Soru

Zorluk: ZorFeminist Yaklaşımlar

J. Ann Tickner, Hans Morgenthau’nun "Siyasal Gerçekçiliğin Altı İlkesi"ne yönelik geliştirdiği feminist eleştiride, özellikle "siyasal alanın özerkliği" varsayımının disiplini eril bir perspektife hapsettiğini savunur. Tickner'a göre, siyasal olanın ahlaktan ve toplumsalın diğer alanlarından kopartılarak "özerk" bir alan olarak tanımlanması, uluslararası ilişkiler analizlerinde temel olarak hangi kuramsal körlüğe yol açmaktadır?

  1. A
    Uluslararası sistemdeki anarşinin devletlerin karşılıklı etkileşimleri ve paylaşılan kimlikler yoluyla inşa edilen sosyal bir yapı olduğunun göz ardı edilmesine
  2. Kamusal ve özel alan arasında kurulan keskin ayrım üzerinden toplumsal cinsiyet rollerini analiz dışı bırakarak, güvenlik ve güç kavramlarının sadece eril deneyimlerle sınırlandırılmasınaCevap
  3. C
    Mevcut dünya düzenini ve güç ilişkilerini verili kabul eden problem çözücü yaklaşımın, toplumsal özgürleşmeyi hedefleyen eleştirel bir dönüşüm kapasitesini sınırlamasına
  4. D
    Karar alma süreçlerindeki bireysel düzeydeki psikolojik değişkenlerin, sistemik yapı içindeki rasyonel aktör varsayımı altında önemsizleştirilmesine
  5. E
    Devletlerin ulusal çıkarlarını maksimize etme arayışının, uluslararası kurumlar ve normatif düzenlemelerle sağlanan mutlak kazançlar karşısında ikincil planda kalmasına

Cevap

Kamusal ve özel alan arasında kurulan keskin ayrım üzerinden toplumsal cinsiyet rollerini analiz dışı bırakarak, güvenlik ve güç kavramlarının sadece eril deneyimlerle sınırlandırılmasına neden olan seçenektir.
J. Ann Tickner'ın Morgenthau eleştirisinin kalbinde, siyasetin özerk bir alan olarak kurgulanmasının aslında ataerkil bir ayrıştırma olduğu argümanı yatar. Bu anlayışa göre 'siyasal alan' rasyonellik, güç ve egemenlik gibi eril kabul edilen değerlerle tanımlanırken; ahlak, iş birliği ve duygusallık gibi 'dişil' kodlanan değerler 'özel alana' itilerek analiz dışı bırakılmıştır. Bu durum, dünya siyasetinin sadece erkeklerin deneyimlerine göre tasarlanmış eksik bir resminin sunulmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Tickner'ın Morgenthau eleştirisinin odağını belirleme
Tickner, Realizmin 'insan doğası' ve 'siyasal alan' kavramlarının aslında 'erkek doğası' ve 'eril kamusal alan' olduğunu savunur.
Morgenthau'nun 6. ilkesi siyasetin özerkliğini savunarak ahlaki ve sosyal faktörleri dışarıda bırakır.
2
Kamusal/Özel alan dikotomisini analiz etme
Geleneksel kuramda siyaset (kamusal) erkeğe, aile ve bakım (özel) kadına atfedilmiştir.
Bu ayrım, devletin 'erkek', güvenliğin 'askeri güç' olarak tanımlanmasına ve kadın deneyiminin dışlanmasına yol açar.
3
Post-pozitivist diğer kuramlarla sınırları netleştirme
İnşacılık (anarşi/kimlik), Eleştirel Teori (özgürleşme) ve Neoliberalizm (kurumlar) seçeneklerini feminist perspektiften ayırma.
Feminist kuramın ayırt edici özelliği, analiz birimi olarak toplumsal cinsiyet (gender) inşasını merkeze almasıdır.

Anahtar Kavram

Kamusal/Özel Alan Ayrımı ve Epistemolojik Erillik

İpuçları

1
Morgenthau'nun 6. ilkesi, siyasetin ahlak ve dinden bağımsız 'özerk' bir alan olduğunu savunur. Tickner bu 'özerkliğin' kimleri dışladığını sorar.

Daha Fazla Pratik

Tickner'ın Morgenthau'nun 'Ulusal Çıkar' kavramını güç (tahakküm) yerine 'kolektif kapasite' (iş birliği) olarak yeniden tanımlamasını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Bu soruyu puanla