J. Ann Tickner, Hans Morgenthau’nun "Siyasal Gerçekçiliğin Altı İlkesi"ne yönelik geliştirdiği feminist eleştiride, özellikle "siyasal alanın özerkliği" varsayımının disiplini eril bir perspektife hapsettiğini savunur. Tickner'a göre, siyasal olanın ahlaktan ve toplumsalın diğer alanlarından kopartılarak "özerk" bir alan olarak tanımlanması, uluslararası ilişkiler analizlerinde temel olarak hangi kuramsal körlüğe yol açmaktadır?
- AUluslararası sistemdeki anarşinin devletlerin karşılıklı etkileşimleri ve paylaşılan kimlikler yoluyla inşa edilen sosyal bir yapı olduğunun göz ardı edilmesine
- Kamusal ve özel alan arasında kurulan keskin ayrım üzerinden toplumsal cinsiyet rollerini analiz dışı bırakarak, güvenlik ve güç kavramlarının sadece eril deneyimlerle sınırlandırılmasınaCevap
- CMevcut dünya düzenini ve güç ilişkilerini verili kabul eden problem çözücü yaklaşımın, toplumsal özgürleşmeyi hedefleyen eleştirel bir dönüşüm kapasitesini sınırlamasına
- DKarar alma süreçlerindeki bireysel düzeydeki psikolojik değişkenlerin, sistemik yapı içindeki rasyonel aktör varsayımı altında önemsizleştirilmesine
- EDevletlerin ulusal çıkarlarını maksimize etme arayışının, uluslararası kurumlar ve normatif düzenlemelerle sağlanan mutlak kazançlar karşısında ikincil planda kalmasına
Cevap
Kamusal ve özel alan arasında kurulan keskin ayrım üzerinden toplumsal cinsiyet rollerini analiz dışı bırakarak, güvenlik ve güç kavramlarının sadece eril deneyimlerle sınırlandırılmasına neden olan seçenektir.
J. Ann Tickner'ın Morgenthau eleştirisinin kalbinde, siyasetin özerk bir alan olarak kurgulanmasının aslında ataerkil bir ayrıştırma olduğu argümanı yatar. Bu anlayışa göre 'siyasal alan' rasyonellik, güç ve egemenlik gibi eril kabul edilen değerlerle tanımlanırken; ahlak, iş birliği ve duygusallık gibi 'dişil' kodlanan değerler 'özel alana' itilerek analiz dışı bırakılmıştır. Bu durum, dünya siyasetinin sadece erkeklerin deneyimlerine göre tasarlanmış eksik bir resminin sunulmasına yol açar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Kamusal/Özel Alan Ayrımı ve Epistemolojik Erillik
İpuçları
1
Morgenthau'nun 6. ilkesi, siyasetin ahlak ve dinden bağımsız 'özerk' bir alan olduğunu savunur. Tickner bu 'özerkliğin' kimleri dışladığını sorar.
Daha Fazla Pratik
Tickner'ın Morgenthau'nun 'Ulusal Çıkar' kavramını güç (tahakküm) yerine 'kolektif kapasite' (iş birliği) olarak yeniden tanımlamasını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s