısının aktörlerden bağımsız ve değişmez bir verili durum olmasına
- Aktörlerin birbirleriyle olan sosyal etkileşimleri sonucunda kurumsallaşan pratiklereCevap
- DDevletlerin rasyonel maliyet-fayda hesaplamalarıyla oluşturduğu hukuki normlara
- EDevletlerin iç siyasal rejimlerinin ve toplumsal yapılarının dış politikaya olan tek yönlü etkisine
Cevap
Aktörlerin birbirleriyle olan sosyal etkileşimleri sonucunda kurumsallaşan pratiklere
İnşacı yaklaşımda karşılıklı kuruluş ilkesi, yapı ve failin birbirini var ettiğini savunur. Bu süreçte en kritik unsur 'sosyal pratikler'dir. Yapı (örneğin anarşi veya bir norm), aktörlerin birbirlerine yönelik davranışları (pratikleri) aracılığıyla anlam kazanır ve süreklilik gösterir. Dolayısıyla sosyal yapılar faillerin eylemlerinden bağımsız değildir; aktörlerin kimlikleri de içinde bulundukları bu sosyal yapılar tarafından şekillendirilir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Karşılıklı Kuruluş (Mutual Constitution)
İpuçları
1
İnşacılığın 'maddi' olandan ziyade 'sosyal' ve 'fikirsel' olana vurgu yaptığını hatırlayın.
Daha Fazla Pratik
Alexander Wendt'in 'Anarşi Devletlerin Ondan Ne Anladığıdır' makalesindeki kimlik ve çıkar inşası süreçlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s