Uluslararası ilişkiler disiplininde Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle birlikte, ABD ve Sovyetler Birliği (ardılı Rusya) arasındaki etkileşimin doğası köklü bir biçimde değişmiştir. İnşacı (Konstrüktivist) yaklaşıma göre bu dönüşüm, yalnızca maddi güç dağılımındaki değişimle açıklanamaz. Aynı zamanda aktörlerin birbirlerine yönelik algılarının, geliştirdikleri diplomatik söylemlerin ve pratiklerin değişmesi, uluslararası sosyal ortamı (yapıyı) dönüştürmüştür. Dönüşen bu yeni yapı ise zamanla aktörlerin (faillerin) kimlik ve çıkarlarını yeniden tanımlamalarına yol açmıştır.
İnşacılığın maddi determinizmi reddederek öne sürdüğü bu teorik argüman, aşağıdaki ilkelerden hangisiyle kavramsallaştırılmaktadır?
- AUluslararası yapının fail davranışları üzerinde mutlak ve tek yönlü bir belirleyici olması
- BAktörlerin uluslararası rejimler aracılığıyla mutlak kazançlarını maksimize etmeye odaklanması
- Fail ve yapının birbirlerini sürekli bir etkileşimle karşılıklı olarak kurmasıCevap
- DSistemin çatışmacı doğasının, karar alıcıların değişmez insan doğasından kaynaklanması
- EFarklı analiz düzeylerinin birbirine indirgenerek dış politika analizinin gerçekleştirilmesi
Cevap
Fail ve yapının birbirlerini sürekli bir etkileşimle karşılıklı olarak kurması
İnşacı (Konstrüktivist) teoriye göre fail (devlet) ve yapı (uluslararası sistem) arasında tek yönlü bir nedensellik ilişkisi yoktur. Parçada verilen Soğuk Savaş sonrası ABD-Rusya örneğinde olduğu gibi, aktörlerin diplomatik pratikleri ve söylemleri uluslararası yapıyı sosyal olarak inşa ederken; ortaya çıkan bu yeni sosyal yapı da aktörlerin kimliklerini ve çıkarlarını yeniden tanımlar. Literatürde bu ontolojik duruş 'fail ve yapının karşılıklı kuruluşu' (co-constitution) olarak adlandırılmaktadır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Ajan-Yapı (Fail-Yapı) Sorunu ve Karşılıklı Kuruluş