1969 Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi hükümleri uyarınca, bir devletin bir antlaşmayla bağlanma rızasını açıklarken düştüğü "hata" () olgusunu bir irade sakatlığı ve geçersizlik nedeni olarak ileri sürebilmesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- AHata olgusu, antlaşmanın yapıldığı andan itibaren mutlak geçersizlik ( ) teşkil eder ve tarafların rızasından bağımsız olarak uyuşmazlık çözüm organlarınca re'sen dikkate alınır.
- Bir devlet, söz konusu hatanın oluşmasına kendi davranışıyla katkıda bulunmuşsa veya hatanın mevcut olabileceği ihtimaline karşı uyarılmış sayılabilecek bir durumda ise bu hatayı rızasını sakatlayan bir geçersizlik nedeni olarak ileri süremez.Cevap
- CAntlaşma metninin yazımında veya diller arasındaki tercümesinde yapılan maddi yanlışlıklar, antlaşmanın esastan geçersizliğine yol açan teknik "hata" kavramı kapsamında değerlendirilir.
- DUluslararası hukukta hata, sadece antlaşmanın yürürlüğe girmesinden sonra ortaya çıkan "koşulların temelden değişmesi" ( ) durumunda bir geçersizlik nedeni olarak kabul edilir.
- EDevlet temsilcisinin rızasını açıklarken hataya düşmesi durumu, emredici normlara ( ) aykırılık teşkil ettiği için antlaşmanın bütünüyle ortadan kalkmasına neden olur.
Cevap
Bir devletin hatayı geçersizlik nedeni olarak ileri sürebilmesi için, bu hatanın oluşmasına kendi davranışıyla katkıda bulunmamış olması veya hatanın fark edilebileceği bir durumda bulunmaması gerekir.
Doğru seçenek, Viyana Sözleşmesi'nin 48. maddesinin 2. fıkrasını tam olarak yansıtmaktadır. Bir devlet, bir hatanın oluşmasına kendi fiilleriyle zemin hazırlamışsa veya mevcut şartlar altında bu hatayı fark etmesi gerekiyorsa (basiretli devlet ilkesi), artık iyi niyet kuralları gereği bu hatayı antlaşmanın geçersizliği için bir mazeret olarak kullanamaz.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Hata () ve İleri Sürülebilirlik Şartları
Daha Fazla Pratik
Viyana Sözleşmesi'nin 46. maddesindeki 'iç hukuka aykırılık' ile 48. maddedeki 'hata' kavramları arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s