Uluslararası barış ve güvenliğin tesisinde, devletlerin aralarındaki ihtilafları kuvvet kullanma yasağı çerçevesinde çözmeleri esastır. BM Şartı uyarınca öngörülen diplomatik çözüm usulleri, işleyiş yapıları ve sürece katılan aktörler bakımından birbirinden farklılık gösterir. Buna göre, uluslararası uyuşmazlıkların çözümünde en yaygın başvurulan yöntem olan 'müzakere (görüşme)' usulünü diğer barışçıl yollardan ayıran en temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?
- Sürece herhangi bir üçüncü tarafın katılımı olmaksızın, uyuşmazlık taraflarının bizzat ihtilafın esasına dair doğrudan görüş alışverişinde bulunmasıCevap
- BÜçüncü bir tarafın, ihtilafın esasına müdahale etmeden sadece kopan iletişimi yeniden sağlamak için tarafları bir araya getirmesi
- CTaraflarca mutabık kalınan bağımsız bir üçüncü aktörün uyuşmazlığın esasına yönelik bağlayıcı olmayan somut çözüm planları sunması
- DUluslararası bir komisyonun ihtilafın tüm yönlerini tahkik ederek taraflara hukuken bağlayıcı olmayan tavsiye niteliğinde kapsamlı bir rapor hazırlaması
- EUyuşmazlığın çözümünün, tarafların önceden belirlediği bağımsız kişilerden oluşan ve hukuken bağlayıcı karar verme yetkisine sahip bir kurula bırakılması
Cevap
Müzakere usulünün en belirgin özelliği, uyuşmazlık çözüm sürecine hiçbir surette üçüncü bir tarafın dâhil olmaması ve tarafların ihtilafın esasına yönelik olarak bizzat doğrudan görüşme yapmasıdır.
Müzakere (görüşme), devletler arası ihtilaflarda en sık başvurulan ve çözüm sürecinin bütünüyle tarafların kendi inisiyatifinde kaldığı yöntemdir. Bu yöntemin ayırt edici temel unsuru, diğer diplomatik yolların aksine sürece dışarıdan hiçbir bağımsız kişi, devlet veya örgütün dâhil edilmemesi; tarafların uyuşmazlığın esasına yönelik kendi aralarında doğrudan doğruya masaya oturmalarıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Uluslararası Uyuşmazlıkların Diplomatik Çözüm Yolları ve Müzakere