Alpina ve Rutenya devletleri; sınır aşan su kaynaklarının yönetimi, karşılıklı gümrük indirimleri ve ortak savunma stratejilerini kapsayan üç ana bölümden oluşan geniş çaplı bir antlaşma akdetmiştir. Antlaşmanın ortak savunma stratejilerini düzenleyen üçüncü bölümünde, siyasi kriz yaşadıkları komşu Lirya devletine karşı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yetkilendirmesi veya gerçekleşmiş bir silahlı saldırı olmaksızın ortaklaşa önleyici askeri operasyon düzenlenmesini öngören gizli bir madde yer almaktadır. Antlaşma yürürlüğe girdikten sonra Rutenya, bu gizli maddenin uluslararası hukukun emredici kurallarına (jus cogens) aykırı olduğunu belirterek antlaşmanın geçersizliğini ileri sürmüştür. Alpina devleti ise su kaynakları ve gümrük indirimlerini düzenleyen ilk iki bölümün silahlı operasyon maddesinden tamamen bağımsız olduğunu, bu nedenle 'bölünebilirlik ilkesi' uyarınca sözleşmenin yalnızca üçüncü bölümünün iptal edilip diğer hükümlerinin ayakta kalması gerektiğini savunmuştur.
1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi hükümleri uyarınca, taraflar arasındaki bu uyuşmazlığın hukuki boyutuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Antlaşma, yapılışı sırasında uluslararası hukukun emredici bir kuralına aykırı olduğu için bütünüyle mutlak butlanla batıldır ve bu tür aykırılıklarda antlaşma hükümlerinin birbirinden ayrılması ilkesi hiçbir şekilde uygulanamaz.Cevap
- BSaldırı yasağına aykırılık yalnızca ilgili üçüncü bölümü geçersiz kılar; gümrük ve su kaynakları gibi teknik konuları içeren diğer bölümler, sözleşmenin temel amacından bağımsız olarak geçerliliğini korur.
- CÖnleyici meşru müdafaa kavramı Birleşmiş Milletler sisteminde zımnen tanınan bir hak olduğundan, gizli maddede düzenlenen bu durum emredici kurallara aykırılık teşkil etmez ve antlaşma tümüyle geçerlidir.
- DAntlaşmanın emredici kurala aykırı olduğu iddiası, hakkaniyet ve nisfet ilkeleri gereğince yalnızca mağdur Lirya devletinin doğrudan rızası ile uluslararası tahkimde ileri sürülebilir, Rutenya'nın tek taraflı fesih beyanı geçersizdir.
- EBu tür bir emredici kural ihlalinin tespiti zorunlu olarak doktrin ve uluslararası yargı kararlarına bağlı olduğundan, yardımcı hukuk kaynakları tarafından teyit edilmedikçe antlaşmanın hükümsüzlüğü iddia edilemez.