Uluslararası ilişkiler teorisindeki rasyonalizm (neorealizm ve neoliberalizm) ile inşacılık (konstrüktivizm) arasındaki tartışmalarda 'çıkarların oluşumu' merkezi bir yer tutmaktadır. Rasyonalist teoriler, aktörlerin çıkarlarının etkileşimden önce ve dışsal (exogenous) olarak belirlendiğini varsayarak analize başlarken; inşacılar bu yaklaşımı 'sosyal ontoloji' eksikliğiyle eleştirmektedir. Buna göre, inşacı yaklaşımın rasyonalist çıkar varsayımına yönelik temel eleştirisi aşağıdakilerden hangisidir?
- AMaddi kapasitelerin devletlerin davranışlarını belirleyen tek nesnel gerçeklik olduğu savunusu.
- Çıkarların sabit kabul edilmesinin, kimliklerin sosyal etkileşimle dönüşebilme potansiyelini göz ardı etmesi.Cevap
- CUluslararası kurumların devletlerin rasyonel tercihlerini optimize eden araçlar olarak görülmesi.
- DDevletlerin güvenlik ikilemi karşısında her zaman en kötü senaryoya göre hareket ettiği varsayımı.
- EUluslararası sistemin anarşik yapısının devletler için kalıcı bir 'kendi başının çaresine bakma' düzeni yaratması.
Cevap
Çıkarların sabit kabul edilmesinin, kimliklerin sosyal etkileşimle dönüşebilme potansiyelini göz ardı etmesi
İnşacı yaklaşıma göre, rasyonalistlerin (neorealizm ve neoliberalizm) en büyük hatası, devletlerin çıkarlarını analizin başında sabit ve verili kabul etmeleridir. İnşacılar, devletlerin çıkarlarının kimliklerinden türediğini ve bu kimliklerin de uluslararası alandaki sosyal etkileşimler ve paylaşılan fikirler aracılığıyla süreç içinde (endojen olarak) inşa edildiğini savunur. Bu nedenle, rasyonalizmin 'çıkarlar verili ve değişmezdir' varsayımı, sosyal dünyanın dinamik yapısını ve aktörlerin etkileşimle nasıl dönüşebileceğini açıklayamaz.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İnşacılıkta Çıkarların Sosyal İnşası ve Kimlik İlişkisi
İpuçları
1
Rasyonalistler devlet çıkarlarını analize başlamadan önce 'paket halinde' hazır kabul ederler.
2
İnşacılar için 'çıkar', aktörün 'ben kimim?' (kimlik) sorusuna verdiği yanıttan bağımsız değildir.
3
Alexander Wendt'e göre kimlikler ve çıkarlar sosyal etkileşim sürecinde 'içsel' (endogenous) olarak şekillenir; rasyonalistler ise bunları 'dışsal' (exogenous) görür.
Daha Fazla Pratik
Wendt'in 'anarşi kültürleri' (Hobbesçu, Lockeçu, Kantçı) arasındaki farkların çıkar oluşumuyla nasıl ilişkilendiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s